21 Eki 2019
BT Content Showcase - модуль joomla Книги

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'a cevaben, "Sayın Başkan, insanlığın baş düşmanı terörizmi yendiğimizde daha fazla can kurtarılacak." ifadesini kullandı.

Türkiye-ABD anlaşmasının detayları
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: İstediklerimizi aldık
ABD Başkan Yardımcısı Pence: ABD ile Türkiye anlaştı
ABD Başkanı Trump: Türkiye'den güzel haberler var, milyonlarca hayat kurtarılacak

 

Donald J. Trump

@realDonaldTrump
· 6h
Great news out of Turkey. News Conference shortly with @VP and @SecPompeo. Thank you to @RTErdogan. Millions of lives will be saved!

 

Recep Tayyip Erdoğan

@RTErdogan
Mr. President, many more lives will be saved when we defeat terrorism, which is humanity's arch enemy. I am confident that this joint effort will promote peace and stability in our region.

40.5K
10:09 PM - Oct 17, 2019
Twitter Ads info and privacy
16.4K people are talking about this
Erdoğan, Twitter'dan Trump'a verdiği yanıtta, "Sayın Başkan, insanlığın baş düşmanı terörizmi yendiğimizde daha fazla can kurtarılacak. Bu ortak çabanın bölgemizde barışı ve istikrarı destekleyeceğinden eminim." paylaşımında bulundu.

Donald Trump da Twitter'dan yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ederek, "Türkiye'den güzel haberler var, milyonlarca hayat kurtarılacak." ifadelerine yer vermişti.

Milli Savunma Bakanlığından, Barış Pınarı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen PKK/YPG'li terörist sayısının 702'ye yükseldiği bildirildi.

Bakanlığın Twitter hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:

"9 Ekim 2019 tarihinde Fırat'ın doğusunda başlatılan Barış Pınarı Harekatı'nda, etkisiz hale getirilen PKK/YPG'li terörist sayısı toplam 702 oldu."

Ankara

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), Suriye Milli Ordusu ile Suriye'nin kuzeyinde terör örgütleri YPG/PKK ve DEAŞ'a karşı yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı devam ediyor.

Milli Savunma Bakanlığının Twitter hesabından Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi: 

"Başarılı şekilde devam eden Barış Pınarı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen toplam PKK/PYD-YPG'li terörist sayısı 595 oldu."

 

Rasulayn kırsalında dumanlar yükseliyor

Harekat kapsamında Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinin karşısında bulunan Rasulayn kırsalındaki terör mevzileri ateş altına alınıyor. Terör hedefleri yoğun obüs atışlarıyla vurulurken, bölgeden dumanlar yükseliyor. 

Kentteki çatışma ve patlama sesleri, Ceylanpınar'dan duyuluyor.

Ankara

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab ile telefon görüşmesi yaptı.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Çavuşoğlu, Alman mevkidaşı Maas ve Raab ile telefonda görüştü.

Görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Bakan Çavuşoğlu, daha önce ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile telefonda görüşerek Türkiye'nin güney sınırındaki terör hedeflerine yönelik başlattığı Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin bilgi vermişti.

Ankara

Milli Savunma Bakanlığından (MSB), Barış Pınarı Harekatı kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısının 228 olduğu bildirildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Fırat'ın doğusunda başarıyla devam eden Barış Pınarı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen PKK/PYD-YPG'li terörist sayısının 228 olduğu kaydedildi.

Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla başlatılan Barış Pınarı Harekatı ikinci gününde devam ediyor.

Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla yürütülen Barış Pınarı Harekatı kapsamında, Tel Abyad'daki terör hedefleri obüs atışlarıyla vuruluyor.


Barış Pınarı Harekatı kapsamında, Tel Abyad'daki terör hedefleri obüs atışlarıyla vuruluyor.

Barış Pınarı Harekatı kapsamında Akçakale'nin karşısındaki Tel Abyad'daki terör örgütü YPG/PKK hedeflerine obüs atışları yapılıyor.

Zaman zaman yoğunlaşan atışlar sonrası bölgeden dumanların yükseldiği gözleniyor.

 

Türk Silahlı Kuvvetlerince obüs atışları aralıklarla sürdürülüyor.

Rasulayn'daki terör hedefleri obüslerle vuruldu

Harekat kapsamında Rasulayn ve çevresinde bulunan terör mevzileri, gece geç saatlere kadar ateş altına alındı.

Günün ilk ışıklarıyla da Rasulayn'daki terör hedefleri aralıklarla obüs atışlarıyla vurulurken, bölgeden dumanların yükseldiği gözlendi.

180'den fazla hedef vuruldu, belirlenen hedefler ele geçirildi

Harekat kapsamında kara ateş destek vasıtalarıyla yapılan atışların ardından belirlenen hedefler 20'den fazla muharip uçakla ateş altına alındı. Hava harekatının ardından bir kez daha topçular görev aldı. Hedefler top ve ÇNRA atışlarıyla vuruldu. Harekat kapsamında 180'den fazla hedef başarıyla imha edildi.

Öte yandan Milli Savunma Bakanlığının Twitter hesabından Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin açıklamada bulunuldu. 

 

Barış Pınarı Harekâtı gece boyunca havadan ve karadan başarıyla sürdürüldü. Belirlenen hedefler ele geçirildi. Harekât planlandığı şekilde başarıyla devam ediyor. 🇹🇷

 
3,831 people are talking about this
 
 

Harekatın planlandığı şekilde başarıyla devam ettiği belirtilen açıklamada, "Barış Pınarı Harekatı, gece boyunca havadan ve karadan başarıyla sürdürüldü. Belirlenen hedefler ele geçirildi." ifadesi kullanıldı.

Suriye Milli Ordusu da Fırat'ın doğusuna girdi

Harekat çerçevesinde, Şanlıurfa'dan yola çıkan ve Suriye Milli Ordusu(SMO) mensuplarını taşıyan 20 zırhlı araç, güvenlik önlemleri altında Akçakale'ye ulaştı. 

Araçlar, daha sonra ilçedeki askeri birliğe giriş yaptı. 


Harekata katılan SMO mensupları, Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinden hareket etti.

Ardından muhalif savaşçılardan oluşan Suriye Milli Ordusu unsurları Fırat Nehri'nin doğusunda YPG/PKK'lı teröristlerin işgalindeki bölgelere girdi.

SMO, Fırat Kalkanı Harekatı ve Zeytin Dalı Harekatı’nda, Özgür Suriye Ordusu adı altında TSK'ye destek vererek önemli katkılarda bulunmuştu. 

El Yabse ve Tel Fander köyleri terörden arındırıldı

TSK ve Suriye Milli Ordusu (SMO) ile Suriye'nin kuzeyinde YPG/PKK ve DEAŞ terör örgütlerine karşı başlatılan Barış Pınarı Harekatı kapsamında, El Yabse ve Tel Fander köyleri terörden arındırıldı.

El Yabse ve Tel Fander, terörden arındırılan ilk iki köy oldu. SMO güçleri, Tel Abyad ilçesinin batısındaki söz konusu iki köyde güvenlik tedbirleri alıyor.

Karargah'ta sabahın ilk saatlerine kadar yoğun mesai

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Fırat'ın doğusundaki teröristlere ait hedeflere yönelik hava harekatları ve kara ateş destek vasıtalarıyla dün başlayan harekatta saat 22.00 itibarıyla kara harekatı safhasına geçildi. Silahlı Kuvvetler Komuta ve Harekat Merkezi’nden harekatı sevk ve idare eden Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve TSK Komuta Kademesi'nin uzun mesaisi gece boyunca devam etti.

Bölgeden gelen anlık görüntüler üzerinden harekatı anbean takip eden Akar, beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile talimatlar verdi.

Bakan Akar ve Komutanların Karargah'taki mesaisi sabahın ilk ışıklarına kadar devam etti. 

Sınırda askeri hareketlilik sürüyor

Harekat kapsamında Akçakale'de bulunan zırhlı askeri araçlar, sınır hattında sürekli hareket halinde bulunuyor.

Bu arada, zırhlı araçlardan oluşan bir konvoy da Suriye sınırında konuşlu bulunduğu yerden hareket ederek, farklı bir noktaya intikal etti.

İstanbul

TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde basın toplantısında açıklamalarda bulunan Şenol Güneş, 2020 Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu'nda Arnavutluk ve Fransa ile oynayacakları karşılaşmalarda takımının ortaya koyacağı mücadeleye güvendiğini belirtti.

İki rakibin de önemli olduğunun altını çizen Güneş, şu ifadeleri kullandı:

"Grupta 4 müsabakamız kaldı. Maç sayısının azaldığı dönemde maçların önemi daha da fazla oluyor. Grubun favori takımlarından Fransa ile orada oynayacağız. Onu tamamen ikinci plana atıp öncelikle Arnavutluk maçını düşünüyoruz. Hatta dört maçın en önemlisi olarak Arnavutluk karşılaşmasını görüyoruz. Kazandığımızda belki Fransa ile grup birinciliği maçı oynayacağız. Allah korusun aksi bir durumda durumumuzu tekrar gözden geçirebiliriz. Olumsuz bir şey düşünmüyoruz. Allah korusun bunu hiç düşünmüyoruz. Kasım ayında iki maçımız var, biri İzlanda diğeri Andorra. Sahamızdaki Arnavutluk ve İzlanda maçlarını kazandığımızda kesin gideceğimizi düşünüyoruz. Fransa maçı olumsuz olsa bile. Neyi düşünürsek düşünelim bu maç çok önemli. Ayrı bir final havası olacaktır. Biz Arnavutluk'u yendiğimizde Fransa ile final maçı oynayacağımızı söylemiştik. Yoldayız, Mercedes'le mi uçakla mı gideceğiz, göreceğiz. Hızlı mı, yavaş mı bakacağız. Birinci gitmek avantaj çünkü birinci olursanız seri başı olma şansınız olacak."

Arnavutluk'un da İzlanda galibiyetinden sonra bu karşılaşmaya daha büyük önem vereceğini vurgulayan deneyimli teknik adam, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Arnavutluk da aynı şekilde bakıyor. İzlanda'yı yenince bize beraberlik yetmeyeceğinden dolayı galibiyet için oynayacaklarını düşünüyorum. Kendi sahasında sadece Fransa maçı olacağı için tüm maçlarını kazanıp ilk ikide olmak isteyeceklerdir. Bunun da ilk başlangıcı onlar için bizim maç olacaktır. Zor bir maç olacaktır. Arnavutluk iyi oyuncuları olan, Avrupa'da birçok ligde, İtalya'da daha fazla oyuncusu bulunan bir takım. Hocaları da İtalya ligini iyi bilen tecrübeli bir hoca. Oyun sisteminde değişiklik yaptılar. 3-5-2 oynuyorlar. 5-3-2'ye dönebiliyorlar. Hücumda iyi çoğalıyorlar, salt bir savunma yapmıyorlar. Kompakt oynayan bir takım. 3-5-2 oynarken kenardaki oyuncuları tam bir açık gibi oynayabiliyor ve hücuma iyi çıkabiliyorlar. 6 oyuncuyu hücumda görebiliyorsunuz. Pas yapabilen, top oynamaya çalışan bir takım. Andorra ve Moldova gibi savunma ağırlıklı oynamıyorlar. Hücum ve savunmayı birlikte iyi yapmamız gerekiyor. Sahamızda beklenti itibarıyla Arnavutluk'la ilgili olumsuz bir düşünce varsa bunu silmek istiyoruz. Sabırla, dirençli, inançlı, en az onlar kadar koşan bir takım olmak zorundayız."

Dorukhan Toköz'ün sakatlanmasıyla aday kadrodaki oyuncu sayısının 26'ya düştüğünü aktaran Şenol Güneş, "Kendisine geçmiş olsun diliyorum. Bizimle beraber olmayan Abdülkadir, Cengiz, Hasan Ali, Emre Kılınç bunlar da sakatlık sonrası bizimle olmayan oyuncular. Rakiplerimizde de Lloris'in sakatlığı var, onun için de geçmiş olsun diliyoruz. Futbolcu sakatlıkları hayatlarını etkiliyor. Dorukhan için de kadroyu açıkladıktan sonra olduğu için şu an 26 oyuncu ile buradayız. Gelenler arasında ufak tefek sakatlıkları olanlar var, bunların ne kadar süreceğini bilmiyorum. Oynayacak tüm oyuncularımızı en sağlıklı olanları, hem savunmada hem hücumda baskı yaparak oynayacak oyunculardan kurulu olmasını düşünüyoruz. Bugün yarın bir değerlendirme yapacağız." şeklinde konuştu. 

"Saracoğlu ve Arena'da olumsuzluk olmayacağını düşünüyorum"

Milli takımda bir aile havası olduğunu kaydeden Güneş, tüm Türkiye'nin gurur duyacağı bir takım oluşturmak istediklerini aktardı.

Ay-yıldızlı ekibin İstanbul'da oynadığı maçlarda herhangi bir olumsuzluk beklemediğini dile getiren Şenol Güneş, şu değerlendirmede bulundu:

"Hayallerimiz hedeflerimiz var. Halkımız bu umudu bizde gördüğü için sahipleniyor. Onları iyi temsil ettiğimizi düşünüyoruz. Cuma günü taraftarla bütünleşip iyi bir sonuçla ayrılacağımızı düşünüyoruz. Konya'da, Eskişehir'de Antalya'da milli takıma hep sıcak bakıldığını düşünüyorum. Taraftarın profilini milli takıma tam dönüştürmek için biraz zaman ister. Belki bir stadyumu daha fazla kullanmak gerek. Biz belki uzun vadede Olimpiyat sahası olur mu olmaz mı bilmiyorum. Hem Anadolu'yu görmek hem de İstanbul'da olmak istiyoruz. Daha önce sıkıntılar oldu, hatalar yapıldı, onlardan dersler çıkarmalıyız. Bu takım tüm Türkiye'nin takımı. Sahada oynayanlar gönülden bu takımın parçası. Vodafone'da olumsuz bir şey görmüyorum. Saha zemini bozuktu, oyunumuz biraz düşündüğümüzün altındaydı. Dokuz doğurmayı onlar da yaptı. Cumhurbaşkanımızdan işçisine kadar herkes aynı duygu içerisinde oldu. Kendi içim birse yönetim için beşse o duyguyu sahiplenen için daha fazla başarılı olmak isterim. Bu hava var. O maçta bunu gördük. Hep bir kuşkular var, buna katılıyorum. Saraçoğlu ve Arena'da olumsuzluk olmayacağını düşünüyorum. Kulüplerin sahası değil, bütün sahalar hepimizin. Milli takım olarak tüm kulüplerin üzerindeyiz. Tüm kulüplerimiz önemli. Olumsuzluk beklemiyorum. Ama görürsek değerlendiririz."

Güneş, Beşiktaş Teknik Direktörü olduğu dönemde yaşadığı olumsuzluğa da değinerek, "Şükrü Saracoğlu ile ilgili acıyı çeken ben, az çektim, çok çektim, ama oldu benim için kapandı. Devamlı atan biri varsa, yine atsın bana. Her maça gidiyorum Fenerbahçe sahasına, çok da sıcak karşılanıyorum. Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında olan Kadıköy semtinde yaşıyorum, yine bir sorunum yok. Yapanın yanlışıydı, herhalde bir daha sahaya gelmemesi gerek. O saldırıyı yapanları gündeme getirip onları prim yaptırmayalım. Artık kötüleri örnek vermeyelim. O sahada seyircinin muhteşem atmosferi ile dünyaya örnek olalım." sözlerine yer verdi. 

Suat Serdar açıklaması

Deneyimli teknik adam, Almanya A Milli Futbol Takımı'na davet edilen Schalke 04 forması giyen Suat Serdar'ı Türk Milli Takımı'na davet ettiklerini ancak oyuncudan bir cevap alamadıklarını açıkladı.

Sezon başında Suat Serdar'ı izlemek için Schalke 04'ün hazırlık maçlarını da izlediğini hatırlatan Şenol Güneş, şöyle konuştu:

"Babası ve kendisiyle görüşmeler yapıldı. Schalke'nin maçlarını izledim. Sırf Suat için gittik. Suat ile ilgili olumsuz bir düşüncemiz yoktu. Geleceğini söyledi, babası da söyledi, evraklarını bekledik, hiç göndermediler. Hala zaman zaman konuştuğumuz oldu ama bu hafta içerisinde Almanya A Milli Takımı'na çağırıldığını duyduk. Gidip gitmediğini bilmiyoruz, evraklarını verip vermediğini bilmiyoruz. Vermişse demek ki orayı seçti, demek ki daha önce onun için hazırlık yaptı. Bu Türkiye'nin ayıbı değil. Oyuncu tercihini kullanabilir, gizlemeye gerek yok, açık açık söyleyebilir. Daha önce Alman milli takımına alınmayacağı söyleniyordu, belki bizi de onun için yan tarafta koymaya çalıştı. Her Türk evladının milli takımda oynama şansı olabileceğini söylüyorum ama tercihlerini başka yere yaparlarsa açık açık söylesinler. Eğer gitmişse hayırlı olsun, gitmemişse gelmesini sizin aracılığınızla söylemiş olalım. Diğerleri için örnek olsun diye söylüyorum, bu milli takım herkesi sahipleneceği bir milli takım olacaktır. Hiçbir ince hesabımız yok."

Schalke 04'te forma giyen ve Ümit Milli Takım aday kadrosunda yer alan Ahmed Kutucu'nun durumuna da değinen Güneş, "Sadece Ahmed Kutucu değil. Onu da izledim, üç mevkide oynayabilecek bir oyuncu, olumlu izlenimlerimiz var. Yine aynı şekilde orada Orkun var, o da iyi bir oyuncu. Fenerbahçe'de Ferdi var, Türk oyuncular var. Edindiğim intiba şu Avrupa'da birçok oyuncu bulunduğu ülkeden teklif alınca bize hiç sormuyorlar. Orada olmadığı zaman bize geliyorlar. Ümit Milli Takım'da kısa sürede A takıma gelebilecek oyuncular var. Genç oyuncular için bireysel konuşmaları doğru bulmuyorum. Hepsi takip ediliyor, Suat ile ilgili giderse üzülürüm. Gelmesi için bir gayretimiz yok derseniz haksızlık yapmış olursunuz. Gelmediği zaman da saygı duyarım, ailesine de hayırlı olsun derim." yorumunu yaptı.

Avrupa kupalarında mücadele eden Türk takımlarının ortaya koyduğu performansı da değerlendiren Güneş, "Avrupa kuplarında takımlarımızın başarısızlığı son dakikaya sığdı. Son dakikada golleri yemeseler 5 fazla puanımız olacaktı. Üç takımımız da son dakikada golü yedi. Böyle futbolda talihsizlikler olabilir. Bunu genellemek, çok kötü demek doğru değil. Eksiklerimiz, sorunlarımız var doğru. Çok olumsuz bakmıyorum. Gönlümüzden geçen puanımızı arttırmak. Genel itibarıyla ligimizde istenilen tempoyu daha bulmadık belki bu aradan sonra bulacaklardır. Bu halimizle bile netice alınabilirdi." diye konuştu.

Şenol Güneş'ten Abdullah Avcı'ya yanıt

Deneyimli teknik adam, Beşiktaş Teknik Direktörü Abdullah Avcı'nın kendiyle ilgili sözlerinin hatırlatılması üzerine ise şunları kaydetti:

"Kabul etmek lazım, büyük kulüpler, büyük hocalar, büyük oyuncular barındırırlar. O camianın içinde koltuğa geldiğiniz zaman bazen büyütürsünüz bazen küçültürsünüz. Ne yaptığınızı zaman gösterir. O ifadeler bana söylenen ifadeler değildir. Bulunduğu durum itibarıyla doğaçlama çıkan ifadeler diye bakıyorum. Çünkü benim öğrencim, saygısızlık yapacağını düşünmüyorum. İfadelerin çekilmesi başka taraflara gidebilir. Geçen seneki iki oyuncu Adriano ve Caner ile ilgili konuşuldu. Adriano gitti sanıyordum, keşke tutsaydılar. Olumsuz ifadelerine cevap vermek istemiyorum ama moral bozukluğu sebepli bir ifade olduğunu düşünüyorum. Bugün morali daha farklı. Baktığınız zaman Abdullah Avcı'nın yüzü dünden farklıydı. Keşke hep gülsün. Onların arasında beni de hatırlamak için söylemiştir. Eğer başarısızlık varsa, 3-5 maçta bana ihtiyaç varsa yardımcı olurum. İster ismimi kullanır, ister kendim giderek. Onunla da konuşuruz. Hocalarımızın duygu kırılmalarında yardımcı oluruz, kendisine başarılar diliyorum."

Milli takıma ilginin artmasıyla ilgili de konuşan Şenol Güneş, "Taraftarın olağanüstü ilgisi sevgisi var bu güzel bir şey. Biletler bitmiş, heyecan, coşku yeniden başlasın ve güzel bir maç olsun. Aynı duygu ve düşünceyi taşıyoruz. Tabii ki farklı düşüncelerimiz olacak, eleştiriler olacak, cevap vereceğiz. Bazen eksik kalacağız, Abdullah Hoca'nın olduğu gibi durum gibi olacak zor duruma düşeceksiniz. Bu ülke bizim takımımız. Her alanda birlikte düşünebilen ülke menfaatine kullanılacak bir ortama getirmek hepimizin görevi." değerlendirmesinde bulundu.

Caner Erkin'in aday kadroda olmamasına da değinen Güneş, "Caner istikrarsız gidiyordu, savunma olarak çok zayıf, hücum olarak geçen sene iyi maçları vardı. Belki hocaya da yardımcı olur, Caner'in sorunlarıyla ilgilendiğiniz zaman, kendi kafasını futbola verdiği zaman daha iyi oynuyor. İnşallah o sorunları halletmiştir. Halledemedim, gücüm yetmedi, başkan da biliyor sorunları, hoca da şimdi biliyordur. Son müsabakada oynadığı zaman daha iyi oynadı. Bu sene de dalgalanma geçiriyor. Olabilecek bir oyuncu ama bu maçtan önceki düşünceye göre yok ama gerekirse alınır. Güven ile ilgili Beşiktaş'ın sadece saha içi sorunu yok. Dikkat dağınıklığı da var. Benim tanıdığım Dorukhan ve Güven bu değildi, Abdullah Hoca yüzünden oluyor demiyorum. Sakın öyle anlamayın. Güven'in bir dağınıklık içerisinde, sanki şaşkın, bir boşlukta olduğunu hissettim. Dorukhan'da da kısmen vardı. Genel bir hava mı bilmiyorum. Buna rağmen Güven'i oynattım, maçta da iyi değildi. Bu maçta da oynatmayı düşünmüyorum. Oynamaya aday olacaksa yine alırım. Onu şimdi ümit takımda bıraktım. Ümit Milli Takım'da 5-6 oyuncuyu bir grup olarak düşünüyorum. Orada buraya gelip beklemesi yerine, oynaması daha iyi oyuncular var. Onlar da gelebilirler, çünkü bizim oyuncularımız. A takımda muhtemel olması gereken alınamayan Caner, Gökhan, kaleci Serkan onları oynatmayacaksak almanın bir anlamı yok." açıklamasını yaptı.

Şenol Güneş, "Burak Yılmaz sakatlıktan döndü. Cenk de kadroda. Çift forvetle sahaya çıkabilir miyiz?" sorusuna ise "Yani kafama taktım herhalde. Onun için söyleyeceğim, Burak da Abdullah Hoca'nın oyuncusu. Yeniden dönüş yaptı. Ne kadar hazırdır bilmiyorum ama beklediğim seviyenin altındaydı. Burak kalitesi belli bir oyuncu. Tempo olarak eksik olsa bile iyi bir oyuncu. Aynı şekilde Cenk de antrenmana çıkan ama maç oynamayan bir durumda. İkisini oynatır mıyız, oynatmaz mıyız, ona bakacağız. Başka mevkiye mi kaydırırız. Diğer oyunculara, rakibin durumuna bakacağız. Cenk de Burak da inandığım oyuncular. İnandığınız oyuncuyu her zaman oynatır mısınız, durumuna bağlı olarak değişir. Her ikisinin de tecrübesi ve liderlikleriyle çok büyük katkı yapacağını düşünüyorum." şeklinde cevap verdi. 

"Milli forma konusunda girişim yapıldı"

Şenol Güneş, "Birçok milli takımın maçlarını sürekli oynadığı bir evi var. Bizim sürekli farklı statlarda oynamamız, dezavantaj mı? Bir de klasik formamızı yeniden giyecek miyiz?" sorularını ise şöyle yanıtladı:

"Düşüncenize katılıyorum. Bu maçlar bittiğinde inşallah gruptan çıktığımızda konuşacağımız çok konu var. Futbolun paydaşlarıyla beraber. Bu iki başlık, ayrı bir başlık. Halkın takımı olduğumuza göre onların görüşlerini alarak böyle bir şeye ben öncelik olarak bakıyorum ama birlikte forma ve saha konusuna karar veririz. Milli forma konusunda girişim yapıldı ama forma siparişi 1 sene öncesinden veriliyor. Zannediyorum gelecek sene için böyle bir düşünce var. Kasım ayından sonra bu iki başlığı da 'Nasıl bir milli takım istiyorsunuz?' başlığıyla konuşup açık yapmak gerekiyor."

Taraftarların maçlara milli takım formasıyla gelmesinin önemine de değinen Güneş, "Kulüp forması ile gelmek yerine milli takım forması ile gelin. Bir baba iki çocuğu varsa birini seviyor değil, ama o gün hepsini kucaklamamız gerekiyor. Tüm kulüplerin bizi sevmesini istiyoruz. Kırmızı-beyaz güzel bir renk, daha önce siyah-beyaz demiştiniz diyecekler ama kırmızı-beyaz Türkiye'nin bayrağı. İçinde siyah da var gerçi. Bayraklarımızla, yüreğimizle, sesimizle sahada olalım." ifadelerini kullandı.

Kötü bir fikstürü geride bıraktıklarını aktaran Şenol Güneş, "Çok kötü bir fikstür vardı, Allah'a şükür o fikstürü geçtik. Tekrar Fransa, İzlanda üst üste oynayabilirdik. İzlanda hiç gidip gelmedi, bir defa gidip geldi, onuda da kaybetti. Şimdi yine iki maç sahasında. Uzakta olduğu için ona böyle bir şans verilmesi, rakipleri rahatsız eder. Biz büyük bir maç sonrası, 6,5 saatte İzlanda'ya gittik." sözlerine yer verdi.

Almanya'nın başkenti Berlin'de uzun yıllar çalışan 47 yaşındaki Mesut Kılınç, şehir hayatından sıkılıp eşi ve iki çocuğuyla döndüğü Uşak'taki köyünde serada domates yetiştiriyor.

Banaz ilçesi Kızılhisar köyünden henüz 15 yaşında Almanya'da yaşayan babasının yanına giden ve uzun seneler Berlin'de çeşitli sektörlerde çalışan Mesut Kılınç, 10 sene önce şehir hayatından sıkılıp, eşi Selver ve 2 çocuğuyla memleketine döndü.

Köye yerleştikten sonra 2010'da babasına ait 5 bin metrekarelik arazide topraksız tarım yapılan teknolojik sera kuran Kılınç, geçen sürede burayı, yıllık 130 ton domates üretim kapasitesine çıkardı.

"Köyümüzde mutluyuz"

Mesut Kılınç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Almanya'ya çocuk yaşta gittiğini, eşiyle de 1997'de evlendiğini söyledi.

Çocukları doğduktan sonra bir süre daha Berlin'de yaşam mücadelesi verdiklerini anlatan Kılınç, şöyle konuştu:

"Şehir hayatı ve gurbette olmak bizi çok yordu. Almanya'da yabancı karşıtlığı her geçen yıl artıyordu, çocuklarımızın bu ortamda büyümesini de istemedik, köyümüze döndük. Döndükten bir yıl sonra serayı kurduk. Organik domates üretiyoruz, işlerimiz çok güzel. 8 ay üretim yapıyor, 4 ay dinleniyoruz. Kendi işimiz, eşimle çalışıyoruz. Köyümüzde mutluyuz. Hem biz kazanıyoruz hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz."

Kılınç, dünyada paradan önemli şeylerin olduğunu vurguladı.

Kızlarının üniversitede okuduğunu, oğlunun da bu yıl sınava girdiğini belirten Kılınç, "Ailemle yan yana olmak çok güzel. Huzuru köyümüzde bulduk. Burada eşimle ve çocuklarımla daha fazla vakit geçiriyorum. Toprakla iç içeyiz." dedi.

"Ülkemizde yaşamak gerçekten değerli"

Selver Kılınç ise Berlin'de bir çikolata fabrikasında çalıştığını, Türkiye'ye kesin dönüş yaptıktan sonra serada eşine destek olduğunu söyledi.

Şehir hayatının yorucu ve yıpratıcı olduğunu anlatan Kılınç, "Başta burada zorlandık ama şimdi gerçekten çok mutluyuz. İnşallah seraya yeni yatırımlar yapacağız. Bizimle 7-8 kişi çalışıyor. Ülkemizde yaşamak gerçekten değerli. İşten arta kalan vakitlerde hayvanlarımla ilgileniyorum, çiçek yetiştiriyorum. Çocuklarımız da çok mutlu." diye konuştu.

Kentten köye dönüş yapmak isteyenlerin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Kılınç, tarımın gelişmesi için kırsal bölgelere teknolojik seralar kurulabileceğini kaydetti. 

Çorum

Amasya'nın Merzifon ilçesinde, bir aracın çarpması sonucu yaralanan 3 aylık yavru köpek, yoldan geçen gurbetçi çiftin yaklaşık 80 kilometre katederek getirdiği Çorum Belediyesi Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde tedavi altına alındı.

Hollanda'dan tatil için Amasya'nın Merzifon ilçesine gelen Abdurrahim-Emine Alıcı çiftçi, araçla seyir halindeyken yolda bir köpek yavrusunun hareketsiz yattığını fark etti.

Ölü zannettikleri yavru köpeği yolun kenarına taşırken göz kapaklarının hareket ettiğini fark eden çift, köpeği tedavi ettirecek bir veteriner aramaya başladı.

Merzifon ve Hamamözü ilçelerinde veteriner olmadığını öğrenen çift, Çorum'un Laçin ilçesinde de veteriner bulamayınca kent merkezine yöneldi.

Çorum Belediyesi Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ile irtibata geçen çift, 80 kilometre katettikten sonra kent girişinde belediye yetkililerine yaralı köpeği teslim etti. ,

Veteriner Hekim Murat Horan, Alıcı çiftine yaralı köpeğin vücudunda kırık olmadığı ancak baş bölgesinden darbe aldığı ve çarpmanın etkisiyle şoka girmiş olabileceği bilgisini verdi. İç kanama riskine karşı gerekli tedbirleri aldıklarını belirten Horan, Alıcı çiftine hassasiyetlerinden dolayı teşekkür etti.

Abdurrahim Alıcı, AA muhabirine, köpeğin yaşadığını fark edince tereddüt etmeden köpeği hayatta tutmaya karar verdiğini ve veteriner aramaya başladığını söyledi.

Hollanda'da hemşirelik yapan eşi Emine Alıcı'nın köpeğin yarasını temizlediğini belirten Alıcı, "Bu sırada ben de telefonla veteriner bulmaya çalıştım ancak bulunduğumuz bölgede olmadığını, Çorum'da olduğunu öğrendim. Yavru köpeği arabamıza alıp, eşimin kucağında Çorum'a getirdik ve veterinere teslim ettik." dedi.

Yavru köpeğin sağlığına kavuştuğunu görmek istediklerini dile getiren Alıcı, "Hollanda'da bu tür hayvanların götürüldüğü özel merkezler var. Türkiye'de de bu hizmetin verildiğini görmekten son derece mutluyum. Bu hayvanların ağızları, dilleri yok. Şikayetlerini ya da isteklerini söyleyemiyorlar. İnsanlık vazifemizi yerine getirdiğimizi düşünüyorum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'a cevaben, "Sayın Başkan, insanlığın baş düşmanı terörizmi yendiğimizde daha fazla can kurtarılacak." ifadesini kullandı.

Türkiye-ABD anlaşmasının detayları
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: İstediklerimizi aldık
ABD Başkan Yardımcısı Pence: ABD ile Türkiye anlaştı
ABD Başkanı Trump: Türkiye'den güzel haberler var, milyonlarca hayat kurtarılacak

 

Donald J. Trump

@realDonaldTrump
· 6h
Great news out of Turkey. News Conference shortly with @VP and @SecPompeo. Thank you to @RTErdogan. Millions of lives will be saved!

 

Recep Tayyip Erdoğan

@RTErdogan
Mr. President, many more lives will be saved when we defeat terrorism, which is humanity's arch enemy. I am confident that this joint effort will promote peace and stability in our region.

40.5K
10:09 PM - Oct 17, 2019
Twitter Ads info and privacy
16.4K people are talking about this
Erdoğan, Twitter'dan Trump'a verdiği yanıtta, "Sayın Başkan, insanlığın baş düşmanı terörizmi yendiğimizde daha fazla can kurtarılacak. Bu ortak çabanın bölgemizde barışı ve istikrarı destekleyeceğinden eminim." paylaşımında bulundu.

Donald Trump da Twitter'dan yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ederek, "Türkiye'den güzel haberler var, milyonlarca hayat kurtarılacak." ifadelerine yer vermişti.

Milli Savunma Bakanlığından, Barış Pınarı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen PKK/YPG'li terörist sayısının 702'ye yükseldiği bildirildi.

Bakanlığın Twitter hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:

"9 Ekim 2019 tarihinde Fırat'ın doğusunda başlatılan Barış Pınarı Harekatı'nda, etkisiz hale getirilen PKK/YPG'li terörist sayısı toplam 702 oldu."

Ankara

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), Suriye Milli Ordusu ile Suriye'nin kuzeyinde terör örgütleri YPG/PKK ve DEAŞ'a karşı yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı devam ediyor.

Milli Savunma Bakanlığının Twitter hesabından Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi: 

"Başarılı şekilde devam eden Barış Pınarı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen toplam PKK/PYD-YPG'li terörist sayısı 595 oldu."

 

Rasulayn kırsalında dumanlar yükseliyor

Harekat kapsamında Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinin karşısında bulunan Rasulayn kırsalındaki terör mevzileri ateş altına alınıyor. Terör hedefleri yoğun obüs atışlarıyla vurulurken, bölgeden dumanlar yükseliyor. 

Kentteki çatışma ve patlama sesleri, Ceylanpınar'dan duyuluyor.

Ankara

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab ile telefon görüşmesi yaptı.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Çavuşoğlu, Alman mevkidaşı Maas ve Raab ile telefonda görüştü.

Görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Bakan Çavuşoğlu, daha önce ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile telefonda görüşerek Türkiye'nin güney sınırındaki terör hedeflerine yönelik başlattığı Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin bilgi vermişti.

Ankara

Milli Savunma Bakanlığından (MSB), Barış Pınarı Harekatı kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısının 228 olduğu bildirildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Fırat'ın doğusunda başarıyla devam eden Barış Pınarı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen PKK/PYD-YPG'li terörist sayısının 228 olduğu kaydedildi.

Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla başlatılan Barış Pınarı Harekatı ikinci gününde devam ediyor.

Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla yürütülen Barış Pınarı Harekatı kapsamında, Tel Abyad'daki terör hedefleri obüs atışlarıyla vuruluyor.


Barış Pınarı Harekatı kapsamında, Tel Abyad'daki terör hedefleri obüs atışlarıyla vuruluyor.

Barış Pınarı Harekatı kapsamında Akçakale'nin karşısındaki Tel Abyad'daki terör örgütü YPG/PKK hedeflerine obüs atışları yapılıyor.

Zaman zaman yoğunlaşan atışlar sonrası bölgeden dumanların yükseldiği gözleniyor.

 

Türk Silahlı Kuvvetlerince obüs atışları aralıklarla sürdürülüyor.

Rasulayn'daki terör hedefleri obüslerle vuruldu

Harekat kapsamında Rasulayn ve çevresinde bulunan terör mevzileri, gece geç saatlere kadar ateş altına alındı.

Günün ilk ışıklarıyla da Rasulayn'daki terör hedefleri aralıklarla obüs atışlarıyla vurulurken, bölgeden dumanların yükseldiği gözlendi.

180'den fazla hedef vuruldu, belirlenen hedefler ele geçirildi

Harekat kapsamında kara ateş destek vasıtalarıyla yapılan atışların ardından belirlenen hedefler 20'den fazla muharip uçakla ateş altına alındı. Hava harekatının ardından bir kez daha topçular görev aldı. Hedefler top ve ÇNRA atışlarıyla vuruldu. Harekat kapsamında 180'den fazla hedef başarıyla imha edildi.

Öte yandan Milli Savunma Bakanlığının Twitter hesabından Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin açıklamada bulunuldu. 

 

Barış Pınarı Harekâtı gece boyunca havadan ve karadan başarıyla sürdürüldü. Belirlenen hedefler ele geçirildi. Harekât planlandığı şekilde başarıyla devam ediyor. 🇹🇷

 
3,831 people are talking about this
 
 

Harekatın planlandığı şekilde başarıyla devam ettiği belirtilen açıklamada, "Barış Pınarı Harekatı, gece boyunca havadan ve karadan başarıyla sürdürüldü. Belirlenen hedefler ele geçirildi." ifadesi kullanıldı.

Suriye Milli Ordusu da Fırat'ın doğusuna girdi

Harekat çerçevesinde, Şanlıurfa'dan yola çıkan ve Suriye Milli Ordusu(SMO) mensuplarını taşıyan 20 zırhlı araç, güvenlik önlemleri altında Akçakale'ye ulaştı. 

Araçlar, daha sonra ilçedeki askeri birliğe giriş yaptı. 


Harekata katılan SMO mensupları, Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinden hareket etti.

Ardından muhalif savaşçılardan oluşan Suriye Milli Ordusu unsurları Fırat Nehri'nin doğusunda YPG/PKK'lı teröristlerin işgalindeki bölgelere girdi.

SMO, Fırat Kalkanı Harekatı ve Zeytin Dalı Harekatı’nda, Özgür Suriye Ordusu adı altında TSK'ye destek vererek önemli katkılarda bulunmuştu. 

El Yabse ve Tel Fander köyleri terörden arındırıldı

TSK ve Suriye Milli Ordusu (SMO) ile Suriye'nin kuzeyinde YPG/PKK ve DEAŞ terör örgütlerine karşı başlatılan Barış Pınarı Harekatı kapsamında, El Yabse ve Tel Fander köyleri terörden arındırıldı.

El Yabse ve Tel Fander, terörden arındırılan ilk iki köy oldu. SMO güçleri, Tel Abyad ilçesinin batısındaki söz konusu iki köyde güvenlik tedbirleri alıyor.

Karargah'ta sabahın ilk saatlerine kadar yoğun mesai

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Fırat'ın doğusundaki teröristlere ait hedeflere yönelik hava harekatları ve kara ateş destek vasıtalarıyla dün başlayan harekatta saat 22.00 itibarıyla kara harekatı safhasına geçildi. Silahlı Kuvvetler Komuta ve Harekat Merkezi’nden harekatı sevk ve idare eden Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve TSK Komuta Kademesi'nin uzun mesaisi gece boyunca devam etti.

Bölgeden gelen anlık görüntüler üzerinden harekatı anbean takip eden Akar, beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile talimatlar verdi.

Bakan Akar ve Komutanların Karargah'taki mesaisi sabahın ilk ışıklarına kadar devam etti. 

Sınırda askeri hareketlilik sürüyor

Harekat kapsamında Akçakale'de bulunan zırhlı askeri araçlar, sınır hattında sürekli hareket halinde bulunuyor.

Bu arada, zırhlı araçlardan oluşan bir konvoy da Suriye sınırında konuşlu bulunduğu yerden hareket ederek, farklı bir noktaya intikal etti.

İstanbul

TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde basın toplantısında açıklamalarda bulunan Şenol Güneş, 2020 Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu'nda Arnavutluk ve Fransa ile oynayacakları karşılaşmalarda takımının ortaya koyacağı mücadeleye güvendiğini belirtti.

İki rakibin de önemli olduğunun altını çizen Güneş, şu ifadeleri kullandı:

"Grupta 4 müsabakamız kaldı. Maç sayısının azaldığı dönemde maçların önemi daha da fazla oluyor. Grubun favori takımlarından Fransa ile orada oynayacağız. Onu tamamen ikinci plana atıp öncelikle Arnavutluk maçını düşünüyoruz. Hatta dört maçın en önemlisi olarak Arnavutluk karşılaşmasını görüyoruz. Kazandığımızda belki Fransa ile grup birinciliği maçı oynayacağız. Allah korusun aksi bir durumda durumumuzu tekrar gözden geçirebiliriz. Olumsuz bir şey düşünmüyoruz. Allah korusun bunu hiç düşünmüyoruz. Kasım ayında iki maçımız var, biri İzlanda diğeri Andorra. Sahamızdaki Arnavutluk ve İzlanda maçlarını kazandığımızda kesin gideceğimizi düşünüyoruz. Fransa maçı olumsuz olsa bile. Neyi düşünürsek düşünelim bu maç çok önemli. Ayrı bir final havası olacaktır. Biz Arnavutluk'u yendiğimizde Fransa ile final maçı oynayacağımızı söylemiştik. Yoldayız, Mercedes'le mi uçakla mı gideceğiz, göreceğiz. Hızlı mı, yavaş mı bakacağız. Birinci gitmek avantaj çünkü birinci olursanız seri başı olma şansınız olacak."

Arnavutluk'un da İzlanda galibiyetinden sonra bu karşılaşmaya daha büyük önem vereceğini vurgulayan deneyimli teknik adam, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Arnavutluk da aynı şekilde bakıyor. İzlanda'yı yenince bize beraberlik yetmeyeceğinden dolayı galibiyet için oynayacaklarını düşünüyorum. Kendi sahasında sadece Fransa maçı olacağı için tüm maçlarını kazanıp ilk ikide olmak isteyeceklerdir. Bunun da ilk başlangıcı onlar için bizim maç olacaktır. Zor bir maç olacaktır. Arnavutluk iyi oyuncuları olan, Avrupa'da birçok ligde, İtalya'da daha fazla oyuncusu bulunan bir takım. Hocaları da İtalya ligini iyi bilen tecrübeli bir hoca. Oyun sisteminde değişiklik yaptılar. 3-5-2 oynuyorlar. 5-3-2'ye dönebiliyorlar. Hücumda iyi çoğalıyorlar, salt bir savunma yapmıyorlar. Kompakt oynayan bir takım. 3-5-2 oynarken kenardaki oyuncuları tam bir açık gibi oynayabiliyor ve hücuma iyi çıkabiliyorlar. 6 oyuncuyu hücumda görebiliyorsunuz. Pas yapabilen, top oynamaya çalışan bir takım. Andorra ve Moldova gibi savunma ağırlıklı oynamıyorlar. Hücum ve savunmayı birlikte iyi yapmamız gerekiyor. Sahamızda beklenti itibarıyla Arnavutluk'la ilgili olumsuz bir düşünce varsa bunu silmek istiyoruz. Sabırla, dirençli, inançlı, en az onlar kadar koşan bir takım olmak zorundayız."

Dorukhan Toköz'ün sakatlanmasıyla aday kadrodaki oyuncu sayısının 26'ya düştüğünü aktaran Şenol Güneş, "Kendisine geçmiş olsun diliyorum. Bizimle beraber olmayan Abdülkadir, Cengiz, Hasan Ali, Emre Kılınç bunlar da sakatlık sonrası bizimle olmayan oyuncular. Rakiplerimizde de Lloris'in sakatlığı var, onun için de geçmiş olsun diliyoruz. Futbolcu sakatlıkları hayatlarını etkiliyor. Dorukhan için de kadroyu açıkladıktan sonra olduğu için şu an 26 oyuncu ile buradayız. Gelenler arasında ufak tefek sakatlıkları olanlar var, bunların ne kadar süreceğini bilmiyorum. Oynayacak tüm oyuncularımızı en sağlıklı olanları, hem savunmada hem hücumda baskı yaparak oynayacak oyunculardan kurulu olmasını düşünüyoruz. Bugün yarın bir değerlendirme yapacağız." şeklinde konuştu. 

"Saracoğlu ve Arena'da olumsuzluk olmayacağını düşünüyorum"

Milli takımda bir aile havası olduğunu kaydeden Güneş, tüm Türkiye'nin gurur duyacağı bir takım oluşturmak istediklerini aktardı.

Ay-yıldızlı ekibin İstanbul'da oynadığı maçlarda herhangi bir olumsuzluk beklemediğini dile getiren Şenol Güneş, şu değerlendirmede bulundu:

"Hayallerimiz hedeflerimiz var. Halkımız bu umudu bizde gördüğü için sahipleniyor. Onları iyi temsil ettiğimizi düşünüyoruz. Cuma günü taraftarla bütünleşip iyi bir sonuçla ayrılacağımızı düşünüyoruz. Konya'da, Eskişehir'de Antalya'da milli takıma hep sıcak bakıldığını düşünüyorum. Taraftarın profilini milli takıma tam dönüştürmek için biraz zaman ister. Belki bir stadyumu daha fazla kullanmak gerek. Biz belki uzun vadede Olimpiyat sahası olur mu olmaz mı bilmiyorum. Hem Anadolu'yu görmek hem de İstanbul'da olmak istiyoruz. Daha önce sıkıntılar oldu, hatalar yapıldı, onlardan dersler çıkarmalıyız. Bu takım tüm Türkiye'nin takımı. Sahada oynayanlar gönülden bu takımın parçası. Vodafone'da olumsuz bir şey görmüyorum. Saha zemini bozuktu, oyunumuz biraz düşündüğümüzün altındaydı. Dokuz doğurmayı onlar da yaptı. Cumhurbaşkanımızdan işçisine kadar herkes aynı duygu içerisinde oldu. Kendi içim birse yönetim için beşse o duyguyu sahiplenen için daha fazla başarılı olmak isterim. Bu hava var. O maçta bunu gördük. Hep bir kuşkular var, buna katılıyorum. Saraçoğlu ve Arena'da olumsuzluk olmayacağını düşünüyorum. Kulüplerin sahası değil, bütün sahalar hepimizin. Milli takım olarak tüm kulüplerin üzerindeyiz. Tüm kulüplerimiz önemli. Olumsuzluk beklemiyorum. Ama görürsek değerlendiririz."

Güneş, Beşiktaş Teknik Direktörü olduğu dönemde yaşadığı olumsuzluğa da değinerek, "Şükrü Saracoğlu ile ilgili acıyı çeken ben, az çektim, çok çektim, ama oldu benim için kapandı. Devamlı atan biri varsa, yine atsın bana. Her maça gidiyorum Fenerbahçe sahasına, çok da sıcak karşılanıyorum. Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında olan Kadıköy semtinde yaşıyorum, yine bir sorunum yok. Yapanın yanlışıydı, herhalde bir daha sahaya gelmemesi gerek. O saldırıyı yapanları gündeme getirip onları prim yaptırmayalım. Artık kötüleri örnek vermeyelim. O sahada seyircinin muhteşem atmosferi ile dünyaya örnek olalım." sözlerine yer verdi. 

Suat Serdar açıklaması

Deneyimli teknik adam, Almanya A Milli Futbol Takımı'na davet edilen Schalke 04 forması giyen Suat Serdar'ı Türk Milli Takımı'na davet ettiklerini ancak oyuncudan bir cevap alamadıklarını açıkladı.

Sezon başında Suat Serdar'ı izlemek için Schalke 04'ün hazırlık maçlarını da izlediğini hatırlatan Şenol Güneş, şöyle konuştu:

"Babası ve kendisiyle görüşmeler yapıldı. Schalke'nin maçlarını izledim. Sırf Suat için gittik. Suat ile ilgili olumsuz bir düşüncemiz yoktu. Geleceğini söyledi, babası da söyledi, evraklarını bekledik, hiç göndermediler. Hala zaman zaman konuştuğumuz oldu ama bu hafta içerisinde Almanya A Milli Takımı'na çağırıldığını duyduk. Gidip gitmediğini bilmiyoruz, evraklarını verip vermediğini bilmiyoruz. Vermişse demek ki orayı seçti, demek ki daha önce onun için hazırlık yaptı. Bu Türkiye'nin ayıbı değil. Oyuncu tercihini kullanabilir, gizlemeye gerek yok, açık açık söyleyebilir. Daha önce Alman milli takımına alınmayacağı söyleniyordu, belki bizi de onun için yan tarafta koymaya çalıştı. Her Türk evladının milli takımda oynama şansı olabileceğini söylüyorum ama tercihlerini başka yere yaparlarsa açık açık söylesinler. Eğer gitmişse hayırlı olsun, gitmemişse gelmesini sizin aracılığınızla söylemiş olalım. Diğerleri için örnek olsun diye söylüyorum, bu milli takım herkesi sahipleneceği bir milli takım olacaktır. Hiçbir ince hesabımız yok."

Schalke 04'te forma giyen ve Ümit Milli Takım aday kadrosunda yer alan Ahmed Kutucu'nun durumuna da değinen Güneş, "Sadece Ahmed Kutucu değil. Onu da izledim, üç mevkide oynayabilecek bir oyuncu, olumlu izlenimlerimiz var. Yine aynı şekilde orada Orkun var, o da iyi bir oyuncu. Fenerbahçe'de Ferdi var, Türk oyuncular var. Edindiğim intiba şu Avrupa'da birçok oyuncu bulunduğu ülkeden teklif alınca bize hiç sormuyorlar. Orada olmadığı zaman bize geliyorlar. Ümit Milli Takım'da kısa sürede A takıma gelebilecek oyuncular var. Genç oyuncular için bireysel konuşmaları doğru bulmuyorum. Hepsi takip ediliyor, Suat ile ilgili giderse üzülürüm. Gelmesi için bir gayretimiz yok derseniz haksızlık yapmış olursunuz. Gelmediği zaman da saygı duyarım, ailesine de hayırlı olsun derim." yorumunu yaptı.

Avrupa kupalarında mücadele eden Türk takımlarının ortaya koyduğu performansı da değerlendiren Güneş, "Avrupa kuplarında takımlarımızın başarısızlığı son dakikaya sığdı. Son dakikada golleri yemeseler 5 fazla puanımız olacaktı. Üç takımımız da son dakikada golü yedi. Böyle futbolda talihsizlikler olabilir. Bunu genellemek, çok kötü demek doğru değil. Eksiklerimiz, sorunlarımız var doğru. Çok olumsuz bakmıyorum. Gönlümüzden geçen puanımızı arttırmak. Genel itibarıyla ligimizde istenilen tempoyu daha bulmadık belki bu aradan sonra bulacaklardır. Bu halimizle bile netice alınabilirdi." diye konuştu.

Şenol Güneş'ten Abdullah Avcı'ya yanıt

Deneyimli teknik adam, Beşiktaş Teknik Direktörü Abdullah Avcı'nın kendiyle ilgili sözlerinin hatırlatılması üzerine ise şunları kaydetti:

"Kabul etmek lazım, büyük kulüpler, büyük hocalar, büyük oyuncular barındırırlar. O camianın içinde koltuğa geldiğiniz zaman bazen büyütürsünüz bazen küçültürsünüz. Ne yaptığınızı zaman gösterir. O ifadeler bana söylenen ifadeler değildir. Bulunduğu durum itibarıyla doğaçlama çıkan ifadeler diye bakıyorum. Çünkü benim öğrencim, saygısızlık yapacağını düşünmüyorum. İfadelerin çekilmesi başka taraflara gidebilir. Geçen seneki iki oyuncu Adriano ve Caner ile ilgili konuşuldu. Adriano gitti sanıyordum, keşke tutsaydılar. Olumsuz ifadelerine cevap vermek istemiyorum ama moral bozukluğu sebepli bir ifade olduğunu düşünüyorum. Bugün morali daha farklı. Baktığınız zaman Abdullah Avcı'nın yüzü dünden farklıydı. Keşke hep gülsün. Onların arasında beni de hatırlamak için söylemiştir. Eğer başarısızlık varsa, 3-5 maçta bana ihtiyaç varsa yardımcı olurum. İster ismimi kullanır, ister kendim giderek. Onunla da konuşuruz. Hocalarımızın duygu kırılmalarında yardımcı oluruz, kendisine başarılar diliyorum."

Milli takıma ilginin artmasıyla ilgili de konuşan Şenol Güneş, "Taraftarın olağanüstü ilgisi sevgisi var bu güzel bir şey. Biletler bitmiş, heyecan, coşku yeniden başlasın ve güzel bir maç olsun. Aynı duygu ve düşünceyi taşıyoruz. Tabii ki farklı düşüncelerimiz olacak, eleştiriler olacak, cevap vereceğiz. Bazen eksik kalacağız, Abdullah Hoca'nın olduğu gibi durum gibi olacak zor duruma düşeceksiniz. Bu ülke bizim takımımız. Her alanda birlikte düşünebilen ülke menfaatine kullanılacak bir ortama getirmek hepimizin görevi." değerlendirmesinde bulundu.

Caner Erkin'in aday kadroda olmamasına da değinen Güneş, "Caner istikrarsız gidiyordu, savunma olarak çok zayıf, hücum olarak geçen sene iyi maçları vardı. Belki hocaya da yardımcı olur, Caner'in sorunlarıyla ilgilendiğiniz zaman, kendi kafasını futbola verdiği zaman daha iyi oynuyor. İnşallah o sorunları halletmiştir. Halledemedim, gücüm yetmedi, başkan da biliyor sorunları, hoca da şimdi biliyordur. Son müsabakada oynadığı zaman daha iyi oynadı. Bu sene de dalgalanma geçiriyor. Olabilecek bir oyuncu ama bu maçtan önceki düşünceye göre yok ama gerekirse alınır. Güven ile ilgili Beşiktaş'ın sadece saha içi sorunu yok. Dikkat dağınıklığı da var. Benim tanıdığım Dorukhan ve Güven bu değildi, Abdullah Hoca yüzünden oluyor demiyorum. Sakın öyle anlamayın. Güven'in bir dağınıklık içerisinde, sanki şaşkın, bir boşlukta olduğunu hissettim. Dorukhan'da da kısmen vardı. Genel bir hava mı bilmiyorum. Buna rağmen Güven'i oynattım, maçta da iyi değildi. Bu maçta da oynatmayı düşünmüyorum. Oynamaya aday olacaksa yine alırım. Onu şimdi ümit takımda bıraktım. Ümit Milli Takım'da 5-6 oyuncuyu bir grup olarak düşünüyorum. Orada buraya gelip beklemesi yerine, oynaması daha iyi oyuncular var. Onlar da gelebilirler, çünkü bizim oyuncularımız. A takımda muhtemel olması gereken alınamayan Caner, Gökhan, kaleci Serkan onları oynatmayacaksak almanın bir anlamı yok." açıklamasını yaptı.

Şenol Güneş, "Burak Yılmaz sakatlıktan döndü. Cenk de kadroda. Çift forvetle sahaya çıkabilir miyiz?" sorusuna ise "Yani kafama taktım herhalde. Onun için söyleyeceğim, Burak da Abdullah Hoca'nın oyuncusu. Yeniden dönüş yaptı. Ne kadar hazırdır bilmiyorum ama beklediğim seviyenin altındaydı. Burak kalitesi belli bir oyuncu. Tempo olarak eksik olsa bile iyi bir oyuncu. Aynı şekilde Cenk de antrenmana çıkan ama maç oynamayan bir durumda. İkisini oynatır mıyız, oynatmaz mıyız, ona bakacağız. Başka mevkiye mi kaydırırız. Diğer oyunculara, rakibin durumuna bakacağız. Cenk de Burak da inandığım oyuncular. İnandığınız oyuncuyu her zaman oynatır mısınız, durumuna bağlı olarak değişir. Her ikisinin de tecrübesi ve liderlikleriyle çok büyük katkı yapacağını düşünüyorum." şeklinde cevap verdi. 

"Milli forma konusunda girişim yapıldı"

Şenol Güneş, "Birçok milli takımın maçlarını sürekli oynadığı bir evi var. Bizim sürekli farklı statlarda oynamamız, dezavantaj mı? Bir de klasik formamızı yeniden giyecek miyiz?" sorularını ise şöyle yanıtladı:

"Düşüncenize katılıyorum. Bu maçlar bittiğinde inşallah gruptan çıktığımızda konuşacağımız çok konu var. Futbolun paydaşlarıyla beraber. Bu iki başlık, ayrı bir başlık. Halkın takımı olduğumuza göre onların görüşlerini alarak böyle bir şeye ben öncelik olarak bakıyorum ama birlikte forma ve saha konusuna karar veririz. Milli forma konusunda girişim yapıldı ama forma siparişi 1 sene öncesinden veriliyor. Zannediyorum gelecek sene için böyle bir düşünce var. Kasım ayından sonra bu iki başlığı da 'Nasıl bir milli takım istiyorsunuz?' başlığıyla konuşup açık yapmak gerekiyor."

Taraftarların maçlara milli takım formasıyla gelmesinin önemine de değinen Güneş, "Kulüp forması ile gelmek yerine milli takım forması ile gelin. Bir baba iki çocuğu varsa birini seviyor değil, ama o gün hepsini kucaklamamız gerekiyor. Tüm kulüplerin bizi sevmesini istiyoruz. Kırmızı-beyaz güzel bir renk, daha önce siyah-beyaz demiştiniz diyecekler ama kırmızı-beyaz Türkiye'nin bayrağı. İçinde siyah da var gerçi. Bayraklarımızla, yüreğimizle, sesimizle sahada olalım." ifadelerini kullandı.

Kötü bir fikstürü geride bıraktıklarını aktaran Şenol Güneş, "Çok kötü bir fikstür vardı, Allah'a şükür o fikstürü geçtik. Tekrar Fransa, İzlanda üst üste oynayabilirdik. İzlanda hiç gidip gelmedi, bir defa gidip geldi, onuda da kaybetti. Şimdi yine iki maç sahasında. Uzakta olduğu için ona böyle bir şans verilmesi, rakipleri rahatsız eder. Biz büyük bir maç sonrası, 6,5 saatte İzlanda'ya gittik." sözlerine yer verdi.

Almanya'nın başkenti Berlin'de uzun yıllar çalışan 47 yaşındaki Mesut Kılınç, şehir hayatından sıkılıp eşi ve iki çocuğuyla döndüğü Uşak'taki köyünde serada domates yetiştiriyor.

Banaz ilçesi Kızılhisar köyünden henüz 15 yaşında Almanya'da yaşayan babasının yanına giden ve uzun seneler Berlin'de çeşitli sektörlerde çalışan Mesut Kılınç, 10 sene önce şehir hayatından sıkılıp, eşi Selver ve 2 çocuğuyla memleketine döndü.

Köye yerleştikten sonra 2010'da babasına ait 5 bin metrekarelik arazide topraksız tarım yapılan teknolojik sera kuran Kılınç, geçen sürede burayı, yıllık 130 ton domates üretim kapasitesine çıkardı.

"Köyümüzde mutluyuz"

Mesut Kılınç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Almanya'ya çocuk yaşta gittiğini, eşiyle de 1997'de evlendiğini söyledi.

Çocukları doğduktan sonra bir süre daha Berlin'de yaşam mücadelesi verdiklerini anlatan Kılınç, şöyle konuştu:

"Şehir hayatı ve gurbette olmak bizi çok yordu. Almanya'da yabancı karşıtlığı her geçen yıl artıyordu, çocuklarımızın bu ortamda büyümesini de istemedik, köyümüze döndük. Döndükten bir yıl sonra serayı kurduk. Organik domates üretiyoruz, işlerimiz çok güzel. 8 ay üretim yapıyor, 4 ay dinleniyoruz. Kendi işimiz, eşimle çalışıyoruz. Köyümüzde mutluyuz. Hem biz kazanıyoruz hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz."

Kılınç, dünyada paradan önemli şeylerin olduğunu vurguladı.

Kızlarının üniversitede okuduğunu, oğlunun da bu yıl sınava girdiğini belirten Kılınç, "Ailemle yan yana olmak çok güzel. Huzuru köyümüzde bulduk. Burada eşimle ve çocuklarımla daha fazla vakit geçiriyorum. Toprakla iç içeyiz." dedi.

"Ülkemizde yaşamak gerçekten değerli"

Selver Kılınç ise Berlin'de bir çikolata fabrikasında çalıştığını, Türkiye'ye kesin dönüş yaptıktan sonra serada eşine destek olduğunu söyledi.

Şehir hayatının yorucu ve yıpratıcı olduğunu anlatan Kılınç, "Başta burada zorlandık ama şimdi gerçekten çok mutluyuz. İnşallah seraya yeni yatırımlar yapacağız. Bizimle 7-8 kişi çalışıyor. Ülkemizde yaşamak gerçekten değerli. İşten arta kalan vakitlerde hayvanlarımla ilgileniyorum, çiçek yetiştiriyorum. Çocuklarımız da çok mutlu." diye konuştu.

Kentten köye dönüş yapmak isteyenlerin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Kılınç, tarımın gelişmesi için kırsal bölgelere teknolojik seralar kurulabileceğini kaydetti. 

Çorum

Amasya'nın Merzifon ilçesinde, bir aracın çarpması sonucu yaralanan 3 aylık yavru köpek, yoldan geçen gurbetçi çiftin yaklaşık 80 kilometre katederek getirdiği Çorum Belediyesi Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde tedavi altına alındı.

Hollanda'dan tatil için Amasya'nın Merzifon ilçesine gelen Abdurrahim-Emine Alıcı çiftçi, araçla seyir halindeyken yolda bir köpek yavrusunun hareketsiz yattığını fark etti.

Ölü zannettikleri yavru köpeği yolun kenarına taşırken göz kapaklarının hareket ettiğini fark eden çift, köpeği tedavi ettirecek bir veteriner aramaya başladı.

Merzifon ve Hamamözü ilçelerinde veteriner olmadığını öğrenen çift, Çorum'un Laçin ilçesinde de veteriner bulamayınca kent merkezine yöneldi.

Çorum Belediyesi Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ile irtibata geçen çift, 80 kilometre katettikten sonra kent girişinde belediye yetkililerine yaralı köpeği teslim etti. ,

Veteriner Hekim Murat Horan, Alıcı çiftine yaralı köpeğin vücudunda kırık olmadığı ancak baş bölgesinden darbe aldığı ve çarpmanın etkisiyle şoka girmiş olabileceği bilgisini verdi. İç kanama riskine karşı gerekli tedbirleri aldıklarını belirten Horan, Alıcı çiftine hassasiyetlerinden dolayı teşekkür etti.

Abdurrahim Alıcı, AA muhabirine, köpeğin yaşadığını fark edince tereddüt etmeden köpeği hayatta tutmaya karar verdiğini ve veteriner aramaya başladığını söyledi.

Hollanda'da hemşirelik yapan eşi Emine Alıcı'nın köpeğin yarasını temizlediğini belirten Alıcı, "Bu sırada ben de telefonla veteriner bulmaya çalıştım ancak bulunduğumuz bölgede olmadığını, Çorum'da olduğunu öğrendim. Yavru köpeği arabamıza alıp, eşimin kucağında Çorum'a getirdik ve veterinere teslim ettik." dedi.

Yavru köpeğin sağlığına kavuştuğunu görmek istediklerini dile getiren Alıcı, "Hollanda'da bu tür hayvanların götürüldüğü özel merkezler var. Türkiye'de de bu hizmetin verildiğini görmekten son derece mutluyum. Bu hayvanların ağızları, dilleri yok. Şikayetlerini ya da isteklerini söyleyemiyorlar. İnsanlık vazifemizi yerine getirdiğimizi düşünüyorum." diye konuştu.