19 Nis 2019
BT Content Showcase - модуль joomla Книги

İSTANBUL (AA) - İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, "2019'un ilk üç ayında da turist sayısında yüzde 13'ün biraz üstünde bir artış var. İstanbul'da 2019 turizm hedefimiz 15,5 milyondur. 2023 yılı hedefimiz ise İstanbul'da 20 milyonun üzerinde... Turizm Bakanımız ve Sayın Cumhurbaşkanımız'ın da Turizm Fuarı'nda ifade ettiği rakamlar bu şekilde. 70 milyon turist, 70 milyar dolar gelir hedefliyoruz. Dünyada ülke olarak ilk 5'e, şehir olarak da İstanbul'la ilk 5'e girmek istiyoruz." dedi. 

İstanbul Valiliği'nce düzenlenen 15-22 Nisan Turizm Haftası açılış programı, Türk ve İslam Eserleri Müzesinde gerçekleştirildi. 

Vali Yerlikaya, açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye'nin ve İstanbul'un 2019'da turizm alanında tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadığını söyledi. 

Türkiye'nin 2018'de 46 milyon misafir ağırladığını dile getiren Yerlikaya, "2019'un ilk üç ayında da turist sayısında yüzde 13'ün biraz üstünde bir artış var. İstanbul'da 2019 turizm hedefimiz 15,5 milyondur. 2023 yılı hedefimiz ise İstanbul'da 20 milyonun üzerinde... Turizm Bakanımız ve Sayın Cumhurbaşkanımız'ın da Turizm Fuarı'nda ifade ettiği rakamlar bu şekilde. 70 milyon turist, 70 milyar dolar gelir hedefliyoruz. Dünyada ülke olarak ilk 5'e, şehir olarak da İstanbul'la ilk 5'e girmek istiyoruz. Bunu başarabileceğimize inanıyoruz. Türkiye'ye gelen toplam turistin yüzde 33'ü İstanbul'a geliyor." diye konuştu. 

Yerlikaya, sektör temsilcileriyle sürekli olarak bir araya gelerek turizmin geliştirilmesi için ortak adımlar atıldığını söyledi. 

İstanbul'un Türkiye'nin dünyaya açılan kapısı olduğunu vurgulayan Yerlikaya, şunları kaydetti:

"Yeni havalimanı ile daha da güçlendik. 70 milyon turisti bu ülkede, 20 milyon turisti de bu şehirde ağırlamak için dersimize çok çalışmalıyız. Tarihimiz, kültürümüz, mutfağımız gibi çok güçlü yanlarımız var. Dünyanın turizmle ilgili anketlerinde ilk 4'e giriyoruz. Artık ülkelerin de şehirlerin rekabetini görüyoruz. " 

Turizm konusunda sadece turizm sektöründe çalışanların değil herkesin sorumluluklarının olduğunu aktaran Yerlikaya, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Yabancı bir misafirimizi ilk karşılayan yabancı şube polisimiz, kapıdan çıktığı zaman onu karşılayan taksicimiz, metroya girdiği zaman onu ilk gören İstanbul'lu kardeşimiz misafirperverliğini her zamanki gibi en güzel şekilde yapmak ve bunu devam ettirmek zorundayız. Çünkü dünyadaki şehirler bu konuda acımasızca mücadele ediyor. En ufak bir sorun bile sosyal medyada büyütülüyor. Biz her platformda kusurlarımızla değil güzel özelliklerimizle, gıpta edilecek bir şekilde anılmak zorundayız. " 

İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz da İstanbul'un Sultanahmet Meydanı gibi 9 bin yıla yakın geçmişe sahip kültürel hazinelerle dolu olduğunu söyledi. 

İstanbul'un birçok açıdan dünyanın en zengin şehirlerinden olduğunu belirten Yılmaz, "Dünyanın bütün renk, edebiyat, mimari ve birçok unsurların kalbinden selamlıyorum sizi. İstanbul ne anlam ifade ediyor sorusuna en mükemmel cevap şu içinde bulunduğumuz yerdir. Turizm açısından da İstanbul'la içerdiği tarihsel zenginlik ve barındırdığı renkler itibariyle rekabet edebilecek hiçbir şehir yok. İstanbul turizmde artış trendinde. Onun için vatandaşından taksicisine hepimize büyük sorumluluklar düşüyor." ifadelerini kullandı. 

 

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmazİstanbul Valisi Ali Yerlikaya
Muhabir Mehmet Kara
Yayınlayan Cemal Coşkun

TBMM (AA) - TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Polis teşkilatımızın özellikle hain 15 Temmuz darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında ortaya koyduğu tavır, bu teşkilatın gurur tablosu olarak halihazırdaki yerini her zaman koruyacaktır." dedi.

Şentop, Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 174. yılı dolayısıyla Meclis Şeref Holü'nde verilen resepsiyona katıldı.

Mustafa Şentop, Emniyet Teşkilat Kanunu'na dayanarak örgütlenen ve Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile yetkilendirilen Türk Polis Teşkilatının, İçişleri Bakanlığına bağlı bir genel müdürlük olarak yapılandığını, merkezde daire başkanlıkları, taşrada ise il ve ilçe emniyet müdürlükleri olarak kurulduğunu dile getirdi.

Türk Polis Teşkilatı mensuplarının, 10 Nisan 1845'ten bugüne ülkede huzur ve düzenin bozulmaması, vatandaşların güvenli şekilde hayatını sürdürebilmesi için gece gündüz demeden, fedakarca görev yaptığını belirten Şentop, "300 bine yaklaşan fiili kadrosuyla büyük ve disiplinli bir ordu görünümünde olan polis teşkilatının özellikle terörle mücadeledeki etkili çabası hepimizin takdirlerini ve minnetlerini kazanmaktadır. Özellikle hain 15 Temmuz darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında polis teşkilatımızın ortaya koyduğu tavır, bu teşkilatın gurur tablosu olarak halihazırdaki yerini her zaman koruyacaktır." ifadelerini kullandı.

Türk Polis Teşkilatının, iki asra yaklaşan mazisiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin önemli bir yapı taşı haline gelmeyi başardığını vurgulayan Şentop, şunları kaydetti:

"Polis teşkilatımız bugün ülkemiz gündeminin ilk sıralarında yerini muhafaza eden terörle mücadeleden uyuşturucu kaçakçılığı, trafik terörü ve insan kaçakçılığına kadar son derece karmaşık ve zor görevleri gece gündüz demeden, canı pahasına kamu adına takip etmektedir. Polislerimizin vazifelerini ne kadar büyük bir fedakarlıkla yürüttüğünün hepimiz farkındayız. Fedakarca ve takdire şayan bir vatanperverlikle vazifesini yürüten polislerimizin özlük haklarıyla ilgili çalışmalar yürütülmektedir. Bu çalışmaların bir an evvel tamamlanması en büyük arzumuzdur. Fedakarlık ve millet sevdası üzerine bina edilmiş Türk Polis Teşkilatının 174. yıl dönümünü en içten dileklerimle kutlarken bütün polislerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. İlk günden bugüne kadar bu şerefli yıldız altında, bu kuruma ve bu millete hizmet etmiş, şehit ve gazi olmuş bütün geçmiş büyüklerimizi, polislerimizi yüce Allah'tan rahmet dileğiyle hürmetle yad ediyorum."

Konuşmasının ardından resepsiyona katılan Şentop, daha sonra Şeref Kapısı önünde Mecliste görevli emniyet mensuplarıyla fotoğraf çektirdi.

Şentop, ardından TBMM Koruma Daire Başkanı Ahmet Birtan Erol'u makamında ziyaret etti.

Resepsiyonda, TBMM Başkanvekilleri Süreyya Sadi Bilgiç ve Levent Gök, MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, TBMM İdare Amirleri Orhan Yeğin ve Erkan Haberal, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı İsmet Yılmaz, milletvekilleri ile emniyet mensupları da yer aldı.

 

Muhabir Sinan Uslu
Yayınlayan Bülent Karaaslan

İSTANBUL (AA) - CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, "Beklentimiz bir an önce sürecin sonuçlanması. Bu sürecin teminatı YSK'dır. Günün sonunda YSK'nın süreçle ilgili en doğru karar vereceğine inanıyoruz. Ancak her geçen süre, her geçen zaman dilimi gerçekten bizleri üzüyor. İstanbul'u, İstanbul'da yaşayan vatandaşlarımızı üzüyor. Bir an önce sürecin toparlanması, netlik kazanması adına da sağlıklı adımların en hızlı şekliyle atılması gerekiyor." dedi.

CHP'nin ilçe seçim kurullarında başlattığı "demokrasi nöbeti"ne destek vermek için İstanbul'a gelen 55 il başkanı, CHP İstanbul İl Canan Kaftancıoğlu ile CHP 2. Bölge Koordinasyon Merkezinde basın toplantısı düzenledi. Ardından Ekrem İmamoğlu da il başkanlarıyla bir basın açıklaması yaptı. 

Seçimle ilgili Yüksek Seçim Kurulundaki (YSK) süreci, alınan kararları parti olarak takip ettiklerini ifade eden İmamoğlu, beklentilerinin bir an önce sürecin sonuçlanması olduğunu kaydetti.

İmamoğlu, sürecin teminatının YSK olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Günün sonunda YSK'nın süreçle ilgili en doğru kararı vereceğine inanıyoruz. Ancak her geçen süre, her geçen zaman dilimi gerçekten bizleri üzüyor. İstanbul'u, İstanbul'da yaşayan vatandaşlarımızı üzüyor. Bir an önce sürecin toparlanması, netlik kazanması adına da sağlıklı adımların en hızlı şekliyle atılması gerekiyor. Bu noktada başka arayışlara girenleri de görüyoruz. Bu arayışların da anlamlı olmadığını, sadece demokrasinin gereği olan bu seçimlerde nasıl kazanarak geliyorsanız, kaybederek gitmenin de demokrasinin doğallığı içerisinde olduğunu kabul etmeleri gerektiğini ve bütün ruh hallerinin buna hazır olması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Demokrasi sadece kazanılarak tesis edilemez."

İmamoğlu, artık sürecin tamamlanması gerektiğini vurgulayarak, YSK'nın en hızlı şekilde en doğru kararı vermesini umut ettiğini, CHP İstanbul İl Başkanlığının yaptığı talep üzerine de, YSK'nın kendisini yetkilendireceğini düşündüğünü söyledi.

Şehrin acil bir yönetime ihtiyaç duyduğunu, yoksulluğun ve işsizliğin en derinden hissedildiğini, ekonomik sıkıntıların büyük kentlerde insanları daha da mağdur ettiğini belirten İmamoğlu, bir an önce yönetime gelip katkı sunmak,  sorunları çözüme kavuşturmak istediğini dile getirdi. İmamoğlu, çocuklar ve gençler için projelerini bir an önce hayata geçirmek istediğini ifade etti.

- "Kendi koltuklarını kurtaramayacakları gibi ülkemize de zarar veriyorlar"

Ekrem İmamoğlu, şu anda yönetimi devretmek üzere olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimiyle ilgili bir sürü ihbarlar aldığını belirterek, ihbarların da mali düzenlemeler ve verilerle ilgili olduğunu, bazı siyasilerin aldığı bazı kararlarla belediyenin ciddi zararlara uğratılabileceği konusunda duyumlar geldiğini öne sürdü.

Bu olumsuzlukların ve duyumların sona ermesini istediğini belirten İmamoğlu, bir an önce görevi alıp kente hizmet etmek istediğini kaydetti.

Partizanlık döneminin sona erdiğini, artık insana, şehre ve topluma hizmet döneminin yaşanacağını dile getiren İmamoğlu, 16 milyon İstanbul ittifakının bu sürece birebir katıldığı, demokrasinin her yönüyle hissedildiği bir dönemi başlatacağını kaydetti.

İmamoğlu, "Rakibimizin adına bu süreci yönetenler, AK Parti'nin içerisinde bu süreçte hata, eksiklikler yapanlar ve acaba koltuğum ne olacak endişesinde olan insanların çırpınışlarını anlıyorum. Ama yanlış yapıyorlar. Kendi koltuklarını kurtaramayacakları gibi ülkemize de şehrimize de zarar veriyorlar. Hatta uluslararası platformda da itibarımızı zedeliyorlar. Bu şehri dünyanın her tarafında izliyorlar. Yapmayın." ifadelerini kullandı.

  İstanbul'un kaderiyle oynanmaması gerektiğini, kaybettirilen zamanın kente bedelinin ağır olacağını söyleyen İmamoğlu, "AK Parti 'nin üst düzey yetkililerinin de oradaki sağduyunun da müsaade etmeyeceğini umut ediyorum. Etmemesi gerektiğini düşünüyorum." dedi.

AK Partili'lere de seslenen İmamoğlu, kollarını açarak sarılmak istediğini, tüm değerleriyle onları da kucaklayacağını duyurmak istediğini kaydetti.

- "Kendileri hakkında suç duyurusunda bulunsunlar"

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ekrem İmamoğlu, AK Parti'nin olağanüstü itiraz yolunu kullanarak İstanbul'da seçimin yenilenmesini isteyeceği hatırlatılarak, seçimlerde bir usulsüzlük olup olmadığına ilişkin soru üzerine, kendi partisinin birçok şüphe ve tereddütle seçime girdiğini söyledi.

Başta YSK ve AK Parti'nin seçimlerle ilgili topluma "sıfır tereddüt, sıfır şüphe mesajlarını" verdiğini ifade eden İmamoğlu, şüphe duydukları konularla ilgili de başvurular yaptıklarını anlattı.

İmamoğlu, seçim sürecinde yaptıkları tek şeyin maksimum duyarlı ve tedbirli bir organizasyon olduğunu vurgulayarak, "Ama ne olduysa seçim günü tüm ortamı hazırlayan bu kurumlar, yani bakanlıklar onlarda, YSK sürecin tek hakimi. Kendilerinin emin olduğu bu süreçte bugün seçimi kaybettiler diye her unsurunu sorgularken, niçin, suçluyu ararken aynaya bakmazlar anlamış değilim. Kendileri hakkında suç duyurusunda bulunsunlar. Bizim burada 10 binlerce insanın katkısıyla, sıfır tereddütle sonuçları toplumla paylaşma adına verdiğimiz mücadeleyi ben biliyorum." değerlendirmesini yaptı.

Sandıklardaki görevliler arasında kendi elemanlarının azınlıkta olduğunu belirten İmamoğlu, şöyle devam etti:

"Memleketin bu şehrini sadece İstanbullular sonuç olarak merak etmiyor, bütün dünya takip ediyor. 145 yıldır biz demokrasi için mücadele ediyoruz. 145 yıldır mücadele ettiğimiz bu süreçte elbette hatalar, eksiklikler olacak ama çok büyük hataları memleket kaldıramaz. Dolayısıyla akli selim insanları, sağduyulu insanları, kendi partilerinin içerisinde tavır ve davranışlarına dikkat etmeleri konusunda uyarıyorum, göreve çağırıyorum. İşin suyunu çıkarmasınlar. Bu seçimin sonucu belli. Seçimin sonucunu sokak da kabul etmiş durumda. İnsanları birbirine başka bahanelerle kötü gözlerle bakmaları için kötülük üzerinden siyaset yapma karakterlerini geliştirmesinler. Ben insanlara gülerek hizmet edeceğim. Çok çalış 5 yıl sonra da sen kazan. Maç yaparsınız, mızıkçı rakibiniz vardır ya... Bu saat itibarıyla VAR sistemi kabul etti, hakem gölü verdi, tribünlerdeki her iki takımın taraftarı da alkışlıyor, ortada bir-iki oyuncu 'Olmaz olmaz' diye sahada mızıkçılık yapıyor. Böyle olmaz, çok hoş bir durum değil." 

  - "Partinin sağduyusu, aklı ona hak ettiği irtifayı gösterecek"

Ekrem İmamoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin seçimin yenilenmesine ilişkin sözlerini, "Bazı sözleri anlayamıyorum, literatürüm ona yetmiyor. O zaman her 2 ayda bir seçim yapalım. Zaten alıştı memleket, 5 senede 7 seçim yaptı, ekonomisi yandı bitti kül oldu, insanlar partizanlaştı, 5 yaşındaki çocuk bile partilerin ismini biliyor. Bıraksınlar da bu çocukları eğitelim, hayata insanları tutunduralım. Bugünkü demokrasinin gereği, seçimin kaybedenin gelip seçimi kazananın elini sıkması ve tebrik etmesi, centilmenliği ve ahlakıdır. Onu yerine getirsin." şeklinde değerlendirdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz'un "seçimin hukuksal meşruiyetinin tartışılacağı"na ilişkin açıklamalarına yönelik soru üzerine, İmamoğlu, şöyle konuştu:

"Seçimin meşruiyetini bence 5 yıl boyunca sadece Sayın Yavuz ve onun gibi kaybeden birkaç kişi tartışacak. 16 milyon insanın öyle bir derdi yok, 16 milyon insan hizmet bekliyor. Sayın Yavuz hala o tereddütleriyle kameralar karşısına çıkıp çıkıp duruyor. Ben de çıkıp çıkıp duruyorum. Tek şansı onu gösteriyorlar, beni az gösteriyorlar. Kimin itibarı yüksek onu bilemem. Bence sözlerinin hiçbir anlamı yok, kendi zihninde yarattığı dünyada mutlu olmaya çalışıyor. Çok yakın zamanda AK Parti, bu ülkeye hizmet eden bir siyasi partinin sağduyusu, aklı ona hak ettiği irtifayı gösterecek. Bu yukarı doğru mu olur aşağı doğru mu olur bilemem. Bu sözümden sonra muhtemelen partisi genel değerlendirmesini yapacaktır."

- "En büyük ayıbı Sayın Binali Yıldırım'a yaptılar"

Ekrem İmamoğlu, medyayı tehdit etmediğini, bazı kurumlara "ne kadar itibarlı olduğunu" hatırlattığını belirten İmamoğlu, "Soyadlarıyla, aileleriyle itibarların, en az 2-3 nesildir bu ülkeye iş ürettiklerini, hizmet ettiklerini, şu anda medya kurumlarının sahibi olmakla sadece bize karşı değil, ailelerine ve soyadlarına sorumlu olduklarını hatırlattım. Şu anda sahibi oldukları kurumların da bu ülke tarihinde önemleri var. Uyardım, 'Üzülüyorum. Ne ailenize yanlış yapın ne o tarihi kurumlara ne de topluma...' dedim. Bunu söyledim." diye konuştu.

Büyükçekmece'deki iddialara ilişkin soruya da İmamoğlu, "Yazık, bir ilçeyi baskı altında tutmak... Şu an bazı hamlelerde dördüncü, beşinci dünya ülkelerinin yaptığı hamleleri görüyoruz. Allah'tan bu ülkenin ve toplumun derin bir vicdanı var, görüyor her şeyi. YSK, 'Ne hayali seçmen var, ne seçmen nakliyle oy hakkı çiftelenmiş seçmen vardır. Herkes güvenle seçime bakabilir.' demiş." ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, oy farkına yönelik bir soruyu yanıtlarken, "Oyu küçümseyenler, bu süreci bize yaşatanlar Allah aşkına, o gece saat 22.30'da '3 bin oyla seçimi kazandık.' diye kendini 80 milyona alkışlatanlar utanmıyor mu? En büyük ayıbı bu ülkeye hizmet etmiş Sayın Binali Yıldırım'a yaptılar. Sayın Yıldırım'ı yanlış bilgilendirdiler, çıkardılar milletin huzurunda 'Kazandık' diye kendisini mahcup etmesine fırsat tanıdılar. Ben Sayın Yıldırım'ın yerinde olsam buna vesile olan kim varsa, yüzlerine bir daha bakmam, adam yerine koymam." diye konuştu.

"Seçim tekrarlanırsa ne yapacaksınız?" sorusuna İmamoğlu, "Bu ülkenin, bu milletin derin aklı vardır. Öyle bir şey olmaz. YSK'nın, il başkanımızın verdiği dilekçeye cevap vermesini, İstanbullunun zarar etmemesini, İstanbul'un zarara uğramamasını, dünyaya rezil olmamayı istiyoruz. Bir an önce sarılalım, kucaklaşalım, hizmet edelim. 'Sayın Cumhurbaşkanıyla anlaşacak mısınız?' Ne demek anlaşamayacağım? Ben bir dahaki seçim oyuna talibim onun. Benden hizmet noktasında kimse kaçamaz." karşılığını verdi.

Muhabir Hanife Sevinç,Andaç Hongur
Yayınlayan Ali Bayaslan

Trabzon'un Maçka ilçesindeki Sümela Manastırı'nın kapsamlı restorasyon ve kaya ıslahı çalışmalarının ardından ilk bölümü 18 Mayıs'ta ziyarete açılacak.

Altındere Vadisi'ndeki Karadağ'ın eteğinde sarp ve kayalık alana kurulu olan, misafirlerine doğa, tarih ve kültürü bir arada sunan Sümela Manastırı, kapsamlı restorasyon ve kaya ıslahı çalışmaları nedeniyle ziyarete kapalı olmasına rağmen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Doğal güzellikleri, eşsiz manzarası ve turizm alternatifleriyle her mevsim rağbet gören manastır, yöreye gelen ziyaretçilere trekking, dağ bisikleti, yamaç paraşütü, foto safari gibi farklı olanaklar da sunuyor.

Yeni turizm sezonunda ilk bölümüyle "18 Mayıs Müzeler Haftası"nda ziyaretçilerini ağırlayacak manastırda, 4 bin ton kaya temizliği yapıldı, manastıra giden 300 metrelik yürüyüş yolu düzenlendi, tarihi su kemerleri, giriş binası ile manastıra çıkan merdivenler de yeniden restore edildi.

"Manastıra ilgi kapalı olduğu dönemlerde de devam etti"

İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Ayvazoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sümela Manastırı'nın yılın dört mevsimi sunduğu alternatiflerle yerli ve yabancı turistlerden rağbet gördüğünü söyledi.

Manastırda 2016 yılından bu tarafa restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmalarının devam ettiğini anımsatan Ayvazoğlu, Sümela Manastırı'na ilginin ziyarete kapalı olduğu dönemlerde de devam ettiğini vurguladı.

Ayvazoğlu, manastırda birinci etap olarak planlanan çevre düzenleme ve restorasyon çalışmasının tamamlanarak hizmete hazır hale getirildiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"İlk bölümde ziyaretçilerimizin can güvenliğini sağlamak üzere 4 bin ton kaya temizliği yapıldı. Ayrıca manastıra giden 300 metrelik yürüyüş yolu düzenlendi, tarihi su kemerleri, giriş binası ile manastıra çıkan merdivenler de yeniden restore edilerek kullanılır hale getirildi. Şu anda çevre temizliğine yönelik çalışmalarımızı hızlandırdık ve açılışa hazırlanıyoruz."

"Trabzon, yeni turizm sezonuna güzel bir başlangıç yapacak"

Sümela Manastırı'nın ilk bölümünün açılışının 18 Mayıs'ta yapılacağını aktaran Ayvazoğlu, şunları kaydetti:

"Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy, Sümela Manastırı'mızın birinci bölümünün tamamlanarak 18 Mayıs Müzeler Haftası'nda ilk kısmının açılacağını ifade etmişlerdi. Biz de Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak bu yöndeki çalışmalarımızı hızlandırdık. Dünyaca ünlü Sümela Manastırı'mız yeni turizm sezonu öncesi ilk bölümüyle yerli ve yabancı turistlerini ağırlamaya hazır. İkinci etap kısmın tamamlanmasına yönelik de çalışmalarımız başladı. İkinci etap çalışmalarını da 2020 sezonunda tamamlamayı planlıyoruz."

Türk Hava Yolları (THY) Basın Müşaviri Yahya Üstünİstanbul Havalimanı'ndan bugün yapılan geliş gidiş seferleriyle toplam 25 bin 223 yolcuyu taşıdıklarını bildirdi.

Üstün, taşınma sürecinin sona erdiği İstanbul Havalimanı varışlı ve çıkışlı icra edilen THY'nin tarifeli seferleriyle ilgili açıklama yaptı.

Yahya Üstün, yeni evleri İstanbul Havalimanında, saat 13.45 itibarıyla 10 bin 641 misafiri 48 seferle uğurladıklarını kaydederek, "Evimize gelen yolcu sayımız ise 79 seferde 14 bin 582. Misafirlerimizin toplam bagaj sayısı 21 bin 792, performans oranımız yüzde 84. İyi başladık. Güzel gidiyoruz." ifadelerini kullandı.

Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak koordinesinde, Doç.Dr. Coşkun Taştan ve Araştırma Görevlisi Aslıhan Küçüker Yıldız tarafından hazırlanan ve 46 sayfadan oluşan raporda, dikkati çeken istatistikler yer aldı.

Rapora göre, Türkiye'de son 3 yılda 932 kadın cinayete kurban gitti. En çok cinayet İstanbul, Ankara ve İzmir'de işlenirken, faillerin ve maktullerin yüzde 46'sının ilkokul mezunu olduğu belirlendi.

Kadın cinayetlerinin yarısından fazlası ateşli silahlarla gerçekleşti. Bu silahların yüzde 83'ünün ruhsatsız olduğu belirlendi. Bu rakamı yüzde 31,9 ile kesici ve delici aletler takip etti.

Kadın cinayetlerinin 72,8'i konut ve metruk binalarda, yüzde 15'i ise sokak ortasında işlendi.

Her yaşta kadın hedef oldu

Cinayete kurban giden kadınların yaş ortalamaları ise her yaşta kadının hedef alındığını ortaya koydu.

Rapordaki verilere göre, cinayete kurban giden her dört kadından biri 26-35 yaş aralığındayken, son 3 yıldaki cinayetlerde en yaşlı kurban 88, en genci ise henüz bir yaşına bile basmamış bir bebek oldu.

En çok cinayet cuma günü işlendi

Rapora göre, kadın cinayetleri en çok cuma günleri işlendi. Perşembe ve pazartesi takip eden günler olurken, eylül ve aralık ise kadın cinayetlerinin en yoğun işlendiği aylar olarak raporda öne çıktı.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerine ilişkin İstanbul'da Maltepe, Beyoğlu, Sancaktepe ve Çekmeköy'deki itirazları karara bağladı.

YSK, İstanbul İl Seçim Kurulu kararlarına yapılan itirazları görüşmek için dün gece toplandı.

AK Parti'nin itirazı üzerine, Maltepe 2. İlçe Seçim Kurulunca tüm sandıklarda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ait oy pusulalarının tümünün sayılmasına karar veren YSK, AK Parti YSK temsilcisi Recep Özel'in bir başka başvurusu üzerine Maltepe 1. İlçe Seçim Kurulunca da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ait oy pusulalarının tümünün sayılmasını kararlaştırdı. YSK, ayrıca MHP Maltepe İlçe Başkanı Mesut Kamburoğlu'nun yaptığı iki ayrı başvuruda, Maltepe 1 ve 2. İlçe Seçim Kurulunca Maltepe İlçe Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin oy pusulalarının sayımına karar verdi.

Beyoğlu İlçe Seçim Kurulu, geçersiz oyların yeniden sayım talebini reddetmiş, İstanbul İl Seçim Kurulu, 4 Nisan'da Beyoğlu İlçe Seçim Kurulunun bu kararını kaldırmıştı. CHP, İl Seçim Kurulu kararının durdurulması talebiyle YSK'ye başvurdu. YSK, Beyoğlu 1. ve 2. İlçe Seçim Kurulunca tüm oyların sayımına fiilen başlanmış olması nedeniyle itirazı reddetti. Böylece Beyoğlu'ndaki geçersiz oylara ilişkin sayım işlemleri devam edecek.

Sancaktepe seçim sonuçlarına yapılan itiraz üzerine Sancaktepe 1. İlçe Seçim Kurulu, sadece ilçe belediye başkanlığı seçimine ait oy pusulalarını yeniden saymıştı. AK Parti, Sancaktepe'deki Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Belediye Meclisi üyeliğine ait oy pusulalarının da sayılması talebiyle YSK'ye başvurdu. Kurul, Sancaktepe 1. İlçe Seçim Kurulunun uygulamasında kanunsuzluk bulunmadığından talebi reddetti.

Çekmeköy'de ise AK Parti'nin itirazı üzerine, geçerli ve geçersiz tüm oyların sayımına başlanmıştı. Ancak İlçe Seçim kurullarının itiraz üzerine karar vermesi için yasa gereği verilen süre dolmak üzere olduğundan yapılacak işlem hakkında Çekmeköy İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı YSK'ye görüş sordu. YSK, sayım döküm işlemlerinin aralıksız ve açık olarak gerçekleştirilmesine, sayım döküm işlemlerinin en kısa sürede tamamlanması için ilçe seçim kurulunca yeterli personelin görevlendirilmesine ve sayım döküm işlemlerinde adayların, siyasi parti temsilcilerinin ve müşahitlerin hazır bulunabileceğine karar verdi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, YSK binası önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, seçimin sona erdiğini ve geçici sonuçların siyasi partilerle paylaşıldığını belirtti.

İtiraz sürecinin devam ettiğini aktaran Güven, ilçe ve il seçim kurullarının itiraz olması durumunda kararlarını vereceğini vurguladı.

Bugün saat 15.00'e kadar ilçe seçim kurullarına itiraz süresinin olduğunu hatırlatan Güven, "İlçe seçim kurullarının 2 günlük bir karar verme süresi var. İl seçim kurullarında bir günlük itiraz süresi var. Onlar da 2 günlük bir süre içerisinde itirazlara karar verecekler. Sonra 3 gün içerisinde de isterlerse bize gelecekler. Süreç bu şekilde işleyecek." diye konuştu.

Güven, mazbatalarla ilgili soru üzerine, "İtiraz olmayan yerlerde mazbatalar verilecek." karşılığını verdi.

YSK Başkanı Güven, "Şu an itibarıyla Ekrem İmamoğlu 4 milyon 159 bin 650 bana gelen rakam. Binali Bey'in 4 milyon 131 bin 761 oyu sisteme tanımlanmış vaziyette. İtiraz süreçleri devam ediyor." dedi.

İSTANBUL (AA) - İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, "2019'un ilk üç ayında da turist sayısında yüzde 13'ün biraz üstünde bir artış var. İstanbul'da 2019 turizm hedefimiz 15,5 milyondur. 2023 yılı hedefimiz ise İstanbul'da 20 milyonun üzerinde... Turizm Bakanımız ve Sayın Cumhurbaşkanımız'ın da Turizm Fuarı'nda ifade ettiği rakamlar bu şekilde. 70 milyon turist, 70 milyar dolar gelir hedefliyoruz. Dünyada ülke olarak ilk 5'e, şehir olarak da İstanbul'la ilk 5'e girmek istiyoruz." dedi. 

İstanbul Valiliği'nce düzenlenen 15-22 Nisan Turizm Haftası açılış programı, Türk ve İslam Eserleri Müzesinde gerçekleştirildi. 

Vali Yerlikaya, açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye'nin ve İstanbul'un 2019'da turizm alanında tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadığını söyledi. 

Türkiye'nin 2018'de 46 milyon misafir ağırladığını dile getiren Yerlikaya, "2019'un ilk üç ayında da turist sayısında yüzde 13'ün biraz üstünde bir artış var. İstanbul'da 2019 turizm hedefimiz 15,5 milyondur. 2023 yılı hedefimiz ise İstanbul'da 20 milyonun üzerinde... Turizm Bakanımız ve Sayın Cumhurbaşkanımız'ın da Turizm Fuarı'nda ifade ettiği rakamlar bu şekilde. 70 milyon turist, 70 milyar dolar gelir hedefliyoruz. Dünyada ülke olarak ilk 5'e, şehir olarak da İstanbul'la ilk 5'e girmek istiyoruz. Bunu başarabileceğimize inanıyoruz. Türkiye'ye gelen toplam turistin yüzde 33'ü İstanbul'a geliyor." diye konuştu. 

Yerlikaya, sektör temsilcileriyle sürekli olarak bir araya gelerek turizmin geliştirilmesi için ortak adımlar atıldığını söyledi. 

İstanbul'un Türkiye'nin dünyaya açılan kapısı olduğunu vurgulayan Yerlikaya, şunları kaydetti:

"Yeni havalimanı ile daha da güçlendik. 70 milyon turisti bu ülkede, 20 milyon turisti de bu şehirde ağırlamak için dersimize çok çalışmalıyız. Tarihimiz, kültürümüz, mutfağımız gibi çok güçlü yanlarımız var. Dünyanın turizmle ilgili anketlerinde ilk 4'e giriyoruz. Artık ülkelerin de şehirlerin rekabetini görüyoruz. " 

Turizm konusunda sadece turizm sektöründe çalışanların değil herkesin sorumluluklarının olduğunu aktaran Yerlikaya, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Yabancı bir misafirimizi ilk karşılayan yabancı şube polisimiz, kapıdan çıktığı zaman onu karşılayan taksicimiz, metroya girdiği zaman onu ilk gören İstanbul'lu kardeşimiz misafirperverliğini her zamanki gibi en güzel şekilde yapmak ve bunu devam ettirmek zorundayız. Çünkü dünyadaki şehirler bu konuda acımasızca mücadele ediyor. En ufak bir sorun bile sosyal medyada büyütülüyor. Biz her platformda kusurlarımızla değil güzel özelliklerimizle, gıpta edilecek bir şekilde anılmak zorundayız. " 

İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz da İstanbul'un Sultanahmet Meydanı gibi 9 bin yıla yakın geçmişe sahip kültürel hazinelerle dolu olduğunu söyledi. 

İstanbul'un birçok açıdan dünyanın en zengin şehirlerinden olduğunu belirten Yılmaz, "Dünyanın bütün renk, edebiyat, mimari ve birçok unsurların kalbinden selamlıyorum sizi. İstanbul ne anlam ifade ediyor sorusuna en mükemmel cevap şu içinde bulunduğumuz yerdir. Turizm açısından da İstanbul'la içerdiği tarihsel zenginlik ve barındırdığı renkler itibariyle rekabet edebilecek hiçbir şehir yok. İstanbul turizmde artış trendinde. Onun için vatandaşından taksicisine hepimize büyük sorumluluklar düşüyor." ifadelerini kullandı. 

 

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmazİstanbul Valisi Ali Yerlikaya
Muhabir Mehmet Kara
Yayınlayan Cemal Coşkun

TBMM (AA) - TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Polis teşkilatımızın özellikle hain 15 Temmuz darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında ortaya koyduğu tavır, bu teşkilatın gurur tablosu olarak halihazırdaki yerini her zaman koruyacaktır." dedi.

Şentop, Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 174. yılı dolayısıyla Meclis Şeref Holü'nde verilen resepsiyona katıldı.

Mustafa Şentop, Emniyet Teşkilat Kanunu'na dayanarak örgütlenen ve Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile yetkilendirilen Türk Polis Teşkilatının, İçişleri Bakanlığına bağlı bir genel müdürlük olarak yapılandığını, merkezde daire başkanlıkları, taşrada ise il ve ilçe emniyet müdürlükleri olarak kurulduğunu dile getirdi.

Türk Polis Teşkilatı mensuplarının, 10 Nisan 1845'ten bugüne ülkede huzur ve düzenin bozulmaması, vatandaşların güvenli şekilde hayatını sürdürebilmesi için gece gündüz demeden, fedakarca görev yaptığını belirten Şentop, "300 bine yaklaşan fiili kadrosuyla büyük ve disiplinli bir ordu görünümünde olan polis teşkilatının özellikle terörle mücadeledeki etkili çabası hepimizin takdirlerini ve minnetlerini kazanmaktadır. Özellikle hain 15 Temmuz darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında polis teşkilatımızın ortaya koyduğu tavır, bu teşkilatın gurur tablosu olarak halihazırdaki yerini her zaman koruyacaktır." ifadelerini kullandı.

Türk Polis Teşkilatının, iki asra yaklaşan mazisiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin önemli bir yapı taşı haline gelmeyi başardığını vurgulayan Şentop, şunları kaydetti:

"Polis teşkilatımız bugün ülkemiz gündeminin ilk sıralarında yerini muhafaza eden terörle mücadeleden uyuşturucu kaçakçılığı, trafik terörü ve insan kaçakçılığına kadar son derece karmaşık ve zor görevleri gece gündüz demeden, canı pahasına kamu adına takip etmektedir. Polislerimizin vazifelerini ne kadar büyük bir fedakarlıkla yürüttüğünün hepimiz farkındayız. Fedakarca ve takdire şayan bir vatanperverlikle vazifesini yürüten polislerimizin özlük haklarıyla ilgili çalışmalar yürütülmektedir. Bu çalışmaların bir an evvel tamamlanması en büyük arzumuzdur. Fedakarlık ve millet sevdası üzerine bina edilmiş Türk Polis Teşkilatının 174. yıl dönümünü en içten dileklerimle kutlarken bütün polislerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. İlk günden bugüne kadar bu şerefli yıldız altında, bu kuruma ve bu millete hizmet etmiş, şehit ve gazi olmuş bütün geçmiş büyüklerimizi, polislerimizi yüce Allah'tan rahmet dileğiyle hürmetle yad ediyorum."

Konuşmasının ardından resepsiyona katılan Şentop, daha sonra Şeref Kapısı önünde Mecliste görevli emniyet mensuplarıyla fotoğraf çektirdi.

Şentop, ardından TBMM Koruma Daire Başkanı Ahmet Birtan Erol'u makamında ziyaret etti.

Resepsiyonda, TBMM Başkanvekilleri Süreyya Sadi Bilgiç ve Levent Gök, MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, TBMM İdare Amirleri Orhan Yeğin ve Erkan Haberal, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı İsmet Yılmaz, milletvekilleri ile emniyet mensupları da yer aldı.

 

Muhabir Sinan Uslu
Yayınlayan Bülent Karaaslan

İSTANBUL (AA) - CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, "Beklentimiz bir an önce sürecin sonuçlanması. Bu sürecin teminatı YSK'dır. Günün sonunda YSK'nın süreçle ilgili en doğru karar vereceğine inanıyoruz. Ancak her geçen süre, her geçen zaman dilimi gerçekten bizleri üzüyor. İstanbul'u, İstanbul'da yaşayan vatandaşlarımızı üzüyor. Bir an önce sürecin toparlanması, netlik kazanması adına da sağlıklı adımların en hızlı şekliyle atılması gerekiyor." dedi.

CHP'nin ilçe seçim kurullarında başlattığı "demokrasi nöbeti"ne destek vermek için İstanbul'a gelen 55 il başkanı, CHP İstanbul İl Canan Kaftancıoğlu ile CHP 2. Bölge Koordinasyon Merkezinde basın toplantısı düzenledi. Ardından Ekrem İmamoğlu da il başkanlarıyla bir basın açıklaması yaptı. 

Seçimle ilgili Yüksek Seçim Kurulundaki (YSK) süreci, alınan kararları parti olarak takip ettiklerini ifade eden İmamoğlu, beklentilerinin bir an önce sürecin sonuçlanması olduğunu kaydetti.

İmamoğlu, sürecin teminatının YSK olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Günün sonunda YSK'nın süreçle ilgili en doğru kararı vereceğine inanıyoruz. Ancak her geçen süre, her geçen zaman dilimi gerçekten bizleri üzüyor. İstanbul'u, İstanbul'da yaşayan vatandaşlarımızı üzüyor. Bir an önce sürecin toparlanması, netlik kazanması adına da sağlıklı adımların en hızlı şekliyle atılması gerekiyor. Bu noktada başka arayışlara girenleri de görüyoruz. Bu arayışların da anlamlı olmadığını, sadece demokrasinin gereği olan bu seçimlerde nasıl kazanarak geliyorsanız, kaybederek gitmenin de demokrasinin doğallığı içerisinde olduğunu kabul etmeleri gerektiğini ve bütün ruh hallerinin buna hazır olması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Demokrasi sadece kazanılarak tesis edilemez."

İmamoğlu, artık sürecin tamamlanması gerektiğini vurgulayarak, YSK'nın en hızlı şekilde en doğru kararı vermesini umut ettiğini, CHP İstanbul İl Başkanlığının yaptığı talep üzerine de, YSK'nın kendisini yetkilendireceğini düşündüğünü söyledi.

Şehrin acil bir yönetime ihtiyaç duyduğunu, yoksulluğun ve işsizliğin en derinden hissedildiğini, ekonomik sıkıntıların büyük kentlerde insanları daha da mağdur ettiğini belirten İmamoğlu, bir an önce yönetime gelip katkı sunmak,  sorunları çözüme kavuşturmak istediğini dile getirdi. İmamoğlu, çocuklar ve gençler için projelerini bir an önce hayata geçirmek istediğini ifade etti.

- "Kendi koltuklarını kurtaramayacakları gibi ülkemize de zarar veriyorlar"

Ekrem İmamoğlu, şu anda yönetimi devretmek üzere olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimiyle ilgili bir sürü ihbarlar aldığını belirterek, ihbarların da mali düzenlemeler ve verilerle ilgili olduğunu, bazı siyasilerin aldığı bazı kararlarla belediyenin ciddi zararlara uğratılabileceği konusunda duyumlar geldiğini öne sürdü.

Bu olumsuzlukların ve duyumların sona ermesini istediğini belirten İmamoğlu, bir an önce görevi alıp kente hizmet etmek istediğini kaydetti.

Partizanlık döneminin sona erdiğini, artık insana, şehre ve topluma hizmet döneminin yaşanacağını dile getiren İmamoğlu, 16 milyon İstanbul ittifakının bu sürece birebir katıldığı, demokrasinin her yönüyle hissedildiği bir dönemi başlatacağını kaydetti.

İmamoğlu, "Rakibimizin adına bu süreci yönetenler, AK Parti'nin içerisinde bu süreçte hata, eksiklikler yapanlar ve acaba koltuğum ne olacak endişesinde olan insanların çırpınışlarını anlıyorum. Ama yanlış yapıyorlar. Kendi koltuklarını kurtaramayacakları gibi ülkemize de şehrimize de zarar veriyorlar. Hatta uluslararası platformda da itibarımızı zedeliyorlar. Bu şehri dünyanın her tarafında izliyorlar. Yapmayın." ifadelerini kullandı.

  İstanbul'un kaderiyle oynanmaması gerektiğini, kaybettirilen zamanın kente bedelinin ağır olacağını söyleyen İmamoğlu, "AK Parti 'nin üst düzey yetkililerinin de oradaki sağduyunun da müsaade etmeyeceğini umut ediyorum. Etmemesi gerektiğini düşünüyorum." dedi.

AK Partili'lere de seslenen İmamoğlu, kollarını açarak sarılmak istediğini, tüm değerleriyle onları da kucaklayacağını duyurmak istediğini kaydetti.

- "Kendileri hakkında suç duyurusunda bulunsunlar"

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ekrem İmamoğlu, AK Parti'nin olağanüstü itiraz yolunu kullanarak İstanbul'da seçimin yenilenmesini isteyeceği hatırlatılarak, seçimlerde bir usulsüzlük olup olmadığına ilişkin soru üzerine, kendi partisinin birçok şüphe ve tereddütle seçime girdiğini söyledi.

Başta YSK ve AK Parti'nin seçimlerle ilgili topluma "sıfır tereddüt, sıfır şüphe mesajlarını" verdiğini ifade eden İmamoğlu, şüphe duydukları konularla ilgili de başvurular yaptıklarını anlattı.

İmamoğlu, seçim sürecinde yaptıkları tek şeyin maksimum duyarlı ve tedbirli bir organizasyon olduğunu vurgulayarak, "Ama ne olduysa seçim günü tüm ortamı hazırlayan bu kurumlar, yani bakanlıklar onlarda, YSK sürecin tek hakimi. Kendilerinin emin olduğu bu süreçte bugün seçimi kaybettiler diye her unsurunu sorgularken, niçin, suçluyu ararken aynaya bakmazlar anlamış değilim. Kendileri hakkında suç duyurusunda bulunsunlar. Bizim burada 10 binlerce insanın katkısıyla, sıfır tereddütle sonuçları toplumla paylaşma adına verdiğimiz mücadeleyi ben biliyorum." değerlendirmesini yaptı.

Sandıklardaki görevliler arasında kendi elemanlarının azınlıkta olduğunu belirten İmamoğlu, şöyle devam etti:

"Memleketin bu şehrini sadece İstanbullular sonuç olarak merak etmiyor, bütün dünya takip ediyor. 145 yıldır biz demokrasi için mücadele ediyoruz. 145 yıldır mücadele ettiğimiz bu süreçte elbette hatalar, eksiklikler olacak ama çok büyük hataları memleket kaldıramaz. Dolayısıyla akli selim insanları, sağduyulu insanları, kendi partilerinin içerisinde tavır ve davranışlarına dikkat etmeleri konusunda uyarıyorum, göreve çağırıyorum. İşin suyunu çıkarmasınlar. Bu seçimin sonucu belli. Seçimin sonucunu sokak da kabul etmiş durumda. İnsanları birbirine başka bahanelerle kötü gözlerle bakmaları için kötülük üzerinden siyaset yapma karakterlerini geliştirmesinler. Ben insanlara gülerek hizmet edeceğim. Çok çalış 5 yıl sonra da sen kazan. Maç yaparsınız, mızıkçı rakibiniz vardır ya... Bu saat itibarıyla VAR sistemi kabul etti, hakem gölü verdi, tribünlerdeki her iki takımın taraftarı da alkışlıyor, ortada bir-iki oyuncu 'Olmaz olmaz' diye sahada mızıkçılık yapıyor. Böyle olmaz, çok hoş bir durum değil." 

  - "Partinin sağduyusu, aklı ona hak ettiği irtifayı gösterecek"

Ekrem İmamoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin seçimin yenilenmesine ilişkin sözlerini, "Bazı sözleri anlayamıyorum, literatürüm ona yetmiyor. O zaman her 2 ayda bir seçim yapalım. Zaten alıştı memleket, 5 senede 7 seçim yaptı, ekonomisi yandı bitti kül oldu, insanlar partizanlaştı, 5 yaşındaki çocuk bile partilerin ismini biliyor. Bıraksınlar da bu çocukları eğitelim, hayata insanları tutunduralım. Bugünkü demokrasinin gereği, seçimin kaybedenin gelip seçimi kazananın elini sıkması ve tebrik etmesi, centilmenliği ve ahlakıdır. Onu yerine getirsin." şeklinde değerlendirdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz'un "seçimin hukuksal meşruiyetinin tartışılacağı"na ilişkin açıklamalarına yönelik soru üzerine, İmamoğlu, şöyle konuştu:

"Seçimin meşruiyetini bence 5 yıl boyunca sadece Sayın Yavuz ve onun gibi kaybeden birkaç kişi tartışacak. 16 milyon insanın öyle bir derdi yok, 16 milyon insan hizmet bekliyor. Sayın Yavuz hala o tereddütleriyle kameralar karşısına çıkıp çıkıp duruyor. Ben de çıkıp çıkıp duruyorum. Tek şansı onu gösteriyorlar, beni az gösteriyorlar. Kimin itibarı yüksek onu bilemem. Bence sözlerinin hiçbir anlamı yok, kendi zihninde yarattığı dünyada mutlu olmaya çalışıyor. Çok yakın zamanda AK Parti, bu ülkeye hizmet eden bir siyasi partinin sağduyusu, aklı ona hak ettiği irtifayı gösterecek. Bu yukarı doğru mu olur aşağı doğru mu olur bilemem. Bu sözümden sonra muhtemelen partisi genel değerlendirmesini yapacaktır."

- "En büyük ayıbı Sayın Binali Yıldırım'a yaptılar"

Ekrem İmamoğlu, medyayı tehdit etmediğini, bazı kurumlara "ne kadar itibarlı olduğunu" hatırlattığını belirten İmamoğlu, "Soyadlarıyla, aileleriyle itibarların, en az 2-3 nesildir bu ülkeye iş ürettiklerini, hizmet ettiklerini, şu anda medya kurumlarının sahibi olmakla sadece bize karşı değil, ailelerine ve soyadlarına sorumlu olduklarını hatırlattım. Şu anda sahibi oldukları kurumların da bu ülke tarihinde önemleri var. Uyardım, 'Üzülüyorum. Ne ailenize yanlış yapın ne o tarihi kurumlara ne de topluma...' dedim. Bunu söyledim." diye konuştu.

Büyükçekmece'deki iddialara ilişkin soruya da İmamoğlu, "Yazık, bir ilçeyi baskı altında tutmak... Şu an bazı hamlelerde dördüncü, beşinci dünya ülkelerinin yaptığı hamleleri görüyoruz. Allah'tan bu ülkenin ve toplumun derin bir vicdanı var, görüyor her şeyi. YSK, 'Ne hayali seçmen var, ne seçmen nakliyle oy hakkı çiftelenmiş seçmen vardır. Herkes güvenle seçime bakabilir.' demiş." ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, oy farkına yönelik bir soruyu yanıtlarken, "Oyu küçümseyenler, bu süreci bize yaşatanlar Allah aşkına, o gece saat 22.30'da '3 bin oyla seçimi kazandık.' diye kendini 80 milyona alkışlatanlar utanmıyor mu? En büyük ayıbı bu ülkeye hizmet etmiş Sayın Binali Yıldırım'a yaptılar. Sayın Yıldırım'ı yanlış bilgilendirdiler, çıkardılar milletin huzurunda 'Kazandık' diye kendisini mahcup etmesine fırsat tanıdılar. Ben Sayın Yıldırım'ın yerinde olsam buna vesile olan kim varsa, yüzlerine bir daha bakmam, adam yerine koymam." diye konuştu.

"Seçim tekrarlanırsa ne yapacaksınız?" sorusuna İmamoğlu, "Bu ülkenin, bu milletin derin aklı vardır. Öyle bir şey olmaz. YSK'nın, il başkanımızın verdiği dilekçeye cevap vermesini, İstanbullunun zarar etmemesini, İstanbul'un zarara uğramamasını, dünyaya rezil olmamayı istiyoruz. Bir an önce sarılalım, kucaklaşalım, hizmet edelim. 'Sayın Cumhurbaşkanıyla anlaşacak mısınız?' Ne demek anlaşamayacağım? Ben bir dahaki seçim oyuna talibim onun. Benden hizmet noktasında kimse kaçamaz." karşılığını verdi.

Muhabir Hanife Sevinç,Andaç Hongur
Yayınlayan Ali Bayaslan

Trabzon'un Maçka ilçesindeki Sümela Manastırı'nın kapsamlı restorasyon ve kaya ıslahı çalışmalarının ardından ilk bölümü 18 Mayıs'ta ziyarete açılacak.

Altındere Vadisi'ndeki Karadağ'ın eteğinde sarp ve kayalık alana kurulu olan, misafirlerine doğa, tarih ve kültürü bir arada sunan Sümela Manastırı, kapsamlı restorasyon ve kaya ıslahı çalışmaları nedeniyle ziyarete kapalı olmasına rağmen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Doğal güzellikleri, eşsiz manzarası ve turizm alternatifleriyle her mevsim rağbet gören manastır, yöreye gelen ziyaretçilere trekking, dağ bisikleti, yamaç paraşütü, foto safari gibi farklı olanaklar da sunuyor.

Yeni turizm sezonunda ilk bölümüyle "18 Mayıs Müzeler Haftası"nda ziyaretçilerini ağırlayacak manastırda, 4 bin ton kaya temizliği yapıldı, manastıra giden 300 metrelik yürüyüş yolu düzenlendi, tarihi su kemerleri, giriş binası ile manastıra çıkan merdivenler de yeniden restore edildi.

"Manastıra ilgi kapalı olduğu dönemlerde de devam etti"

İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Ayvazoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sümela Manastırı'nın yılın dört mevsimi sunduğu alternatiflerle yerli ve yabancı turistlerden rağbet gördüğünü söyledi.

Manastırda 2016 yılından bu tarafa restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmalarının devam ettiğini anımsatan Ayvazoğlu, Sümela Manastırı'na ilginin ziyarete kapalı olduğu dönemlerde de devam ettiğini vurguladı.

Ayvazoğlu, manastırda birinci etap olarak planlanan çevre düzenleme ve restorasyon çalışmasının tamamlanarak hizmete hazır hale getirildiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"İlk bölümde ziyaretçilerimizin can güvenliğini sağlamak üzere 4 bin ton kaya temizliği yapıldı. Ayrıca manastıra giden 300 metrelik yürüyüş yolu düzenlendi, tarihi su kemerleri, giriş binası ile manastıra çıkan merdivenler de yeniden restore edilerek kullanılır hale getirildi. Şu anda çevre temizliğine yönelik çalışmalarımızı hızlandırdık ve açılışa hazırlanıyoruz."

"Trabzon, yeni turizm sezonuna güzel bir başlangıç yapacak"

Sümela Manastırı'nın ilk bölümünün açılışının 18 Mayıs'ta yapılacağını aktaran Ayvazoğlu, şunları kaydetti:

"Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy, Sümela Manastırı'mızın birinci bölümünün tamamlanarak 18 Mayıs Müzeler Haftası'nda ilk kısmının açılacağını ifade etmişlerdi. Biz de Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak bu yöndeki çalışmalarımızı hızlandırdık. Dünyaca ünlü Sümela Manastırı'mız yeni turizm sezonu öncesi ilk bölümüyle yerli ve yabancı turistlerini ağırlamaya hazır. İkinci etap kısmın tamamlanmasına yönelik de çalışmalarımız başladı. İkinci etap çalışmalarını da 2020 sezonunda tamamlamayı planlıyoruz."

Türk Hava Yolları (THY) Basın Müşaviri Yahya Üstünİstanbul Havalimanı'ndan bugün yapılan geliş gidiş seferleriyle toplam 25 bin 223 yolcuyu taşıdıklarını bildirdi.

Üstün, taşınma sürecinin sona erdiği İstanbul Havalimanı varışlı ve çıkışlı icra edilen THY'nin tarifeli seferleriyle ilgili açıklama yaptı.

Yahya Üstün, yeni evleri İstanbul Havalimanında, saat 13.45 itibarıyla 10 bin 641 misafiri 48 seferle uğurladıklarını kaydederek, "Evimize gelen yolcu sayımız ise 79 seferde 14 bin 582. Misafirlerimizin toplam bagaj sayısı 21 bin 792, performans oranımız yüzde 84. İyi başladık. Güzel gidiyoruz." ifadelerini kullandı.

Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak koordinesinde, Doç.Dr. Coşkun Taştan ve Araştırma Görevlisi Aslıhan Küçüker Yıldız tarafından hazırlanan ve 46 sayfadan oluşan raporda, dikkati çeken istatistikler yer aldı.

Rapora göre, Türkiye'de son 3 yılda 932 kadın cinayete kurban gitti. En çok cinayet İstanbul, Ankara ve İzmir'de işlenirken, faillerin ve maktullerin yüzde 46'sının ilkokul mezunu olduğu belirlendi.

Kadın cinayetlerinin yarısından fazlası ateşli silahlarla gerçekleşti. Bu silahların yüzde 83'ünün ruhsatsız olduğu belirlendi. Bu rakamı yüzde 31,9 ile kesici ve delici aletler takip etti.

Kadın cinayetlerinin 72,8'i konut ve metruk binalarda, yüzde 15'i ise sokak ortasında işlendi.

Her yaşta kadın hedef oldu

Cinayete kurban giden kadınların yaş ortalamaları ise her yaşta kadının hedef alındığını ortaya koydu.

Rapordaki verilere göre, cinayete kurban giden her dört kadından biri 26-35 yaş aralığındayken, son 3 yıldaki cinayetlerde en yaşlı kurban 88, en genci ise henüz bir yaşına bile basmamış bir bebek oldu.

En çok cinayet cuma günü işlendi

Rapora göre, kadın cinayetleri en çok cuma günleri işlendi. Perşembe ve pazartesi takip eden günler olurken, eylül ve aralık ise kadın cinayetlerinin en yoğun işlendiği aylar olarak raporda öne çıktı.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerine ilişkin İstanbul'da Maltepe, Beyoğlu, Sancaktepe ve Çekmeköy'deki itirazları karara bağladı.

YSK, İstanbul İl Seçim Kurulu kararlarına yapılan itirazları görüşmek için dün gece toplandı.

AK Parti'nin itirazı üzerine, Maltepe 2. İlçe Seçim Kurulunca tüm sandıklarda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ait oy pusulalarının tümünün sayılmasına karar veren YSK, AK Parti YSK temsilcisi Recep Özel'in bir başka başvurusu üzerine Maltepe 1. İlçe Seçim Kurulunca da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ait oy pusulalarının tümünün sayılmasını kararlaştırdı. YSK, ayrıca MHP Maltepe İlçe Başkanı Mesut Kamburoğlu'nun yaptığı iki ayrı başvuruda, Maltepe 1 ve 2. İlçe Seçim Kurulunca Maltepe İlçe Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin oy pusulalarının sayımına karar verdi.

Beyoğlu İlçe Seçim Kurulu, geçersiz oyların yeniden sayım talebini reddetmiş, İstanbul İl Seçim Kurulu, 4 Nisan'da Beyoğlu İlçe Seçim Kurulunun bu kararını kaldırmıştı. CHP, İl Seçim Kurulu kararının durdurulması talebiyle YSK'ye başvurdu. YSK, Beyoğlu 1. ve 2. İlçe Seçim Kurulunca tüm oyların sayımına fiilen başlanmış olması nedeniyle itirazı reddetti. Böylece Beyoğlu'ndaki geçersiz oylara ilişkin sayım işlemleri devam edecek.

Sancaktepe seçim sonuçlarına yapılan itiraz üzerine Sancaktepe 1. İlçe Seçim Kurulu, sadece ilçe belediye başkanlığı seçimine ait oy pusulalarını yeniden saymıştı. AK Parti, Sancaktepe'deki Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Belediye Meclisi üyeliğine ait oy pusulalarının da sayılması talebiyle YSK'ye başvurdu. Kurul, Sancaktepe 1. İlçe Seçim Kurulunun uygulamasında kanunsuzluk bulunmadığından talebi reddetti.

Çekmeköy'de ise AK Parti'nin itirazı üzerine, geçerli ve geçersiz tüm oyların sayımına başlanmıştı. Ancak İlçe Seçim kurullarının itiraz üzerine karar vermesi için yasa gereği verilen süre dolmak üzere olduğundan yapılacak işlem hakkında Çekmeköy İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı YSK'ye görüş sordu. YSK, sayım döküm işlemlerinin aralıksız ve açık olarak gerçekleştirilmesine, sayım döküm işlemlerinin en kısa sürede tamamlanması için ilçe seçim kurulunca yeterli personelin görevlendirilmesine ve sayım döküm işlemlerinde adayların, siyasi parti temsilcilerinin ve müşahitlerin hazır bulunabileceğine karar verdi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, YSK binası önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, seçimin sona erdiğini ve geçici sonuçların siyasi partilerle paylaşıldığını belirtti.

İtiraz sürecinin devam ettiğini aktaran Güven, ilçe ve il seçim kurullarının itiraz olması durumunda kararlarını vereceğini vurguladı.

Bugün saat 15.00'e kadar ilçe seçim kurullarına itiraz süresinin olduğunu hatırlatan Güven, "İlçe seçim kurullarının 2 günlük bir karar verme süresi var. İl seçim kurullarında bir günlük itiraz süresi var. Onlar da 2 günlük bir süre içerisinde itirazlara karar verecekler. Sonra 3 gün içerisinde de isterlerse bize gelecekler. Süreç bu şekilde işleyecek." diye konuştu.

Güven, mazbatalarla ilgili soru üzerine, "İtiraz olmayan yerlerde mazbatalar verilecek." karşılığını verdi.

YSK Başkanı Güven, "Şu an itibarıyla Ekrem İmamoğlu 4 milyon 159 bin 650 bana gelen rakam. Binali Bey'in 4 milyon 131 bin 761 oyu sisteme tanımlanmış vaziyette. İtiraz süreçleri devam ediyor." dedi.