24 Ağu 2019
BT Content Showcase - модуль joomla Книги

Ülkede, düşük faiz ortamına karşın artan konut fiyatları ev sahibi olmayı zorlaştırıyor
- Bundesbank'ın raporu, gayrimenkullerin, kasaba ve şehirlerde yüzde 15 ila 30 "aşırı değerli" olduğunu ortaya koydu
- Komisyoncuların talep ettiği yüksek ücretler de konut alımında bir engel olarak görülüyor
- Berlin'de 200 bin avroluk bir konuta 14 bin avro komisyon ücreti talep edilebiliyor
FRANKFURT (AA) - ABDULSELAM DUDAK - Almanya'da düşük faiz sayesinde kolaylaşan finansmana karşın ülke genelinde konutların aşırı değerli olması ve komisyoncuların talep ettiği yüksek ücretler, ev sahibi olmayı zorlaştırıyor.

Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) düşük faiz ve parasal genişleme gibi para politikaları uygulamasının ardından Avro Bölgesi ülkelerinde, özellikle de Almanya'da, düşük faiz oranlarının konut sektörüne etkisi gündeme gelmişti.

Yapılan araştırmalar ve yayımlanan istatistikler, Avrupa’nın lokomotif ülkesi Almanya’da konut almanın giderek zorlaştığını ortaya koyuyor. Ülkede konut ve ticari gayrimenkul fiyatları, bu yılın üçüncü çeyreğinde artmaya devam etti.

Gerçek işlem verilerine dayanan Almanya VDP Emlak Fiyat Endeksi, bu yılın üçüncü çeyreğinde 2016'nın aynı dönemine göre yüzde 7,7 arttı. VDP Emlak Fiyat Endeksi'nin yayımlandığı 2006'dan bu yana gerçekleşen çeyrek bazdaki en güçlü artış, bu yılın temmuz-eylül döneminde kaydedildi.

- "Almanya'daki emlak fiyatlarının yükselmesinde Brexit'in de etkisi var"

Almanya'da inşaat projeleri yapan Gün Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Gün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, inşaat sektörünün finans piyasalarına bağlı olduğunu belirterek, "Şu anda Avrupa piyasasında faizler çok düşük. Bu nedenle inşaat projelerine ilgi yüksek. Ancak bu durumun ne kadar devam edeceğini bilemiyoruz. Faizler yükselirse inşaat sektöründe durgunluk başlar ancak bir kriz olmaz." şeklinde konuştu.

Gün, Alman bankalarının kredi verirken çok dikkatli davrandığını ifade ederek, "Önlerinde bir ABD örneği var. Bu nedenle yatırımların kısa vadede dönüşünü sağlamak istiyorlar." dedi.

Almanya'daki emlak fiyatlarının yükselmesinde Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasının da (Brexit) etkisi olduğunu dile getiren Gün, şunları kaydetti:

"Brexit, Almanya genelinde değil ama metropol bölgelerde çok etkili oldu. Örneğin, Frankfurt kentinde ve yakın bölgelerde buna bağlı olarak büro fiyatları oldukça yükseldi. Brexit dolayısıyla sadece İngilizler değil, dünyanın diğer bölgelerinden şirketler, özellikle de Uzak Doğulu firmalar bu bölgeyi tercih ediyor. Ancak bu durumun ne kadar devam edeceğini bilemeyiz. 2 yıl da sürebilir, 20 yıl da..."

- Gayrimenkul fiyatları, kasaba ve şehirlerde yüzde 15 ila 30 "aşırı değerli"

Konut fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra fiyatların "aşırı değerli" olması da konut alımında karşılaşılan diğer bir sorunu oluşturuyor.

Almanya Merkez Bankası'nın (Bundesbank) geçen ay yayımladığı raporda referans gösterdiği 2016 yılı model hesaplamaları, gayrimenkullerin, kasaba ve şehirlerde yüzde 15 ila 30 "aşırı değerli" olduğunu ortaya koydu.

Bundesbank Başkan Yardımcısı Claudia Buch, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Almanya’daki emlak piyasası bir bütün olarak ekonomi için önemli. Konut finansmanları, tüm hanehalkı borcunun 3'te ikisinden fazlasını oluşturmakta ve özel sektör için 2 krediden biri emlak ile bağlantılı." ifadelerini kullandı.

- Ev alımına komisyon engeli

Komisyoncuların talep ettiği yüksek ücretler de ülkede konut alırken karşılaşılan diğer önemli bir sorunu oluşturuyor.

Merkezi Köln'de bulunan Alman Ekonomi Enstitüsü'nün (IW) yaptığı araştırmaya göre, ülkede düşük faiz sayesinde konut alımı, neredeyse her yerde kiradan daha ucuz olmasına karşın aracılık ücretleri bu süreçte önemli bir engel olarak görülüyor.

Başkent Berlin'de 200 bin avroluk bir konuta 14 bin avro komisyon ücreti talep edilebildiği belirtilen araştırmaya göre, Berlin’de dairelerin yaklaşık yüzde 80'i komisyoncular tarafından satışa sunuluyor. Söz konusu oran, Düsseldorf'ta yüzde 76, Köln'de yüzde 63 ve ülke genelinde yüzde 59 olarak belirlendi. Uzmanlar, bu duruma karşı tedbirler alınması gerektiğini vurguluyor.

Bu arada, söz konusu faktörlerin yanı sıra ülkede özellikle metropol şehirlerde konut açığının yüksek olması ve kiraların da giderek artması önemli bir sorun olarak görülüyor.

Türkiye'de yatırım yapmak için 10 sebepten 4'ünü önceki sayımızda yazmıştık. Diğer önemli sebeplere bu sayımızda değinmek istiyoruz. 

4. Liberal ve yeniliklere açık bir yatırım ortamı: Türkiye yaklaşık 6 günde bir şirket kurulacak duruma gelmiş bulunmaktadır. Güçlü bir sanayi hizmeti             sunan özellikle de olası çözümsüzlüklerde Uluslararası Tahkim Kurulu'na başvuruda bulunarak olayın orada çözüme kavuşması imkanı, Türkiye'yi yatırımcılar arasında hukuki açıdan daha güvenilir bir hale getirmektedir.

5. Altyapı:. Teknik altyapısı, ulaşımı(otobanlar,deniz ve demir yolu), telekomünikasyonu ve enerji olanakları göz önünde bulundurulduğunda , Türkiye son yıllarda büyük bir atılım gerçekleştirmistir .

6. Merkezi Konum: Asya, Avrupa ve Afrika Kıtalarında yaşayan yaklaşık 1,5 milyar nüfusa erişebilmek adına son derece kritik bir coğrafi konumda bulunmaktayız.

7.Avrupa’nın Enerji Koridoru Ve Terminali: Asya ve Avrupa arasındaki enerji geçişinde etkin rol oynayan ülkemiz, doğunun kaynaklarının batıya, batının parasının da doğuya akmasını sağlamaktadır. 

8.Düşük Vergiler Ve Teşvik Olanakları: Yabancılara uygulanan % 33’lük kurumlar vergisi % 20’ye düşürülerek yabancıların yatırım yapmalarına teşvik edilmektedir. Ayrıca bazı durumlarda Kurumlar Vergisi’nden tamamen ya da kısmen muafiyet uygulanmaktadır. .

9.AB İle 1996’dan Bu Yana Gümrük Birliği: Türkiye , Avrupa Gümrük Birliğine 1996 yılından bu yana üyedir. Böylece 20 üye ülke ile aralarında Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmış bulunmaktadır.

10.Büyük İç Pazar: internet abonesi sayısı 33 milyona ulaşmıştır. Cep telefonu abonesi 70 milyona,  kredi kartı kullanıcısı 58 milyona ulaşmıştır. 131 milyona çıkan hava yolu yolcusu, 40 milyona ulaşan yabancı turist sayısı ile Türkiye büyük bir iç Pazar olmaya başlamistir.

Türkiye yukarıda bahsedilen gerekçelerin dışında daha pek çok özelliği ile yerli ve yabancı yatırıcıların cazibe merkezi konumundadır. Özellikle son yıllarda yatırımcıları teşvik eden anlaşmalar, kanunlar ve politikalar ile yabancı sermayenin ülkemize çekilmesi hedeflenmiştir. 

EuroAsia Immobilien Investment
Ender Erdikici

Baden Haber / Freiburg

Doğal güzellikleri, Asya ve Avrupa’nın geçiş noktası, etrafı denizlerle çevrili bir yarımada olması, dinamik ve genç bir nüfusa sahip olması gibi nedenler yatırımcıların ülkemizi tercih etmesinde başlıca sebeplerden olmaktadır. Özellikle sahip olduğu değerleri yabancı yatırımcılar için oldukça ilgi çekici bulunmasıyla birlikte yabancı sermayeye açık bir ülke olmaya başladı. Her yatırımcı yatırım yapmadan evvel neden buraya sermaye bağlayayım diye düşünür.  Bu şekilde merak eden yerli ve yabancı yatırımcılar için Türkiye’de yatırım yapmak için 10 sebep belirledik. Yazımızın devamında bu nedenleri ve ayrıntılarını sizlerle paylaşacağız. Böylece neden Türkiye’de yatırım yapmalıyım sorusunun cevabını kendiliğinden kolayca bulabileceksiniz. İşte tüm detaylarıyla Türkiye’de yatırım yapmak için 10 neden:

  1. İyileşen ve Gelişen Ekonomi:Türkiyenin en önemli ekonomik ölçütlerinden birisi olan Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) 231 milyar dolardan 820 milyar dolara yükselmiştir. 2002 – 2013 yılları arasındaki verilere dayanarak hızlı ve istikrarlı gelişen Türkiye ekonomisinde GSYİH, TÜİK verilerine göre yılda ortalama % 5,1 oranında bir artış gösterdi. Satın Alma Gücü Paritesi’ne göre GSYİH, IMF WEO verilerine dayanarak da 2013 yılında dünyanın 16. , Avrupa’nın ise 6. Büyük ekonomisi olmaktadır. 
  2. Genç ve Dinamik Nüfus: Bilindiği üzere bir yere yatırım yapılacağı zaman orada çalıştırılacak nitelikli, genç, dinamik ve o iş ile ilgili bilgili kişiler olması gerekmektedir. Hızla yaşlanan Avrupa nüfusunu göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye genç nüfusu oldukça fazladır. Hatta en kalabalık genç nüfus Türkiyededir diyebiliriz ,  nüfusun yarısı 30,4 yaş altındaki gençlerdir. Bu nedenle Türkiyede yatırım yapacak olan yatırımcılar, asla çalıştıracak personel sıkıntısı çekmeyecektir.
  3. Rekabetçi ve Nitelikli İş Gücü: 2013 TÜİK verilerine göre yaklaşık 29 milyon genç, eğitimli ve motive olmuş nitelikli personeller bulunmaktadır. 200’ye yakın üniversiteden her yıl 600 bin yeni mezun ve büyük bir çoğunluğu meslek ve teknik liselerden olan 700 bin lise mezunu vermekteyiz. Gerçek anlamda son derece genç bir nüfus olması ve iş için birbirleri ile yarış halinde olmaları nitelikli iş gücünü arttırmış ve aynı zamanda rekabetçi bir ortamın kurulmasına olanak tanımıştır.
  4. Liberal Ve Yeniliklere Açık Bir Yatırım Ortamı: Bilindiği üzere ülkelerde yatırım yapmak isteyen yabancılar için birçok kısıtlayıcı engeller bulunmaktadır. Türkiye OECD üyesi ülkeler arasında 1997’den günümüze kadar bu tür kısıtlayıcı engelleri ortadan kaldırarak yaklaşık 6 günde bir şirket kurulabilecek duruma gelmiş bulunmaktadır. Tüm yatırımcılara eşit muamelelerde bulunarak gerçek anlamda rekabetçi bir ortam oluşturmaktadır. Güçlü bir sanayi hizmeti sunan Türkiye 2013 yılı itibarıyla Ekonomi Bakanlığı kayıtlarına göre yaklaşık 37 bin yabancı sermayeli şirket bulunduğu tespit edilmiştir. Özellikle olası çözümsüzlükler de Uluslararası Tahkim Kurulu’na başvuruda bulunarak olayın orada çözüme kavuşması imkanı, Türkiyeyi yatırımcılar arasında hukuki acidan daha güvenilir bir hale getirmektedir.

Değinmek istediğimiz diğer sebepleri yarın çıkacak olan Haziran sayısında sizlerle paylaşacağız.  

EuroAsia Immobilien Investment

 

 

Her seyden önce gayrimenkule ilgi duyanlar üç hataya sıklıkla düsüyorlar,

  • Yeterince göz atmamak

  • Hafife alınan yenileme ihtiyaci

  • Kontratin yeterince dikkatli gözden geçirilmemesi

 

Sıklıkla tek bir ziyaretten sonra evin satın alınmasına karar verilir, aslında temel olarak başka ziyaretler mutlaka gereklidir.Satın almadan önce bir bilir kişi tarafından netleştirilmesi gereken sorunlar ortaya cıkabilir.

 

İlk bakışta en çok dikkatinizi cezbeden , zemin, duvarlar, tavanın şekli aslında diğer hususlar kadar önemli olmayabilir.Daha da önemlisi binanın keller’si, çatisi,pencereleri , su ve kanalizasyon kanallari gibi kısımlarıdır. Örnegin duvar izolasyonu sırasında ses yalıtımı işi halledilebilecekken bu ya hiç kayda alınmaz yada yetersiz halledilir.Duvardaki çatlaklara ,rutubetli yerlere , küf kokusuna bağli olarak çikan soru ve sorunlarin ehemmiyetle ele alınması gereklidir.

 

Hepinizin gözünden kacan sey : kullanılmıs bir ev görüldügü sekilde alınır.Önceki Evin sahibine karşi , bazı sorunların gizlendiğine dair ortaya çikacak tazminat talepleri sadece cok meşakkatli ve mücadele gerektiren bir sürectir.Bir Emlakçıdan alınan bilgilerin cok dikkatli ele alınması gereklidir, nitekim onlar çok nadir durumlarda verdikleri bilgiye kefil durumdadirlar.

Mart ayında sizinle mercek altına alacağımız bir sonraki önemli konu ‚‘‘ Satiş kontratının yeterince dikkatli gözden geçirilmemesi‘‘ olacak.

 

Umariz ele aldigimiz konular dikkatinizi cezb etmistir.Dikkat edilmesi hepinizin yararinadir.

 

 

Euroasıa Gayrımenkul&Yatırımcılıgı

 

Ender Erdikıci

 

Kat irtifaklı daire almanın dezavantajları

Kat irtifaklı tapuların alınmasından sonra müteahhit tarafından bina belediyeye verilen projeye aykırı bir biçimde tamamlanabilir. Bu durumda daireyi satın alan kişinin;

  • Daire projeye aykırı biçimde yapıldığı için belediyeden yıkım karar çıkması,
  • Projeye aykırı biçimde yapılmasından dolayı kredi kullanılamaması,
  • Otopark ve depo gibi ortak alanların dairelere dahil edilememesi sebebiyle diğer hak sahiplerinin ilgili konut hakkında yıkım kararı aldırması gibi neticelerle karşılaşılmasına sebebiyet verebilir.

Kat irtifakı bulunan bir yapının tamamlanmasının ardından belediyeye proje uygunluğuna dair denetim başvurusunda bulunulur. Belediyedeki konuyla ilgili birimler inşaatı yerinde inceleyerek onaylanmış olan projeye uygunluğunu denetler. Bu denetimin tamamlanması sonucunda inşaat projeye uygun biçimde bitirilmiş ise belediye bina için ‘Yapı Kullanma İzin Belgesi’ ya da diğer ismiyle ‘iskan’ çıkarır. İskana sahip olan kat irtifaklı bir binanın projeye uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.

Kat mülkiyeti ile kat irtifakı arasındaki ne fark vardır?

Kat mülkiyeti, apartmanın iskanının alınması aşamasından sonra tapuya başvurularak çıkartılan ve dairelerin sahip olduğu bağımsız bölümlerin sınırlarını belirten bir mülkiyet tapusudur. Yani kat mülkiyeti, kat irtifakının bir üstü olarak tanımlanabilir. Kat mülkiyeti bulunan bir dairenin tüm mevzuatlara uygun şekilde yapılmış olduğu kesinlik kazanmıştır. Kat mülkiyeti bulunan daireler satın alındığında, ev sahipleri herhangi bir sorunla karşılaşmazlar.

Ancak her halükarda binanın projesinde sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığına bakılmalıdır. Satın alınacak olan dairelerde hangi kat mülkiyetinin olduğu tapuya bakılarak anlaşılabilir.

EuroAsia Emlak

Ülkede, düşük faiz ortamına karşın artan konut fiyatları ev sahibi olmayı zorlaştırıyor
- Bundesbank'ın raporu, gayrimenkullerin, kasaba ve şehirlerde yüzde 15 ila 30 "aşırı değerli" olduğunu ortaya koydu
- Komisyoncuların talep ettiği yüksek ücretler de konut alımında bir engel olarak görülüyor
- Berlin'de 200 bin avroluk bir konuta 14 bin avro komisyon ücreti talep edilebiliyor
FRANKFURT (AA) - ABDULSELAM DUDAK - Almanya'da düşük faiz sayesinde kolaylaşan finansmana karşın ülke genelinde konutların aşırı değerli olması ve komisyoncuların talep ettiği yüksek ücretler, ev sahibi olmayı zorlaştırıyor.

Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) düşük faiz ve parasal genişleme gibi para politikaları uygulamasının ardından Avro Bölgesi ülkelerinde, özellikle de Almanya'da, düşük faiz oranlarının konut sektörüne etkisi gündeme gelmişti.

Yapılan araştırmalar ve yayımlanan istatistikler, Avrupa’nın lokomotif ülkesi Almanya’da konut almanın giderek zorlaştığını ortaya koyuyor. Ülkede konut ve ticari gayrimenkul fiyatları, bu yılın üçüncü çeyreğinde artmaya devam etti.

Gerçek işlem verilerine dayanan Almanya VDP Emlak Fiyat Endeksi, bu yılın üçüncü çeyreğinde 2016'nın aynı dönemine göre yüzde 7,7 arttı. VDP Emlak Fiyat Endeksi'nin yayımlandığı 2006'dan bu yana gerçekleşen çeyrek bazdaki en güçlü artış, bu yılın temmuz-eylül döneminde kaydedildi.

- "Almanya'daki emlak fiyatlarının yükselmesinde Brexit'in de etkisi var"

Almanya'da inşaat projeleri yapan Gün Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Gün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, inşaat sektörünün finans piyasalarına bağlı olduğunu belirterek, "Şu anda Avrupa piyasasında faizler çok düşük. Bu nedenle inşaat projelerine ilgi yüksek. Ancak bu durumun ne kadar devam edeceğini bilemiyoruz. Faizler yükselirse inşaat sektöründe durgunluk başlar ancak bir kriz olmaz." şeklinde konuştu.

Gün, Alman bankalarının kredi verirken çok dikkatli davrandığını ifade ederek, "Önlerinde bir ABD örneği var. Bu nedenle yatırımların kısa vadede dönüşünü sağlamak istiyorlar." dedi.

Almanya'daki emlak fiyatlarının yükselmesinde Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasının da (Brexit) etkisi olduğunu dile getiren Gün, şunları kaydetti:

"Brexit, Almanya genelinde değil ama metropol bölgelerde çok etkili oldu. Örneğin, Frankfurt kentinde ve yakın bölgelerde buna bağlı olarak büro fiyatları oldukça yükseldi. Brexit dolayısıyla sadece İngilizler değil, dünyanın diğer bölgelerinden şirketler, özellikle de Uzak Doğulu firmalar bu bölgeyi tercih ediyor. Ancak bu durumun ne kadar devam edeceğini bilemeyiz. 2 yıl da sürebilir, 20 yıl da..."

- Gayrimenkul fiyatları, kasaba ve şehirlerde yüzde 15 ila 30 "aşırı değerli"

Konut fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra fiyatların "aşırı değerli" olması da konut alımında karşılaşılan diğer bir sorunu oluşturuyor.

Almanya Merkez Bankası'nın (Bundesbank) geçen ay yayımladığı raporda referans gösterdiği 2016 yılı model hesaplamaları, gayrimenkullerin, kasaba ve şehirlerde yüzde 15 ila 30 "aşırı değerli" olduğunu ortaya koydu.

Bundesbank Başkan Yardımcısı Claudia Buch, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Almanya’daki emlak piyasası bir bütün olarak ekonomi için önemli. Konut finansmanları, tüm hanehalkı borcunun 3'te ikisinden fazlasını oluşturmakta ve özel sektör için 2 krediden biri emlak ile bağlantılı." ifadelerini kullandı.

- Ev alımına komisyon engeli

Komisyoncuların talep ettiği yüksek ücretler de ülkede konut alırken karşılaşılan diğer önemli bir sorunu oluşturuyor.

Merkezi Köln'de bulunan Alman Ekonomi Enstitüsü'nün (IW) yaptığı araştırmaya göre, ülkede düşük faiz sayesinde konut alımı, neredeyse her yerde kiradan daha ucuz olmasına karşın aracılık ücretleri bu süreçte önemli bir engel olarak görülüyor.

Başkent Berlin'de 200 bin avroluk bir konuta 14 bin avro komisyon ücreti talep edilebildiği belirtilen araştırmaya göre, Berlin’de dairelerin yaklaşık yüzde 80'i komisyoncular tarafından satışa sunuluyor. Söz konusu oran, Düsseldorf'ta yüzde 76, Köln'de yüzde 63 ve ülke genelinde yüzde 59 olarak belirlendi. Uzmanlar, bu duruma karşı tedbirler alınması gerektiğini vurguluyor.

Bu arada, söz konusu faktörlerin yanı sıra ülkede özellikle metropol şehirlerde konut açığının yüksek olması ve kiraların da giderek artması önemli bir sorun olarak görülüyor.

Türkiye'de yatırım yapmak için 10 sebepten 4'ünü önceki sayımızda yazmıştık. Diğer önemli sebeplere bu sayımızda değinmek istiyoruz. 

4. Liberal ve yeniliklere açık bir yatırım ortamı: Türkiye yaklaşık 6 günde bir şirket kurulacak duruma gelmiş bulunmaktadır. Güçlü bir sanayi hizmeti             sunan özellikle de olası çözümsüzlüklerde Uluslararası Tahkim Kurulu'na başvuruda bulunarak olayın orada çözüme kavuşması imkanı, Türkiye'yi yatırımcılar arasında hukuki açıdan daha güvenilir bir hale getirmektedir.

5. Altyapı:. Teknik altyapısı, ulaşımı(otobanlar,deniz ve demir yolu), telekomünikasyonu ve enerji olanakları göz önünde bulundurulduğunda , Türkiye son yıllarda büyük bir atılım gerçekleştirmistir .

6. Merkezi Konum: Asya, Avrupa ve Afrika Kıtalarında yaşayan yaklaşık 1,5 milyar nüfusa erişebilmek adına son derece kritik bir coğrafi konumda bulunmaktayız.

7.Avrupa’nın Enerji Koridoru Ve Terminali: Asya ve Avrupa arasındaki enerji geçişinde etkin rol oynayan ülkemiz, doğunun kaynaklarının batıya, batının parasının da doğuya akmasını sağlamaktadır. 

8.Düşük Vergiler Ve Teşvik Olanakları: Yabancılara uygulanan % 33’lük kurumlar vergisi % 20’ye düşürülerek yabancıların yatırım yapmalarına teşvik edilmektedir. Ayrıca bazı durumlarda Kurumlar Vergisi’nden tamamen ya da kısmen muafiyet uygulanmaktadır. .

9.AB İle 1996’dan Bu Yana Gümrük Birliği: Türkiye , Avrupa Gümrük Birliğine 1996 yılından bu yana üyedir. Böylece 20 üye ülke ile aralarında Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmış bulunmaktadır.

10.Büyük İç Pazar: internet abonesi sayısı 33 milyona ulaşmıştır. Cep telefonu abonesi 70 milyona,  kredi kartı kullanıcısı 58 milyona ulaşmıştır. 131 milyona çıkan hava yolu yolcusu, 40 milyona ulaşan yabancı turist sayısı ile Türkiye büyük bir iç Pazar olmaya başlamistir.

Türkiye yukarıda bahsedilen gerekçelerin dışında daha pek çok özelliği ile yerli ve yabancı yatırıcıların cazibe merkezi konumundadır. Özellikle son yıllarda yatırımcıları teşvik eden anlaşmalar, kanunlar ve politikalar ile yabancı sermayenin ülkemize çekilmesi hedeflenmiştir. 

EuroAsia Immobilien Investment
Ender Erdikici

Baden Haber / Freiburg

Doğal güzellikleri, Asya ve Avrupa’nın geçiş noktası, etrafı denizlerle çevrili bir yarımada olması, dinamik ve genç bir nüfusa sahip olması gibi nedenler yatırımcıların ülkemizi tercih etmesinde başlıca sebeplerden olmaktadır. Özellikle sahip olduğu değerleri yabancı yatırımcılar için oldukça ilgi çekici bulunmasıyla birlikte yabancı sermayeye açık bir ülke olmaya başladı. Her yatırımcı yatırım yapmadan evvel neden buraya sermaye bağlayayım diye düşünür.  Bu şekilde merak eden yerli ve yabancı yatırımcılar için Türkiye’de yatırım yapmak için 10 sebep belirledik. Yazımızın devamında bu nedenleri ve ayrıntılarını sizlerle paylaşacağız. Böylece neden Türkiye’de yatırım yapmalıyım sorusunun cevabını kendiliğinden kolayca bulabileceksiniz. İşte tüm detaylarıyla Türkiye’de yatırım yapmak için 10 neden:

  1. İyileşen ve Gelişen Ekonomi:Türkiyenin en önemli ekonomik ölçütlerinden birisi olan Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) 231 milyar dolardan 820 milyar dolara yükselmiştir. 2002 – 2013 yılları arasındaki verilere dayanarak hızlı ve istikrarlı gelişen Türkiye ekonomisinde GSYİH, TÜİK verilerine göre yılda ortalama % 5,1 oranında bir artış gösterdi. Satın Alma Gücü Paritesi’ne göre GSYİH, IMF WEO verilerine dayanarak da 2013 yılında dünyanın 16. , Avrupa’nın ise 6. Büyük ekonomisi olmaktadır. 
  2. Genç ve Dinamik Nüfus: Bilindiği üzere bir yere yatırım yapılacağı zaman orada çalıştırılacak nitelikli, genç, dinamik ve o iş ile ilgili bilgili kişiler olması gerekmektedir. Hızla yaşlanan Avrupa nüfusunu göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye genç nüfusu oldukça fazladır. Hatta en kalabalık genç nüfus Türkiyededir diyebiliriz ,  nüfusun yarısı 30,4 yaş altındaki gençlerdir. Bu nedenle Türkiyede yatırım yapacak olan yatırımcılar, asla çalıştıracak personel sıkıntısı çekmeyecektir.
  3. Rekabetçi ve Nitelikli İş Gücü: 2013 TÜİK verilerine göre yaklaşık 29 milyon genç, eğitimli ve motive olmuş nitelikli personeller bulunmaktadır. 200’ye yakın üniversiteden her yıl 600 bin yeni mezun ve büyük bir çoğunluğu meslek ve teknik liselerden olan 700 bin lise mezunu vermekteyiz. Gerçek anlamda son derece genç bir nüfus olması ve iş için birbirleri ile yarış halinde olmaları nitelikli iş gücünü arttırmış ve aynı zamanda rekabetçi bir ortamın kurulmasına olanak tanımıştır.
  4. Liberal Ve Yeniliklere Açık Bir Yatırım Ortamı: Bilindiği üzere ülkelerde yatırım yapmak isteyen yabancılar için birçok kısıtlayıcı engeller bulunmaktadır. Türkiye OECD üyesi ülkeler arasında 1997’den günümüze kadar bu tür kısıtlayıcı engelleri ortadan kaldırarak yaklaşık 6 günde bir şirket kurulabilecek duruma gelmiş bulunmaktadır. Tüm yatırımcılara eşit muamelelerde bulunarak gerçek anlamda rekabetçi bir ortam oluşturmaktadır. Güçlü bir sanayi hizmeti sunan Türkiye 2013 yılı itibarıyla Ekonomi Bakanlığı kayıtlarına göre yaklaşık 37 bin yabancı sermayeli şirket bulunduğu tespit edilmiştir. Özellikle olası çözümsüzlükler de Uluslararası Tahkim Kurulu’na başvuruda bulunarak olayın orada çözüme kavuşması imkanı, Türkiyeyi yatırımcılar arasında hukuki acidan daha güvenilir bir hale getirmektedir.

Değinmek istediğimiz diğer sebepleri yarın çıkacak olan Haziran sayısında sizlerle paylaşacağız.  

EuroAsia Immobilien Investment

 

 

Her seyden önce gayrimenkule ilgi duyanlar üç hataya sıklıkla düsüyorlar,

  • Yeterince göz atmamak

  • Hafife alınan yenileme ihtiyaci

  • Kontratin yeterince dikkatli gözden geçirilmemesi

 

Sıklıkla tek bir ziyaretten sonra evin satın alınmasına karar verilir, aslında temel olarak başka ziyaretler mutlaka gereklidir.Satın almadan önce bir bilir kişi tarafından netleştirilmesi gereken sorunlar ortaya cıkabilir.

 

İlk bakışta en çok dikkatinizi cezbeden , zemin, duvarlar, tavanın şekli aslında diğer hususlar kadar önemli olmayabilir.Daha da önemlisi binanın keller’si, çatisi,pencereleri , su ve kanalizasyon kanallari gibi kısımlarıdır. Örnegin duvar izolasyonu sırasında ses yalıtımı işi halledilebilecekken bu ya hiç kayda alınmaz yada yetersiz halledilir.Duvardaki çatlaklara ,rutubetli yerlere , küf kokusuna bağli olarak çikan soru ve sorunlarin ehemmiyetle ele alınması gereklidir.

 

Hepinizin gözünden kacan sey : kullanılmıs bir ev görüldügü sekilde alınır.Önceki Evin sahibine karşi , bazı sorunların gizlendiğine dair ortaya çikacak tazminat talepleri sadece cok meşakkatli ve mücadele gerektiren bir sürectir.Bir Emlakçıdan alınan bilgilerin cok dikkatli ele alınması gereklidir, nitekim onlar çok nadir durumlarda verdikleri bilgiye kefil durumdadirlar.

Mart ayında sizinle mercek altına alacağımız bir sonraki önemli konu ‚‘‘ Satiş kontratının yeterince dikkatli gözden geçirilmemesi‘‘ olacak.

 

Umariz ele aldigimiz konular dikkatinizi cezb etmistir.Dikkat edilmesi hepinizin yararinadir.

 

 

Euroasıa Gayrımenkul&Yatırımcılıgı

 

Ender Erdikıci

 

Kat irtifaklı daire almanın dezavantajları

Kat irtifaklı tapuların alınmasından sonra müteahhit tarafından bina belediyeye verilen projeye aykırı bir biçimde tamamlanabilir. Bu durumda daireyi satın alan kişinin;

  • Daire projeye aykırı biçimde yapıldığı için belediyeden yıkım karar çıkması,
  • Projeye aykırı biçimde yapılmasından dolayı kredi kullanılamaması,
  • Otopark ve depo gibi ortak alanların dairelere dahil edilememesi sebebiyle diğer hak sahiplerinin ilgili konut hakkında yıkım kararı aldırması gibi neticelerle karşılaşılmasına sebebiyet verebilir.

Kat irtifakı bulunan bir yapının tamamlanmasının ardından belediyeye proje uygunluğuna dair denetim başvurusunda bulunulur. Belediyedeki konuyla ilgili birimler inşaatı yerinde inceleyerek onaylanmış olan projeye uygunluğunu denetler. Bu denetimin tamamlanması sonucunda inşaat projeye uygun biçimde bitirilmiş ise belediye bina için ‘Yapı Kullanma İzin Belgesi’ ya da diğer ismiyle ‘iskan’ çıkarır. İskana sahip olan kat irtifaklı bir binanın projeye uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.

Kat mülkiyeti ile kat irtifakı arasındaki ne fark vardır?

Kat mülkiyeti, apartmanın iskanının alınması aşamasından sonra tapuya başvurularak çıkartılan ve dairelerin sahip olduğu bağımsız bölümlerin sınırlarını belirten bir mülkiyet tapusudur. Yani kat mülkiyeti, kat irtifakının bir üstü olarak tanımlanabilir. Kat mülkiyeti bulunan bir dairenin tüm mevzuatlara uygun şekilde yapılmış olduğu kesinlik kazanmıştır. Kat mülkiyeti bulunan daireler satın alındığında, ev sahipleri herhangi bir sorunla karşılaşmazlar.

Ancak her halükarda binanın projesinde sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığına bakılmalıdır. Satın alınacak olan dairelerde hangi kat mülkiyetinin olduğu tapuya bakılarak anlaşılabilir.

EuroAsia Emlak