08 Ara 2019
BT Content Showcase - модуль joomla Книги

İslam aleminde "Allah'a yükseliş ve arınma" olarak kabul edilen Miraç Kandili, bugün idrak edilecek.

Miraç Kandili, 8 Mart'ta başlayan "üç aylar"ın ilki olan recep ayının 27'nci gecesine denk geliyor.

İslam inancına göre, Hazreti Muhammed, Miraç gecesi, Allah'ın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselam'ın rehberliğinde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükseldi. Hazreti Muhammed, yolculuğunda "Burak" adlı binekle seyahat etti.

Beş vakit namaz, miraç gecesinde farz kılındı, Allah'a şirk koşmayanların cennete gireceği müjdesi verildi ve Miraç gecesinde "Amenerrasulü" diye başlayan Bakara Suresi'nin son iki ayeti indirildi.

Ayrıca bu gece Allah, Hazreti Muhammed'e insanın yaşama hakkını, şeref ve haysiyetini korumayı, toplumun huzur ve güvenini sağlamayı amaçlayan on iki emir vahyetti.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Miraç Kandili dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

Erbaş'tan Miraç Kandili mesajı 

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ise Miraç Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda, salıyı çarşambaya bağlayan gece, içinde birçok ilahi hikmeti, sırrı ve bereketi barındıran Miraç Gecesi'nin idrak edileceğini kaydetti.

Miracın, Mekke'de, risaletin zor zamanlarında, Peygamber'in bir gece Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan da semaya yaptığı ve Allah'ın sonsuz kudretinin eserlerini temaşa ettiği hikmet yüklü yolculuğu ifade ettiğini belirten Erbaş, "Miraç, Peygamber Efendimizin şahsında tevhit, kulluk, sabır ve güzel ahlak üzere sebat edenlerin önüne açılan bir hakikat ve yükseliş ufkudur. Allah'ın birliğine, büyüklüğüne ve kudretine görkemli bir şahitlik, varlığın özüne ve anlamına yapılan olağanüstü bir yolculuktur." ifadelerini kullandı.

Miracın, huzur ve güven içinde bir hayatın, kan, gözyaşı, işgal, yoksulluk ve sefaletin bulunmadığı bir dünyanın inşası için çalışanlara Allah'ın yardım müjdesi olduğuna işaret eden Erbaş, miracın ayrıca "günde 5 vakit namazla yükselişin manasını ve hikmetini tefekkür ederek alemlerin Rabb'inin sonsuz rahmet ve merhametine ulaşmak", "merhameti azalan kalplerin, eşref-i mahlukat olma bilinci zayıflayan insanlığın yeniden dirilişi için en büyük imkan" anlamına geldiğini vurguladı.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, mesajını şöyle sürdürdü:

"Elbette Miraç, Mescid-i Aksa'yı peygamberlerin bir emaneti, kulluk ve insanlık sınavının bir gereği olarak sahiplenmektir. Bugün, işgalci zorbalar tarafından harim-i ismeti çiğnenen, gözü dönmüş zalimlerce masuniyeti ihlal edilen Mescid-i Aksa özgür kalmadan Miraç hakiki manada yaşanamaz. Dolayısıyla Mescid-i Aksa'nın selameti, işgal ve zulmün bertaraf edilmesi için birlik, beraberlik içinde çalışmak bütün müminlere Rabb'imizin yüklediği en büyük sorumluluktur.

Mümin yüreklerin manevi duygu ve hislerle coştuğu bu geceler, dua, ibadet ve tefekkürle Rabb'imize olan imanımızı, Peygamberimize olan bağlılığımızı, namaza olan muhabbetimizi tazelemek ve güçlendirmek için büyük bir fırsattır."

Kullukta ve insani değerlerde en yüce mertebelere yükselişi simgeleyen Miraç Gecesi'nin Müslümanların birlik ve beraberliğine, insanlığın barış ve hidayetine vesile olmasını dileyen Erbaş, milletin ve bütün İslam aleminin Miraç Gecesi'ni kutladı.

İSTANBUL

Mevlit Kandili alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa'nın dünyaya gelişinin yıldönümüdür. 

Mevlit Kandili, İstanbul Müftülüğünün düzenlediği programla, Eyüp Sultan Camisi'nde dualarla idrak edilecek.

İstanbul Müftülüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Mevlit Kandili dolayısıyla Eyüp Sultan Camisi'nde yatsı namazının ardından, özel bir program düzenlenecek.

İstanbul müftü yardımcısının Mevlit Kandili'nin anlam ve önemini anlatan vaazının yer alacağı programda, bu kutsal gece, dua ve ilahilerle idrak edilecek.

Mevlit Kandili dolayısıyla Fatih Camisi'nde de bir program düzenlenecek. Programda, Kur'an-ı Kerim okunarak, hatim duaları edilecek. Akşam namazını müteakip ise Doç. Dr. Halil İbrahim Kutluay tarafından "Hazreti Peygamber ve Gençlik" konulu sohbet yapılacak.

Program yatsı namazını müteakip naat-ı şerif okumaları ve gece geç saatlere kadar sürecek olan Sakal-ı Şerif ziyaretiyle devam edecek.

Program, sabah namazında gençlik buluşması ile tamamlanacak. 

Muhabir: Çiğdem Alyanak

İSTANBUL

İstanbul Müftülüğünün düzenlediği programla Mevlit Kandili, Eyüp Sultan Camisi'nde dualarla idrak edilecek.

İstanbul Müftülüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Mevlit Kandili dolayısıyla Eyüp Sultan Camisi'nde yatsı namazının ardından, özel bir program düzenlenecek.

İstanbul müftü yardımcısının Mevlit Kandili'nin anlam ve önemini anlatan vaazının yer alacağı programda, bu kutsal gece, dua ve ilahilerle idrak edilecek.

Mevlit Kandili dolayısıyla Fatih Camisi'nde de bir program düzenlenecek. Yarın gündüz vakitlerinde başlayacak programda, Kur'an-ı Kerim okunarak, hatim duaları edilecek. Akşam namazını müteakip ise Doç. Dr. Halil İbrahim Kutluay tarafından "Hazreti Peygamber ve Gençlik" konulu sohbet yapılacak.

Program yatsı namazını müteakip naat-ı şerif okumaları ve gece geç saatlere kadar sürecek olan Sakal-ı Şerif ziyaretiyle devam edecek.

Program, sabah namazında gençlik buluşması ile tamamlanacak. 

Muhabir: Çiğdem Alyanak

 

ANKARA

İslam dininde bin aydan daha hayırlı kabul edilen Kadir Gecesi, ramazanın 27'inci gecesi olan yarın idrak edilecek.

İslam dininde Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı Kadir Gecesi, "sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu gece" olarak kabul edilirken, Kur'an-ı Kerim'de adı geçen tek gece olarak yer alıyor.

Kur'an-ı Kerim'de Kadir suresinde bu gece şöyle anlatılıyor:

"Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir Gecesi'nde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen ne bileceksin. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir."

Camilerde etkinlikler düzenlenecek

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Kadir Gecesi dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenleyecek.

Denizli'de Pamukkale Üniversitesi Ahmet Hulusi Efendi, Ankara'da Beştepe Millet, İstanbul'da Cennet Mahallesi Yavuz Selim, Fatih, Taşoluk Yeşil ve Konya'da Sultan Selim camilerindeki özel programda, Kur'an-ı Kerim ve mevlit okutulacak.


ANKARA

Berat Kandili, 19 Mart'ta başlayan "üç aylar"ın ikincisi şaban ayının 15'inci gecesine denk geliyor.

İslam inancına göre "berat", günahlardan arınma, temize çıkma, ilahi af ve rahmete nail olma anlamlarına geliyor. 

Hazreti Muhammed'in, Berat Kandili'ne ilişkin şöyle buyurduğu ifade ediliyor:

"Şaban ayının 15. gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve 'Yok mu tövbe eden, tövbesini kabul edeyim. Yok mu rızık isteyen, rızık vereyim. Yok mu şifa isteyen, şifa vereyim. Yok mu başka isteği olan ona da istediğini vereyim' buyurur."

Muhabir: Sefa Şahin 

ANKARA

İslam aleminde rahmeti, bereketi ve mağfireti bol üç ayların habercisi kabul edilen Regaip Kandili, bugün idrak edilecek.

Müslümanlar için büyük öneme sahip üç aylardan, recep ayının ilk perşembe gününü cumaya bağlayan gece idrak edilen Regaip Kandili, "rahmet ve mağfiret gecesi" olarak kabul ediliyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Regaip Kandili dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

Ankara'da Melike Hatun, Bursa'da Ulu, Yozgat'ta Büyük (Çapanoğlu), Aydın'da Külliye, Konya'da Hacı Veyiszade, İstanbul'da Fatih, Eyüp Sultan ve Valide-i Cedid camilerindeki özel programda, Kur'an-ı Kerim ve mevlit okutulacak.

Muhabir: Sefa Şahin

ANKARA - SEFA ŞAHİN

Ramazan ayının da içinde bulunduğu üç aylar, 19 Mart Pazartesi günü başlayacak. recep ayının cumaya bağlanan ilk perşembe akşamı olan 22 Mart'ta da Regaip Kandili idrak edilecek.

Konuya ilişkin AA muhabirine bilgi veren Diyanet İşleri Başkanlığı İrşat Hizmetleri Daire Başkanı Neşet Bodur, üç ayların "mana mevsimi" olduğunun altını çizdi.

Allah'ın, kulların hatalarından uzaklaşması ve yeni hamleler yapması için bazı ayları ve geceleri mübarek kıldığını kaydeden Bodur, üç aylarda rahmet dalgalarının arttığını, manevi huzur ve sükunetin kalpleri doldurduğunu ifade etti.

"Üç aylar diye bir tanım yok"

Bodur, Kur'an-ı Kerim'de ve Hz. Peygamber'in hadislerinde "üç aylar" diye bir tanımın olmadığını fakat Hazreti Peygamber hayatında recep, şaban ve ramazan aylarının değerini belirten ifadelerin bulunduğunu vurguladı.

Sonraki dönemlerde üç ayların önemli bir yer edindiğini belirten Bodur, "Aslında Regaip Kandili ve diğer geceler, bayramın gelişini bizlere haber veriyor." dedi.

"Camilerde özel programlar yapılacak"

Diyanet İşleri Başkanlığınca üç aylar boyunca camilerde özel programların yapılacağını bildiren Bodur, şöyle devam etti:

"Üç aylar bizim hayatımızda bir mektebe dönüşüyor. Kur'an-ı Kerim ve meali daha çok okunuyor. İlmihaller tekrarlanıyor. Üç aylar, yenilenme, kendimize çeki düzen verme, günahlarımız, hatalarımız varsa onlardan tövbe etme, komşuyu, yaşlıları fakirleri, kimsesizleri gözettiğimiz bir mevsim oluyor bizim için."


İSTANBUL - MÜCAHİT TÜRETKEN

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Mevlana'nın Moğol istilası ve Büyük Selçuklu Devleti'nin dağıldığı, insanların geleceğe dair ümitlerini yavaş yavaş kaybettikleri bir dönemde ortaya çıktığını belirterek, "Doğudan, batıdan ve kendi içinde savrulma yaşadığı bir dönemde Mevlana doğudan gelen bir hayat ışığıdır." dedi.

İstanbul Müftüsü Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mevlana'nın eserlerinde insan ve zaaflarına değindiğini bu yüzden her devirde insanların kendisinden bir şeyler bulduğunu söyledi.

Hazreti Mevlana'nın Türkiye'nin, İran'ın, Tacikistan'ın ve Afganistan'ın sahip çıktığı bir gönül sultanı olduğunu dile getiren Yılmaz, "Hazreti Mevlana Afganistanlılar ilgilidir çünkü Afganistan'ın Belh şehrinde doğmuştur. İranlılar ilgilidir çünkü eserlerini Farsça yazmıştır. Biz ilgiliyiz çünkü bizim bu topraklarda büyümüş, bizim bağrımızda eser vermiş, Konya'da vefat etmiş buraya defin olmuştur. Tacikler de özellikle Farsça yazmış olmasından dolayı ilgilidirler." ifadelerini kullandı.

Mevlana'nın yaşadığı yüzyılın oldukça sıkıntılı bir dönem olduğunu ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

"13. yüzyılda İslam coğrafyasında çok ciddi Haçlı istilalarının yürekleri dağladığı bir dönem. Hazreti Mevlana da o süreçte doğup büyümüş bir insan. Keza 13. yüzyıl içerisinde Hz Mevlana’nın ilerleyen dönemlerinde Anadolu’nun bir başka sıkıntısı vardır; o da Moğol istilalarıdır. Abbasi hilafetinin de siyasi gücünü kaybettiği ve halifelerin manevi otorite konumuna düştüğü bir yüzyıldır. Bağdat'ta bir Abbasi halifesi vardır ama İslam dünyasına hükmedecek gücü kalmamıştır. Büyük Selçuklu Devleti dağılmış Anadolu Selçuklu Devleti kurulmuştur. Aynı devirde Anadolu Selçuklularının da taht kavgası yaptığı bir dönemdir. İnsanların geleceğe dair ümitlerini yavaş yavaş kaybettikleri bir dönemdir. Böyle bir dönemde insanlara ümit aşılayan onların gönüllerine yeni ufuklar açacak insanlar çok anlamlı ve önemlidir. İşte bu dönemde bu zamanda yani doğudan, batıdan ve kendi içinde bir savrulma yaşandığı bir dönemde Mevlana doğudan gelen bir hayat ışığıdır. İbn Arabi de batıdan Endülüs'ten gelen ve Anadolu topraklarında Osmanlının kurulmasında zemin hazırlayan önemli bir şahsiyettir. Alperenler dediğimiz Orta Asya kökenli Babıali Rıfai ve benzeri Yesevi dervişlerinin mevcudiyeti de Osmanlı sürecine önemli katkı sağlamıştır."

"Osmanlı Mesnevi okuyarak ve pilav yiyerek yaşadı"

Yılmaz, Mevlana'nın yaşadığı çağdaki tüm olumsuzluklara rağmen insanları hayata bağladığını ve ümide çağırdığını vurguladı.

Mevlana'nın Mesnevi'yi de bu haldeki sözlerle yazdığını belirten Yılmaz, "Kendisinin şiirlerinde ve duygularında coşku ve heyecan vardır. Her duygusunu tam olarak anlatamadığını ve kendisini anlayan insan sayısının çok az olduğunu sık sık vurgulamaktadır. Neyin şahsında insan-ı kamili anlatmaya çalışmıştır. 6 ciltlik Mesnevisi kendisinden sonra Osmanlılar için gıda kadar önemli bir eser olmuştur. Yahya Kemal, 'Osmanlı nasıl yaşadı?' diye sorulduğunda 'Mesnevi okuyarak ve pilav yiyerek' cevabını vermiştir." şeklinde konuştu.

"Herkes kendisine ait bir şeyler bulur"

Mevlana'nın insanları ve ihtiyaçlarını çok iyi tanıyan bir insan olduğunu aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mevlana düşüncesi, insanı çok iyi tanıyan, insanın ihtiyaçlarını, zevklerini, hazlarını, zaaflarını bilen bir psikolog hazakatiyle insanın derdine deva olacak şeyler sunmaktadır eserlerinde. O yüzden Mevlana'nın söyledikleri hiç eskimez. Herkes orada gelecekle ilgili, evlatla, öfkeyle, hasetle, insani zaaflarla ilgili kendisine ait bir şeyler bulur. Örneğin cariye ve padişah hikayesiyle çağrışım psikolojisini anlatır. Çağrışım psikolojisiyle insanların ne kadar içindeki duyguların ölçülebileceği, anlaşılabileceğini ifade eder. Mevlana insana yatırım yapar, insanın değerli ve önemli olduğunu, onun zaaflarının, kabiliyetlerinin bilinmesinin yüksek bir anlamı olduğunu çok güzel ifade eden bir yapıya sahiptir. O yüzden de Mevlana'nın eserlerinin okuyucusu olmuş, her devirde şerhleri yazılmış. Osmanlı'da pek çok camide, tekkede Mesnevihanlık diye gelenek oluşmuş. Anlam ve mesaj değeri yüksektir."

"Peygamber değil ama kitabı var"

Yılmaz, Mesnevi'nin ikili yani kendi içinde kafiyeli iki mısradan oluşan nazım şeklinin adı olduğunu ve Kur'an'da da mesna diye sözler bulunduğunu bildirdi.

Mevlana Kur'an'ı Kerim'deki zahir-batıl ikili ilişkisini kendi şiirlerinde ifade ettiğini dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:

"Mesnevi'nin yazımının 18 yıl sürdüğü ifade edilmektedir. Burada irşad üslubunda yaşadığı çağın insanlarının da ihtiyaç duyduğu gönül aşk ve ümit konularına ağırlık vermektedir. Her şeye rağmen dünyaya değer vermeyen zühti bir anlayışın da kurtuluşun temel felsefesi olduğunu Mesnevi'nin 19. beyitinde 'Koparırsan bağını ey oğul azat olacaksın, ne zamana kadar altın gümüş bağında kalacaksın. Altın ve gümüşün esiri olma onlardan bağını kopar, gerçek hürriyete eriş Allah'a kul olmaya bak. Dünyaya paraya altına, kadına kul olma' diyerek diyerek aslından Müslümanlara gerçek hürriyetin bunlardan kurtulmak, bunları aşmak olduğunu çok güzel ifade etmektedir. Abdurrahman el-Cami, Mevlana için der ki; 'peygamber değil ama kitabı var' Yani o kadar güçlü olduğunu ifade eder. Mesnevi'de 950 başlık vardır 50'si ayetlerden 53'ü hadislerden oluşur, diğerleri ise farklı hikayelerden oluşur. Temsili hikayeler vardır. Bu temsili hikayelerin de 3 önemli özelliği vardır: Vakaya, gerçeğe uygun mu, olmasına gerekene yani hedef gösteriyor işaret ediyor ve herkesin baktığı yerden bakmayı esas alıyor."

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), Almanya'nın Duisburg kentinde eylül ayındaki yangın faciasında evleri zarar gören ailelere yardımda bulundu.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), Almanya'nın Duisburg kentinde eylül ayındaki yangın faciasında evleri zarar gören ailelere yardımda bulundu.

Meiderich DİTİB Yunus Emre Camisi'nde düzenlenen programda yangın mağduru ailelere biner avro yardım yapıldı.

DİTİB Genel Sekreteri Dr. Bekir Alboğa, DİTİB olarak her zaman toplumun iyiliği ve barışı için katkı sağlamaya devam edeceklerini söyledi.

Alboğa, "Her gün daha da artan ırkçılık ve İslam düşmanlığı, Almanya’ya yakışmıyor." dedi.

Almanya'nın demokratik geleneğine hep destek sağladıklarını kaydeden Alboğa, şunları söyledi:

"Yaşanan acı hadiseler bizim öz karakterimizi ve sıfatımızı değiştiremez. Bizim özelliğimiz barış dininin mensubu olmaktır. Barış ve kardeşlik mesajlarımızdan taviz vermeyeceğiz. Kardeşlerimize başsağlığı diliyoruz, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Olayın bir an evvel açıklığa kavuşturulması ve faillerinin bulunması, mağdur aileler için büyük teselli olacaktır."

DİTİB Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hakan Aydın da son dönemde camilere yönelik saldırıların artmasından üzüntü duyduklarını kaydetti.

Almanya'nın Duisburg kentinin Meiderich semtinde 3 Eylül'de çıkan yangında Romanya vatandaşı 4 kişi yaşamını yitirmiş, aralarında Türklerin de bulunduğu 10 kişi yaralanmıştı.

Muhabir: Mesut Zeyrek

AA

İslam aleminde "Allah'a yükseliş ve arınma" olarak kabul edilen Miraç Kandili, bugün idrak edilecek.

Miraç Kandili, 8 Mart'ta başlayan "üç aylar"ın ilki olan recep ayının 27'nci gecesine denk geliyor.

İslam inancına göre, Hazreti Muhammed, Miraç gecesi, Allah'ın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselam'ın rehberliğinde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükseldi. Hazreti Muhammed, yolculuğunda "Burak" adlı binekle seyahat etti.

Beş vakit namaz, miraç gecesinde farz kılındı, Allah'a şirk koşmayanların cennete gireceği müjdesi verildi ve Miraç gecesinde "Amenerrasulü" diye başlayan Bakara Suresi'nin son iki ayeti indirildi.

Ayrıca bu gece Allah, Hazreti Muhammed'e insanın yaşama hakkını, şeref ve haysiyetini korumayı, toplumun huzur ve güvenini sağlamayı amaçlayan on iki emir vahyetti.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Miraç Kandili dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

Erbaş'tan Miraç Kandili mesajı 

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ise Miraç Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda, salıyı çarşambaya bağlayan gece, içinde birçok ilahi hikmeti, sırrı ve bereketi barındıran Miraç Gecesi'nin idrak edileceğini kaydetti.

Miracın, Mekke'de, risaletin zor zamanlarında, Peygamber'in bir gece Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan da semaya yaptığı ve Allah'ın sonsuz kudretinin eserlerini temaşa ettiği hikmet yüklü yolculuğu ifade ettiğini belirten Erbaş, "Miraç, Peygamber Efendimizin şahsında tevhit, kulluk, sabır ve güzel ahlak üzere sebat edenlerin önüne açılan bir hakikat ve yükseliş ufkudur. Allah'ın birliğine, büyüklüğüne ve kudretine görkemli bir şahitlik, varlığın özüne ve anlamına yapılan olağanüstü bir yolculuktur." ifadelerini kullandı.

Miracın, huzur ve güven içinde bir hayatın, kan, gözyaşı, işgal, yoksulluk ve sefaletin bulunmadığı bir dünyanın inşası için çalışanlara Allah'ın yardım müjdesi olduğuna işaret eden Erbaş, miracın ayrıca "günde 5 vakit namazla yükselişin manasını ve hikmetini tefekkür ederek alemlerin Rabb'inin sonsuz rahmet ve merhametine ulaşmak", "merhameti azalan kalplerin, eşref-i mahlukat olma bilinci zayıflayan insanlığın yeniden dirilişi için en büyük imkan" anlamına geldiğini vurguladı.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, mesajını şöyle sürdürdü:

"Elbette Miraç, Mescid-i Aksa'yı peygamberlerin bir emaneti, kulluk ve insanlık sınavının bir gereği olarak sahiplenmektir. Bugün, işgalci zorbalar tarafından harim-i ismeti çiğnenen, gözü dönmüş zalimlerce masuniyeti ihlal edilen Mescid-i Aksa özgür kalmadan Miraç hakiki manada yaşanamaz. Dolayısıyla Mescid-i Aksa'nın selameti, işgal ve zulmün bertaraf edilmesi için birlik, beraberlik içinde çalışmak bütün müminlere Rabb'imizin yüklediği en büyük sorumluluktur.

Mümin yüreklerin manevi duygu ve hislerle coştuğu bu geceler, dua, ibadet ve tefekkürle Rabb'imize olan imanımızı, Peygamberimize olan bağlılığımızı, namaza olan muhabbetimizi tazelemek ve güçlendirmek için büyük bir fırsattır."

Kullukta ve insani değerlerde en yüce mertebelere yükselişi simgeleyen Miraç Gecesi'nin Müslümanların birlik ve beraberliğine, insanlığın barış ve hidayetine vesile olmasını dileyen Erbaş, milletin ve bütün İslam aleminin Miraç Gecesi'ni kutladı.

İSTANBUL

Mevlit Kandili alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa'nın dünyaya gelişinin yıldönümüdür. 

Mevlit Kandili, İstanbul Müftülüğünün düzenlediği programla, Eyüp Sultan Camisi'nde dualarla idrak edilecek.

İstanbul Müftülüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Mevlit Kandili dolayısıyla Eyüp Sultan Camisi'nde yatsı namazının ardından, özel bir program düzenlenecek.

İstanbul müftü yardımcısının Mevlit Kandili'nin anlam ve önemini anlatan vaazının yer alacağı programda, bu kutsal gece, dua ve ilahilerle idrak edilecek.

Mevlit Kandili dolayısıyla Fatih Camisi'nde de bir program düzenlenecek. Programda, Kur'an-ı Kerim okunarak, hatim duaları edilecek. Akşam namazını müteakip ise Doç. Dr. Halil İbrahim Kutluay tarafından "Hazreti Peygamber ve Gençlik" konulu sohbet yapılacak.

Program yatsı namazını müteakip naat-ı şerif okumaları ve gece geç saatlere kadar sürecek olan Sakal-ı Şerif ziyaretiyle devam edecek.

Program, sabah namazında gençlik buluşması ile tamamlanacak. 

Muhabir: Çiğdem Alyanak

İSTANBUL

İstanbul Müftülüğünün düzenlediği programla Mevlit Kandili, Eyüp Sultan Camisi'nde dualarla idrak edilecek.

İstanbul Müftülüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Mevlit Kandili dolayısıyla Eyüp Sultan Camisi'nde yatsı namazının ardından, özel bir program düzenlenecek.

İstanbul müftü yardımcısının Mevlit Kandili'nin anlam ve önemini anlatan vaazının yer alacağı programda, bu kutsal gece, dua ve ilahilerle idrak edilecek.

Mevlit Kandili dolayısıyla Fatih Camisi'nde de bir program düzenlenecek. Yarın gündüz vakitlerinde başlayacak programda, Kur'an-ı Kerim okunarak, hatim duaları edilecek. Akşam namazını müteakip ise Doç. Dr. Halil İbrahim Kutluay tarafından "Hazreti Peygamber ve Gençlik" konulu sohbet yapılacak.

Program yatsı namazını müteakip naat-ı şerif okumaları ve gece geç saatlere kadar sürecek olan Sakal-ı Şerif ziyaretiyle devam edecek.

Program, sabah namazında gençlik buluşması ile tamamlanacak. 

Muhabir: Çiğdem Alyanak

 

ANKARA

İslam dininde bin aydan daha hayırlı kabul edilen Kadir Gecesi, ramazanın 27'inci gecesi olan yarın idrak edilecek.

İslam dininde Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı Kadir Gecesi, "sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu gece" olarak kabul edilirken, Kur'an-ı Kerim'de adı geçen tek gece olarak yer alıyor.

Kur'an-ı Kerim'de Kadir suresinde bu gece şöyle anlatılıyor:

"Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir Gecesi'nde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen ne bileceksin. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir."

Camilerde etkinlikler düzenlenecek

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Kadir Gecesi dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenleyecek.

Denizli'de Pamukkale Üniversitesi Ahmet Hulusi Efendi, Ankara'da Beştepe Millet, İstanbul'da Cennet Mahallesi Yavuz Selim, Fatih, Taşoluk Yeşil ve Konya'da Sultan Selim camilerindeki özel programda, Kur'an-ı Kerim ve mevlit okutulacak.


ANKARA

Berat Kandili, 19 Mart'ta başlayan "üç aylar"ın ikincisi şaban ayının 15'inci gecesine denk geliyor.

İslam inancına göre "berat", günahlardan arınma, temize çıkma, ilahi af ve rahmete nail olma anlamlarına geliyor. 

Hazreti Muhammed'in, Berat Kandili'ne ilişkin şöyle buyurduğu ifade ediliyor:

"Şaban ayının 15. gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve 'Yok mu tövbe eden, tövbesini kabul edeyim. Yok mu rızık isteyen, rızık vereyim. Yok mu şifa isteyen, şifa vereyim. Yok mu başka isteği olan ona da istediğini vereyim' buyurur."

Muhabir: Sefa Şahin 

ANKARA

İslam aleminde rahmeti, bereketi ve mağfireti bol üç ayların habercisi kabul edilen Regaip Kandili, bugün idrak edilecek.

Müslümanlar için büyük öneme sahip üç aylardan, recep ayının ilk perşembe gününü cumaya bağlayan gece idrak edilen Regaip Kandili, "rahmet ve mağfiret gecesi" olarak kabul ediliyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Regaip Kandili dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

Ankara'da Melike Hatun, Bursa'da Ulu, Yozgat'ta Büyük (Çapanoğlu), Aydın'da Külliye, Konya'da Hacı Veyiszade, İstanbul'da Fatih, Eyüp Sultan ve Valide-i Cedid camilerindeki özel programda, Kur'an-ı Kerim ve mevlit okutulacak.

Muhabir: Sefa Şahin

ANKARA - SEFA ŞAHİN

Ramazan ayının da içinde bulunduğu üç aylar, 19 Mart Pazartesi günü başlayacak. recep ayının cumaya bağlanan ilk perşembe akşamı olan 22 Mart'ta da Regaip Kandili idrak edilecek.

Konuya ilişkin AA muhabirine bilgi veren Diyanet İşleri Başkanlığı İrşat Hizmetleri Daire Başkanı Neşet Bodur, üç ayların "mana mevsimi" olduğunun altını çizdi.

Allah'ın, kulların hatalarından uzaklaşması ve yeni hamleler yapması için bazı ayları ve geceleri mübarek kıldığını kaydeden Bodur, üç aylarda rahmet dalgalarının arttığını, manevi huzur ve sükunetin kalpleri doldurduğunu ifade etti.

"Üç aylar diye bir tanım yok"

Bodur, Kur'an-ı Kerim'de ve Hz. Peygamber'in hadislerinde "üç aylar" diye bir tanımın olmadığını fakat Hazreti Peygamber hayatında recep, şaban ve ramazan aylarının değerini belirten ifadelerin bulunduğunu vurguladı.

Sonraki dönemlerde üç ayların önemli bir yer edindiğini belirten Bodur, "Aslında Regaip Kandili ve diğer geceler, bayramın gelişini bizlere haber veriyor." dedi.

"Camilerde özel programlar yapılacak"

Diyanet İşleri Başkanlığınca üç aylar boyunca camilerde özel programların yapılacağını bildiren Bodur, şöyle devam etti:

"Üç aylar bizim hayatımızda bir mektebe dönüşüyor. Kur'an-ı Kerim ve meali daha çok okunuyor. İlmihaller tekrarlanıyor. Üç aylar, yenilenme, kendimize çeki düzen verme, günahlarımız, hatalarımız varsa onlardan tövbe etme, komşuyu, yaşlıları fakirleri, kimsesizleri gözettiğimiz bir mevsim oluyor bizim için."


İSTANBUL - MÜCAHİT TÜRETKEN

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Mevlana'nın Moğol istilası ve Büyük Selçuklu Devleti'nin dağıldığı, insanların geleceğe dair ümitlerini yavaş yavaş kaybettikleri bir dönemde ortaya çıktığını belirterek, "Doğudan, batıdan ve kendi içinde savrulma yaşadığı bir dönemde Mevlana doğudan gelen bir hayat ışığıdır." dedi.

İstanbul Müftüsü Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mevlana'nın eserlerinde insan ve zaaflarına değindiğini bu yüzden her devirde insanların kendisinden bir şeyler bulduğunu söyledi.

Hazreti Mevlana'nın Türkiye'nin, İran'ın, Tacikistan'ın ve Afganistan'ın sahip çıktığı bir gönül sultanı olduğunu dile getiren Yılmaz, "Hazreti Mevlana Afganistanlılar ilgilidir çünkü Afganistan'ın Belh şehrinde doğmuştur. İranlılar ilgilidir çünkü eserlerini Farsça yazmıştır. Biz ilgiliyiz çünkü bizim bu topraklarda büyümüş, bizim bağrımızda eser vermiş, Konya'da vefat etmiş buraya defin olmuştur. Tacikler de özellikle Farsça yazmış olmasından dolayı ilgilidirler." ifadelerini kullandı.

Mevlana'nın yaşadığı yüzyılın oldukça sıkıntılı bir dönem olduğunu ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

"13. yüzyılda İslam coğrafyasında çok ciddi Haçlı istilalarının yürekleri dağladığı bir dönem. Hazreti Mevlana da o süreçte doğup büyümüş bir insan. Keza 13. yüzyıl içerisinde Hz Mevlana’nın ilerleyen dönemlerinde Anadolu’nun bir başka sıkıntısı vardır; o da Moğol istilalarıdır. Abbasi hilafetinin de siyasi gücünü kaybettiği ve halifelerin manevi otorite konumuna düştüğü bir yüzyıldır. Bağdat'ta bir Abbasi halifesi vardır ama İslam dünyasına hükmedecek gücü kalmamıştır. Büyük Selçuklu Devleti dağılmış Anadolu Selçuklu Devleti kurulmuştur. Aynı devirde Anadolu Selçuklularının da taht kavgası yaptığı bir dönemdir. İnsanların geleceğe dair ümitlerini yavaş yavaş kaybettikleri bir dönemdir. Böyle bir dönemde insanlara ümit aşılayan onların gönüllerine yeni ufuklar açacak insanlar çok anlamlı ve önemlidir. İşte bu dönemde bu zamanda yani doğudan, batıdan ve kendi içinde bir savrulma yaşandığı bir dönemde Mevlana doğudan gelen bir hayat ışığıdır. İbn Arabi de batıdan Endülüs'ten gelen ve Anadolu topraklarında Osmanlının kurulmasında zemin hazırlayan önemli bir şahsiyettir. Alperenler dediğimiz Orta Asya kökenli Babıali Rıfai ve benzeri Yesevi dervişlerinin mevcudiyeti de Osmanlı sürecine önemli katkı sağlamıştır."

"Osmanlı Mesnevi okuyarak ve pilav yiyerek yaşadı"

Yılmaz, Mevlana'nın yaşadığı çağdaki tüm olumsuzluklara rağmen insanları hayata bağladığını ve ümide çağırdığını vurguladı.

Mevlana'nın Mesnevi'yi de bu haldeki sözlerle yazdığını belirten Yılmaz, "Kendisinin şiirlerinde ve duygularında coşku ve heyecan vardır. Her duygusunu tam olarak anlatamadığını ve kendisini anlayan insan sayısının çok az olduğunu sık sık vurgulamaktadır. Neyin şahsında insan-ı kamili anlatmaya çalışmıştır. 6 ciltlik Mesnevisi kendisinden sonra Osmanlılar için gıda kadar önemli bir eser olmuştur. Yahya Kemal, 'Osmanlı nasıl yaşadı?' diye sorulduğunda 'Mesnevi okuyarak ve pilav yiyerek' cevabını vermiştir." şeklinde konuştu.

"Herkes kendisine ait bir şeyler bulur"

Mevlana'nın insanları ve ihtiyaçlarını çok iyi tanıyan bir insan olduğunu aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mevlana düşüncesi, insanı çok iyi tanıyan, insanın ihtiyaçlarını, zevklerini, hazlarını, zaaflarını bilen bir psikolog hazakatiyle insanın derdine deva olacak şeyler sunmaktadır eserlerinde. O yüzden Mevlana'nın söyledikleri hiç eskimez. Herkes orada gelecekle ilgili, evlatla, öfkeyle, hasetle, insani zaaflarla ilgili kendisine ait bir şeyler bulur. Örneğin cariye ve padişah hikayesiyle çağrışım psikolojisini anlatır. Çağrışım psikolojisiyle insanların ne kadar içindeki duyguların ölçülebileceği, anlaşılabileceğini ifade eder. Mevlana insana yatırım yapar, insanın değerli ve önemli olduğunu, onun zaaflarının, kabiliyetlerinin bilinmesinin yüksek bir anlamı olduğunu çok güzel ifade eden bir yapıya sahiptir. O yüzden de Mevlana'nın eserlerinin okuyucusu olmuş, her devirde şerhleri yazılmış. Osmanlı'da pek çok camide, tekkede Mesnevihanlık diye gelenek oluşmuş. Anlam ve mesaj değeri yüksektir."

"Peygamber değil ama kitabı var"

Yılmaz, Mesnevi'nin ikili yani kendi içinde kafiyeli iki mısradan oluşan nazım şeklinin adı olduğunu ve Kur'an'da da mesna diye sözler bulunduğunu bildirdi.

Mevlana Kur'an'ı Kerim'deki zahir-batıl ikili ilişkisini kendi şiirlerinde ifade ettiğini dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:

"Mesnevi'nin yazımının 18 yıl sürdüğü ifade edilmektedir. Burada irşad üslubunda yaşadığı çağın insanlarının da ihtiyaç duyduğu gönül aşk ve ümit konularına ağırlık vermektedir. Her şeye rağmen dünyaya değer vermeyen zühti bir anlayışın da kurtuluşun temel felsefesi olduğunu Mesnevi'nin 19. beyitinde 'Koparırsan bağını ey oğul azat olacaksın, ne zamana kadar altın gümüş bağında kalacaksın. Altın ve gümüşün esiri olma onlardan bağını kopar, gerçek hürriyete eriş Allah'a kul olmaya bak. Dünyaya paraya altına, kadına kul olma' diyerek diyerek aslından Müslümanlara gerçek hürriyetin bunlardan kurtulmak, bunları aşmak olduğunu çok güzel ifade etmektedir. Abdurrahman el-Cami, Mevlana için der ki; 'peygamber değil ama kitabı var' Yani o kadar güçlü olduğunu ifade eder. Mesnevi'de 950 başlık vardır 50'si ayetlerden 53'ü hadislerden oluşur, diğerleri ise farklı hikayelerden oluşur. Temsili hikayeler vardır. Bu temsili hikayelerin de 3 önemli özelliği vardır: Vakaya, gerçeğe uygun mu, olmasına gerekene yani hedef gösteriyor işaret ediyor ve herkesin baktığı yerden bakmayı esas alıyor."

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), Almanya'nın Duisburg kentinde eylül ayındaki yangın faciasında evleri zarar gören ailelere yardımda bulundu.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), Almanya'nın Duisburg kentinde eylül ayındaki yangın faciasında evleri zarar gören ailelere yardımda bulundu.

Meiderich DİTİB Yunus Emre Camisi'nde düzenlenen programda yangın mağduru ailelere biner avro yardım yapıldı.

DİTİB Genel Sekreteri Dr. Bekir Alboğa, DİTİB olarak her zaman toplumun iyiliği ve barışı için katkı sağlamaya devam edeceklerini söyledi.

Alboğa, "Her gün daha da artan ırkçılık ve İslam düşmanlığı, Almanya’ya yakışmıyor." dedi.

Almanya'nın demokratik geleneğine hep destek sağladıklarını kaydeden Alboğa, şunları söyledi:

"Yaşanan acı hadiseler bizim öz karakterimizi ve sıfatımızı değiştiremez. Bizim özelliğimiz barış dininin mensubu olmaktır. Barış ve kardeşlik mesajlarımızdan taviz vermeyeceğiz. Kardeşlerimize başsağlığı diliyoruz, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Olayın bir an evvel açıklığa kavuşturulması ve faillerinin bulunması, mağdur aileler için büyük teselli olacaktır."

DİTİB Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hakan Aydın da son dönemde camilere yönelik saldırıların artmasından üzüntü duyduklarını kaydetti.

Almanya'nın Duisburg kentinin Meiderich semtinde 3 Eylül'de çıkan yangında Romanya vatandaşı 4 kişi yaşamını yitirmiş, aralarında Türklerin de bulunduğu 10 kişi yaralanmıştı.

Muhabir: Mesut Zeyrek

AA