08 Ara 2019
BT Content Showcase - модуль joomla Книги

İstanbul

Süper Lig'in 9. haftasındaki derbide yarın karşılaşacak Beşiktaş ile Galatasaray, tarihlerinde 346. kez birbirine rakip olacak.

Taksim Stadı'nda 22 Ağustos 1924'te Beşiktaş'ın 2-0 galibiyetiyle başlayan 95 yıllık rekabette, geride kalan 345 maçın 122'sini Galatasaray, 110'unu Beşiktaş kazandı, 113 karşılaşma ise beraberlikle sonuçlandı.

Sarı-kırmızılıların 484 golüne, siyah-beyazlılar 452 golle karşılık verdi. 

Lig maçları 

Galatasaray ile Beşiktaş arasında ligde yapılan 122 karşılaşmada ise genel toplamda olduğu gibi sarı-kırmızılı takımın üstünlüğü bulunuyor.

İki takımın ligde karşı karşıya geldiği müsabakalarda Galatasaray 45, Beşiktaş ise 35 kez sahadan galip ayrıldı. Taraflar 42 müsabakada eşitliği bozamazken, sarı-kırmızılılar 150, siyah-beyazlılar 128 gol attı.

Geçen sezon ligde yapılan maçları ev sahibi takımlar kazandı. Beşiktaş, Vodafone Park'ta 1-0, Galatasaray da Türk Telekom Stadı'nda 2-0 galip geldi.

Son 30 lig maçında 6 kırmızı kart 

Beşiktaş ile Galatasaray arasındaki rekabette son 30 lig maçında hakemler sadece 6 kez kırmızı kart kullandı.

İki takım arasında Süper Lig'de yapılan son 30 derbide hakemler Beşiktaşlı Matias Delgado, Roberto Hilbert, Veli Kavlak ve Dusko Tosic ile Galatasaraylı Felipe Melo'ya (2 kez) kırmızı kart gösterdi.

Bu süre içinde hakemler, ayrıca iki takım oyuncularına toplam 158 sarı kart çıkardı. Beşiktaş'tan 83, Galatasaray'dan ise 75 futbolcu sarı kart gördü.

Son 10 maçta Beşiktaş üstün

İki takım arasında oynanan son 10 resmi maçta Beşiktaş'ın galibiyet sayısı bakımından üstünlüğü bulunuyor.

Siyah-beyazlı ekip, söz konusu 10 karşılaşmada 5 kez kazandı, Galatasaray 3 kez sahadan galibiyetle ayrıldı. İki takım arasındaki 2 karşılaşma ise beraberlikle tamamlandı.

Söz konusu maçlarda siyah-beyazlı ekip 11 gol atarken, Galatasaray 10 kez fileleri havalandırdı.

İstanbul

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, UEFA Şampiyonlar Ligi A Grubu'nun 3. haftasında bugün İspanya'nın Real Madrid takımıyla oynayacakları maç öncesinde, Florya Metin Oktay Tesisleri'nde Uruguaylı kaleci Fernando Muslera'nın da katılımıyla düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Terim, İspanyol basın mensuplarının geç kalmasından dolayı antrenmanı 15 dakika ertelediklerini belirterek, "İspanyol misafirlerimiz için antrenmanı 15 dakika erteledik. UEFA da bunu duysun. Trafiği de göz önüne alarak antrenmanın saatlerini değiştirmeye pek alışkın olmamamıza rağmen misafirperverlik örneği gösterdik." dedi.

Fatih Terim'in, "Madrid'de de bir şey olursa unutmasınlar." diyerek espri yapması gülüşmelere neden oldu.

Real Madrid'in grupta son sırada olmasının dünya spor kamuoyu tarafından beklenmediğini aktaran Terim, "Önemli bir maç. Grup sıralamasında en kritik maçlardan bir tanesi olarak görülüyor. İspanyol basını dahil tüm dünya grupta Real Madrid'in 4. sırada olmasına pek alışık değil. Adınız Real Madrid olunca tepkiler de doğal olarak büyüyor. Nasıl Türkiye'de en ufak şeyde bizimle ilgili çalkantılar oluyorsa orada da oluyor. Bizim için de çok önemli bir maç. Kazanmamız halinde ne olacağını, kaybetmemiz durumunda nasıl bir durumla karşılaşacağımızı biliyoruz." diye konuştu.

Real Madrid'in teknik direktörü Zinedine Zidane'ın geleceğinin tartışıldığının söylenmesi üzerine Fatih Terim, "Zidane isminin dünya futbolunda tartışılır bir tarafı olmadığını düşünüyorum. Tüm takımlarda zaman zaman böyle şeyler olabilir. Rakibimiz son Mallorca maçına kadar liderdi. 6-7 oyuncusunu dinlendirecek kadar kredisi vardı. Şu anda da ikinci durumda. Bunların büyük takımlarda yaşanılabilecek bir süreç olduğunu düşünüyorum. Zidane, bunların altından kalkabilecek bilgi, birikim ve tecrübeye sahip." ifadelerini kullandı.

Fatih Terim, Real Madrid'in 26 Ekim Cumartesi günü Camp Nou Stadı'nda Barcelona ile yapacağı maçın Katalonya'daki protestolar ve şiddet içeren eylemler nedeniyle ertelenmesiyle ilgili, "Bizden sonra El Clasico maçının ertelenmesi mental olarak onları rahatlatmıştır, onlara bir avantaj sağlamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

"Real Madrid'i mutlaka konfor alanının dışına itmeliyiz"

Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, rakiplerini konfor alanının dışına itmeleri gerektiğini kaydetti.

Alan ve adam markajını iyi yapmaları gerektiğini aktaran Terim, "Real Madrid takımını mutlaka konfor alanının dışına itmeliyiz. Ne zaman oyunu kontrol edeceğiz, ne zaman topu rakibe bırakıp kaptığımızda geçiş hücumlarını değerlendireceğimizi iyi planladık. Alan ve adam markajımızın en üst seviyede olması gereken bir maç. Hücum üstünlüğü yüksek seviyede olan bir takımla oynayacağız. Hücumda oyunun her yönünü iyi oynayabilen bir takım. Top rakipteyken bazı savunma problemleri var. Bunları iyi değerlendirmeliyiz." şeklinde görüş belirtti.

Maç boyunca konsantrasyonla oynamaları gerektiğinin altını çizen Fatih Terim, sözlerini şöyle sürdürdü:

"90 dakika konsantrasyonumuzu bir saniye bile bırakmamamız lazım. Rakip 10 kişiyle bile oynadığında eğer o ciddiyette değilseniz neler olabileceğini görüyorsunuz. Real Madrid'e karşı bunu hiç yapamazsınız. Oyunun kontrolünü kendi elinde tutmaya çalışan bir takım. Her maç yüzde 55 ile 65 arasında topun kendisinde olmasını sağlayan bir ekip. Böyle bir takıma karşı bir saniye bile kendinizi oyunun dışında tutamazsınız. Sezon başından beri kendi sıkıntılarımızı bu maçta yapmamamız gerekiyor. Kolay top kaybı, merkezde kaybedilen toplar bizim için çok sıkıntı yaratabilir. Real Madrid'e dikkat etmeliyiz. Oyunu genişliğine oynamak isteyen bir ekip, yön değişimleri çok ani ve kenarları da iyi kullanıyorlar. Merkezi de her işi yapabilecek Benzema, dışarıdan gelecek Hazard ve genç oyuncu Vinicius ile tehlikeli bir takım. Başlangıçla beraber 90 dakikayı çok dikkatli ve iyi oynamalıyız."

Fatih Terim, Real Madrid maçının oyuncularının vitrine çıkması için şans olduğunu aktararak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Böyle maçlarda oyuncularıma hep bunun bir şans olduğunu söylerim. Real Madrid ile oynamak her ne kadar kurada şanssız olarak addedilse de şanstır. Oyuncularımızın kendini gösterme çabası veya bu mücadele içinde olması, tüm dünyanın bu maçı izlemesi onları bir podyuma çıkarıyor. Burada kayıtsız şartsız odaklanmaları ve kendilerini ifade etmeleri gerek. Real Madrid gibi takımlara mağlup olduğunuz zaman size kimse bir şey söylemez. Avantajdan kastım bu. Kısa bir süre önce Paris Saint-Germain ile oynadık. Maçtan sonra hatırladığım kadarıyla oyuncuları tribüne çağırdılar ki Galatasaray seyircisinin son zamanlarda pek yaptığı bir şey değil. Kazandığı maçlardan sonra bile... Demek ki oyunu ve isteği beğenmiş ki mağlup olmasına rağmen bir karşılık veriyor. Bunu oyuncunun iyi değerlendirmesi lazım. Kaybetmekten, hata yapmaktan korkmaması, oynaması gerek. Bu tip maçlar oynayarak kazanılır. Kaybettikten sonra sizin taraftarınız, 'Benim takımım kaybetse de ben onunla gurur duyuyorum. Çok hoşuma gitti. Çok keyifli bir maçtı.' demesi sizin kayıpta dahi kazanmanızı sağlamıştır. Bu maçlar gelir geçer. Real Madrid olur, Barcelona olur, PSG olur, Manchester olur... Bu seviyelerde bitmez böyle maçlar ama her zaman da gelmez. Geldiği zaman iyi değerlendireceksiniz."

"Taraftarın da desteğiyle iyi bir sonuçla ayrılmak istiyoruz"

Galatasaray'ın takım kaptanı Fernando Muslera ise İspanyol bir gazetecinin Türk Telekom Stadı'nda oluşacak atmosferi "cehennem" olarak nitelendirerek nasıl bir taraftar beklediğini sorması üzerine, "Taraftarlarımızı arkamıza alıp o şekilde mücadele etmek bize ekstradan güç veriyor. Rakipler için de zor bir durum. Bu rakibiniz Real Madrid, Fenerbahçe veya Beşiktaş... İsim hiç önemli değil. Bugünkü maç bizim için çok önemli. Böyle önemli maçlarda taraftarımız 90 dakika arkamızda oluyor. Yine o sahayı rakibimize cehenneme çevireceklerinden, o atmosferi oluşturacaklarından hiç şüphemiz yok." diye konuştu.

2013'teki eşleşmelerinde Real Madrid'i elemeye yaklaştıklarını aktaran Muslera, "Grubun en önemli maçlarından bir tanesi. Bunu 'yılın maçı' diye nitelendirmeyelim ama bizi çok önemli bir maç bekliyor. Taraftarımızın da bu maçı sabırsızlıkla beklemesi kadar doğal bir şey yok. 2013'te yine Real Madrid ile çok önemli bir mücadeleye çıktık. Onları eliyorduk. Oynadığımız oyun, attığımız goller ve taraftarın yarattığı atmosfer inanılmazdı. Bir daha aynı atmosferi oluşturacaklarından şüphem yok. Yılın maçı olmasa da bugün  taraftarımızın desteğiyle çok önemli bir maça çıkacağız ve umarım en iyi sonuçla ayrılacağız." ifadelerini kullandı.

Fernando Muslera, Real Madrid ile sık karşılaştıklarının hatırlatılması üzerine, şunları kaydetti:

"Real Madrid ile bu kadar çok maç oynamamız, bir şeyleri iyi yaptığımızı, şampiyon takım olduğumuzu ve UEFA Şampiyonlar Ligi'ne alışık bir takım olduğumuzu gösteriyor. Bir kez daha Real Madrid'e karşı oynamak beni gururlandıracak. Kulüpler bazından bence en önemli turnuva Şampiyonlar Ligi. Bu turnuvada bir kez daha maça çıkmak, böyle büyük bir takıma karşı oynamak beni inanılmaz gururlandırıyor. Galatasaray da benim ikinci evim gibi oldu. Burada kendimi iyi hissediyorum. Çok önemli başarılara imza attım, 5 şampiyonluk yaşadım. Birçok Şampiyonlar Ligi maçı oynadık. Bir kere daha oynamak beni hem heyecanlandırıyor hem de mutlu ediyor."

Galatasaray Real Madrid maçına hazır

Galatasaray, İspanya temsilcisi Real Madrid ile yapacağı maçın hazırlıklarını tamamladı.

Florya Metin Oktay Tesisleri'nde ilk 15 dakikası basına açık olarak gerçekleştirilen antrenman, teknik direktör Fatih Terim yönetiminde yapıldı.

Isınma hareketleri ve pas çalışmasıyla başlayan idmanın basına kapalı bölümünde Real Madrid müsabakasının taktik çalışmasının yapıldığı bildirildi.

Sakatlığı bulunan Radamel Falcao, antrenmanda yer almadı.

Hafif ağrıları nedeniyle dünkü antrenmanda tedbir amaçlı olarak fizyoterapistler eşliğinde özel bir çalışma yapan Sofiane Feghouli, takım idmanına katıldı. Cezayirli futbolcunun arka adalesinin sarılı olması dikkati çekti.

Türk Telekom Stadı'nda oynanacak Galatasaray-Real Madrid müsabakası, bugün saat 22.00'de başlayacak.

Istanbul

Finaline İstanbul'un ev sahipliği yapacağı Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki bir numaralı organizasyonu UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2019-2020 sezonu grup maçları heyecanı yarın başlıyor.

Şampiyonlar Ligi gruplarında ilk hafta karşılaşmaları, yarın ve 18 Eylül Çarşamba günü oynanacak.

Türkiye'nin Şampiyonlar Ligi'ndeki tek temsilcisi Galatasaray, A Grubu'ndaki ilk maçında çarşamba günü TSİ 19.55'te Belçika'nın Club Brugge ekibine konuk olacak.

Ligde ilk hafta maçlarının programı (TSİ) şöyle:

Yarın:

19.55 Inter (İtalya) - Slavia Prag (Çekya)

19.55 Olympique Lyon (Fransa) - Zenit (Rusya)

22.00 Napoli (İtalya) - Liverpool (İngiltere)

22.00 Salzburg (Avusturya) - Genk (Belçika)

22.00 Borussia Dortmund (Almanya) - Barcelona (İspanya)

22.00 Benfica (Portekiz) - Leipzig (Almanya)

22.00 Chelsea (İngiltere) - Valencia (İspanya)

22.00 Ajax (Hollanda) - Lille (Fransa)

18 Eylül Çarşamba:

19.55 Club Brugge (Belçika) - Galatasaray

19.55 Olympiakos (Yunanistan) - Tottenham (İngiltere)

22.00 Paris Saint-Germain (Fransa) - Real Madrid (İspanya)

22.00 Bayern Münih (Almanya) - Kızılyıldız (Sırbistan)

22.00 Dinamo Zagreb (Hırvatistan) - Atalanta (İtalya)

22.00 Shakhtar Donetsk (Ukrayna) - Manchester City (İngiltere)

22.00 Bayer Leverkusen (Almanya) - Lokomotiv Moskova (Rusya)

22.00 Atletico Madrid (İspanya) - Juventus (İtalya)

Grupta ilk iki sıra tur atlayacak

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 8 grupta ilk iki sırayı alacak takımlar, adlarını ikinci tura yazdıracak.

Gruplarını 3. sırada tamamlayacak ekipler ise yoluna UEFA Avrupa Ligi'nde devam edecek. Şampiyonlar Ligi'nde takımlar, ikinci turdan itibaren iki maçlı eleme usulüyle oynanacak eşleşmelerden galip çıkarak finale yükselmeye çalışacak.

Şampiyonlar Ligi'nde 2019-2020 sezonu finali, 30 Mayıs 2020'de İstanbul'daki Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanacak.

Gruplar

Galatasaray'ın A Grubu'nda Belçika'nın Club Brugge, Fransa'nın Paris Saint-Germain ve İspanya'nın Real Madrid takımlarıyla mücadele edeceği Şampiyonlar Ligi grupları şöyle:

A Grubu: Paris Saint-Germain, Real Madrid, Club Brugge, Galatasaray

B Grubu: Bayern Münih, Tottenham, Olympiakos, Kızılyıldız

C Grubu: Manchester City, Shakhtar Donetsk, Dinamo Zagreb, Atalanta

D Grubu: Juventus, Atletico Madrid, Bayer Leverkusen, Lokomotiv Moskova

E Grubu: Liverpool, Napoli, Salzburg, Genk

F Grubu: Barcelona, Borussia Dortmund, Inter, Slavia Prag

G Grubu: Zenit, Benfica, Olympique Lyon, Leipzig

H Grubu: Chelsea, Ajax, Valencia, Lille

Maç tarihleri

Şampiyonlar Ligi'nde maç tarihleri şu şekilde:

Grup 1. maçları: 17-18 Eylül

Grup 2. maçları: 1-2 Ekim

Grup 3. maçları: 22-23 Ekim

Grup 4. maçları: 5-6 Kasım

Grup 5. maçları: 26-27 Kasım

Grup 6. maçları: 10-11 Aralık

Son 16 turu ilk maçları: 18-19 Şubat 2020 ve 25-26 Şubat 2020

Son 16 turu rövanş maçları: 10-11 Mart 2020 ve 17-18 Mart 2020

Çeyrek final ilk maçları: 7-8 Nisan 2020

Çeyrek final rövanş maçları: 14-15 Nisan 2020 

Yarı final ilk maçları: 28-29 Nisan 2020

Yarı final rövanş maçları: 5-6 Mayıs 2020

Final maçı: 30 Mayıs 2020

A Milli Erkek Basketbol Takımı, Çin'in ev sahipliğinde gerçekleştirilen 2019 FIBA Dünya Kupası E Grubu ikinci maçında ABD'ye 93-92 yenildi.

Milliler gruptaki ilk yenilgisini alırken, ABD ikinci galibiyetine ulaştı.

 

Maça tutuk başlayan ve ilk 2 dakika içinde 4-0 geriye düşen milli takım, ilk basketini 3. dakika içinde Ersan ile buldu. Ersan'ın 6 sayısıyla ayakta kalan milliler, Melih'in de devreye girmesiyle rakibini farkı açmasını engelledi ve 8. dakika 17-14 ABD'nin üstünlüğüyle geçildi. Son dakika içinde Cedi Osman'ın basketiyle farkı bir sayıya (20-19) indiren milli takım, Middleton'ın üç sayılık basketine engel olamadı ve ilk çeyreği 26-21 geride kapadı.

Milli takım, ilk periyotta olduğu gibi 2. çeyrekte de alan savunmasında ısrar etti. Dışarıdan rakibin basketlerine engel olamayan milliler karşısında ABD, serbest atışlardan da sayı bulmasını bildi ve 15. dakikada farkı 15 sayıya (41-26) çıkardı. Wilbekin'in oyuna girmesiyle hücumda daha hareketli görüntü ortaya koyan milli takım, iyi de savunma yaptı. 3 dakikada 12-0'lık seri yakalayan Türkiye, Furkan'ın basketiyle 18. dakikada farkı 3 sayıya (41-38) indirmeyi başardı. A Milli Takım, soyunma odasına ise 47-42 geride gitti.

A Milli Takım'ı ikinci yarının ilk bölümünde Melih taşıdı. Üst üste hücum ribauntlarını alan milli takım, Cedi Osman'ın basketiyle 26. dakika içinde farkı bir sayıya (53-52) indirdi. Alan savunmasını sürdüren Türkiye, Furkan'ın üç sayılık basketiyle 28. dakikada 58-58 beraberliği yakaladı. Walker'ın son saniyedeki üç sayılık basketine engel olamayan milli takım, 3. periyodu da 65-61 geride geçti.

Milliler, son ana kadar mücadeleyi bırakmadı ve 34. dakikada Melih'in hızlı hücumda bulduğu basketle 71-71 beraberliği sağladı. Türkiye, Sertaç ile üst üste iki kez üstünlük şansını değerlendiremedi ve maçın 37. dakikası 74-74 beraberlikle geçildi. Mücadelenin son dakikasına da 79-79 beraberlikle girildi. Türkiye, mücadelenin bitimine 12 saniye kala Ersan'ın basketiyle baştan sona geride götürdüğü maçta 81-79 öne geçti. Bitime 1 salise kala Cedi Osman Tatum'a faul yapınca ABD, üç serbest atış kazandı. Tatum ile bunların ikisini sayıya çeviren ABD, 81-81 beraberliği sağladı. Türkiye, son hücumu değerlendiremeyince mücadelenin normal süresi bu skorla tamamlandı.

Türkiye, uzatma bölümünde de iyi oyununu sürdürdü. Maçın bitimine 50 saniye kala Cedi Osman ile 92-91 öne geçen milli takım, Doğuş ve Cedi Osman ile kritik 4 serbest atışı değerlendiremedi. Middleton'ın faullerden bulduğu iki sayıya engel olamayan A Milli Takım, sahadan 93-92 mağlup ayrıldı.

Milliler gruptaki ilk yenilgisini alırken, ABD ikinci galibiyetine ulaştı.

A Milli Erkek Basketbol Takımı tarihi fırsatı kaçırdı

A Milli Erkek Basketbol Takımı, 2019 FIBA Dünya Kupası E Grubu ikinci maçında ABD karşısında tarihi fırsatı değerlendiremedi.

İyi bir performans sergileyen milli takım, rakibine uzatmada 93-92 yenildi. A Milli Takım, bu sonuçla grubundaki ilk yenilgisini aldı. Türkiye, E Grubu'ndaki üçüncü karşılaşmasını 5 Eylül Perşembe günü Çekya ile yapacak. A Milli Takım, bu karşılaşmayı kazanırsa adını 2. tura yazdıracak.

Milli takımı mağlup eden ABD ise 2. tura yükselmeyi garantiledi.

Yine kazanamadı

ABD ile tarihinde 6. kez karşılaşan milliler, sahadan yine mağlubiyetle ayrıldı.

Bu sefer galibiyeti zorladı 

A Milli Takım, daha önceki maçlara göre rakibini çok zorladı.

Önceki karşılaşmalarda rakibinden en az 12 sayı fark yiyen Türkiye, 2019 FIBA Dünya Kupası'ndaki mücadelede kazanmanın eşiğine kadar geldi. Milliler, uzatmada rakibine bir sayı farkla 93-92 yenilmekten kurtulamadı.

Türkiye, ABD'ye bir maçta en fazla sayıyı da Çin'de attı.

Kritik faul atışları kaçtı

A Milli Takım, özellikle faul atışlarındaki kötü performansıyla rakibine mağlup oldu.

Uzatmanın son 10 saniyesi içinde 4 serbest atış fırsatı bulan Türkiye, Doğuş Balbay ve Cedi Osman ile bunları değerlendiremeyince rakibine yenildi.

ABD galibiyet serisini sürdürdü

ABD, Dünya Kupası ve olimpiyat oyunları gibi iki önemli organizasyonda 13 yıldır yakaladığı yenilmezlik serisini milli takım karşısında da sürdürdü.

Bu önemli organizasyonlardaki son yenilgisini Japonya'da 2006'da gerçekleştilen Dünya Kupası'nda alan ABD, Çin'deki gerçekleştirilen turnuvadaki iki karşılaşmayı da kazandı. 1 Eylül 2006'da Yunanistan'a 101-95 mağlup olan ABD, sonraki Dünya Kupası ve olimpiyat oyunlarında rakipleriyle yaptığı 45 maçı da kazanmayı başardı.

Wilbekin ilk maçına çıktı 

A Milli Takım'da Scottie Wilbekin, turnuvadaki ilk maçına çıktı.

Parmağındaki sakatlık nedeniyle Japonya karşısında forma giyemeyen ve ABD karşısında 14 dakika 57 saniye süre alan Wilbekin 12 sayı üretti.

Milli takımda en etkili isim ilk karşılaşmadaki gibi Ersan İlyasova oldu. Ersan, ABD karşısında 23 sayı ve 14 ribauntla oynadı. 

Millilerde Melih Mahmutoğlu 18 sayı bulurken, kenardan gelen Furkan Korkmaz da 16 sayı üretti.

A Milli Takım, ribauntlarda 51-46 geride kaldı. Türkiye, 23 serbest atışın 14'ünü sayıya çevirebildi.

Milli takım alkışlandı

Milli takımın ABD karşısındaki mücadelesi, Çinli basketbolseverler tarafından da beğeni topladı.

Türkiye'nin oyuna ortak olduğu bölümlerde Çinli taraftarların milli takıma alkışlarla desteği arttı.

Karşılaşmanın 29. dakikası içinde A Milli Takım oyuncusu Wilbekin ile ABD'li basketbolcu Joe Harris arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. İki takım oyuncularının araya girmesiyle gerginlik daha fazla büyümedi.

Sarıca: "Son 4 faulü değerlendiremedik, şansızlık"

A Milli Erkek Basketbol Takımı Başantrenörü Ufuk Sarıca, karşılaşma sonrası basın mensuplarına yaptığı açıklamada bu şekilde maçı kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek, şunları söyledi:

"Kazanma şansına sahiptik. Son 4 faulü değerlendiremedik, şansızlık. Çok iyi mücadele ettik. Sahada uygulamada iyiydik, dişe diş oynadık. Gelişime açık bir sürü oyuncumuz var. Sanırım üç oyuncu hariç daha önce Dünya Kupası'nda oynamamış arkadaşlar. Daha iyisini yapacağız. Mental olarak yukarıda kalmak gerekiyor. İki gün sonrasına bakacağız."

Takım olarak az sayıda maç oynamanın sıkıntısını yaşadıklarını kaydeden Sarıca, "En önemli şey karar vermek. Karar verdiğinizde gerisini getireceğiz. İki gündür mükemmel oynuyoruz. Perşembe günü de mükemmel oynayıp kazanmalıyız. O bizim için final maçı. Şu an duygusal olarak aşağıdayım. Yoğun adrenalin var. En başta ben ayağa kalkacağım. Sonrasında onları ayağa kaldıracağız. Tarihi bir galibiyeti kaçırdık." değerlendirmesinde bulundu.

Ufuk Sarıca, basın toplantısında ise "Bir maç daha oynayacağız. Bizim için önemli final, buna odaklanmalıyız." ifadelerini kullandı.

Milli oyuncuların görüşleri

Milli basketbolcu Furkan Korkmaz, sahada büyük mücadele verdiklerini vurgulayarak, "Sahada konuştuğumuz her şeyi yaptık. Birbirimiz için oynadık ve savaştık. Biz zaten böyle bir takımız. Böyle oynamaya devam edersek yolumuz açık. Sonuçta ABD çok iyi takım ve çok iyi antrenörleri var. Bizi destekleyen bütün taraftarlara teşekkür ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

ABD karşısında etkili olan Melih Mahmutoğlu ise büyük üzüntü yaşadıklarını anlatarak, "Elimizdeki maçı verdik. İnanarak oynadık. Takımımla gurur duyuyorum. Ufak tefek hatalar sonucu belirliyor. Fauller kaçtı. Olmadı, yapacak bir şey yok. 20 sayı farkla kaybetsek bu kadar üzülmezdim. Hiçbir şey bitmiş değil. Bu maçı unutup en iyi şekilde hazırlanarak inşallah ikinci sırada çıkarız." diye konuştu.

Popovich: "Kazandığımız için mutluyum"

ABD Başantrenörü Gregg Popovich, Türkiye'nin çok iyi oynadığını anlatarak, "Bugün takım olarak bitiricilikte sorun yaşadık. Bu alanda daha iyi olmalıyız. Böyle güçlü bir takıma karşı oynamak bizim için çok önemli tecrübeydi. Bu maç Dünya Kupası'nın nasıl bir yer olduğunu gösterdi. Bu nedenle kazandığımız için mutluyum." diye konuştu.

ABD'li oyuncu Joe Harris de takım olarak geliştirmeleri gereken konuların olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Günün sonunda kazanan taraf olduk. Galibiyet galibiyettir. Bu maçın kasedini izleyeceğiz ama bu turnuvada Yunanistan, Brezilya ve Türkiye gibi güçlü takımlar var. Bu tip şeyler yaşanabilir. Hücumdaki bitiriciliğimiz iyi değildi, ikili eşleşmelerde sorun yaşadık. Türkiye'nin performansı bizi yanıltmadı. Çok iyi takım olduklarını biliyorduk, çok iyi oyunculara sahipler ve zorlu bir takım." 

Oyunculardan Kemba Walker ise Türk Milli Takım'a saygı duyduğunu vurgulayarak, "Kazandık, nasıl olduğu fark etmez. Türkiye harika oynadı. Tam bir savaş yaşandı, bu şekilde kazanmak harikaydı. Hiçbir şekilde hayal kırıklığı yaşamıyorum. İkili eşleşmelerde rakibin fiziğinden dolayı dezavantaj yaşadık. Topu çok iyi dolaştırdılar, 24 saniyeyi kullandılar. Büyük oynadılar, biz de çok iyi oynadık." diye konuştu. 

ABD'ni bir diğer oyuncusu Khris Middleton zorlansalar dahi bu şekilde kazanmanın mutluluk verici olduğunu dile getirdi.

İstanbul
Galatasaray, eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, son yıllardaki adıyla Süper Lig'in başladığı 1959 sezonundan bugüne kadar 160 yabancı futbolcuyu renklerine katarken, bu isimler arasında 6 Kolombiyalı yer aldı.
 
 
 
Sarı-kırmızılı takım, daha önce Kolombiyalı futbolcular Faryd Mondragon, Gustavo Victoria, Jersson Gonzalez, Robinson Zapata ve Juan Pablo Pino'yu transfer etmişti.
 
Galatasaray'a bir dünya yıldızı
Falcao İstanbul'a geldi
160. yabancı futbolcu
Radamel Falcao, Galatasaray'ın renklerine kattığı 160. yabancı futbolcu oldu.
 
Sarı-kırmızılı takım, bugüne kadar 5 kıta ve 45 ülkeden 160 futbolcuyu kadrosuna dahil etti.
 
Asya, Avrupa, Afrika, Avustralya ve Amerika'dan kadrosunu takviye eden Galatasaray; Brezilya, Yugoslavya, Romanya, Almanya, Arjantin, Kolombiya, Hollanda, İsviçre, Fransa, Bosna Hersek, Kamerun, Çekya, Portekiz, İsveç, Fildişi Sahili, Belçika, Uruguay, Polonya, Meksika, İngiltere, Hırvatistan, Gana, Arnavutluk, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Avustralya, İspanya, Senegal, İtalya, Sırbistan, Nijerya, İran, Surinam, Litvanya, Zimbabve, Galler, ABD, İsrail, Japonya, Cezayir, Fas, Makedonya, Norveç, Yeşil Burun Adaları, İzlanda ve Yunanistan'dan oyuncu aldı.
 
 
 
En fazla yabancı Brezilya'dan
Galatasaray, 1959'dan bu yana transfer hakkını en fazla Brezilyalılardan yana kullandı.
 
Sarı-kırmızılı ekip, son 60 yılda 21 "Sambacı"yı kadrosuna kattı. Yugoslavya 16 futbolcuyla bu alanda ikinci, Romanya ise 12 oyuncuyla üçüncü sırada yer aldı.
 
Türk asıllı yabancılar
Galatasaray'da başka ülkelerin vatandaşı olan 5 Türk asıllı futbolcu da forma giydi.
 
İsviçre pasaportu taşıyan Kubilay Türkyılmaz, Hakan Yakın ve Eren Derdiyok ile Almanya vatandaşı olan Pierre Esser ile İsveç Milli Takımı'nda oynayan Jimmy Durmaz, sarı-kırmızılı formayı terletti.

Antalya

Aile geleneği başpehlivanlığın üçüncü kuşak temsilcisi olan ve 658. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde üçüncü kez başpehlivanlığa uzanan Ali Gürbüz, yaşadığı uzun sakatlıklara rağmen hiç pes etmeyerek elde ettiği başarılarla gençlere örnek oluyor.

Antalya'nın Cengiz Elbeye'nin ardından son yıllarda çıkardığı Mehmet Yeşil Yeşil, Orhan Okulu ve İsmail Balaban gibi er meydanının yıldızları arasında yer alan Ali Gürbüz, hem aile geleneğini sürdürmesi hem de karşılaştığı olumsuzluklara rağmen pes etmeyen yapısıyla dikkati çekiyor.

Başpehlivan dedesi Mehmet Gürbüz ve başpehlivan babası Recep Gürbüz'ün ardından ailenin üçüncü kuşağı olarak ata sporunu başarılı şekilde sürdüren Ali Gürbüz, küçük yaşta kaybettiği babasının yolundan gitmenin gururunu yaşıyor.

Babasının kendisi doğduktan 8 ay sonra 1988'de kazandığı Kırkpınar başpehlivanlığının mutluluğunu yaşayamadan bir yıl sonra beynindeki tümörden dolayı vefat etmesiyle yetim kalan Ali Gürbüz, ailesinin gayreti ve güreşsever Antalya halkının teşvikleriyle çok çalışıp kente altın kemer getiren güreşçiler arasına adını yazdırdı.

Kırkpınar'da 2011-2012 yıllarında altın kemere uzanan Gürbüz, yaşadığı sakatlıklar ve diğer olumsuzluklara rağmen pes etmedi. Yedi yıl sonra 2019'da başpehlivanlığı kazanan Gürbüz, ailesi ve Antalyalıları yeniden gururlandırdı.

En son bu yıl ikincisi düzenlenen Burdur Yağlı Güreşleri'nde de finalde rakibi Orhan Okulu'yu yenen Ali Gürbüz, birinci oldu.

"Başarım asla tesadüf değil'

Başpehlivan Gürbüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Antalyalı güreşçilerin er meydanlarına damga vurduğunu söyledi.

Güreşlerin finallerinde çoğunlukla Antalyalı pehlivanların karşılaştığını aktaran Gürbüz, Antalyalı güreşçilerin başarılı olmasının nedeninin bölge halkının ata sporuna tutku derecesinde ilgi göstermesi ve yağlı güreşin bir aile geleneği olarak kuşaktan kuşağa aktarılması olduğunu dile getirdi.

Kendisinin de dedesi ve babasından devraldığı geleneği sürdürdüğünü vurgulayan Gürbüz, başarının asla tesadüf olmadığını kaydetti.

Milli sporcu Selin Şahin, "yurt dışına transfer olan ilk Türk kadın tekerlekli sandalye basketbol oyuncusu" olmanın gururunu yaşıyor.

Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi'nde geçen sezon 1907 Fenerbahçe Engelli Yıldızlar takımıyla şampiyonluk yaşayan Selin Şahin, İtalya'nın Reggio Calabria ekibine transfer olarak bir ilki gerçekleştirdi.

Selin, yurt dışına transfer olan ilk Türk kadın tekerlekli sandalye basketbol oyuncusu unvanını elde etti.

Selin: En büyük hayalimdi

Kariyerini İtalya'da sürdürecek Selin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Ülkemde bir ilki gerçekleştirmek ve hayalimin peşinden gidiyor olmak benim için çok gurur verici." dedi.

26 yaşındaki Selin, 8 yıldır basketbol oynadığını belirterek, "Lisede beden eğitimi öğretmenimin tavsiyesiyle basketbolla tanıştım. Kariyerime Beşiktaş'ta başladım. Bir yıl sonra 1907 Fenerbahçe Engelli Yıldızlar'a transfer oldum. Burada 6 sezon forma giydim. Genç Milli Takım'da forma giydim, halen A Milli Takım'a hizmet etmekteyim." ifadelerini kullandı.

Hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşayan Selin, şöyle devam etti:

"Spora başladığım günden beri en büyük hayalim yurt dışında oynayabilmek ve bu hazzı yaşayabilmekti. Geçen sezon Fenerbahçe ile Süper Lig şampiyonluğu yaşadık. Sezon bitiminde milli takım sürecim başladığında, yurt dışında oynama konusunda ilk kez ciddi ciddi düşünmeye başlamıştım ve gelecek tekliflere açıktım. Daha sonra İtalya'nın Reggio Calabria takımı ile görüşmelerim başladığında, 1907 Fenerbahçe Engelli Yıldızlar'dan kendi isteğimle ayrıldım."

"Kadın sporculara cesaret vermesini diliyorum"

Transfer sürecinin çok hızlı geliştiğini söyleyen Selin Şahin, "Bir anda sözleşme için kendimi İtalya'da buldum. Karşı tarafın da en az benim kadar heyecanlı olduğunu gördüm. Herkes çok olumlu ve güzel düşüncelerle karşıladı. Bu anlamda ülkemde bir ilki gerçekleştirmek ve hayalimin peşinden gidiyor olmak benim için çok gurur verici." diye konuştu.

Milli basketbolcu, İtalya'da Türkiye'yi en iyi şekilde temsil edeceğini vurgulayarak, "İtalya'ya da tekerlekli sandalye basketbolu branşında daha önce bir Türk sporcu transfer olmamış. Her iki taraf için de bir ilki yaşamak benim için çok özel bir durum. Bunun ülkemdeki tüm kadın sporculara cesaret vermesini diliyorum." şeklinde görüş belirtti.

İstanbul

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından düzenlenen Süper Kupa'da Galatasaray ile Akhisarspor yarın başkent Ankara'da karşı karşıya gelecek.

Galatasaray geçen sezon hem Süper Lig hem de Türkiye Kupası'nda mutlu sona ulaşırken, Akhisarspor Türkiye Kupası'nda final oynadı.

Ankara Eryaman Stadı'nda saat 21.30'da başlayacak ve ATV'den naklen yayınlanacak karşılaşmayı hakem Halil Umut Meler yönetecek.

Galatasaray'da takımın başında Levent Şahin yer alacak

Galatasaray ile Akhisarspor maçında sarı-kırmızılı takımın başında yardımcı antrenör Levent Şahin yer alacak.

Süper Lig'de geride kalan sezonun 33. haftasında oynanan Galatasaray-Medipol Başakşehir maçında Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından men cezası alan Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim ile yardımcı antrenör Hasan Şaş, Akhisarspor maçında yedek kulübesinde yer alamayacak.

Öte yandan, Afrika Uluslar Kupası'nda finalde mücadele eden ve izinli olan Senegalli golcü Mbaye Diagne, Akhisarspor karşısında forma giyemeyecek.

ATV'den naklen yayınlanacak karşılaşmayı hakem Halil Umut Meler yönetecek.

Galatasaray 9'uncu, Akhisarspor ikinci kez oynayacak

Süper Lig ve Türkiye Kupası'nın son şampiyonu Galatasaray, TFF Süper Kupa'da 9'uncu, Türkiye Kupası finalisti Akhisarspor ise ikinci kez mücadele edecek.

Almanya'nın Frankfurt kentinde 2006'da oynanan ilk Süper Kupa maçında Beşiktaş'a yenilen sarı-kırmızılı takım, daha sonra 2008'de yine Almanya'da, Duisburg kentinde yapılan kupa maçında Kayserispor ile karşılaştı. Galatasaray rakibine üstünlük sağlayarak ilk kez Süper Kupa'da mutlu sona ulaştı.

Sarı-kırmızılı takım, 2012-2016 yıllarında üst üste 5 kez Süper Kupa'da mücadele verdi. 2012'de Erzurum ve 2013'te Kayseri'de Fenerbahçe karşısında kupayı kazanan Galatasaray, 2014'te ise Manisa'da oynanan maçta sarı-lacivertli takıma penaltılarda mağlup oldu.

Galatasaray, 2015'te Ankara'da Bursaspor, 2016'da ise Konya'da Beşiktaş karşısında kupayı kazanma başarısı gösterdi.

Sarı-kırmızılı takım, geçen yıl da Konya'da oynanan maçı penaltılarda Akhisarspor'a kaybetti.

İkinci kez karşılaşacaklar

Galatasaray ile Akhisarspor, TFF Süper Kupa'da ikinci kez karşı karşıya gelecek.

İki takım arasında geçen yıl Konya'da oynanan karşılaşmanın normal süresi 1-1 berabere tamamlandı. 

Uzatma bölümünde de takımlar skoru değiştirmeyi başaramayınca seri penaltı atışlarına geçildi. Penaltılarda rakibine 5-4 üstünlük sağlayan Akhisarspor, kupanın sahibi oldu.

En fazla Galatasaray kazandı

Süper Kupa'yı şimdiye dek en çok kazanan takım Galatasaray oldu.

Sarı-kırmızılı takım, ilk organizasyonda Beşiktaş'a boyun eğmesine rağmen sonraki süreçte 5 kez mutlu sona ulaştı. Galatasaray, 2008, 2012, 2013, 2015 ve 2016'da Süper Kupa'yı müzesine götürdü.

Fenerbahçe'nin 3 kez kazandığı kupayı, Beşiktaş, Trabzonspor, Atiker Konyaspor ve Akhisarspor ise birer kez havaya kaldırdı.

İlk maçlar Almanya'da oynandı

Süper Kupa'nın ilk 3 organizasyonu Almanya'da gerçekleştirildi. 

Beşiktaş ile Galatasaray'ın karşılaştığı ilk kupa maçı Frankfurt kentinde oynanırken, daha sonra sırasıyla Köln ve Duisburg şehirlerinde karşılaşmalar yapıldı. 

Almanya'daki maçlarda Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray birer kez kupa sevinci yaşadı.

Türkiye'deki ilk kupayı Fenerbahçe kazandı

Almanya'daki kupa maçlarının ardından mücadele Türkiye'ye taşınırken, yurttaki ilk kupayı Fenerbahçe havaya kaldırdı.

İstanbul'da 2009'da oynanan müsabakada Fenerbahçe, Beşiktaş'a üstünlük kurarak kupanın sahibi oldu. Süper Kupa karşılaşması 2010'da bir kez daha İstanbul'da oynanırken, Trabzonspor, Bursaspor'u geçerek kupayı kazandı.

İstanbul'daki iki karşılaşmanın ardından son 7 organizasyon Türkiye'nin farklı şehirlerinde gerçekleştirildi.

Konya (2), Erzurum, Kayseri, Manisa, Ankara ve Samsun'da yapılan bu 7 karşılaşmada Galatasaray 4 kez kupayı müzesine götürdü. Anadolu'da oynanan maçlarda Fenerbahçe, Atiker Konyaspor ve Akhisarspor ise birer kez kupa sevinci yaşadı.

Ankara

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen 2019 Avrupa Gençlik Olimpik Yaz Festivali'nde (EYOF) kadınlar 800 metre serbest stilde 8:32.65'lik derecesiyle EYOF rekoru kırarak birincilik elde eden ve ikinci kez Tokyo 2020 bileti alan 15 yaşındaki Beril Böcekler, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Yüzmeye başlama hikayesinden bahseden Beril Böcekler, "İlk suya atladığımda benimle ilgilenen kimse yoktu. Tatilde havuza derinliğini bilmeden girdim. Bir şekilde duvara tutunup kendimi kurtarmışım. Boğulma korkusu yaşadım. Bu seviyelere geleceğimi düşünmemiştim." diye konuştu.

Milli yüzücü, Avrupa Gençler Şampiyonası'nda 1500 metre serbestte elde ettiği gümüş madalyayla 2020 Tokyo Olimpiyatları'na katılma hakkı elde ettiğini hatırlatarak, "İlk kotayı Avrupa Gençler Şampiyonası'nda 1500 metre serbestte barajı 11 saniye geçerek almıştım. 1500 metre serbestte olimpiyat A barajını geçmeyi başaran ilk Türk kadın sporcu oldum. Sonucu görememiştim ama tribünde arkadaşlarımın sevincinden anlamıştım. Sonra ben de kazandığımı anlayıp sevindim. Yarış bittiğinde sevinçten ağlamıştım." ifadelerini kullandı.

2019 EYOF'ta kendi yaşıtlarıyla yarıştığına dikkati çeken Beril Böcekler, şunları kaydetti:

"2004 doğumlularla, yaşıtlarımla yarıştığım iyi bir yarıştı. 200, 400 ve 800 metre serbest stillerde 3 altın madalyanın sahibi oldum. Organizasyondaki üçüncü altın madalyamı ise 800 metre serbest stilde turnuva rekoru kırarak elde ettim. EYOF'ta 3 madalya almayı başaran ilk Türk sporcu oldum."

"Yüzmesem geriliyorum"

Yüzmenin çok zorlayıcı bir spor olduğuna işaret eden genç sporcu, 9 yıllık yüzücü olmasına rağmen müsabakalarda hala ilk günkü gibi heyecanlandığını söyledi.

Pazar günleri dahil her gün antrenman yaptığını aktaran milli yüzücü, şöyle devam etti:

"Yüzme, zor bir spor. İki gün suya girmediğim zaman ertesi gün çok iyi yüzemiyorum. Vücudum suya o kadar alışmış ki yüzmesem geriliyorum. Yüzme, nankör bir spor. 8-9 yıldır yüzmeme rağmen yarışlara girmeden önce elim ayağım titriyor, stres oluyorum. Hala heyecanımı yenemedim. Tatil yapmadan her gün antrenmana geliyorum. Günlük ortalama 2,5 saat sürüyor. Başarılarımı düzenli çalışmama borçluyum." 

"Havuz benim için hayat"

Genç yaşına rağmen çok sayıda başarıya imza atan Beril, giderek artan antrenman sürelerinden dolayı arkadaşlarıyla çok fazla vakit geçiremediğini dile getirdi.

Beril, eskiden arkadaşlarıyla oyun oynadıklarına değinerek, şunları kaydetti:

"10'uncu sınıfa geçtim. Okul ve yüzme zor geçiyor. Okul sonrası havuza gidince ancak akşam saat 21.30'da eve gelebiliyorum. Yorgunluktan ders çalışma isteğim olmuyor ama okul devam ettiği için ders çalışmak zorunda da kalıyorum. Önceleri mahalledeki arkadaşlarla saklambaç, yakar top gibi oyunlar da oynuyorduk. Antrenmanlar yoğunlaştığı için çok yoruluyorum ve arkadaşlarımla oyun oynayamıyorum."

Takım arkadaşlarının kendisine "rekor makinesi" yakıştırmasını yaptıklarını dile getiren Beril Böcekler, "Havuz benim için hayat demek çünkü buraya gelip eve uğrayamadığım zamanlar bile oluyor. Yüzme saatleri değiştiğinde bile eve gitmeyip burada vakit geçiriyorum. Boş zamanlarımda sürekli müzik dinleyip kara kalem ile göz ve insan vücudu çizerim." diyerek sözlerini tamamladı.

İstanbul

Süper Lig'in 9. haftasındaki derbide yarın karşılaşacak Beşiktaş ile Galatasaray, tarihlerinde 346. kez birbirine rakip olacak.

Taksim Stadı'nda 22 Ağustos 1924'te Beşiktaş'ın 2-0 galibiyetiyle başlayan 95 yıllık rekabette, geride kalan 345 maçın 122'sini Galatasaray, 110'unu Beşiktaş kazandı, 113 karşılaşma ise beraberlikle sonuçlandı.

Sarı-kırmızılıların 484 golüne, siyah-beyazlılar 452 golle karşılık verdi. 

Lig maçları 

Galatasaray ile Beşiktaş arasında ligde yapılan 122 karşılaşmada ise genel toplamda olduğu gibi sarı-kırmızılı takımın üstünlüğü bulunuyor.

İki takımın ligde karşı karşıya geldiği müsabakalarda Galatasaray 45, Beşiktaş ise 35 kez sahadan galip ayrıldı. Taraflar 42 müsabakada eşitliği bozamazken, sarı-kırmızılılar 150, siyah-beyazlılar 128 gol attı.

Geçen sezon ligde yapılan maçları ev sahibi takımlar kazandı. Beşiktaş, Vodafone Park'ta 1-0, Galatasaray da Türk Telekom Stadı'nda 2-0 galip geldi.

Son 30 lig maçında 6 kırmızı kart 

Beşiktaş ile Galatasaray arasındaki rekabette son 30 lig maçında hakemler sadece 6 kez kırmızı kart kullandı.

İki takım arasında Süper Lig'de yapılan son 30 derbide hakemler Beşiktaşlı Matias Delgado, Roberto Hilbert, Veli Kavlak ve Dusko Tosic ile Galatasaraylı Felipe Melo'ya (2 kez) kırmızı kart gösterdi.

Bu süre içinde hakemler, ayrıca iki takım oyuncularına toplam 158 sarı kart çıkardı. Beşiktaş'tan 83, Galatasaray'dan ise 75 futbolcu sarı kart gördü.

Son 10 maçta Beşiktaş üstün

İki takım arasında oynanan son 10 resmi maçta Beşiktaş'ın galibiyet sayısı bakımından üstünlüğü bulunuyor.

Siyah-beyazlı ekip, söz konusu 10 karşılaşmada 5 kez kazandı, Galatasaray 3 kez sahadan galibiyetle ayrıldı. İki takım arasındaki 2 karşılaşma ise beraberlikle tamamlandı.

Söz konusu maçlarda siyah-beyazlı ekip 11 gol atarken, Galatasaray 10 kez fileleri havalandırdı.

İstanbul

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, UEFA Şampiyonlar Ligi A Grubu'nun 3. haftasında bugün İspanya'nın Real Madrid takımıyla oynayacakları maç öncesinde, Florya Metin Oktay Tesisleri'nde Uruguaylı kaleci Fernando Muslera'nın da katılımıyla düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Terim, İspanyol basın mensuplarının geç kalmasından dolayı antrenmanı 15 dakika ertelediklerini belirterek, "İspanyol misafirlerimiz için antrenmanı 15 dakika erteledik. UEFA da bunu duysun. Trafiği de göz önüne alarak antrenmanın saatlerini değiştirmeye pek alışkın olmamamıza rağmen misafirperverlik örneği gösterdik." dedi.

Fatih Terim'in, "Madrid'de de bir şey olursa unutmasınlar." diyerek espri yapması gülüşmelere neden oldu.

Real Madrid'in grupta son sırada olmasının dünya spor kamuoyu tarafından beklenmediğini aktaran Terim, "Önemli bir maç. Grup sıralamasında en kritik maçlardan bir tanesi olarak görülüyor. İspanyol basını dahil tüm dünya grupta Real Madrid'in 4. sırada olmasına pek alışık değil. Adınız Real Madrid olunca tepkiler de doğal olarak büyüyor. Nasıl Türkiye'de en ufak şeyde bizimle ilgili çalkantılar oluyorsa orada da oluyor. Bizim için de çok önemli bir maç. Kazanmamız halinde ne olacağını, kaybetmemiz durumunda nasıl bir durumla karşılaşacağımızı biliyoruz." diye konuştu.

Real Madrid'in teknik direktörü Zinedine Zidane'ın geleceğinin tartışıldığının söylenmesi üzerine Fatih Terim, "Zidane isminin dünya futbolunda tartışılır bir tarafı olmadığını düşünüyorum. Tüm takımlarda zaman zaman böyle şeyler olabilir. Rakibimiz son Mallorca maçına kadar liderdi. 6-7 oyuncusunu dinlendirecek kadar kredisi vardı. Şu anda da ikinci durumda. Bunların büyük takımlarda yaşanılabilecek bir süreç olduğunu düşünüyorum. Zidane, bunların altından kalkabilecek bilgi, birikim ve tecrübeye sahip." ifadelerini kullandı.

Fatih Terim, Real Madrid'in 26 Ekim Cumartesi günü Camp Nou Stadı'nda Barcelona ile yapacağı maçın Katalonya'daki protestolar ve şiddet içeren eylemler nedeniyle ertelenmesiyle ilgili, "Bizden sonra El Clasico maçının ertelenmesi mental olarak onları rahatlatmıştır, onlara bir avantaj sağlamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

"Real Madrid'i mutlaka konfor alanının dışına itmeliyiz"

Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, rakiplerini konfor alanının dışına itmeleri gerektiğini kaydetti.

Alan ve adam markajını iyi yapmaları gerektiğini aktaran Terim, "Real Madrid takımını mutlaka konfor alanının dışına itmeliyiz. Ne zaman oyunu kontrol edeceğiz, ne zaman topu rakibe bırakıp kaptığımızda geçiş hücumlarını değerlendireceğimizi iyi planladık. Alan ve adam markajımızın en üst seviyede olması gereken bir maç. Hücum üstünlüğü yüksek seviyede olan bir takımla oynayacağız. Hücumda oyunun her yönünü iyi oynayabilen bir takım. Top rakipteyken bazı savunma problemleri var. Bunları iyi değerlendirmeliyiz." şeklinde görüş belirtti.

Maç boyunca konsantrasyonla oynamaları gerektiğinin altını çizen Fatih Terim, sözlerini şöyle sürdürdü:

"90 dakika konsantrasyonumuzu bir saniye bile bırakmamamız lazım. Rakip 10 kişiyle bile oynadığında eğer o ciddiyette değilseniz neler olabileceğini görüyorsunuz. Real Madrid'e karşı bunu hiç yapamazsınız. Oyunun kontrolünü kendi elinde tutmaya çalışan bir takım. Her maç yüzde 55 ile 65 arasında topun kendisinde olmasını sağlayan bir ekip. Böyle bir takıma karşı bir saniye bile kendinizi oyunun dışında tutamazsınız. Sezon başından beri kendi sıkıntılarımızı bu maçta yapmamamız gerekiyor. Kolay top kaybı, merkezde kaybedilen toplar bizim için çok sıkıntı yaratabilir. Real Madrid'e dikkat etmeliyiz. Oyunu genişliğine oynamak isteyen bir ekip, yön değişimleri çok ani ve kenarları da iyi kullanıyorlar. Merkezi de her işi yapabilecek Benzema, dışarıdan gelecek Hazard ve genç oyuncu Vinicius ile tehlikeli bir takım. Başlangıçla beraber 90 dakikayı çok dikkatli ve iyi oynamalıyız."

Fatih Terim, Real Madrid maçının oyuncularının vitrine çıkması için şans olduğunu aktararak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Böyle maçlarda oyuncularıma hep bunun bir şans olduğunu söylerim. Real Madrid ile oynamak her ne kadar kurada şanssız olarak addedilse de şanstır. Oyuncularımızın kendini gösterme çabası veya bu mücadele içinde olması, tüm dünyanın bu maçı izlemesi onları bir podyuma çıkarıyor. Burada kayıtsız şartsız odaklanmaları ve kendilerini ifade etmeleri gerek. Real Madrid gibi takımlara mağlup olduğunuz zaman size kimse bir şey söylemez. Avantajdan kastım bu. Kısa bir süre önce Paris Saint-Germain ile oynadık. Maçtan sonra hatırladığım kadarıyla oyuncuları tribüne çağırdılar ki Galatasaray seyircisinin son zamanlarda pek yaptığı bir şey değil. Kazandığı maçlardan sonra bile... Demek ki oyunu ve isteği beğenmiş ki mağlup olmasına rağmen bir karşılık veriyor. Bunu oyuncunun iyi değerlendirmesi lazım. Kaybetmekten, hata yapmaktan korkmaması, oynaması gerek. Bu tip maçlar oynayarak kazanılır. Kaybettikten sonra sizin taraftarınız, 'Benim takımım kaybetse de ben onunla gurur duyuyorum. Çok hoşuma gitti. Çok keyifli bir maçtı.' demesi sizin kayıpta dahi kazanmanızı sağlamıştır. Bu maçlar gelir geçer. Real Madrid olur, Barcelona olur, PSG olur, Manchester olur... Bu seviyelerde bitmez böyle maçlar ama her zaman da gelmez. Geldiği zaman iyi değerlendireceksiniz."

"Taraftarın da desteğiyle iyi bir sonuçla ayrılmak istiyoruz"

Galatasaray'ın takım kaptanı Fernando Muslera ise İspanyol bir gazetecinin Türk Telekom Stadı'nda oluşacak atmosferi "cehennem" olarak nitelendirerek nasıl bir taraftar beklediğini sorması üzerine, "Taraftarlarımızı arkamıza alıp o şekilde mücadele etmek bize ekstradan güç veriyor. Rakipler için de zor bir durum. Bu rakibiniz Real Madrid, Fenerbahçe veya Beşiktaş... İsim hiç önemli değil. Bugünkü maç bizim için çok önemli. Böyle önemli maçlarda taraftarımız 90 dakika arkamızda oluyor. Yine o sahayı rakibimize cehenneme çevireceklerinden, o atmosferi oluşturacaklarından hiç şüphemiz yok." diye konuştu.

2013'teki eşleşmelerinde Real Madrid'i elemeye yaklaştıklarını aktaran Muslera, "Grubun en önemli maçlarından bir tanesi. Bunu 'yılın maçı' diye nitelendirmeyelim ama bizi çok önemli bir maç bekliyor. Taraftarımızın da bu maçı sabırsızlıkla beklemesi kadar doğal bir şey yok. 2013'te yine Real Madrid ile çok önemli bir mücadeleye çıktık. Onları eliyorduk. Oynadığımız oyun, attığımız goller ve taraftarın yarattığı atmosfer inanılmazdı. Bir daha aynı atmosferi oluşturacaklarından şüphem yok. Yılın maçı olmasa da bugün  taraftarımızın desteğiyle çok önemli bir maça çıkacağız ve umarım en iyi sonuçla ayrılacağız." ifadelerini kullandı.

Fernando Muslera, Real Madrid ile sık karşılaştıklarının hatırlatılması üzerine, şunları kaydetti:

"Real Madrid ile bu kadar çok maç oynamamız, bir şeyleri iyi yaptığımızı, şampiyon takım olduğumuzu ve UEFA Şampiyonlar Ligi'ne alışık bir takım olduğumuzu gösteriyor. Bir kez daha Real Madrid'e karşı oynamak beni gururlandıracak. Kulüpler bazından bence en önemli turnuva Şampiyonlar Ligi. Bu turnuvada bir kez daha maça çıkmak, böyle büyük bir takıma karşı oynamak beni inanılmaz gururlandırıyor. Galatasaray da benim ikinci evim gibi oldu. Burada kendimi iyi hissediyorum. Çok önemli başarılara imza attım, 5 şampiyonluk yaşadım. Birçok Şampiyonlar Ligi maçı oynadık. Bir kere daha oynamak beni hem heyecanlandırıyor hem de mutlu ediyor."

Galatasaray Real Madrid maçına hazır

Galatasaray, İspanya temsilcisi Real Madrid ile yapacağı maçın hazırlıklarını tamamladı.

Florya Metin Oktay Tesisleri'nde ilk 15 dakikası basına açık olarak gerçekleştirilen antrenman, teknik direktör Fatih Terim yönetiminde yapıldı.

Isınma hareketleri ve pas çalışmasıyla başlayan idmanın basına kapalı bölümünde Real Madrid müsabakasının taktik çalışmasının yapıldığı bildirildi.

Sakatlığı bulunan Radamel Falcao, antrenmanda yer almadı.

Hafif ağrıları nedeniyle dünkü antrenmanda tedbir amaçlı olarak fizyoterapistler eşliğinde özel bir çalışma yapan Sofiane Feghouli, takım idmanına katıldı. Cezayirli futbolcunun arka adalesinin sarılı olması dikkati çekti.

Türk Telekom Stadı'nda oynanacak Galatasaray-Real Madrid müsabakası, bugün saat 22.00'de başlayacak.

Istanbul

Finaline İstanbul'un ev sahipliği yapacağı Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki bir numaralı organizasyonu UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2019-2020 sezonu grup maçları heyecanı yarın başlıyor.

Şampiyonlar Ligi gruplarında ilk hafta karşılaşmaları, yarın ve 18 Eylül Çarşamba günü oynanacak.

Türkiye'nin Şampiyonlar Ligi'ndeki tek temsilcisi Galatasaray, A Grubu'ndaki ilk maçında çarşamba günü TSİ 19.55'te Belçika'nın Club Brugge ekibine konuk olacak.

Ligde ilk hafta maçlarının programı (TSİ) şöyle:

Yarın:

19.55 Inter (İtalya) - Slavia Prag (Çekya)

19.55 Olympique Lyon (Fransa) - Zenit (Rusya)

22.00 Napoli (İtalya) - Liverpool (İngiltere)

22.00 Salzburg (Avusturya) - Genk (Belçika)

22.00 Borussia Dortmund (Almanya) - Barcelona (İspanya)

22.00 Benfica (Portekiz) - Leipzig (Almanya)

22.00 Chelsea (İngiltere) - Valencia (İspanya)

22.00 Ajax (Hollanda) - Lille (Fransa)

18 Eylül Çarşamba:

19.55 Club Brugge (Belçika) - Galatasaray

19.55 Olympiakos (Yunanistan) - Tottenham (İngiltere)

22.00 Paris Saint-Germain (Fransa) - Real Madrid (İspanya)

22.00 Bayern Münih (Almanya) - Kızılyıldız (Sırbistan)

22.00 Dinamo Zagreb (Hırvatistan) - Atalanta (İtalya)

22.00 Shakhtar Donetsk (Ukrayna) - Manchester City (İngiltere)

22.00 Bayer Leverkusen (Almanya) - Lokomotiv Moskova (Rusya)

22.00 Atletico Madrid (İspanya) - Juventus (İtalya)

Grupta ilk iki sıra tur atlayacak

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 8 grupta ilk iki sırayı alacak takımlar, adlarını ikinci tura yazdıracak.

Gruplarını 3. sırada tamamlayacak ekipler ise yoluna UEFA Avrupa Ligi'nde devam edecek. Şampiyonlar Ligi'nde takımlar, ikinci turdan itibaren iki maçlı eleme usulüyle oynanacak eşleşmelerden galip çıkarak finale yükselmeye çalışacak.

Şampiyonlar Ligi'nde 2019-2020 sezonu finali, 30 Mayıs 2020'de İstanbul'daki Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanacak.

Gruplar

Galatasaray'ın A Grubu'nda Belçika'nın Club Brugge, Fransa'nın Paris Saint-Germain ve İspanya'nın Real Madrid takımlarıyla mücadele edeceği Şampiyonlar Ligi grupları şöyle:

A Grubu: Paris Saint-Germain, Real Madrid, Club Brugge, Galatasaray

B Grubu: Bayern Münih, Tottenham, Olympiakos, Kızılyıldız

C Grubu: Manchester City, Shakhtar Donetsk, Dinamo Zagreb, Atalanta

D Grubu: Juventus, Atletico Madrid, Bayer Leverkusen, Lokomotiv Moskova

E Grubu: Liverpool, Napoli, Salzburg, Genk

F Grubu: Barcelona, Borussia Dortmund, Inter, Slavia Prag

G Grubu: Zenit, Benfica, Olympique Lyon, Leipzig

H Grubu: Chelsea, Ajax, Valencia, Lille

Maç tarihleri

Şampiyonlar Ligi'nde maç tarihleri şu şekilde:

Grup 1. maçları: 17-18 Eylül

Grup 2. maçları: 1-2 Ekim

Grup 3. maçları: 22-23 Ekim

Grup 4. maçları: 5-6 Kasım

Grup 5. maçları: 26-27 Kasım

Grup 6. maçları: 10-11 Aralık

Son 16 turu ilk maçları: 18-19 Şubat 2020 ve 25-26 Şubat 2020

Son 16 turu rövanş maçları: 10-11 Mart 2020 ve 17-18 Mart 2020

Çeyrek final ilk maçları: 7-8 Nisan 2020

Çeyrek final rövanş maçları: 14-15 Nisan 2020 

Yarı final ilk maçları: 28-29 Nisan 2020

Yarı final rövanş maçları: 5-6 Mayıs 2020

Final maçı: 30 Mayıs 2020

A Milli Erkek Basketbol Takımı, Çin'in ev sahipliğinde gerçekleştirilen 2019 FIBA Dünya Kupası E Grubu ikinci maçında ABD'ye 93-92 yenildi.

Milliler gruptaki ilk yenilgisini alırken, ABD ikinci galibiyetine ulaştı.

 

Maça tutuk başlayan ve ilk 2 dakika içinde 4-0 geriye düşen milli takım, ilk basketini 3. dakika içinde Ersan ile buldu. Ersan'ın 6 sayısıyla ayakta kalan milliler, Melih'in de devreye girmesiyle rakibini farkı açmasını engelledi ve 8. dakika 17-14 ABD'nin üstünlüğüyle geçildi. Son dakika içinde Cedi Osman'ın basketiyle farkı bir sayıya (20-19) indiren milli takım, Middleton'ın üç sayılık basketine engel olamadı ve ilk çeyreği 26-21 geride kapadı.

Milli takım, ilk periyotta olduğu gibi 2. çeyrekte de alan savunmasında ısrar etti. Dışarıdan rakibin basketlerine engel olamayan milliler karşısında ABD, serbest atışlardan da sayı bulmasını bildi ve 15. dakikada farkı 15 sayıya (41-26) çıkardı. Wilbekin'in oyuna girmesiyle hücumda daha hareketli görüntü ortaya koyan milli takım, iyi de savunma yaptı. 3 dakikada 12-0'lık seri yakalayan Türkiye, Furkan'ın basketiyle 18. dakikada farkı 3 sayıya (41-38) indirmeyi başardı. A Milli Takım, soyunma odasına ise 47-42 geride gitti.

A Milli Takım'ı ikinci yarının ilk bölümünde Melih taşıdı. Üst üste hücum ribauntlarını alan milli takım, Cedi Osman'ın basketiyle 26. dakika içinde farkı bir sayıya (53-52) indirdi. Alan savunmasını sürdüren Türkiye, Furkan'ın üç sayılık basketiyle 28. dakikada 58-58 beraberliği yakaladı. Walker'ın son saniyedeki üç sayılık basketine engel olamayan milli takım, 3. periyodu da 65-61 geride geçti.

Milliler, son ana kadar mücadeleyi bırakmadı ve 34. dakikada Melih'in hızlı hücumda bulduğu basketle 71-71 beraberliği sağladı. Türkiye, Sertaç ile üst üste iki kez üstünlük şansını değerlendiremedi ve maçın 37. dakikası 74-74 beraberlikle geçildi. Mücadelenin son dakikasına da 79-79 beraberlikle girildi. Türkiye, mücadelenin bitimine 12 saniye kala Ersan'ın basketiyle baştan sona geride götürdüğü maçta 81-79 öne geçti. Bitime 1 salise kala Cedi Osman Tatum'a faul yapınca ABD, üç serbest atış kazandı. Tatum ile bunların ikisini sayıya çeviren ABD, 81-81 beraberliği sağladı. Türkiye, son hücumu değerlendiremeyince mücadelenin normal süresi bu skorla tamamlandı.

Türkiye, uzatma bölümünde de iyi oyununu sürdürdü. Maçın bitimine 50 saniye kala Cedi Osman ile 92-91 öne geçen milli takım, Doğuş ve Cedi Osman ile kritik 4 serbest atışı değerlendiremedi. Middleton'ın faullerden bulduğu iki sayıya engel olamayan A Milli Takım, sahadan 93-92 mağlup ayrıldı.

Milliler gruptaki ilk yenilgisini alırken, ABD ikinci galibiyetine ulaştı.

A Milli Erkek Basketbol Takımı tarihi fırsatı kaçırdı

A Milli Erkek Basketbol Takımı, 2019 FIBA Dünya Kupası E Grubu ikinci maçında ABD karşısında tarihi fırsatı değerlendiremedi.

İyi bir performans sergileyen milli takım, rakibine uzatmada 93-92 yenildi. A Milli Takım, bu sonuçla grubundaki ilk yenilgisini aldı. Türkiye, E Grubu'ndaki üçüncü karşılaşmasını 5 Eylül Perşembe günü Çekya ile yapacak. A Milli Takım, bu karşılaşmayı kazanırsa adını 2. tura yazdıracak.

Milli takımı mağlup eden ABD ise 2. tura yükselmeyi garantiledi.

Yine kazanamadı

ABD ile tarihinde 6. kez karşılaşan milliler, sahadan yine mağlubiyetle ayrıldı.

Bu sefer galibiyeti zorladı 

A Milli Takım, daha önceki maçlara göre rakibini çok zorladı.

Önceki karşılaşmalarda rakibinden en az 12 sayı fark yiyen Türkiye, 2019 FIBA Dünya Kupası'ndaki mücadelede kazanmanın eşiğine kadar geldi. Milliler, uzatmada rakibine bir sayı farkla 93-92 yenilmekten kurtulamadı.

Türkiye, ABD'ye bir maçta en fazla sayıyı da Çin'de attı.

Kritik faul atışları kaçtı

A Milli Takım, özellikle faul atışlarındaki kötü performansıyla rakibine mağlup oldu.

Uzatmanın son 10 saniyesi içinde 4 serbest atış fırsatı bulan Türkiye, Doğuş Balbay ve Cedi Osman ile bunları değerlendiremeyince rakibine yenildi.

ABD galibiyet serisini sürdürdü

ABD, Dünya Kupası ve olimpiyat oyunları gibi iki önemli organizasyonda 13 yıldır yakaladığı yenilmezlik serisini milli takım karşısında da sürdürdü.

Bu önemli organizasyonlardaki son yenilgisini Japonya'da 2006'da gerçekleştilen Dünya Kupası'nda alan ABD, Çin'deki gerçekleştirilen turnuvadaki iki karşılaşmayı da kazandı. 1 Eylül 2006'da Yunanistan'a 101-95 mağlup olan ABD, sonraki Dünya Kupası ve olimpiyat oyunlarında rakipleriyle yaptığı 45 maçı da kazanmayı başardı.

Wilbekin ilk maçına çıktı 

A Milli Takım'da Scottie Wilbekin, turnuvadaki ilk maçına çıktı.

Parmağındaki sakatlık nedeniyle Japonya karşısında forma giyemeyen ve ABD karşısında 14 dakika 57 saniye süre alan Wilbekin 12 sayı üretti.

Milli takımda en etkili isim ilk karşılaşmadaki gibi Ersan İlyasova oldu. Ersan, ABD karşısında 23 sayı ve 14 ribauntla oynadı. 

Millilerde Melih Mahmutoğlu 18 sayı bulurken, kenardan gelen Furkan Korkmaz da 16 sayı üretti.

A Milli Takım, ribauntlarda 51-46 geride kaldı. Türkiye, 23 serbest atışın 14'ünü sayıya çevirebildi.

Milli takım alkışlandı

Milli takımın ABD karşısındaki mücadelesi, Çinli basketbolseverler tarafından da beğeni topladı.

Türkiye'nin oyuna ortak olduğu bölümlerde Çinli taraftarların milli takıma alkışlarla desteği arttı.

Karşılaşmanın 29. dakikası içinde A Milli Takım oyuncusu Wilbekin ile ABD'li basketbolcu Joe Harris arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. İki takım oyuncularının araya girmesiyle gerginlik daha fazla büyümedi.

Sarıca: "Son 4 faulü değerlendiremedik, şansızlık"

A Milli Erkek Basketbol Takımı Başantrenörü Ufuk Sarıca, karşılaşma sonrası basın mensuplarına yaptığı açıklamada bu şekilde maçı kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek, şunları söyledi:

"Kazanma şansına sahiptik. Son 4 faulü değerlendiremedik, şansızlık. Çok iyi mücadele ettik. Sahada uygulamada iyiydik, dişe diş oynadık. Gelişime açık bir sürü oyuncumuz var. Sanırım üç oyuncu hariç daha önce Dünya Kupası'nda oynamamış arkadaşlar. Daha iyisini yapacağız. Mental olarak yukarıda kalmak gerekiyor. İki gün sonrasına bakacağız."

Takım olarak az sayıda maç oynamanın sıkıntısını yaşadıklarını kaydeden Sarıca, "En önemli şey karar vermek. Karar verdiğinizde gerisini getireceğiz. İki gündür mükemmel oynuyoruz. Perşembe günü de mükemmel oynayıp kazanmalıyız. O bizim için final maçı. Şu an duygusal olarak aşağıdayım. Yoğun adrenalin var. En başta ben ayağa kalkacağım. Sonrasında onları ayağa kaldıracağız. Tarihi bir galibiyeti kaçırdık." değerlendirmesinde bulundu.

Ufuk Sarıca, basın toplantısında ise "Bir maç daha oynayacağız. Bizim için önemli final, buna odaklanmalıyız." ifadelerini kullandı.

Milli oyuncuların görüşleri

Milli basketbolcu Furkan Korkmaz, sahada büyük mücadele verdiklerini vurgulayarak, "Sahada konuştuğumuz her şeyi yaptık. Birbirimiz için oynadık ve savaştık. Biz zaten böyle bir takımız. Böyle oynamaya devam edersek yolumuz açık. Sonuçta ABD çok iyi takım ve çok iyi antrenörleri var. Bizi destekleyen bütün taraftarlara teşekkür ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

ABD karşısında etkili olan Melih Mahmutoğlu ise büyük üzüntü yaşadıklarını anlatarak, "Elimizdeki maçı verdik. İnanarak oynadık. Takımımla gurur duyuyorum. Ufak tefek hatalar sonucu belirliyor. Fauller kaçtı. Olmadı, yapacak bir şey yok. 20 sayı farkla kaybetsek bu kadar üzülmezdim. Hiçbir şey bitmiş değil. Bu maçı unutup en iyi şekilde hazırlanarak inşallah ikinci sırada çıkarız." diye konuştu.

Popovich: "Kazandığımız için mutluyum"

ABD Başantrenörü Gregg Popovich, Türkiye'nin çok iyi oynadığını anlatarak, "Bugün takım olarak bitiricilikte sorun yaşadık. Bu alanda daha iyi olmalıyız. Böyle güçlü bir takıma karşı oynamak bizim için çok önemli tecrübeydi. Bu maç Dünya Kupası'nın nasıl bir yer olduğunu gösterdi. Bu nedenle kazandığımız için mutluyum." diye konuştu.

ABD'li oyuncu Joe Harris de takım olarak geliştirmeleri gereken konuların olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Günün sonunda kazanan taraf olduk. Galibiyet galibiyettir. Bu maçın kasedini izleyeceğiz ama bu turnuvada Yunanistan, Brezilya ve Türkiye gibi güçlü takımlar var. Bu tip şeyler yaşanabilir. Hücumdaki bitiriciliğimiz iyi değildi, ikili eşleşmelerde sorun yaşadık. Türkiye'nin performansı bizi yanıltmadı. Çok iyi takım olduklarını biliyorduk, çok iyi oyunculara sahipler ve zorlu bir takım." 

Oyunculardan Kemba Walker ise Türk Milli Takım'a saygı duyduğunu vurgulayarak, "Kazandık, nasıl olduğu fark etmez. Türkiye harika oynadı. Tam bir savaş yaşandı, bu şekilde kazanmak harikaydı. Hiçbir şekilde hayal kırıklığı yaşamıyorum. İkili eşleşmelerde rakibin fiziğinden dolayı dezavantaj yaşadık. Topu çok iyi dolaştırdılar, 24 saniyeyi kullandılar. Büyük oynadılar, biz de çok iyi oynadık." diye konuştu. 

ABD'ni bir diğer oyuncusu Khris Middleton zorlansalar dahi bu şekilde kazanmanın mutluluk verici olduğunu dile getirdi.

İstanbul
Galatasaray, eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, son yıllardaki adıyla Süper Lig'in başladığı 1959 sezonundan bugüne kadar 160 yabancı futbolcuyu renklerine katarken, bu isimler arasında 6 Kolombiyalı yer aldı.
 
 
 
Sarı-kırmızılı takım, daha önce Kolombiyalı futbolcular Faryd Mondragon, Gustavo Victoria, Jersson Gonzalez, Robinson Zapata ve Juan Pablo Pino'yu transfer etmişti.
 
Galatasaray'a bir dünya yıldızı
Falcao İstanbul'a geldi
160. yabancı futbolcu
Radamel Falcao, Galatasaray'ın renklerine kattığı 160. yabancı futbolcu oldu.
 
Sarı-kırmızılı takım, bugüne kadar 5 kıta ve 45 ülkeden 160 futbolcuyu kadrosuna dahil etti.
 
Asya, Avrupa, Afrika, Avustralya ve Amerika'dan kadrosunu takviye eden Galatasaray; Brezilya, Yugoslavya, Romanya, Almanya, Arjantin, Kolombiya, Hollanda, İsviçre, Fransa, Bosna Hersek, Kamerun, Çekya, Portekiz, İsveç, Fildişi Sahili, Belçika, Uruguay, Polonya, Meksika, İngiltere, Hırvatistan, Gana, Arnavutluk, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Avustralya, İspanya, Senegal, İtalya, Sırbistan, Nijerya, İran, Surinam, Litvanya, Zimbabve, Galler, ABD, İsrail, Japonya, Cezayir, Fas, Makedonya, Norveç, Yeşil Burun Adaları, İzlanda ve Yunanistan'dan oyuncu aldı.
 
 
 
En fazla yabancı Brezilya'dan
Galatasaray, 1959'dan bu yana transfer hakkını en fazla Brezilyalılardan yana kullandı.
 
Sarı-kırmızılı ekip, son 60 yılda 21 "Sambacı"yı kadrosuna kattı. Yugoslavya 16 futbolcuyla bu alanda ikinci, Romanya ise 12 oyuncuyla üçüncü sırada yer aldı.
 
Türk asıllı yabancılar
Galatasaray'da başka ülkelerin vatandaşı olan 5 Türk asıllı futbolcu da forma giydi.
 
İsviçre pasaportu taşıyan Kubilay Türkyılmaz, Hakan Yakın ve Eren Derdiyok ile Almanya vatandaşı olan Pierre Esser ile İsveç Milli Takımı'nda oynayan Jimmy Durmaz, sarı-kırmızılı formayı terletti.

Antalya

Aile geleneği başpehlivanlığın üçüncü kuşak temsilcisi olan ve 658. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde üçüncü kez başpehlivanlığa uzanan Ali Gürbüz, yaşadığı uzun sakatlıklara rağmen hiç pes etmeyerek elde ettiği başarılarla gençlere örnek oluyor.

Antalya'nın Cengiz Elbeye'nin ardından son yıllarda çıkardığı Mehmet Yeşil Yeşil, Orhan Okulu ve İsmail Balaban gibi er meydanının yıldızları arasında yer alan Ali Gürbüz, hem aile geleneğini sürdürmesi hem de karşılaştığı olumsuzluklara rağmen pes etmeyen yapısıyla dikkati çekiyor.

Başpehlivan dedesi Mehmet Gürbüz ve başpehlivan babası Recep Gürbüz'ün ardından ailenin üçüncü kuşağı olarak ata sporunu başarılı şekilde sürdüren Ali Gürbüz, küçük yaşta kaybettiği babasının yolundan gitmenin gururunu yaşıyor.

Babasının kendisi doğduktan 8 ay sonra 1988'de kazandığı Kırkpınar başpehlivanlığının mutluluğunu yaşayamadan bir yıl sonra beynindeki tümörden dolayı vefat etmesiyle yetim kalan Ali Gürbüz, ailesinin gayreti ve güreşsever Antalya halkının teşvikleriyle çok çalışıp kente altın kemer getiren güreşçiler arasına adını yazdırdı.

Kırkpınar'da 2011-2012 yıllarında altın kemere uzanan Gürbüz, yaşadığı sakatlıklar ve diğer olumsuzluklara rağmen pes etmedi. Yedi yıl sonra 2019'da başpehlivanlığı kazanan Gürbüz, ailesi ve Antalyalıları yeniden gururlandırdı.

En son bu yıl ikincisi düzenlenen Burdur Yağlı Güreşleri'nde de finalde rakibi Orhan Okulu'yu yenen Ali Gürbüz, birinci oldu.

"Başarım asla tesadüf değil'

Başpehlivan Gürbüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Antalyalı güreşçilerin er meydanlarına damga vurduğunu söyledi.

Güreşlerin finallerinde çoğunlukla Antalyalı pehlivanların karşılaştığını aktaran Gürbüz, Antalyalı güreşçilerin başarılı olmasının nedeninin bölge halkının ata sporuna tutku derecesinde ilgi göstermesi ve yağlı güreşin bir aile geleneği olarak kuşaktan kuşağa aktarılması olduğunu dile getirdi.

Kendisinin de dedesi ve babasından devraldığı geleneği sürdürdüğünü vurgulayan Gürbüz, başarının asla tesadüf olmadığını kaydetti.

Milli sporcu Selin Şahin, "yurt dışına transfer olan ilk Türk kadın tekerlekli sandalye basketbol oyuncusu" olmanın gururunu yaşıyor.

Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi'nde geçen sezon 1907 Fenerbahçe Engelli Yıldızlar takımıyla şampiyonluk yaşayan Selin Şahin, İtalya'nın Reggio Calabria ekibine transfer olarak bir ilki gerçekleştirdi.

Selin, yurt dışına transfer olan ilk Türk kadın tekerlekli sandalye basketbol oyuncusu unvanını elde etti.

Selin: En büyük hayalimdi

Kariyerini İtalya'da sürdürecek Selin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Ülkemde bir ilki gerçekleştirmek ve hayalimin peşinden gidiyor olmak benim için çok gurur verici." dedi.

26 yaşındaki Selin, 8 yıldır basketbol oynadığını belirterek, "Lisede beden eğitimi öğretmenimin tavsiyesiyle basketbolla tanıştım. Kariyerime Beşiktaş'ta başladım. Bir yıl sonra 1907 Fenerbahçe Engelli Yıldızlar'a transfer oldum. Burada 6 sezon forma giydim. Genç Milli Takım'da forma giydim, halen A Milli Takım'a hizmet etmekteyim." ifadelerini kullandı.

Hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşayan Selin, şöyle devam etti:

"Spora başladığım günden beri en büyük hayalim yurt dışında oynayabilmek ve bu hazzı yaşayabilmekti. Geçen sezon Fenerbahçe ile Süper Lig şampiyonluğu yaşadık. Sezon bitiminde milli takım sürecim başladığında, yurt dışında oynama konusunda ilk kez ciddi ciddi düşünmeye başlamıştım ve gelecek tekliflere açıktım. Daha sonra İtalya'nın Reggio Calabria takımı ile görüşmelerim başladığında, 1907 Fenerbahçe Engelli Yıldızlar'dan kendi isteğimle ayrıldım."

"Kadın sporculara cesaret vermesini diliyorum"

Transfer sürecinin çok hızlı geliştiğini söyleyen Selin Şahin, "Bir anda sözleşme için kendimi İtalya'da buldum. Karşı tarafın da en az benim kadar heyecanlı olduğunu gördüm. Herkes çok olumlu ve güzel düşüncelerle karşıladı. Bu anlamda ülkemde bir ilki gerçekleştirmek ve hayalimin peşinden gidiyor olmak benim için çok gurur verici." diye konuştu.

Milli basketbolcu, İtalya'da Türkiye'yi en iyi şekilde temsil edeceğini vurgulayarak, "İtalya'ya da tekerlekli sandalye basketbolu branşında daha önce bir Türk sporcu transfer olmamış. Her iki taraf için de bir ilki yaşamak benim için çok özel bir durum. Bunun ülkemdeki tüm kadın sporculara cesaret vermesini diliyorum." şeklinde görüş belirtti.

İstanbul

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından düzenlenen Süper Kupa'da Galatasaray ile Akhisarspor yarın başkent Ankara'da karşı karşıya gelecek.

Galatasaray geçen sezon hem Süper Lig hem de Türkiye Kupası'nda mutlu sona ulaşırken, Akhisarspor Türkiye Kupası'nda final oynadı.

Ankara Eryaman Stadı'nda saat 21.30'da başlayacak ve ATV'den naklen yayınlanacak karşılaşmayı hakem Halil Umut Meler yönetecek.

Galatasaray'da takımın başında Levent Şahin yer alacak

Galatasaray ile Akhisarspor maçında sarı-kırmızılı takımın başında yardımcı antrenör Levent Şahin yer alacak.

Süper Lig'de geride kalan sezonun 33. haftasında oynanan Galatasaray-Medipol Başakşehir maçında Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından men cezası alan Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim ile yardımcı antrenör Hasan Şaş, Akhisarspor maçında yedek kulübesinde yer alamayacak.

Öte yandan, Afrika Uluslar Kupası'nda finalde mücadele eden ve izinli olan Senegalli golcü Mbaye Diagne, Akhisarspor karşısında forma giyemeyecek.

ATV'den naklen yayınlanacak karşılaşmayı hakem Halil Umut Meler yönetecek.

Galatasaray 9'uncu, Akhisarspor ikinci kez oynayacak

Süper Lig ve Türkiye Kupası'nın son şampiyonu Galatasaray, TFF Süper Kupa'da 9'uncu, Türkiye Kupası finalisti Akhisarspor ise ikinci kez mücadele edecek.

Almanya'nın Frankfurt kentinde 2006'da oynanan ilk Süper Kupa maçında Beşiktaş'a yenilen sarı-kırmızılı takım, daha sonra 2008'de yine Almanya'da, Duisburg kentinde yapılan kupa maçında Kayserispor ile karşılaştı. Galatasaray rakibine üstünlük sağlayarak ilk kez Süper Kupa'da mutlu sona ulaştı.

Sarı-kırmızılı takım, 2012-2016 yıllarında üst üste 5 kez Süper Kupa'da mücadele verdi. 2012'de Erzurum ve 2013'te Kayseri'de Fenerbahçe karşısında kupayı kazanan Galatasaray, 2014'te ise Manisa'da oynanan maçta sarı-lacivertli takıma penaltılarda mağlup oldu.

Galatasaray, 2015'te Ankara'da Bursaspor, 2016'da ise Konya'da Beşiktaş karşısında kupayı kazanma başarısı gösterdi.

Sarı-kırmızılı takım, geçen yıl da Konya'da oynanan maçı penaltılarda Akhisarspor'a kaybetti.

İkinci kez karşılaşacaklar

Galatasaray ile Akhisarspor, TFF Süper Kupa'da ikinci kez karşı karşıya gelecek.

İki takım arasında geçen yıl Konya'da oynanan karşılaşmanın normal süresi 1-1 berabere tamamlandı. 

Uzatma bölümünde de takımlar skoru değiştirmeyi başaramayınca seri penaltı atışlarına geçildi. Penaltılarda rakibine 5-4 üstünlük sağlayan Akhisarspor, kupanın sahibi oldu.

En fazla Galatasaray kazandı

Süper Kupa'yı şimdiye dek en çok kazanan takım Galatasaray oldu.

Sarı-kırmızılı takım, ilk organizasyonda Beşiktaş'a boyun eğmesine rağmen sonraki süreçte 5 kez mutlu sona ulaştı. Galatasaray, 2008, 2012, 2013, 2015 ve 2016'da Süper Kupa'yı müzesine götürdü.

Fenerbahçe'nin 3 kez kazandığı kupayı, Beşiktaş, Trabzonspor, Atiker Konyaspor ve Akhisarspor ise birer kez havaya kaldırdı.

İlk maçlar Almanya'da oynandı

Süper Kupa'nın ilk 3 organizasyonu Almanya'da gerçekleştirildi. 

Beşiktaş ile Galatasaray'ın karşılaştığı ilk kupa maçı Frankfurt kentinde oynanırken, daha sonra sırasıyla Köln ve Duisburg şehirlerinde karşılaşmalar yapıldı. 

Almanya'daki maçlarda Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray birer kez kupa sevinci yaşadı.

Türkiye'deki ilk kupayı Fenerbahçe kazandı

Almanya'daki kupa maçlarının ardından mücadele Türkiye'ye taşınırken, yurttaki ilk kupayı Fenerbahçe havaya kaldırdı.

İstanbul'da 2009'da oynanan müsabakada Fenerbahçe, Beşiktaş'a üstünlük kurarak kupanın sahibi oldu. Süper Kupa karşılaşması 2010'da bir kez daha İstanbul'da oynanırken, Trabzonspor, Bursaspor'u geçerek kupayı kazandı.

İstanbul'daki iki karşılaşmanın ardından son 7 organizasyon Türkiye'nin farklı şehirlerinde gerçekleştirildi.

Konya (2), Erzurum, Kayseri, Manisa, Ankara ve Samsun'da yapılan bu 7 karşılaşmada Galatasaray 4 kez kupayı müzesine götürdü. Anadolu'da oynanan maçlarda Fenerbahçe, Atiker Konyaspor ve Akhisarspor ise birer kez kupa sevinci yaşadı.

Ankara

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen 2019 Avrupa Gençlik Olimpik Yaz Festivali'nde (EYOF) kadınlar 800 metre serbest stilde 8:32.65'lik derecesiyle EYOF rekoru kırarak birincilik elde eden ve ikinci kez Tokyo 2020 bileti alan 15 yaşındaki Beril Böcekler, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Yüzmeye başlama hikayesinden bahseden Beril Böcekler, "İlk suya atladığımda benimle ilgilenen kimse yoktu. Tatilde havuza derinliğini bilmeden girdim. Bir şekilde duvara tutunup kendimi kurtarmışım. Boğulma korkusu yaşadım. Bu seviyelere geleceğimi düşünmemiştim." diye konuştu.

Milli yüzücü, Avrupa Gençler Şampiyonası'nda 1500 metre serbestte elde ettiği gümüş madalyayla 2020 Tokyo Olimpiyatları'na katılma hakkı elde ettiğini hatırlatarak, "İlk kotayı Avrupa Gençler Şampiyonası'nda 1500 metre serbestte barajı 11 saniye geçerek almıştım. 1500 metre serbestte olimpiyat A barajını geçmeyi başaran ilk Türk kadın sporcu oldum. Sonucu görememiştim ama tribünde arkadaşlarımın sevincinden anlamıştım. Sonra ben de kazandığımı anlayıp sevindim. Yarış bittiğinde sevinçten ağlamıştım." ifadelerini kullandı.

2019 EYOF'ta kendi yaşıtlarıyla yarıştığına dikkati çeken Beril Böcekler, şunları kaydetti:

"2004 doğumlularla, yaşıtlarımla yarıştığım iyi bir yarıştı. 200, 400 ve 800 metre serbest stillerde 3 altın madalyanın sahibi oldum. Organizasyondaki üçüncü altın madalyamı ise 800 metre serbest stilde turnuva rekoru kırarak elde ettim. EYOF'ta 3 madalya almayı başaran ilk Türk sporcu oldum."

"Yüzmesem geriliyorum"

Yüzmenin çok zorlayıcı bir spor olduğuna işaret eden genç sporcu, 9 yıllık yüzücü olmasına rağmen müsabakalarda hala ilk günkü gibi heyecanlandığını söyledi.

Pazar günleri dahil her gün antrenman yaptığını aktaran milli yüzücü, şöyle devam etti:

"Yüzme, zor bir spor. İki gün suya girmediğim zaman ertesi gün çok iyi yüzemiyorum. Vücudum suya o kadar alışmış ki yüzmesem geriliyorum. Yüzme, nankör bir spor. 8-9 yıldır yüzmeme rağmen yarışlara girmeden önce elim ayağım titriyor, stres oluyorum. Hala heyecanımı yenemedim. Tatil yapmadan her gün antrenmana geliyorum. Günlük ortalama 2,5 saat sürüyor. Başarılarımı düzenli çalışmama borçluyum." 

"Havuz benim için hayat"

Genç yaşına rağmen çok sayıda başarıya imza atan Beril, giderek artan antrenman sürelerinden dolayı arkadaşlarıyla çok fazla vakit geçiremediğini dile getirdi.

Beril, eskiden arkadaşlarıyla oyun oynadıklarına değinerek, şunları kaydetti:

"10'uncu sınıfa geçtim. Okul ve yüzme zor geçiyor. Okul sonrası havuza gidince ancak akşam saat 21.30'da eve gelebiliyorum. Yorgunluktan ders çalışma isteğim olmuyor ama okul devam ettiği için ders çalışmak zorunda da kalıyorum. Önceleri mahalledeki arkadaşlarla saklambaç, yakar top gibi oyunlar da oynuyorduk. Antrenmanlar yoğunlaştığı için çok yoruluyorum ve arkadaşlarımla oyun oynayamıyorum."

Takım arkadaşlarının kendisine "rekor makinesi" yakıştırmasını yaptıklarını dile getiren Beril Böcekler, "Havuz benim için hayat demek çünkü buraya gelip eve uğrayamadığım zamanlar bile oluyor. Yüzme saatleri değiştiğinde bile eve gitmeyip burada vakit geçiriyorum. Boş zamanlarımda sürekli müzik dinleyip kara kalem ile göz ve insan vücudu çizerim." diyerek sözlerini tamamladı.