BT Content Showcase - модуль joomla Книги

Haydarpaşa - Sirkeci

TARİH
Typography

Doğu ile Batı’yı Yıllarca Birbirine Bağlayan İki Tren Garı: Sirkeci ve Haydarpaşa

Günümüzde çoğu uzun yolculuk artık uçakla yapılsa da uzun tren yolculuğunun kendine has zevki kolay kolay hafızalardan silinecek gibi değil. İşte bu yüzden bu yazımızda Doğu ve Batı arasında bir köprü görevi gören İstanbul’da, Avrupa yakasında 1833 ve 1977 yılları arasında Paris-İstanbul seferlerinin yapıldığı Sirkeci Garı’ndan; Anadolu yakasında İstanbul-Bağdat ve Hicaz Demiryolu seferlerinin yapıldığı Haydarpaşa Garı’ndan bahsedeceğiz.

Kuşkusuz ne kavuşmalara, ayrılıklara ve maceralara vesile olmuş bu yollarda kimi zaman başlangıç, kimi zaman eve varış noktası olan bu iki gar mimari ve tarihi dokularıyla bugün hala hayranlık uyandırmaya devam ediyor.

Sirkeci Garı

Sirkeci Garı'nın bulunduğu yerde eskiden geçici olarak yapılmış küçük bir istasyon vardı. İstanbul’a doğu mimarisini incelemek için gelen Alman mimar August Jachmund, Sultan II.Abdülhamid’in isteğiyle sarayın danışman mimarı oldu ve Sirkeci Garı’nın planını çizdi. 11 Şubat 1888 günü temeli atılan gar, 3 Kasım 1890'da hizmete açıldı.

Jasmund projeyi hazırlarken İstanbul’un Doğu ve Batı arasındaki köprü görevi gören işlevinden ilham alıp yerel ve ulusal mimari unsurları yansıtmak amacıyla tuğla bantlar, sivri kemerli pencereler ve vitraylar kullandı. Sirkeci projesinin batıdan etkilenen kısmı ise Paris'ten getirilen kare kadranlı saatler, Marsilya’dan getirilmiş taşlar ve bekleme salonlarındaki Avusturya’dan getirilmiş büyük çini sobalardı.

Sirkeci Garı, inşa edildiği yıllarda denize çok yakındı, bu yöre zamanla büyük bir değişime uğramışsa da garın lokantası 1950 ve 60’lı yıllarda birçok yazar, gazeteci ve sanatçının buluşma noktası haline gelerek altın zamanlarını yaşadı. Paris'ten kalkan Şark Ekspresi uzun yıllar bu istasyona yolcu indirmiş ve buradan yolcu almıştır. Sirkeci Garı bugün müze olarak ziyaret edilebilmektedir.

Haydarpaşa Garı

Haydarpaşa Garı’nın yapımına, 30 Mayıs 1906 yılında II. Abdülhamit döneminde başlandı, inşası 19 Ağustos 1908 yılında tamamlanıp hizmete açıldı. Yapımı Anadolu Bağdat isminde bir Alman şirketi tarafından gerçekleştirilen Haydarpaşa Garı’nın planlamasında da Alman mimarlar Helmuth Cuno ve Otto Ritter, uygulanma aşamasında İtalyan ve Alman taş ustaları çalıştı. Ayrıca garın önünde bir mendirek inşa edilerek bu yolu kullanan ticari vagonların yükleme ve boşaltma işlevi için tesisler de yapıldı.

Garın çatısındaki saat daha önce inşa edilmiş benzer birçok çatı ve cephe saatinin aksine 1908 yılında yapının kendisiyle birlikte tamamlanmıştır. Barok süslemeli alınlıkta yer alan saat dairesel bir kadrandan ibarettir. Saatin orijinal mekanizması hâlâ korunmaktadır. Maalesef Haydarpaşa Garı felaketlerden kurtulamamıştır. Önce, I. Dünya Savaşı sırasında gar deposunda bulunan cephanelere yapılan bir sabotajla çıkan yangın sonucu 1917 yılında binanın büyük bir bölümü hasar gördü. Binanın hasar gören kısımları aslına uygun olarak yeniden yapılmıştır.

Ancak 1979 yılında Haydarpaşa'nın açıklarında bir tankerin bir gemiyle çarpışması sonucunda meydana gelen patlamada vitraylar hasara uğramıştır. 28 Kasım 2010 tarihinde ise çatısında çıkan yangından dolayı garın çatısı çökmüş ve 4. kat kullanılamaz hale gelmiştir. Restorasyon çalışmaları bugün de devam etmektedir ve bu çalışmalar esnasında gar çevresindeki kazılarda erken Bizans dönemine ait para ve sikkeler, içinden hala içilebilir kalitede su akan bir Bizans çeşmesi ve üzerinde takılarıyla gömülmüş 1000 yıllık bir iskelet bulunduğu belirtildi.

Garın kendisi İstanbul’da devam eden tren yolu projeleri ile beraber gelecekte tekrar hizmete girmeyi beklerken etrafındaki kazılar devam ediyor. Dolayısıyla Haydarpaşa Garı bugün içeriden ziyaret edilemezken Avrupa yakasına geçen vapurlara bindiğinizde dışarıdan gayet güzel görülebilir bir durumda. Yolunuz İstanbul’a düştüğü zaman siz de simidinizi alın, eşsiz boğaz manzarası eşliğinde çayınızı yudumlayıp simidinizi yerken bu tarihi tren garlarından gelip geçmiş milyonlarca insanın hikayelerini düşünün. İyi yolculuklar!

 

Kaynakça: http://www.kulturvarliklari.gov.tr/TR-44028/istanbul-tcdd-istanbul-sirkeci-gari-demiryolu-muzesi.html

https://tr.wikipedia.org/wiki/Sirkeci_Gar%C4%B1

https://tr.wikipedia.org/wiki/Haydarpa%C5%9Fa_Gar%C4%B1

Altın - geleceğe yönelik mi yoksa eskimiş bir yatı

Editörün Köşesi - Almanya’da Emeklilik Sorunu

Editörün Köşesi - DENGE

Analiz Yorum - Nisan

Analiz Yorum - Mart