19 Nis 2019
BT Content Showcase - модуль joomla Книги

Kiev

Ukrayna’da Devlet Başkanlığı seçimleri sandık çıkış anketlerine göre en çok oyu komedyen Vladimir Zelenskiy alırken, mevcut Devlet Başkanı Petro Poroşenko ikinci sırada kaldı.

Ukrayna Devlet Başkanlığı seçiminde ülke genelinde oy kullanma işlemi sona erdi. Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko'nun görev süresinin sona ermesi nedeniyle yapılan ve 39 adayın katıldığı seçimde sandıklar yerel saat ile 20.00'de kapandı.

Ulusal sandık çıkış anketine göre, devlet başkanlığı için yapılan oylamada oyuncu-komedyen Vladimir Zelenskiy yüzde 30,4 oy alarak liderliğe otururken, mevcut Devlet Başkanı Petro Poroşenko ise aldığı yüzde 17,8 oy oranı ile ikinci oldu.

Seçimin favori isimlerinden eski başbakan Yuliya Timoşenko ise 14,2 oyda kaldı.

Ülkedeki seçimlerde adaylardan herhangi birisi yüzde 50'nin üzerinde oy alamaması durumunda, en çok oyu alan iki aday 21 Nisan'da ikinci turda devlet başkanlığı koltuğu için yarışacak.

Rusya'nın başkenti Moskova'da "Dünya Saati" etkinliği kapsamında bazı önemli yapıların ışıkları kapatıldı.

Doğal Hayatı Koruma Vakfının (WWF), iklim değişikliği ve çevre sorunlarına dikkati çekmek için düzenlediği Dünya Saati etkinliği çerçevesinde, tarihi Kızıl Meydan'daki Kremlin Sarayı, Aziz Vasil Katedrali, Bolşoy Tiyatrosu, Luzhniki Stadı'nın yanı sıra hükümet, parlamento binaları ve bazı parkların ışıkları bir saat süreyle kapatıldı.

WWF Rusya Çevre Programları Müdürü Viktoria Elias, yaptığı konuşmada, Rusya'nın yaklaşık 800 şehrinde bu hareketin desteklendiğini söyledi.

Elias, doğanın korunması gerektiğini belirterek, "Bu etkinlik senede bir kez düzenleniyor. Umarım bütün sene doğayı korumak için elimizden geleni yapıyoruz." ifadesini kullandı.

WWF tarafından 2007 yılında başlatılan ve her yıl düzenlenen etkinlikte, dünyanın büyük şehirlerindeki önemli anıtların, yapıların ve binaların ışıkları bir saatliğine kapatılıyor.

Kazakistan'da "Dünya saati" etkinliği

Kazakistan'ın başkenti Nur Sultan'da uluslararası "Dünya saati" etkinliği çerçevesinde Bayterek Kulesi, Nur Alem Pavilyonu ve diğer ana mekanların ışıkları bir saatliğine kapatıldı. 

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından, iklim değişikliğine dikkati çekmek amacıyla her yıl düzenlenen Dünya Saati etkinliği çerçevesinde Bayterek Kulesi, EXPO 2017 fuar alanındaki Nur Alem Pavilyonu, Hazreti Sultan Camisi, Barış ve Uyum Sarayı ile diğer ana binaların ışıkları bir saatlik süreyle söndürüldü.

Etkinlik çerçevesinde alışveriş merkezlerinde topluma, elektriği bir saatliğine kapatma çağrısı yapan etkinlikler düzenlendi. 

Kazakistan Çevre Örgütleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Aygul Solovyeva, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkesinde Dünya saati etkinliğini onuncu kez düzenlediklerini belirterek, "Amacımız, iklim değişikliğine toplumun dikkatini çekmek. Bir saatliğine ışıkları kapatarak, küresel ısınmanın önlenmesine katkı sağlıyoruz." dedi.

Kazakistan'da iklim değişikliğine karşı kapsamlı önlemlerin alındığını ifade eden Solovyeva, çevrenin iyileştirilmesini öngören yasaların kabul edildiğini, Uluslararası Yeşil Teknolojiler Merkezi'nin hizmete sunulduğunu söyledi.

Solovyeva, ülkedeki tüm fabrikaların izlenebileceği interaktif harita oluşturduklarını aktararak, "Harita üzerinden havayı kirleten fabrikaları görmek mümkün. Ayrıca şirketlerin çevreye zararlı atıkları azaltmak için yeşil teknolojilere ne kadar yatırım yaptığını da izliyoruz." diye konuştu.

Şirket ve fabrikaların yeşil teknolojilere milyonlarca dolar yatırım yaptığına işaret eden Solovyeva, "Nur Sultan'da elektrikli otobüslerin hizmet vermesiyle ilgili pilot proje başlatıldı. Biz aldığımız önlemlerin 2-3 yılda somut sonuçlar vereceğini düşünüyorum." dedi.

WWF tarafından 2007 yılında başlatılan ve her yıl düzenlenen Dünya saati etkinliğine şu ana kadar 175 ülke katılırken, etkinlik kapsamında dünyanın büyük şehirlerindeki önemli anıtların, yapıların ve binaların ışıkları 1 saatliğine söndürülüyor.

Gürcistan'da "Dünya Saati" etkinliği

Gürcistan, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) tarafından 2007'den beri gerçekleştirilen dünyanın en büyük çevre hareketi olarak tanımlanan "Dünya Saati"ne katıldı. 

Dünya genelinde her yıl mart ayının sonunda Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından, küresel ısınmaya dikkati çekmek için organize edilen "Dünya Saati" isimli çevre etkinliği kapsamında, başkent Tiflis'te Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Hükümet Binası ve Parlamento Binası'nın ışıkları bir saatliğine söndürüldü. 

WWF tarafından 2007 yılında başlatılan ve her yıl düzenlenen Dünya Saati etkinliğinde, dünyanın büyük şehirlerindeki önemli anıtların, yapıların ve binaların ışıkları 1 saatliğine söndürülüyor.

Ankara

1- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Tuzla, Pendik, Maltepe, Sultanbeyli, Çekmeköy, Ümraniye, Beykoz ve Sarıyer'de mitinglere katılacak.

2- TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Çorlu Şoförler ve Otomobilciler Odası Esnaf Şurası ile kahvaltılı toplantıya, Marmaraereğlisi Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile Muratlı Sanayi Kooperatifinin onuruna vereceği yemeklere iştirak edecek.

3- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Bükreş'te düzenlenecek Romanya-Bulgaristan-Sırbistan-Yunanistan Dörtlü Zirvesi'ne onur konuğu olarak katılacak, zirveye iştirak eden ülke liderleriyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

4- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Manisa'da CHP ve İYİ Parti Ortak Mitingi'ne iştirak edecek.

5- Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Aydın'da Kuyucak ve Yenipazar ilçe mitinglerine katılacak.

6- Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Konya'da Kulu SKM, Cihanbeyli SKM buluşmalarına iştirak edecek, Bedesten'de esnafı ziyaret edecek, basın mensupları ile bir araya gelecek ve Karapınar buluşmasında yer alacak.

7- Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Manisa'da OSB yönetimi, iş adamları ve teşkilat ile öğle yemeği yiyecek, eski stadyumun millet bahçesine dönüştürülmesi projesinin tanıtımına katılacak ve esnaf ziyareti yapacak.

- Kula'da OSB yönetimi, iş adamları ve teşkilat ile toplantı yapacak Bakan Kasapoğlu, vatandaşlarla buluşacak ve Gökçeören beldesini ziyaret edecek.

8- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Osmancık, Mamak, Şereflikoçhisar ve Temelli'de vatandaşlara hitap edecek.

9- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, AK Parti Gölpazarı İlçe Seçim Bürosu'nda vatandaşlarla buluşacak, Bilecik Üniversitesi öğrencileri ile söyleşiye katılacak, Vezirhan ve Bayırköy beldelerinde kahvehane sohbetine iştirak edecek.

10- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kocaeli'nde Huawei-Bilişim Vadisi Akıllı Şehirler Araştırma Laboratuvarı İşbirliği Protokolü İmza Töreni'ne katılacak, Akhisar ve Kula ilçelerinde temaslarda bulunacak, Ulubey ve Banaz ilçe merkezlerinde miting yapacak.

11- Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İzmir'de Kozak köyünde miting yapacak, Dikili ve Aliağa'da düzenlenecek programlara iştirak edecek.

12- TÜİK, şubat ayı dış ticaret istatistikleri ile ocak ayı katı yakıtlar verilerini açıklayacak. 

13- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya'da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un katılımıyla gerçekleştirilecek Türkiye-Rusya Federasyonu Ortak Stratejik Planlama Grubu Toplantısı'na katılacak. İkili, ortak basın toplantısı düzenleyecek ve çalışma yemeğinde bir araya gelecek.

- Bakan Çavuşoğlu, Manavgat Sarılar mitingine iştirak edecek.

14- FETÖ davaları

- FETÖ'nün darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davaya Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.

- FETÖ’nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde, Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlere ilişkin, aralarında sözde yurtta sulh konseyi üyelerinin de yer aldığı 224 kişinin yargılandığı davaya Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince devam edilecek.

15- Avrupa Karate Şampiyonası, İspanya'nın Guadalajara kentinde sürüyor.

16- Basketbolda THY Avrupa Ligi'nin 29. haftasında Darüşşafaka Tekfen, Almanya temsilcisi Bayern Münih'i Volkswagen Arena'da konuk edecek. 

- Anadolu Efes, İspanya'nın Baskonia takımıyla deplasmanda karşılaşacak.

Washington

ABD Başkanı Donald Trump, "Golan Tepeleri üzerinde İsrail'in egemenliğini ABD'nin resmen tanıdığını" ilan eden başkanlık kararına imza attı.

Beyaz Saray'da bir araya gelen Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail'in Gazze'yi hedef alan saldırıları ve Golan Tepeleri konusunda canlı yayında açıklamalarda bulundu.

ABD'nin "İsrail'in kendini koruma hakkını koruyacağını" vurgulayan Trump, "Gelecekteki muhtemel bir barış anlaşması, İsrail'in kendini Suriye'den, İran'dan ve diğer bölgesel tehditlerden koruma ihtiyacını göz önünde bulundurmalı." ifadesini kullandı.

Trump, İsrail'in Gazze'yi hedef alan saldırılarının "kendini savunma" anlamında haklı olduğunu savundu ve Netanyahu'ya bu konuda tam destek verdiklerini söyledi.

"İsrail sizden daha iyi bir dost görmemiştir"

Daha sonra söz alan Netanyahu ise Trump'a birçok kez teşekkür ettiği konuşmasında, "İsrail sizden daha iyi bir dost görmemiştir." yorumunu yaptı.

Netanyahu, Trump'ın İsrail konusunda bugüne kadar verdiği sözleri tuttuğunu, Golan Tepeleri konusundaki son adımının ise "tarihi bir adım" olduğunu ifade etti.

Binyamin Netanyahu, Golan Tepeleri konusundaki yaklaşımlarını, "İki savaşı kazandıktan sonra bugüne kadar yaklaşık yarım yüzyıl boyunca askeri zaferimizin diplomatik bir zafere dönüşmesini beklemek zorunda kaldık." sözleriyle dile getirdi.

Ortak basın toplantısının ardından Trump, "Golan Tepeleri üzerinde İsrail'in egemenliğini ABD'nin resmen tanıdığını" ilan eden başkanlık kararına imza attı.

ABD Başkanı Trump, 21 Mart'ta Twitter'dan yaptığı açıklamada, "52 yılın ardından ABD için İsrail'in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tam olarak tanımanın zamanı geldi." değerlendirmesinde bulunmuştu.

İsrail, Suriye toprağı olan Golan Tepeleri’ni 1967'den bu yana işgal altında tutuyor.

Muhabir: Hakan Çopur

Hamas, Mısır'ın ara buluculuğunda Gazze'de ateşkes sağlandığını duyurdu.

Hamas Sözcüsü Fevzi Berhum, harekete bağlı Aksa'nın Sesi Radyosu'na yaptığı açıklamada, "Mısır'ın, İsrail ile Filistin direniş grupları arasında ateşkes sağlama çabaları başarılı oldu." ifadelerini kullandı.

Berhum, ateşkesin yürürlüğe girdiğini belirtti.

Gazze'deki Filistin hükümeti Basın Bürosu Başkanı Selame Maruf da tüm kamu kuruluşlarının yarın her zamanki gibi çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.

İsrail ya da Mısır tarafından konuyla ilgili henüz açıklama yapılmadı.

İsrail güçleri, bu sabah abluka altındaki Gazze Şeridi'nden atılan bir roketin Tel Aviv'in kuzeyindeki bölgede bir eve düşmesinin ardından akşam saatlerinde Hamas'a ait hedefleri vurmaya başlamıştı.

İsrail saldırılarında Gazze'de en az üç bina vurulmuş, bu binalar arasında Hamas lideri İsmail Heniyye'nin Gazze'deki ofisinin de bulunduğu belirtilmişti.

İsrail saldırılarında 7 Filistinli yaralandı

Öte yandan, Gazze'deki Filistin Direniş Grupları Ortak Operasyon Odası da İsrail'in düzenlediği saldırılara karşılık Gazze sınırı yakınlarındaki İsrail beldelerine roket atışları gerçekleştirdiklerini duyurmuştu.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise İsrail'in saldırılarında şu ana kadar en az 7 Filistinlinin yaralandığı kaydedilirken, yaralıların sağlık durumuna ilişkin bilgi verilmedi.

Ankara

Birleşmiş Milletlerin (BM) yayımladığı Dünya Mutluluk Raporudünyadaki en mutlu ülkelerinen zengin ekonomiler değil güçlü sosyal devlet ve kurumsal desteği bulunan ülkeler olduğunu ortaya koydu.

Ülkelerin gelir, sağlıklı yaşam beklentisi, sosyal destek, özgürlük, güven ve cömertlik değişkenleri bakımından kıyaslandığı raporda, birinciliği alan ülke Finlandiya oldu.

Finlandiya'yı ilk 10'da Danimarka, Norveç, İzlanda, Hollanda, İsviçre, İsveç, Yeni Zelanda, Kanada ve Avusturya takip etti.

İlk 10'a 5 İskandinav ülkesi girerken, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasındaki ülkelerden 9'unun bu aralıkta yer almaması dikkati çekti.

Dünyanın en büyük ekonomisi ABD listede kendine ancak 19'uncu sırada yer bulurken, ekonomik büyüklükte onu izleyen Çin 93'üncü, Japonya 58'inci, Almanya 17'nci, İngiltere 15'inci, Hindistan 140'ıncı, Fransa 24'üncü, Brezilya 32'nci, İtalya da 36'ncı oldu.

Dünyanın büyük ekonomileri arasında bir tek Kanada mutluluk endeksinde ilk 10 ülke arasına girdi. Dünyanın en büyük 10'uncu ekonomisi olan ülke, mutluluk endeksinde de 9'uncu sırada yer aldı.

Bununla birlikte, dünyanın en büyük güçlerinden Rusya, geçen yıla oranla 9 sıra gerileyerek 68'inciliğe yerleşti.

Türkiye 79'uncu sırada

Dünyanın en büyük 17'nci ekonomisi Türkiye de listedeki 156 ülke arasında 79'uncu sırada yer aldı.

En az mutlu ülke Güney Sudan

Raporda, 156 ülke arasında "dünyanın en az mutlu" ülkesi Orta Afrika ülkesi Güney Sudan oldu.

Listede Güney Sudan'ı sırasıyla Orta Afrika Cumhuriyeti, Afganistan, Tanzanya, Ruanda, Yemen, Malavi, Suriye, Botsvana ve Haiti izledi.

Dijital medya mutsuzluğu artırıyor

BM'nin 2012'den bu yana her yıl farklı bir ana temayla yayımladığı raporda, bu yıl "mutluluk ve toplum" konusuna odaklanıldı.

Raporda, son 10 yılda mutluluğun nasıl değiştiğine, bu değişimlere neden olan teknoloji, sosyal norm, çatışma ve hükümet politikalarına yer verildi.

Raporun özel bölümlerinde, cömertlik ve toplum yanlısı davranışlar, mutluluğun oy verme davranışına etkisi, internet kullanımının ve bağımlılığının mutluluğa etkisi incelendi.

Özellikle son dönemde ABD'deki genç neslin dijital medyada harcadığı vaktin arttığına işaret edilerek, günde 6 saatten fazla vaktin internette, sosyal medya ve mesajlaşma gibi dijital medya mecrasında geçtiğine dikkat çekildi.

Bu noktada, zamanın çoğunu dijital medyada harcayan bireylerin, bu ortamlarda daha az vakit geçirenlere kıyasla daha mutsuz olduğu ifade edildi.

Dünya Mutluluk Günü

Dünyada her yıl 20 Mart "Dünya Mutluluk Günü" olarak kutlanıyor.

BM'nin "mutluluk" kavramı etrafında bir takvim günü belirlemesi fikri, ilk kez 2011 yılında Amerikalı hayırsever, aktivist, diplomat ve BM özel danışmanı Jayme Illien tarafından ortaya atıldı.

Hindistan'ın Kalküta kentinde dünyaya gelen Illien, ailesi tarafından terk edilmiş bir yetimdi. Rahibe Teresa'nın yetimhanesinde hayatını sürdürürken Amerikalı hayırsever bir kadın tarafından evlat edinilen Illien, BM'de çocuk hakları konusunda yaptığı çalışmalarla tanınıyor.

Ankara

AA muhabiri, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında iki camiye düzenlenen terör saldırısı mağdurlarının yanı sıra Yeni Zelanda'daki Müslüman toplumun acılarını paylaşan farklı millet ve inançlardan kişilerle görüştü. 

Terör saldırısında babası Hacı Davud Nabi'yi kaybeden Afgan asıllı Yama Nabi, hangi millet ve inançtan olursa olsun herkesin aynı ve eşit olduğununu dile getirerek, "Burada kardeşlerimle bir arada duruyorum çünkü farklı olmadığımızı göstermek istiyorum. Bu dünyada bir kez yaşayacağız. Bir tek Allah canımızı alabilir. Kimse başkasının canını almasın. Bu mesajı vermek istiyorum." diye konuştu.

Yeni Zelanda Yahudi Toplumu Hahamı Mendy Golostein de Auckland'dan Yahudi toplumunun destek mesajlarını acı çeken Müslüman kardeşlerine iletmek için geldiğini belirterek, "Kardeşlerimiz, bir aile gibi bizler de sizinle birlikte her biriniz, her birimiz için acı çekiyoruz. Biz, bir aileyiz. Bir aile olduğumuzu gerçekten hatırlamanın zamanı." ifadelerini kullandı.

"Terörist kaybetti, biz kazandık"

Auckland'de yaşayan Suriye kökenli iş adamı Muhammed Maluk da Türkiye'nin Yeni Zelanda'daki terör saldırısı karşısında sergilediği tutumu takdir ettiğini dile getirerek, "Yeni Zelanda dünyanın öbür ucunda da olsa Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteği var. Erdoğan daima Suriyelilere destek veriyor. Şimdi de Yeni Zelanda halkına destek veriyor." dedi.

Maluk, Erdoğan'ın İslam'ın lideri olduğu değerlendirmesinde bulunarak, "Rabbim ona uzun ömür versin, onu korusun. O herkese karşı iyi. Onu seviyoruz. Erdoğan'ı seviyorum. İnşallah Erdoğan bir gün Yeni Zelanda'ya geldiğinde onu göreceğim ve ona sarılacağım." diye konuştu.

Terör saldırısını gerçekleştiren Brenton Tarrant'ın amacının Yeni Zelanda halkını bölmek olduğunu aktaran Maluk, şunları kaydetti:

"Teröristin saldırısından sonra ne oldu, insanlar daha da yakınlaştı. Teröristin düşündüğü gibi olmadı. Yeni Zelanda halkına bakın bize karşı ne kadar iyi ve yakınlar. O kaybetti, biz kazandık. Biz, Müslümanlar ve Hristiyanlar burada daha da yakınlaştık. Bu terör saldırısı olana kadar bütün Yeni Zelanda birlikti. Buradan ırkçı katile bir mesaj vermek istiyorum. Sen kaybettin, biz biriz."

"Yeni Zelanda bir kişi tarafından tanımlanmayacak"

Terör saldırısının olduğu günden bu yana Müslümanlarla dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergileyen Yeni Zelanda halkı, gün boyu saldırının gerçekleştiği caminin bulunduğu caddede hayatını kaybedenlere için oluşturulan anma alanına çiçek bıraktı.

Alana çiçek bırakan Yeni Zelandalı Michael Sharp, yaşanan terör saldırısını hem çocuklarına hem de büyüklere açıklamanın çok zor olduğunu dile getirdi. Sharp, "Bu akıl almaz bir şey. Neden olduğunu bilmiyoruz. Anlaması çok zor bir şey ama sanırım burada bir tesellimiz olacaksa o da burada gördüğünüz büyük sevgi ve keder. Yeni Zelanda olarak biz buyuz. Bir kişi tarafından tanımlanmayacağız. Biz buyuz." ifadelerini kullandı.

Ankara

Yeni Zelanda Emniyet Genel Müdürü Mike Bush, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde cuma namazı esnasında iki camiye düzenlenen terör saldırısında yaşamını yitirenlerin sayısının 50'ye yükseldiğini bildirdi. 

Bush, Christchurch kentinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, terör saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısının 50'ye çıktığını, 2'sinin durumu kritik olmak üzere 36 kişinin tedavisinin sürdüğünü belirtti. 

Terör saldırısında hayatını kaybeden kurbanların listesinin aileleriyle paylaşıldığını kaydeden Bush, kimlik bilgilerinin henüz kamuoyuna açıklanmadığını ifade etti. 

Bush, Yeni Zelanda'daki camiler etrafında artırılan güvenlik önlemlerinin, yetkililer bir tehdit olmadığını belirleyene kadar devam edeceğini söyledi. 

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde, dün cuma namazı sırasında on dakika arayla iki camiye düzenlenen terör saldırısında 49 kişi yaşamını yitirmişti. 

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki Al Noor ve Linwood camilerinde 49 kişinin hayatını kaybettiği katliam bir çok ülke tarafından kınandı.

AB: İbadethanelere yapılan saldırılar hepimize yapılmış sayılır

Putin: Dua için toplanan sivillere yapılan saldırı, iğrençlik ve acımasızlıkla şok yaratıyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Yeni Zelanda’da iki camiye yapılan terör saldırısı ile ilgili, “Dua için toplanan sivillere yapılan saldırı, iğrençlik ve acımasızlıkla şok yaratıyor.” dedi.

Kremlin Basın Servisi’nden yapılan açıklamaya göre, Putin, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye cuma namazı sırasında yapılan terör saldırısı ile ilgili Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’e başsağlığı mesajı gönderdi. 

Putin, mesajında, “Dua için toplanan sivillere yapılan saldırı, iğrençlik ve acımasızlıkla şok yaratıyor. Bu suça karışan herkesin hak ettiği cezayı almasını umuyorum.” ifadelerini kullandı.

Rusya adına ölenlerin yakınlarına ve akrabalarına başsağlığı dileyen Putin, yaralıların da bir an önce iyileşmesi dileğinde bulunduğunu kaydetti.

Merkel: Irkçı nefret nedeniyle öldürülenler için yas tutuyorum

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Yeni Zelanda'da 2 camiye yönelik terör saldırılarına ilişkin, ''Irkçı nefret nedeniyle öldürülenler için yas tutuyorum." ifadesini kullandı.

Hükümet sözcüsü Steffen Seibert, sosyal medya hesabından Başbakan Merkel adına yapılan açıklamayı paylaştı.

Açıklamada Merkel, Yeni Zelanda'da meydana gelen terör saldırısı nedeniyle sarsıldığını belirterek, "Yeni Zelanda'da huzur içinde ibadet edilen camide ırkçı nefret nedeniyle öldürülenler için yas tutuyorum. Bu tür teröre karşı, yan yana duruyoruz'' ifadesini kullandığı belirtildi.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda'nın ve terör kurbanların yanında olduklarını belirtti.

Maas, "Vahşi terör saldırısı, huzur içinde ibadet eden, namaz kılan Müslümanları vurdu. Eğer insan sadece dini inancı nedeniyle öldürülüyorsa o zaman bu saldırı hepimize demektir. Biz hayatını kaybedenlerin tarafındayız. Güçlü kal, Yeni Zelanda!'' değerlendirmelerinde bulundu.

May: Yeni Zelanda halkına en derinden başsağlığı diliyorum

İngiltere Başbakanı Theresa May, terör saldırısına tepki gösterirken, başkent Londra'da bugün camiler çevresinde silahlı polislerle güvenlik önlemi alınacağı bildirildi. 

May, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İngiltere adına, Christchurch'teki terör saldırısının ardından Yeni Zelanda halkına en derinden başsağlığı diliyorum. Düşüncelerim, bu tiksindirici şiddet eyleminden etkilenlerle." dedi.

Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, terör saldırısını "korkunç bir eylem" şeklinde niteleyerek, "Yeni Zelanda, dünyanın en huzurlu, barışsever ve cömert uluslarından biri. İngiltere'deki dostlarınız, acınızı paylaşmada yanınızda." ifadesini kullandı. 

Londra Belediye Başkanı Sadık Han saldırının "masum insanların inançlarından dolayı öldürüldüğü yürek burkucu bir haber" olduğunu belirterek, "Londra, bu korkunç terör saldırısı karşısında Christchurch halkının yanında. Londra, bazılarının yok etmek istediği çeşitliliği daima destekleyecek." değerlendirmesinde bulundu. 

Başkentte polislerin bugün tetikte olacağını kaydeden Han, "Londra'daki Müslümanlara güven vermek istiyorum. Londra polisi ile temas halindeyim. Bugün, Londralılar namaz kılmaya giderken camiler etrafında görünür şekilde polisler ve silahlı müdahale ekipleri olacak." dedi. 

Macron: Düşüncelerim Christchurch'deki camilere yönelik iğrenç suçların mağdurları ve yakınlarıyla

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Düşüncelerim Christchurch'deki camilere yönelik iğrenç suçların mağdurları ve yakınlarıyla. Fransa, her türlü aşırılığa karşı duruyor ve dünyada terörizme karşı ortaklarıyla hareket ediyor." ifadesini kullandı. 

İmran Han: Camilere düzenlenen terör saldırısını kınıyorum

Pakistan Başbakanı İmran Han, mesajda, "Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki camilere düzenlenen terör saldırısını kınıyorum. Bu saldırı bizim her zaman söylemeye çalıştığımız 'Terörün dini yoktur' söylemimizin bir kanıtıdır. Dualarımız saldırının kurbanları ve yakınlarıyla." ifadesini kullandı.

Saldırının sorumlusu olarak İslamofobiyi işaret eden Han, "Ben bu saldırının sorumlusu olarak 11 Eylül sonrası ortaya çıkan İslamofobiyi suçlarken, bir Müslümanın yaptığı saldırının ardından 1,3 milyar Müslüman toplu bir şekilde suçlanıyor. Bu, Müslümanların siyasi mücadelelerini kötü göstermek için yapılan kasıtlı bir harekettir." değerlendirmesinde bulundu.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Muhammed Faysal da "Pakistan, Yeni Zelanda'da yaşanan trajik terör saldırısını kınıyor." dedi.

Dışişleri Bakanı Kureyşi'nin de saldırıyı kınadığını söyleyen Faysal, "Bakan Kureyşi de Christchurch'teki saldırıyı en sert şekilde kınadı ve bu hain saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diledi." ifadelerini kullandı.

Bakan Çaudri de yaptığı paylaşımda, "Christchurch'teki iki camiye düzenlenen saldırının şoku ve üzüntüsü içindeyim. Pakistan halkı Yeni Zelanda halkının yanındadır. Bangladeş Kriket Milli Takımı saldırı sırasında camideymiş. Aynı durum yıllar önce Pakistan'ın da başına geldi. Bu yüzden yaşanan acıyı çok iyi anlıyoruz ve hissediyoruz." ifadelerine yer verdi.

AB Komisyonundan tepki

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker de yayımladığı basın açıklamasında, "Christchurch'teki Müslüman toplumuna yapılan terör saldırısını derin üzüntü ve korkuyla öğrendim. Kurbanların yakınlarına ve tüm (Müslüman) toplumuna en samimi başsağlığı dileklerimi iletiyorum." dedi.

Saldırıyı "masum insanlara yönelik akıl dışı bir vahşet" olarak nitelendiren Juncker, söz konusu eylemin AB değerlerine ve barış anlayışına tamamen zıt olduğunu vurguladı.

Avusturya

Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen yaptığı açıklamada, terör saldırısına tepki göstererek, “Christchurch’de ibadet ve dua eden insanlara yönelik düzenlenen terör saldırısı korkunç ve barbarca bir saldırıdır. Böyle hain ve gaddarca yapılmış bir saldırı en sert şekilde kınanmalıdır." dedi.

Başbakan Sebastian Kurz ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, terör saldırısından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, "Olayda yaşamını yitirenlerin aileleri, yaralılar ve Yeni Zelanda halkına yürekten başsağlığı dileklerinde bulunuyorum." ifadelerini kullandı. 

Dışişleri, Avrupa ve Uyum Bakanı Karin Kneissl da Christchurch’da "vahşice" düzenlenen terör saldırısı nedeniyle şok olduğunu belirterek, "Korkunç terör saldırısı kınanmalıdır. Dualarım kurban ve yakınlarıyla. Avusturya, Yeni Zelanda’nın yanında ve acısını derinden hissediyor." görüşünü paylaştı.

İspanya

İspanya Dışişleri Bakanı Josep Borrell, resmi twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Aşırıcı fanatiklerin şiddeti ve mantıksızlığı, toplumlarımızın değerleri üzerine baskı kurmayı ya da yıkmayı asla başaramayacaktır." ifadelerini kullandı.

Christchurch şehrindeki iki camiye düzenlenen terör saldırısını "korkunç" olarak tanımlayan Borrell, saldırıda hayatlarını kaybedenlerin ailelerine ve Yeni Zelanda hükümetine başsağlığı dileyerek, destek mesajı verdi.

İspanya Kraliyet Sarayı'nın resmi twitter hesabından yapılan açıklamada da "İki camideki katliamın ardından Yeni Zelanda halkına ve yetkililerine destek verildiği" vurgulanarak, "Dünyanın herhangi bir yerinde olan teröristler, toplum ve ailelerde trajedi ve acıdan başka bir şey bırakmamıştır." denildi.

İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise "İspanya Hükümeti, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde iki camiye düzenlenen terörist saldırıyı güçlü bir şekilde kınıyor." denildi.

Açıklamada, Yeni Zelanda'nın "terörizm ve aşırıcılığa karşı ortak mücadelede İspanya'nın yakın ortağı" olduğu dile getirildi.

Norveç

Norveç Başbakanı Erna Solberg, yaptığı açıklamada, 2011'de Anders Behring Breivik isimli teröristin Norveç'te 77 kişiyi öldürdüğü saldırıyla bugün Yeni Zelanda'daki saldırı arasındaki benzerliğe dikkati çekti.

Yeni Zelanda'daki saldırının aşırıcılığa karşı ortak uluslararası iş birliğinin önemini gösterdiğine işaret eden Solberg, "Bu her ne kadar aşırı sağcı fanatiklerin, göçmenlere ve sığınmacılara karşı saldırısı gibi görünse de dünya çapında yaşanıyor. Bu bizler için tansiyonu düşürmek, aşırıcılığa karşı birlikte çalışmak ve birbirimizle böyle bir hadise olduğunda dayanışma içinde olmamız gerekliliğine ilişkin güçlü bir ikaz." ifadelerini kullandı.

Saldırıyı düzenleyen terörist, internet üzerinden yayınladığı nefret manifestosunda, Norveç'in tarihindeki kanlı saldırgan Breivik ile ilişkili olduğunu öne sürerek, hazırlığı sırasında Breivik yanlılarının planları için kendisini desteklediğini iddia etmişti.

Endonezya

Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo ve Dışişleri Bakanı Retno Marsudi, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısını kınadı.

Widodo, saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, menfur terör saldırısını şiddetle kınadığını belirterek, yaşamını yitirenlerin ailelerine baş sağlığı dileğinde bulundu.

Saldırıyı kınadığını dile getiren Marsudi de Endonezya’nın Wellington Büyükelçiliği yetkililerinin duruma ilişkin yerel makamlarla temasının sürdüğünü belirtti.

Öte yandan Endonezya Dışişleri Bakanlığı terör saldırısında Endonezya vatandaşı bir baba ve oğlunun yaralandığını aktardı.

Ayrıca Marsudi, 134’ü öğrenci olmak üzere 331 Endonezya vatandaşının Christchurch kentinde yaşadığı bilgisini paylaştı.

Malezya

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed yaptığı açıklamada, "Yeni Zelanda hükümetinin bu teröristleri yakalayıp hukuk kuralları kapsamında gerekeni yapmasını temenni ediyorum." dedi.

Dışişleri Bakanlığı açıklamasında ise "Malezya, masum sivillere yapılan terör eylemini en şiddetli şekilde lanetlemekte ve bu barbarca suçun sorumlularının adalet önünde hesap vermelerini temenni etmektedir." denildi.

İran

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıyı "insanlık dışı ve acımasızca" olarak nitelendirdi.

Yeni Zelanda hükümetine saldırının faillerinin süratle tespit edilmesi ve adaletin yerine getirilmesi çağrısı yapan Kasımi, şunları kaydetti:

"Tüm terör saldırıları, nerede ve kim tarafından hangi amaçlarla yapılırsa yapılsın tüm devletler tarafından kınanmalıdır. Hükümetler, ırkçı ve İslam düşmanı düşünceler ile akımların, ülke vatandaşlarının huzur ve emniyetini tehlikeye atmasına izin vermemelidir."

Tahran geçici Cuma İmamı Ayetullah İmami Kaşani de cuma hutbesinde, saldırının cuma namazı vaktinde gerçekleştirildiğine dikkati çekti. Bunun "cuma namazlarının İslami hareket için merkezi konumda yer aldığının bir göstergesi" olduğunu söyleyen Kaşani, buna dikkat edilmesini istedi.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada Yeni Zelanda'da iki camiye yapılan terör saldırılarının "Batılı ülkelerin Müslümanlara yönelik ikiyüzlü tavırlarından" kaynaklandığını ifade etti.

Zarif, Twitter hesabından paylaştığı mesajında, Müslümanlara yönelik bağnazlığın cezasız bırakılmasının teröristlerin saldırılarına zemin hazırladığını belirtti.

Zarif, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Batılı 'demokrasilerde' bağnazlığın teşvikinin cezasız bırakılması, İsrailli haydutların Filistin'de Müslümanlara hakaret etmek için camiye girmesine ve Yeni Zelanda'daki teröristlerin 49 Müslüman'ı canlı yayında öldürmesine yol açıyor. Müslümanların şeytanlaştırılmasını 'ifade özgürlüğü' kisvesi altında savunan Batı'nın ikiyüzlülüğü sona ermelidir."

Zarif ayrıca paylaşımına, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir televizyon röportajı sırasında, "İslam'ın bizden nefret ettiğini düşünüyorum." şeklindeki ifadelerinin yer aldığı ekran görüntüsünü ekledi.

Rusya

Rusya Müftüler Konseyi Başkanlığı, Yeni Zelanda'nın Christchurch şehrinde iki camiye yapılan saldırıyı şiddetle kınadı.

Müftüler Konseyi Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Yeni Zelanda'daki saldırılarının korkunç trajedi olduğu belirtildi.

Söz konusu saldırılarda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı kaydedilen açıklamada, "Müslümanlara bu kutsal günde yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Camide dua eden masum insanlara saldıran terörist ve katiller, Yüce Allah'ın korkunç cezasını görecek." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, saldırılarda hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilendi ve yaralıların bir an önce iyileşmesi için dua edildiği belirtildi.

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında 2 camiye düzenlenen terör saldırısında 49 kişinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu.

Avustralya İslam Birliği Federasyonu terör saldırısını kınadı

Avustralya İslam Birliği Federasyonu (AFIC), Yeni Zelanda’da iki camiye yapılan terör saldırısını kınadı.

Avustralya’da yaklaşık 200 İslami kurumun çatı kuruluşu AFIC, Yeni Zelanda’daki Al Noor ve Linwoodcamilerinde 49 kişinin hayatını kaybettiği katliamı kınayan bir açıklama yayınladı.

AFIC Başkanı Rateb Jneid imzasıyla yayımlanan yazılı açıklamada, "Dualarımızı ve düşüncelerimizi bu korkunç zaman zarfında mağdurlar ve hayatını kaybedenler, aileleri ve Yeni Zelanda halkına gönderiyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Bu katliamın, gittikçe artan İslamofobinin bir ürünü olduğunu vurgulayan Jneid, “Masum cemaate yönelik bu terör eylemi bir vahşettir, mağdurların ve ailelerin yanındayız. Yeni Zelanda'daki vatandaşlarımıza ulaşacağız ve elimizden gelen her türlü desteği ve yardımı sunacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Avustralya’daki Müslümanlara güvenlik uyarısı

Jneid, Avustralya’daki tüm camiler ve ibadet yerleri için önümüzdeki günlerde çok daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Hükümetin "Müslüman karşıtlığı ve aşırıların yükselişine dikkat etmeleri gerektiğini" hatırlatan Jneid, siyasetçilerden "Müslüman toplumun kaygılarını gerçekten duymaları ve bunlara cevap vermelerini" istedi.

ISESCO: İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç

İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu (ISESCO), Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısını insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak nitelendirdi.

ISESCO'dan yapılan yazılı açıklamada, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısının uluslararası alanda kınanması ve saldırganların cezalandırılması istenerek, Yeni Zelanda'daki Müslümanlara dayanışma çağrısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca Yeni Zelanda yönetiminin saldırıyı gerçekleştiren teröristleri cezalandıracağı ve topraklarındaki camiler ile Müslümanları koruyacağına olan inancın tam olduğu ifade edildi.

El-Ezher: İslamofobinin yükselişinin tehlikeli bir göstergesi

Mısır'daki El-Ezher Kurumu, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısını kınadı. 

Ezher'den yapılan yazılı açıklamada, Yeni Zelanda'daki saldırı, "nefret söylemi ile İslamofobinin ve yabancılara karşı düşmanlığın yükselişinin tehlikeli bir göstergesi" olarak nitelendirildi.

Açıklamada, "Allah'ın evlerinin (camilerin) saygınlığının çiğnendiği ve masum insanların kanının akıtıldığı söz konusu terör saldırısı, bu tür iğrenç davranışlarda bulunan akımlara ve ırkçı gruplara müsamaha göstermememiz gerektiğini bildiren bir uyarı zili olmalı." ifadelerine yer verildi.

Ezher'in açıklamasında, dinleri ve kültürlerine bakmaksızın toplum içinde bir arada yaşama, hoşgörü ve entegrasyonu desteklemek için daha fazla çaba gösterilmesi istendi.

Sırbistan

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Yeni Zelanda'da iki camiye yapılan terör saldırısına ilişkin, "Yeni Zelanda'daki trajedi, terörün acımasızlığı karşısında dünyanın birlik olması gerektiği mesajını veriyor." dedi.

Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Vucic, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye cuma namazı sırasında yapılan terör saldırısı ile ilgili Yeni Zelanda Genel Valisi Patsy Reddy'e taziye mesajı gönderdi.

Mesajında saldırıyı şiddetle kınadığını vurgulayan Sırp lider, "Yeni Zelanda'daki trajedi, terörün acımasızlığı karşısında dünyanın birlik olması gerektiği mesajını veriyor." ifadelerini kullandı.

İnsanları korkutarak hükmetmeye çalışan terörün, sınır tanımadığını ve insani değerlere saygı duymadığını kaydeden Vucic, mesajında ayrıca şu ifadelere de yer verdi:

"Bizim üzerimize düşen görev, ortak değerlerimize ve dünyada özgürce yaşama hakkına daha güçlü bir şekilde sahip çıkmak. Sırbistan, her zaman hak ve adaletin yanında yer alacak, tüm milletlerin, tüm dinlerin eşit haklara sahip olması için mücadele edecek."

Kosova'dan tepkiler

Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda'daki iki camiye yapılan terör eylemlerini sert bir şekilde kınadığını ifade etti.

Kosova halkının, "dost" olarak nitelendirdiği Yeni Zelanda ve saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarının acısını paylaştığını kaydeden Thaçi, "Bu tür eylemler, dünyada her türlü aşırıcılık ve teröre karşı mücadeleye devam edilmesi gerektiğinin kanıtıdır." dedi.

Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj da onlarca masum insanın hayatını kaybettiği terör eyleminin, özgür bir ülkenin değerlerini tehdit ettiğini ve herkesi etkilediğini vurguladı.

Yeni Zelanda devletine ve hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyen Haradinaj, "Terör, nereden geldiğine bakılmaksızın, en büyük kötülüktür ve buna hep beraber karşı çıkmalıyız." dedi.

Bosna Hersek ve Karadağ'dan kınama

Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Hırvat üyesi Zeljko Komsic de Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern ve terör saldırısında hayatını kaybedenlerin ailelerine gönderdiği taziye mesajında, iki camiye yapılan terör saldırısını sert bir şekilde kınadığını bildirdi.

Terör saldırısını düzenleyen ve planlayanların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini kaydeden Komsic, "Aşırıcı ideolojiler ve korkakça yapılmış eylemler, en sert biçimde kınanmalıdır. Biz de Bosna Hersek olarak terörle mücadeleye katkıda bulunacağız." ifadelerini kullandı.

Karadağ Cumhurbaşkanı Milo Djukanovic de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Karadağ, Yeni Zelanda'daki terör eylemini şiddetle kınıyor. Ülkemiz şiddet, aşırıcılık, nefret ve hoşgörüsüzlüğün her türlüsüne karşı mücadelede kararlı olmaya devam edecek." dedi.

Kuzey Makedonya'dan tepki

Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Nikola Dimitrov ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda'daki korkunç terör saldırısı haberini duyduğunda sarsıldığını belirterek, "Şiddet ve nefrete karşı Yeni Zelanda halkıyla dayanışma içerisindeyiz. Derin başsağlığı diliyoruz." ifadesini kullandı.

Lübnan

Lübnan, Yeni Zelanda'da camilere düzenlenen 2 terör saldırısını şiddetle kınadı.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki 2 camiye cuma namazı sırasında yapılan saldırı "korkunç bir terör suçu" olarak nitelenerek kınandı.

"Aşırılığın eli, en korkunç eylemleriyle inançlı insanların ibadet ve hoşgörü için güvenli gördüğü camilere uzandı." denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Dışişleri Bakanı Cibran Basil, daha önce birçok sebepten ötürü Batı toplumlarındaki aşırı sağa karşı uyarıda bulunmuştu. Bugün ise buna tepki olarak toplumları büyük tehlikelerle karşı karşıya bırakacak aşırı sola karşı uyarıyor."

Radikal düşüncelerin yayıldığı günümüz dünyasında Lübnan'ın hoşgörü ve itidal konusunda örnek ülke olarak kalacağı ifade edilen açıklamada, farklı dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşama özelliğini koruma vurgusu yapıldı.

Öte yandan eski Lübnan Başbakanı Necib Mikati, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda'da camilere düzenlenen ve onlarca kişinin şehit düşmesi ve yaralanmasına yol açan 2 terör saldırısını kınadı.

Mikati'nin açıklamasında, "Kutsal Mescid-i Aksa'ya yönelik son saldırıdan sonra yaşananlar, terörün dini ve kimliği olmadığını teyit ediyor. Bütün semavi dinlerin birinci düşmanı olan terörle her yerde mücadele için çabaların yoğunlaştırılarak birleştirilmesi gerekiyor." denildi.

Lübnan Telekominikasyon Bakanı Muhammed Şukayr da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Yeni Zelanda'da cuma namazı sırasında iki camiye düzenlenen ve 40'tan fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açan terör saldırısını şiddetle kınıyoruz." ifadelerini kullandı.

Başbakan Saad el-Hariri'nin partisi Müstakbel Hareketi Genel Sekreteri Ahmed el-Hariri ise, Yeni Zelanda'da Müslümanların namaz sırasında terör saldırısına uğramasını lanetledi.

Hayatını kaybedenlere rahmet ve ailelerine başsağlığı dileğinde bulunan Hariri, Yeni Zelanda'da bulunan Lübnanlıları, saldırı kurbanlarının yanında durmaya davet etti.

Yeni Zelanda toplumundaki ortak yaşamı hedef alan terör saldırısının gönülleri sarstığının altını çizen Hariri, bölgede istikrarın koruma faktörlerinden biri olan Müslümanlara yönelik şiddet eylemlerinin önüne geçilmesi çağrısında bulundu.

Kuveyt

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, iki camiye düzenlenen terör saldırısı kınanarak, Kuveyt'in vatandaşlarını ve ülkenin güvenliğini korumak için aldığı her önlemde Yeni Zelanda'nın yanında olduğu ifade edildi.

Açıklamada, uluslararası topluma "dünyanın güvenliğini, istikrarını ve bütünlüğünü hedef alan şiddet ve terörizmle mücadele için daha fazla çaba gösterilmesi" çağrısında bulunuldu.

Umman

Umman Dışişleri Bakanlığı da söz konusu terör saldırısını kınadığı yazılı açıklamasında "Masum insanlara yönelik her türlü şiddet, terörizm, nefret ve ırkçılığı her zaman ve her yerde reddediyoruz." ifadelerine yer verdi.

Ürdün

Ürdün Hükümet Sözcüsü Cumane Guneymat, yayımladığı yazılı açıklamada, masumlara yönelik saldırıların terörün en çirkin şekli olduğunu ifade etti.

Yeni Zelanda'daki saldırıyı "katliam" olarak nitelendiren Guneymat, terörle mücadelede uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı.

Ürdün Vakıflar Bakanı Abdunnasır Ebu Basal da yazılı açıklamasında, İslam'a ve Müslümanlara yönelik nefret söyleminin durdurulması gerektiğini belirtti.

Bahreyn

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada ise, "Tüm dini, ahlaki ve insani değerlere aykırı olan bu korkakça terör saldırısını şiddetle kınıyoruz." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, Yeni Zelanda'nın terörle mücadele ve güvenliği temin etme çabasına Bahreyn'in destek verdiği kaydedildi.

Mahmut Abbas: Suçsuz sivillere karşı terörün her türlüsünü lanetliyoruz

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısını kınayarak uluslararası topluma dayanışma çağrısı yaptı.

Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, Abbas yayımladığı kınama mesajında, "Kaynağı ve uyruğu ne olursa olsun suçsuz sivillere karşı terörün her türlüsünü şiddetle kınadığımızı ve lanetlediğimizi vurguluyoruz." ifadelerini kullandı.

Şiddeti teşvik eden ırkçı gruplara karşı yumuşak davranılmaması gerektiğini belirten Abbas, tüm dünya ülkelerini terörle mücadelede iş birliğine çağırdı. 

Irak'tan kınama 

Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi de yazılı açıklamasında, Yeni Zelanda'da cuma namazı sırasında Müslümanları hedef alan terör saldırısını şiddetle kınadıklarını belirtti.

Teröre karşı birlik çağrısı yapan Abdulmehdi, "Dünya ülkelerini, tüm insanlığı hedef alan her türlü terör ve aşırıcılığa karşı durmaya ve bunun oluşturduğu tehlike karşısında birleşmeye çağırıyorum." ifadelerine yer verdi.

 

Nijerya

Nijerya Devlet Başkanı Muhammadu Buhari'nin sözcüsü Garba Shehu, AA muhabirine, "Bu sabah Yeni Zelanda'da iki camiye yapılan terör saldırısında çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığını üzüntüyle öğrendik. Bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz." dedi.

Shehu, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve Yeni Zelanda hükümetine başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diledi.

Sudan

Sudan Alimler Birliği Başkanı Muhammed Osman Salih, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda'daki iki camiye düzenlenen kanlı terör saldırısını kınadıklarını söyledi.

Salih, Yeni Zelanda hükümetinden adil bir soruşturma yürütmesini ve faillerin yargılamasını istedi. Sudan Alimler Birliği Başkanı, uluslararası örgütleri saldırıyı kınamaları, nefret ve aşırılık yanlısı taraflara müsamaha göstermemeleri çağrısında bulundu.

Güney Afrika merkezli Awqaf Vakfı tarafından yapılan yazılı açıklamada da "Yeni Zelanda'da bir camiye düzenlenen ve masum insanların hayatını kaybetmesine neden olan korkunç terör saldırısını şiddetli bir şekilde kınıyoruz." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, "Biz Kuran'ın emirleri ve Hz. Muhammed'in hayatına göre yaşıyoruz. Bir masum insanın hayatını kaybetmesi tüm insanlığın kaybetmesine eşittir." ifadesi kullanıldı.

Etiyopya

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nebiat Getachew, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saldırıların üzücü olduğunu dile getirerek, "Dünyanın neresinde olursa olsun bu tür terör saldırılarını kınıyoruz." dedi.

"Dünya liderleri aynı şeyi şimdi de yapmalı"

Etiyopya'da Müslüman aktivist Ebubekir Ahmed ise ibadet halindeki masum Müslümanlara karşı yapılan bu saldırı nedeniyle derinden sarsıldıklarını ve üzüntü duyduklarını belirtti.

Saldırının "adice ve aşağılıkça" olduğunu dile getiren Ahmed, "Mağdurlar hiçbir şiddet eylemi göstermedi ve kimseye saldırmadı sadece ibadet ediyorlardı." ifadelerini kullandı.

Fransa'da yaşanan terör saldırıları sonrasında dünya liderlerinin Paris'te toplanarak buna ortak tepki gösterdiğini hatırlatan Ahmed, "Dünya liderleri aynı şeyi şimdi de yapmalı." diye konuştu.

Ahmed, batı dünyasında oluşturulan çok kültürlü sistemde bir çatlak olduğuna işaret ederek, bu sistemin arkasında ciddi bir İslamofobinin yer aldığını dile getirdi. 

Aliyev: Acımasız terör eyleminden öfke duyduk

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, saldırılarda 49 kişinin hayatını kaybetmesi dolayısıyla Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern'e taziye mesajı gönderdi. 

Aliyev, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığının resmi internet sitesinde yayımlanan mesajında, camilere düzenlenen saldırılarda çok sayıda insanın hayatını kaybetmesi ve yaralanması haberinin kendisini son derece kederlendirdiğini belirtti. 

Ardern'e ve Yeni Zelanda halkına kendi ve Azerbaycan halkı adına taziye dileklerinde bulunan Aliyev, mesajında, "Bu acımasız terör eyleminden son derece öfke duyduk. Uluslararası toplumun terörün her türlüsüne karşı çabalarını kararlılıkla destekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Afganistan

Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani, "insanlık dışı" olarak nitelediği saldırıyı kınadı. 

Gani, yaptığı yazılı açıklamada, teröristlerin tüm insanlığın düşmanı olduğunu ve onlara karşı savaşılması gerektiğini kaydetti. 

Terör örgütlerine yönelik ortak çalışma yapılması gerektiğini vurgulayan Gani, ''Teröristler camilere saldırılar düzenleyerek hiçbir dine mensup olmadıklarını, insanlığın düşmanı olduklarını gösterdi.'' görüşünü dile getirdi. 

Başkan Gani, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifa temennisinde bulundu. 

Öte yandan, Afganistan İcra Kurulu Başkanı Abdullah Abdullah da yaptığı açıklamada, saldırıyı şiddetle kınayarak, bu saldırının vahşice olduğunu vurguladı.

Kazakistan

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev de saldırılara ilişkin, "Küresel güvenliğe ve barışa karşı olan terörizm ve aşırılığın tüm tezahürlerini şiddetle kınıyoruz." dedi. 

Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosunun açıklamasına göre, Cumhurbaşkanı Nazarbayev, terör saldırısı nedeniyle Yeni Zelanda Genel Valisi Patsy Reddy’ye başsağlığı mesajı gönderdi. 

Mesajında terör saldırısında çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği haberini derin üzüntüyle karşıladığını belirten Nazarbayev, "Küresel güvenliğe ve barışa karşı olan terörizm ve aşırılığın tüm tezahürlerini şiddetle kınıyoruz." ifadesine yer verdi. 

Nazarbayev, hayatını kaybedenlerin aile ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileyerek, "Kazakistan, ülkelerin güvenliğinin sağlanması ve barış uğruna tehditlerle mücadelede iş birliğini sürdürmeye hazır." değerlendirmesinde bulundu.

Japonya

Japonya Başbakanı Şinzo Abe de terör saldırılarını şiddetle kınadı. 

Abe, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda, sebebi ne olursa olsun terörün asla tasvip edilemeyeceğini vurguladı. 

Japon halkının Yeni Zelanda halkına taziyelerini bildirdiğini kaydeden Abe, mesajında şunları kaydetti: 

"Sevgili Başbakan Ardern, Christchurch'de bugün meydana gelen menfur terör saldırısını Japonya şiddetle kınamaktadır. Japonya hükümeti ve Japon halkı adına hayatını kaybedenlerin yakınlarına samimi taziyelerimi, yaralılara ve yas tutanlara da acılarını paylaştığımı bildiririm. Yeni Zelanda toplumu bu zorluğun üstesinden gelecektir. Kalpten dayanışmalarımızı bildiririz. Sebebi ne olursa olsun, terör asla tasvip edilemez. Yeni Zelanda ile yakın iş birliği halinde Japonya, uluslararası toplumla el ele vererek, teröre karşı azimle savaşmaya kararlıdır."

Almanya'da tepkiler

Avrupa'daki Türk ve Müslüman sivil toplum kuruluşları tarafından kınandı.

Almanya'nın Köln kentinde merkezi bulunan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Genel Merkezi Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, iki camiye düzenlenen terör saldırılarının kara bir gün olarak hatırlanacağı belirtildi.

Yeni Zelanda'daki terör saldırılarının kendilerini derinden sarstığı belirtilen açıklamada, saldırılar en güçlü şekilde kınanarak, bu terör eyleminin faillerin en kısa sürede bulunup, camilerin güvenliğinin yetkililer tarafından sağlanması gerektiği belirtildi.

İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Başkanı Kemal Ergün de 15 Mart 2019'un artık hafızalara kazındığını dile getirerek, "Christchurch şehrindeki akıl almaz terör saldırısı vahşette ve insanlık düşmanlığının ne raddeye varılabileceğini göstermektedir. Bu saldırılar, insanın nefretle hareket ettiğinde ne derece alçalabileceğini göstermesi açısından oldukça manidardır. Bu saldırıyı mümkün olan en sert biçimde kınıyoruz. Katliamda şehit edilen kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyor, yakınlarına ve geride kalanlara sabr-ı cemil niyaz ediyoruz." ifadelerini kullandı. 

Bu alçak saldırıların hedefinin daha fazla nefret tohumu ekmek ve toplumları bölmek olduğunu ifade eden Ergün, güvenlik birimlerinin camilerle iş birliği içerisinde olması gerektiğini belirtti. 

"Terörün ve teröristin dini yoktur"

Avrupa Türk İslam Birliği (ATİB) Genel Başkanı Durmuş Yıldırım da Müslümanlara yönelik düzenlenen bu terör saldırısını kınadı.

Durmuş, "Özellikle son yıllarda Batı dünyasında çok tehlikeli ideolojik bir boyuta varan İslam düşmanlığının bir tezahürü olarak, Yeni Zelanda’da olduğu gibi, Müslümanlara karşı terör saldırıları giderek artıyor. Almanya ve benzeri Avrupa ülkelerinde de camilere ve Müslümanlara karşı yapılan saldırılar maalesef ardı arkası kesilmeden devam ediyor." diye konuştu. 

Onlarca Müslüman'ı katledenleri "Hıristiyan terörist" olarak değil, sadece eli kanlı, insanlıktan nasibini almamış, Müslümanlara olan kinini mübarek cuma gününde silahlı eyleme dönüştüren teröristler olarak gördüklerine dikkati çeken Durmuş, "Çünkü, terörün ve teröristin dini yoktur." ifadesini kullandı.

"Vahşet şok edici"

Müslüman sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Almanya Müslümanlar Koordinasyon Konseyi (KRM) Dönem Başkanı Erol Pürlü de "Bu korkunç eylem, İslam düşmanlığının ve Müslüman karşıtı ırkçılığın ne kadar yayıldığını, hangi boyutlara ulaştığını gösteriyor. Teröristler mümkün olduğunca çok fazla Müslüman öldürmek istedi. Özellikle buradaki vahşet şok edicidir." diye konuştu. 

Bu saldırının başkaları tarafından taklit edilmesinden endişe ettiklerini belirten Pürlü, Müslümanları dikkatli olmaya davet etti.

Suudi Arabistan ve Fas

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Fas Kralı 6. Muhammed, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısını kınadı. 

Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'da yer alan habere göre Kral Selman, Yeni Zelanda Devlet Başkanı Dame Patsy Reddy'ye taziye mesajı gönderdi. 

Terör eylemini şiddetle kınayan Kral Selman, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve Yeni Zelanda halkına başsağlığı diledi. 

Selman, ülkesinin, tüm din, gelenek, görenek ve uluslararası kanunların kınadığı bu saldırı karşısında Yeni Zelanda'nın yanında olduğunu aktardı. 

Fas resmi ajansı MAP'te yer alan habere göre Kral 6. Muhammed, Yeni Zelanda Devlet Başkanı Reddy'ye taziye mesajı göndererek, Christchurch şehrindeki 2 camiye düzenlenen ırkçı terör saldırısını şiddetle kınadığını belirtti.

"Irkçılık, dayandığımız her şeye aykırıdır"

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Yeni Zelanda'daki iki camiye yapılan saldırının İslamofobik, terörist ve ırkçı bir saldırı olduğunu söyledi. 

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki iki camiye, cuma namazı sırasında düzenlenen silahlı terör saldırısına ilişkin BM'den ilk açıklama geldi.

BM İnsan Hakları Konseyi'nin 40. oturumunda, terör saldırısında hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunuldu. 

Burada konseye hitap eden BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Bachelet, konseyin ırkçılığa, hoşgörüsüzlüğe, yabancı düşmanlığına ve her türlü ayrımcılığa son verilmesine karşı bir yapı olduğunu vurgulayarak, "Irkçılık, dayandığımız her şeye aykırıdır." dedi.

Yeni Zelanda'daki iki camiye yapılan saldırıyı kınayan Bachelet, şunları kaydetti: 

"Yeni Zelanda'da sadece saatler önce iki camiye yapılan ölüm saçan İslamofobik ve terörist saldırı, ırkçılığın can almasına korkunç başka bir örnektir. Şimdi ve 21 Mart Uluslararası Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Günü'nde, dünya halklarına, kurbanların, onların acılarının ve adalet taleplerinin yanında olacağımıza dair sözümüzü yineliyoruz. Irkçılığın her çeşidine karşı yılın her günü mücadelemiz devam edecek."

"Tüm insanlık olarak karşı durmalıyız"

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında iki camiye düzenlenen terör saldırılarını kınadı.

Akıncı, terör saldırılarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Yeni Zelanda'da iki camide yaşanan vahşi katliamı lanetliyorum. 49 masum insanın canını alan terör eylemine tüm insanlık olarak karşı durmalıyız." ifadesini kullandı. 

KKTC Cumhurbaşkanı, terör saldırılarında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dilerken, kurbanların yakınlarının ve Yeni Zelanda'nın acısını paylaştığını kaydetti. 

Kiev

Ukrayna’da Devlet Başkanlığı seçimleri sandık çıkış anketlerine göre en çok oyu komedyen Vladimir Zelenskiy alırken, mevcut Devlet Başkanı Petro Poroşenko ikinci sırada kaldı.

Ukrayna Devlet Başkanlığı seçiminde ülke genelinde oy kullanma işlemi sona erdi. Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko'nun görev süresinin sona ermesi nedeniyle yapılan ve 39 adayın katıldığı seçimde sandıklar yerel saat ile 20.00'de kapandı.

Ulusal sandık çıkış anketine göre, devlet başkanlığı için yapılan oylamada oyuncu-komedyen Vladimir Zelenskiy yüzde 30,4 oy alarak liderliğe otururken, mevcut Devlet Başkanı Petro Poroşenko ise aldığı yüzde 17,8 oy oranı ile ikinci oldu.

Seçimin favori isimlerinden eski başbakan Yuliya Timoşenko ise 14,2 oyda kaldı.

Ülkedeki seçimlerde adaylardan herhangi birisi yüzde 50'nin üzerinde oy alamaması durumunda, en çok oyu alan iki aday 21 Nisan'da ikinci turda devlet başkanlığı koltuğu için yarışacak.

Rusya'nın başkenti Moskova'da "Dünya Saati" etkinliği kapsamında bazı önemli yapıların ışıkları kapatıldı.

Doğal Hayatı Koruma Vakfının (WWF), iklim değişikliği ve çevre sorunlarına dikkati çekmek için düzenlediği Dünya Saati etkinliği çerçevesinde, tarihi Kızıl Meydan'daki Kremlin Sarayı, Aziz Vasil Katedrali, Bolşoy Tiyatrosu, Luzhniki Stadı'nın yanı sıra hükümet, parlamento binaları ve bazı parkların ışıkları bir saat süreyle kapatıldı.

WWF Rusya Çevre Programları Müdürü Viktoria Elias, yaptığı konuşmada, Rusya'nın yaklaşık 800 şehrinde bu hareketin desteklendiğini söyledi.

Elias, doğanın korunması gerektiğini belirterek, "Bu etkinlik senede bir kez düzenleniyor. Umarım bütün sene doğayı korumak için elimizden geleni yapıyoruz." ifadesini kullandı.

WWF tarafından 2007 yılında başlatılan ve her yıl düzenlenen etkinlikte, dünyanın büyük şehirlerindeki önemli anıtların, yapıların ve binaların ışıkları bir saatliğine kapatılıyor.

Kazakistan'da "Dünya saati" etkinliği

Kazakistan'ın başkenti Nur Sultan'da uluslararası "Dünya saati" etkinliği çerçevesinde Bayterek Kulesi, Nur Alem Pavilyonu ve diğer ana mekanların ışıkları bir saatliğine kapatıldı. 

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından, iklim değişikliğine dikkati çekmek amacıyla her yıl düzenlenen Dünya Saati etkinliği çerçevesinde Bayterek Kulesi, EXPO 2017 fuar alanındaki Nur Alem Pavilyonu, Hazreti Sultan Camisi, Barış ve Uyum Sarayı ile diğer ana binaların ışıkları bir saatlik süreyle söndürüldü.

Etkinlik çerçevesinde alışveriş merkezlerinde topluma, elektriği bir saatliğine kapatma çağrısı yapan etkinlikler düzenlendi. 

Kazakistan Çevre Örgütleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Aygul Solovyeva, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkesinde Dünya saati etkinliğini onuncu kez düzenlediklerini belirterek, "Amacımız, iklim değişikliğine toplumun dikkatini çekmek. Bir saatliğine ışıkları kapatarak, küresel ısınmanın önlenmesine katkı sağlıyoruz." dedi.

Kazakistan'da iklim değişikliğine karşı kapsamlı önlemlerin alındığını ifade eden Solovyeva, çevrenin iyileştirilmesini öngören yasaların kabul edildiğini, Uluslararası Yeşil Teknolojiler Merkezi'nin hizmete sunulduğunu söyledi.

Solovyeva, ülkedeki tüm fabrikaların izlenebileceği interaktif harita oluşturduklarını aktararak, "Harita üzerinden havayı kirleten fabrikaları görmek mümkün. Ayrıca şirketlerin çevreye zararlı atıkları azaltmak için yeşil teknolojilere ne kadar yatırım yaptığını da izliyoruz." diye konuştu.

Şirket ve fabrikaların yeşil teknolojilere milyonlarca dolar yatırım yaptığına işaret eden Solovyeva, "Nur Sultan'da elektrikli otobüslerin hizmet vermesiyle ilgili pilot proje başlatıldı. Biz aldığımız önlemlerin 2-3 yılda somut sonuçlar vereceğini düşünüyorum." dedi.

WWF tarafından 2007 yılında başlatılan ve her yıl düzenlenen Dünya saati etkinliğine şu ana kadar 175 ülke katılırken, etkinlik kapsamında dünyanın büyük şehirlerindeki önemli anıtların, yapıların ve binaların ışıkları 1 saatliğine söndürülüyor.

Gürcistan'da "Dünya Saati" etkinliği

Gürcistan, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) tarafından 2007'den beri gerçekleştirilen dünyanın en büyük çevre hareketi olarak tanımlanan "Dünya Saati"ne katıldı. 

Dünya genelinde her yıl mart ayının sonunda Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından, küresel ısınmaya dikkati çekmek için organize edilen "Dünya Saati" isimli çevre etkinliği kapsamında, başkent Tiflis'te Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Hükümet Binası ve Parlamento Binası'nın ışıkları bir saatliğine söndürüldü. 

WWF tarafından 2007 yılında başlatılan ve her yıl düzenlenen Dünya Saati etkinliğinde, dünyanın büyük şehirlerindeki önemli anıtların, yapıların ve binaların ışıkları 1 saatliğine söndürülüyor.

Ankara

1- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Tuzla, Pendik, Maltepe, Sultanbeyli, Çekmeköy, Ümraniye, Beykoz ve Sarıyer'de mitinglere katılacak.

2- TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Çorlu Şoförler ve Otomobilciler Odası Esnaf Şurası ile kahvaltılı toplantıya, Marmaraereğlisi Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile Muratlı Sanayi Kooperatifinin onuruna vereceği yemeklere iştirak edecek.

3- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Bükreş'te düzenlenecek Romanya-Bulgaristan-Sırbistan-Yunanistan Dörtlü Zirvesi'ne onur konuğu olarak katılacak, zirveye iştirak eden ülke liderleriyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

4- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Manisa'da CHP ve İYİ Parti Ortak Mitingi'ne iştirak edecek.

5- Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Aydın'da Kuyucak ve Yenipazar ilçe mitinglerine katılacak.

6- Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Konya'da Kulu SKM, Cihanbeyli SKM buluşmalarına iştirak edecek, Bedesten'de esnafı ziyaret edecek, basın mensupları ile bir araya gelecek ve Karapınar buluşmasında yer alacak.

7- Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Manisa'da OSB yönetimi, iş adamları ve teşkilat ile öğle yemeği yiyecek, eski stadyumun millet bahçesine dönüştürülmesi projesinin tanıtımına katılacak ve esnaf ziyareti yapacak.

- Kula'da OSB yönetimi, iş adamları ve teşkilat ile toplantı yapacak Bakan Kasapoğlu, vatandaşlarla buluşacak ve Gökçeören beldesini ziyaret edecek.

8- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Osmancık, Mamak, Şereflikoçhisar ve Temelli'de vatandaşlara hitap edecek.

9- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, AK Parti Gölpazarı İlçe Seçim Bürosu'nda vatandaşlarla buluşacak, Bilecik Üniversitesi öğrencileri ile söyleşiye katılacak, Vezirhan ve Bayırköy beldelerinde kahvehane sohbetine iştirak edecek.

10- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kocaeli'nde Huawei-Bilişim Vadisi Akıllı Şehirler Araştırma Laboratuvarı İşbirliği Protokolü İmza Töreni'ne katılacak, Akhisar ve Kula ilçelerinde temaslarda bulunacak, Ulubey ve Banaz ilçe merkezlerinde miting yapacak.

11- Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İzmir'de Kozak köyünde miting yapacak, Dikili ve Aliağa'da düzenlenecek programlara iştirak edecek.

12- TÜİK, şubat ayı dış ticaret istatistikleri ile ocak ayı katı yakıtlar verilerini açıklayacak. 

13- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya'da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un katılımıyla gerçekleştirilecek Türkiye-Rusya Federasyonu Ortak Stratejik Planlama Grubu Toplantısı'na katılacak. İkili, ortak basın toplantısı düzenleyecek ve çalışma yemeğinde bir araya gelecek.

- Bakan Çavuşoğlu, Manavgat Sarılar mitingine iştirak edecek.

14- FETÖ davaları

- FETÖ'nün darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davaya Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.

- FETÖ’nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde, Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlere ilişkin, aralarında sözde yurtta sulh konseyi üyelerinin de yer aldığı 224 kişinin yargılandığı davaya Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince devam edilecek.

15- Avrupa Karate Şampiyonası, İspanya'nın Guadalajara kentinde sürüyor.

16- Basketbolda THY Avrupa Ligi'nin 29. haftasında Darüşşafaka Tekfen, Almanya temsilcisi Bayern Münih'i Volkswagen Arena'da konuk edecek. 

- Anadolu Efes, İspanya'nın Baskonia takımıyla deplasmanda karşılaşacak.

Washington

ABD Başkanı Donald Trump, "Golan Tepeleri üzerinde İsrail'in egemenliğini ABD'nin resmen tanıdığını" ilan eden başkanlık kararına imza attı.

Beyaz Saray'da bir araya gelen Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail'in Gazze'yi hedef alan saldırıları ve Golan Tepeleri konusunda canlı yayında açıklamalarda bulundu.

ABD'nin "İsrail'in kendini koruma hakkını koruyacağını" vurgulayan Trump, "Gelecekteki muhtemel bir barış anlaşması, İsrail'in kendini Suriye'den, İran'dan ve diğer bölgesel tehditlerden koruma ihtiyacını göz önünde bulundurmalı." ifadesini kullandı.

Trump, İsrail'in Gazze'yi hedef alan saldırılarının "kendini savunma" anlamında haklı olduğunu savundu ve Netanyahu'ya bu konuda tam destek verdiklerini söyledi.

"İsrail sizden daha iyi bir dost görmemiştir"

Daha sonra söz alan Netanyahu ise Trump'a birçok kez teşekkür ettiği konuşmasında, "İsrail sizden daha iyi bir dost görmemiştir." yorumunu yaptı.

Netanyahu, Trump'ın İsrail konusunda bugüne kadar verdiği sözleri tuttuğunu, Golan Tepeleri konusundaki son adımının ise "tarihi bir adım" olduğunu ifade etti.

Binyamin Netanyahu, Golan Tepeleri konusundaki yaklaşımlarını, "İki savaşı kazandıktan sonra bugüne kadar yaklaşık yarım yüzyıl boyunca askeri zaferimizin diplomatik bir zafere dönüşmesini beklemek zorunda kaldık." sözleriyle dile getirdi.

Ortak basın toplantısının ardından Trump, "Golan Tepeleri üzerinde İsrail'in egemenliğini ABD'nin resmen tanıdığını" ilan eden başkanlık kararına imza attı.

ABD Başkanı Trump, 21 Mart'ta Twitter'dan yaptığı açıklamada, "52 yılın ardından ABD için İsrail'in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tam olarak tanımanın zamanı geldi." değerlendirmesinde bulunmuştu.

İsrail, Suriye toprağı olan Golan Tepeleri’ni 1967'den bu yana işgal altında tutuyor.

Muhabir: Hakan Çopur

Hamas, Mısır'ın ara buluculuğunda Gazze'de ateşkes sağlandığını duyurdu.

Hamas Sözcüsü Fevzi Berhum, harekete bağlı Aksa'nın Sesi Radyosu'na yaptığı açıklamada, "Mısır'ın, İsrail ile Filistin direniş grupları arasında ateşkes sağlama çabaları başarılı oldu." ifadelerini kullandı.

Berhum, ateşkesin yürürlüğe girdiğini belirtti.

Gazze'deki Filistin hükümeti Basın Bürosu Başkanı Selame Maruf da tüm kamu kuruluşlarının yarın her zamanki gibi çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.

İsrail ya da Mısır tarafından konuyla ilgili henüz açıklama yapılmadı.

İsrail güçleri, bu sabah abluka altındaki Gazze Şeridi'nden atılan bir roketin Tel Aviv'in kuzeyindeki bölgede bir eve düşmesinin ardından akşam saatlerinde Hamas'a ait hedefleri vurmaya başlamıştı.

İsrail saldırılarında Gazze'de en az üç bina vurulmuş, bu binalar arasında Hamas lideri İsmail Heniyye'nin Gazze'deki ofisinin de bulunduğu belirtilmişti.

İsrail saldırılarında 7 Filistinli yaralandı

Öte yandan, Gazze'deki Filistin Direniş Grupları Ortak Operasyon Odası da İsrail'in düzenlediği saldırılara karşılık Gazze sınırı yakınlarındaki İsrail beldelerine roket atışları gerçekleştirdiklerini duyurmuştu.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise İsrail'in saldırılarında şu ana kadar en az 7 Filistinlinin yaralandığı kaydedilirken, yaralıların sağlık durumuna ilişkin bilgi verilmedi.

Ankara

Birleşmiş Milletlerin (BM) yayımladığı Dünya Mutluluk Raporudünyadaki en mutlu ülkelerinen zengin ekonomiler değil güçlü sosyal devlet ve kurumsal desteği bulunan ülkeler olduğunu ortaya koydu.

Ülkelerin gelir, sağlıklı yaşam beklentisi, sosyal destek, özgürlük, güven ve cömertlik değişkenleri bakımından kıyaslandığı raporda, birinciliği alan ülke Finlandiya oldu.

Finlandiya'yı ilk 10'da Danimarka, Norveç, İzlanda, Hollanda, İsviçre, İsveç, Yeni Zelanda, Kanada ve Avusturya takip etti.

İlk 10'a 5 İskandinav ülkesi girerken, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasındaki ülkelerden 9'unun bu aralıkta yer almaması dikkati çekti.

Dünyanın en büyük ekonomisi ABD listede kendine ancak 19'uncu sırada yer bulurken, ekonomik büyüklükte onu izleyen Çin 93'üncü, Japonya 58'inci, Almanya 17'nci, İngiltere 15'inci, Hindistan 140'ıncı, Fransa 24'üncü, Brezilya 32'nci, İtalya da 36'ncı oldu.

Dünyanın büyük ekonomileri arasında bir tek Kanada mutluluk endeksinde ilk 10 ülke arasına girdi. Dünyanın en büyük 10'uncu ekonomisi olan ülke, mutluluk endeksinde de 9'uncu sırada yer aldı.

Bununla birlikte, dünyanın en büyük güçlerinden Rusya, geçen yıla oranla 9 sıra gerileyerek 68'inciliğe yerleşti.

Türkiye 79'uncu sırada

Dünyanın en büyük 17'nci ekonomisi Türkiye de listedeki 156 ülke arasında 79'uncu sırada yer aldı.

En az mutlu ülke Güney Sudan

Raporda, 156 ülke arasında "dünyanın en az mutlu" ülkesi Orta Afrika ülkesi Güney Sudan oldu.

Listede Güney Sudan'ı sırasıyla Orta Afrika Cumhuriyeti, Afganistan, Tanzanya, Ruanda, Yemen, Malavi, Suriye, Botsvana ve Haiti izledi.

Dijital medya mutsuzluğu artırıyor

BM'nin 2012'den bu yana her yıl farklı bir ana temayla yayımladığı raporda, bu yıl "mutluluk ve toplum" konusuna odaklanıldı.

Raporda, son 10 yılda mutluluğun nasıl değiştiğine, bu değişimlere neden olan teknoloji, sosyal norm, çatışma ve hükümet politikalarına yer verildi.

Raporun özel bölümlerinde, cömertlik ve toplum yanlısı davranışlar, mutluluğun oy verme davranışına etkisi, internet kullanımının ve bağımlılığının mutluluğa etkisi incelendi.

Özellikle son dönemde ABD'deki genç neslin dijital medyada harcadığı vaktin arttığına işaret edilerek, günde 6 saatten fazla vaktin internette, sosyal medya ve mesajlaşma gibi dijital medya mecrasında geçtiğine dikkat çekildi.

Bu noktada, zamanın çoğunu dijital medyada harcayan bireylerin, bu ortamlarda daha az vakit geçirenlere kıyasla daha mutsuz olduğu ifade edildi.

Dünya Mutluluk Günü

Dünyada her yıl 20 Mart "Dünya Mutluluk Günü" olarak kutlanıyor.

BM'nin "mutluluk" kavramı etrafında bir takvim günü belirlemesi fikri, ilk kez 2011 yılında Amerikalı hayırsever, aktivist, diplomat ve BM özel danışmanı Jayme Illien tarafından ortaya atıldı.

Hindistan'ın Kalküta kentinde dünyaya gelen Illien, ailesi tarafından terk edilmiş bir yetimdi. Rahibe Teresa'nın yetimhanesinde hayatını sürdürürken Amerikalı hayırsever bir kadın tarafından evlat edinilen Illien, BM'de çocuk hakları konusunda yaptığı çalışmalarla tanınıyor.

Ankara

AA muhabiri, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında iki camiye düzenlenen terör saldırısı mağdurlarının yanı sıra Yeni Zelanda'daki Müslüman toplumun acılarını paylaşan farklı millet ve inançlardan kişilerle görüştü. 

Terör saldırısında babası Hacı Davud Nabi'yi kaybeden Afgan asıllı Yama Nabi, hangi millet ve inançtan olursa olsun herkesin aynı ve eşit olduğununu dile getirerek, "Burada kardeşlerimle bir arada duruyorum çünkü farklı olmadığımızı göstermek istiyorum. Bu dünyada bir kez yaşayacağız. Bir tek Allah canımızı alabilir. Kimse başkasının canını almasın. Bu mesajı vermek istiyorum." diye konuştu.

Yeni Zelanda Yahudi Toplumu Hahamı Mendy Golostein de Auckland'dan Yahudi toplumunun destek mesajlarını acı çeken Müslüman kardeşlerine iletmek için geldiğini belirterek, "Kardeşlerimiz, bir aile gibi bizler de sizinle birlikte her biriniz, her birimiz için acı çekiyoruz. Biz, bir aileyiz. Bir aile olduğumuzu gerçekten hatırlamanın zamanı." ifadelerini kullandı.

"Terörist kaybetti, biz kazandık"

Auckland'de yaşayan Suriye kökenli iş adamı Muhammed Maluk da Türkiye'nin Yeni Zelanda'daki terör saldırısı karşısında sergilediği tutumu takdir ettiğini dile getirerek, "Yeni Zelanda dünyanın öbür ucunda da olsa Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteği var. Erdoğan daima Suriyelilere destek veriyor. Şimdi de Yeni Zelanda halkına destek veriyor." dedi.

Maluk, Erdoğan'ın İslam'ın lideri olduğu değerlendirmesinde bulunarak, "Rabbim ona uzun ömür versin, onu korusun. O herkese karşı iyi. Onu seviyoruz. Erdoğan'ı seviyorum. İnşallah Erdoğan bir gün Yeni Zelanda'ya geldiğinde onu göreceğim ve ona sarılacağım." diye konuştu.

Terör saldırısını gerçekleştiren Brenton Tarrant'ın amacının Yeni Zelanda halkını bölmek olduğunu aktaran Maluk, şunları kaydetti:

"Teröristin saldırısından sonra ne oldu, insanlar daha da yakınlaştı. Teröristin düşündüğü gibi olmadı. Yeni Zelanda halkına bakın bize karşı ne kadar iyi ve yakınlar. O kaybetti, biz kazandık. Biz, Müslümanlar ve Hristiyanlar burada daha da yakınlaştık. Bu terör saldırısı olana kadar bütün Yeni Zelanda birlikti. Buradan ırkçı katile bir mesaj vermek istiyorum. Sen kaybettin, biz biriz."

"Yeni Zelanda bir kişi tarafından tanımlanmayacak"

Terör saldırısının olduğu günden bu yana Müslümanlarla dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergileyen Yeni Zelanda halkı, gün boyu saldırının gerçekleştiği caminin bulunduğu caddede hayatını kaybedenlere için oluşturulan anma alanına çiçek bıraktı.

Alana çiçek bırakan Yeni Zelandalı Michael Sharp, yaşanan terör saldırısını hem çocuklarına hem de büyüklere açıklamanın çok zor olduğunu dile getirdi. Sharp, "Bu akıl almaz bir şey. Neden olduğunu bilmiyoruz. Anlaması çok zor bir şey ama sanırım burada bir tesellimiz olacaksa o da burada gördüğünüz büyük sevgi ve keder. Yeni Zelanda olarak biz buyuz. Bir kişi tarafından tanımlanmayacağız. Biz buyuz." ifadelerini kullandı.

Ankara

Yeni Zelanda Emniyet Genel Müdürü Mike Bush, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde cuma namazı esnasında iki camiye düzenlenen terör saldırısında yaşamını yitirenlerin sayısının 50'ye yükseldiğini bildirdi. 

Bush, Christchurch kentinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, terör saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısının 50'ye çıktığını, 2'sinin durumu kritik olmak üzere 36 kişinin tedavisinin sürdüğünü belirtti. 

Terör saldırısında hayatını kaybeden kurbanların listesinin aileleriyle paylaşıldığını kaydeden Bush, kimlik bilgilerinin henüz kamuoyuna açıklanmadığını ifade etti. 

Bush, Yeni Zelanda'daki camiler etrafında artırılan güvenlik önlemlerinin, yetkililer bir tehdit olmadığını belirleyene kadar devam edeceğini söyledi. 

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde, dün cuma namazı sırasında on dakika arayla iki camiye düzenlenen terör saldırısında 49 kişi yaşamını yitirmişti. 

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki Al Noor ve Linwood camilerinde 49 kişinin hayatını kaybettiği katliam bir çok ülke tarafından kınandı.

AB: İbadethanelere yapılan saldırılar hepimize yapılmış sayılır

Putin: Dua için toplanan sivillere yapılan saldırı, iğrençlik ve acımasızlıkla şok yaratıyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Yeni Zelanda’da iki camiye yapılan terör saldırısı ile ilgili, “Dua için toplanan sivillere yapılan saldırı, iğrençlik ve acımasızlıkla şok yaratıyor.” dedi.

Kremlin Basın Servisi’nden yapılan açıklamaya göre, Putin, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye cuma namazı sırasında yapılan terör saldırısı ile ilgili Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’e başsağlığı mesajı gönderdi. 

Putin, mesajında, “Dua için toplanan sivillere yapılan saldırı, iğrençlik ve acımasızlıkla şok yaratıyor. Bu suça karışan herkesin hak ettiği cezayı almasını umuyorum.” ifadelerini kullandı.

Rusya adına ölenlerin yakınlarına ve akrabalarına başsağlığı dileyen Putin, yaralıların da bir an önce iyileşmesi dileğinde bulunduğunu kaydetti.

Merkel: Irkçı nefret nedeniyle öldürülenler için yas tutuyorum

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Yeni Zelanda'da 2 camiye yönelik terör saldırılarına ilişkin, ''Irkçı nefret nedeniyle öldürülenler için yas tutuyorum." ifadesini kullandı.

Hükümet sözcüsü Steffen Seibert, sosyal medya hesabından Başbakan Merkel adına yapılan açıklamayı paylaştı.

Açıklamada Merkel, Yeni Zelanda'da meydana gelen terör saldırısı nedeniyle sarsıldığını belirterek, "Yeni Zelanda'da huzur içinde ibadet edilen camide ırkçı nefret nedeniyle öldürülenler için yas tutuyorum. Bu tür teröre karşı, yan yana duruyoruz'' ifadesini kullandığı belirtildi.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda'nın ve terör kurbanların yanında olduklarını belirtti.

Maas, "Vahşi terör saldırısı, huzur içinde ibadet eden, namaz kılan Müslümanları vurdu. Eğer insan sadece dini inancı nedeniyle öldürülüyorsa o zaman bu saldırı hepimize demektir. Biz hayatını kaybedenlerin tarafındayız. Güçlü kal, Yeni Zelanda!'' değerlendirmelerinde bulundu.

May: Yeni Zelanda halkına en derinden başsağlığı diliyorum

İngiltere Başbakanı Theresa May, terör saldırısına tepki gösterirken, başkent Londra'da bugün camiler çevresinde silahlı polislerle güvenlik önlemi alınacağı bildirildi. 

May, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İngiltere adına, Christchurch'teki terör saldırısının ardından Yeni Zelanda halkına en derinden başsağlığı diliyorum. Düşüncelerim, bu tiksindirici şiddet eyleminden etkilenlerle." dedi.

Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, terör saldırısını "korkunç bir eylem" şeklinde niteleyerek, "Yeni Zelanda, dünyanın en huzurlu, barışsever ve cömert uluslarından biri. İngiltere'deki dostlarınız, acınızı paylaşmada yanınızda." ifadesini kullandı. 

Londra Belediye Başkanı Sadık Han saldırının "masum insanların inançlarından dolayı öldürüldüğü yürek burkucu bir haber" olduğunu belirterek, "Londra, bu korkunç terör saldırısı karşısında Christchurch halkının yanında. Londra, bazılarının yok etmek istediği çeşitliliği daima destekleyecek." değerlendirmesinde bulundu. 

Başkentte polislerin bugün tetikte olacağını kaydeden Han, "Londra'daki Müslümanlara güven vermek istiyorum. Londra polisi ile temas halindeyim. Bugün, Londralılar namaz kılmaya giderken camiler etrafında görünür şekilde polisler ve silahlı müdahale ekipleri olacak." dedi. 

Macron: Düşüncelerim Christchurch'deki camilere yönelik iğrenç suçların mağdurları ve yakınlarıyla

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Düşüncelerim Christchurch'deki camilere yönelik iğrenç suçların mağdurları ve yakınlarıyla. Fransa, her türlü aşırılığa karşı duruyor ve dünyada terörizme karşı ortaklarıyla hareket ediyor." ifadesini kullandı. 

İmran Han: Camilere düzenlenen terör saldırısını kınıyorum

Pakistan Başbakanı İmran Han, mesajda, "Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki camilere düzenlenen terör saldırısını kınıyorum. Bu saldırı bizim her zaman söylemeye çalıştığımız 'Terörün dini yoktur' söylemimizin bir kanıtıdır. Dualarımız saldırının kurbanları ve yakınlarıyla." ifadesini kullandı.

Saldırının sorumlusu olarak İslamofobiyi işaret eden Han, "Ben bu saldırının sorumlusu olarak 11 Eylül sonrası ortaya çıkan İslamofobiyi suçlarken, bir Müslümanın yaptığı saldırının ardından 1,3 milyar Müslüman toplu bir şekilde suçlanıyor. Bu, Müslümanların siyasi mücadelelerini kötü göstermek için yapılan kasıtlı bir harekettir." değerlendirmesinde bulundu.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Muhammed Faysal da "Pakistan, Yeni Zelanda'da yaşanan trajik terör saldırısını kınıyor." dedi.

Dışişleri Bakanı Kureyşi'nin de saldırıyı kınadığını söyleyen Faysal, "Bakan Kureyşi de Christchurch'teki saldırıyı en sert şekilde kınadı ve bu hain saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diledi." ifadelerini kullandı.

Bakan Çaudri de yaptığı paylaşımda, "Christchurch'teki iki camiye düzenlenen saldırının şoku ve üzüntüsü içindeyim. Pakistan halkı Yeni Zelanda halkının yanındadır. Bangladeş Kriket Milli Takımı saldırı sırasında camideymiş. Aynı durum yıllar önce Pakistan'ın da başına geldi. Bu yüzden yaşanan acıyı çok iyi anlıyoruz ve hissediyoruz." ifadelerine yer verdi.

AB Komisyonundan tepki

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker de yayımladığı basın açıklamasında, "Christchurch'teki Müslüman toplumuna yapılan terör saldırısını derin üzüntü ve korkuyla öğrendim. Kurbanların yakınlarına ve tüm (Müslüman) toplumuna en samimi başsağlığı dileklerimi iletiyorum." dedi.

Saldırıyı "masum insanlara yönelik akıl dışı bir vahşet" olarak nitelendiren Juncker, söz konusu eylemin AB değerlerine ve barış anlayışına tamamen zıt olduğunu vurguladı.

Avusturya

Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen yaptığı açıklamada, terör saldırısına tepki göstererek, “Christchurch’de ibadet ve dua eden insanlara yönelik düzenlenen terör saldırısı korkunç ve barbarca bir saldırıdır. Böyle hain ve gaddarca yapılmış bir saldırı en sert şekilde kınanmalıdır." dedi.

Başbakan Sebastian Kurz ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, terör saldırısından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, "Olayda yaşamını yitirenlerin aileleri, yaralılar ve Yeni Zelanda halkına yürekten başsağlığı dileklerinde bulunuyorum." ifadelerini kullandı. 

Dışişleri, Avrupa ve Uyum Bakanı Karin Kneissl da Christchurch’da "vahşice" düzenlenen terör saldırısı nedeniyle şok olduğunu belirterek, "Korkunç terör saldırısı kınanmalıdır. Dualarım kurban ve yakınlarıyla. Avusturya, Yeni Zelanda’nın yanında ve acısını derinden hissediyor." görüşünü paylaştı.

İspanya

İspanya Dışişleri Bakanı Josep Borrell, resmi twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Aşırıcı fanatiklerin şiddeti ve mantıksızlığı, toplumlarımızın değerleri üzerine baskı kurmayı ya da yıkmayı asla başaramayacaktır." ifadelerini kullandı.

Christchurch şehrindeki iki camiye düzenlenen terör saldırısını "korkunç" olarak tanımlayan Borrell, saldırıda hayatlarını kaybedenlerin ailelerine ve Yeni Zelanda hükümetine başsağlığı dileyerek, destek mesajı verdi.

İspanya Kraliyet Sarayı'nın resmi twitter hesabından yapılan açıklamada da "İki camideki katliamın ardından Yeni Zelanda halkına ve yetkililerine destek verildiği" vurgulanarak, "Dünyanın herhangi bir yerinde olan teröristler, toplum ve ailelerde trajedi ve acıdan başka bir şey bırakmamıştır." denildi.

İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise "İspanya Hükümeti, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde iki camiye düzenlenen terörist saldırıyı güçlü bir şekilde kınıyor." denildi.

Açıklamada, Yeni Zelanda'nın "terörizm ve aşırıcılığa karşı ortak mücadelede İspanya'nın yakın ortağı" olduğu dile getirildi.

Norveç

Norveç Başbakanı Erna Solberg, yaptığı açıklamada, 2011'de Anders Behring Breivik isimli teröristin Norveç'te 77 kişiyi öldürdüğü saldırıyla bugün Yeni Zelanda'daki saldırı arasındaki benzerliğe dikkati çekti.

Yeni Zelanda'daki saldırının aşırıcılığa karşı ortak uluslararası iş birliğinin önemini gösterdiğine işaret eden Solberg, "Bu her ne kadar aşırı sağcı fanatiklerin, göçmenlere ve sığınmacılara karşı saldırısı gibi görünse de dünya çapında yaşanıyor. Bu bizler için tansiyonu düşürmek, aşırıcılığa karşı birlikte çalışmak ve birbirimizle böyle bir hadise olduğunda dayanışma içinde olmamız gerekliliğine ilişkin güçlü bir ikaz." ifadelerini kullandı.

Saldırıyı düzenleyen terörist, internet üzerinden yayınladığı nefret manifestosunda, Norveç'in tarihindeki kanlı saldırgan Breivik ile ilişkili olduğunu öne sürerek, hazırlığı sırasında Breivik yanlılarının planları için kendisini desteklediğini iddia etmişti.

Endonezya

Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo ve Dışişleri Bakanı Retno Marsudi, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısını kınadı.

Widodo, saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, menfur terör saldırısını şiddetle kınadığını belirterek, yaşamını yitirenlerin ailelerine baş sağlığı dileğinde bulundu.

Saldırıyı kınadığını dile getiren Marsudi de Endonezya’nın Wellington Büyükelçiliği yetkililerinin duruma ilişkin yerel makamlarla temasının sürdüğünü belirtti.

Öte yandan Endonezya Dışişleri Bakanlığı terör saldırısında Endonezya vatandaşı bir baba ve oğlunun yaralandığını aktardı.

Ayrıca Marsudi, 134’ü öğrenci olmak üzere 331 Endonezya vatandaşının Christchurch kentinde yaşadığı bilgisini paylaştı.

Malezya

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed yaptığı açıklamada, "Yeni Zelanda hükümetinin bu teröristleri yakalayıp hukuk kuralları kapsamında gerekeni yapmasını temenni ediyorum." dedi.

Dışişleri Bakanlığı açıklamasında ise "Malezya, masum sivillere yapılan terör eylemini en şiddetli şekilde lanetlemekte ve bu barbarca suçun sorumlularının adalet önünde hesap vermelerini temenni etmektedir." denildi.

İran

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıyı "insanlık dışı ve acımasızca" olarak nitelendirdi.

Yeni Zelanda hükümetine saldırının faillerinin süratle tespit edilmesi ve adaletin yerine getirilmesi çağrısı yapan Kasımi, şunları kaydetti:

"Tüm terör saldırıları, nerede ve kim tarafından hangi amaçlarla yapılırsa yapılsın tüm devletler tarafından kınanmalıdır. Hükümetler, ırkçı ve İslam düşmanı düşünceler ile akımların, ülke vatandaşlarının huzur ve emniyetini tehlikeye atmasına izin vermemelidir."

Tahran geçici Cuma İmamı Ayetullah İmami Kaşani de cuma hutbesinde, saldırının cuma namazı vaktinde gerçekleştirildiğine dikkati çekti. Bunun "cuma namazlarının İslami hareket için merkezi konumda yer aldığının bir göstergesi" olduğunu söyleyen Kaşani, buna dikkat edilmesini istedi.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada Yeni Zelanda'da iki camiye yapılan terör saldırılarının "Batılı ülkelerin Müslümanlara yönelik ikiyüzlü tavırlarından" kaynaklandığını ifade etti.

Zarif, Twitter hesabından paylaştığı mesajında, Müslümanlara yönelik bağnazlığın cezasız bırakılmasının teröristlerin saldırılarına zemin hazırladığını belirtti.

Zarif, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Batılı 'demokrasilerde' bağnazlığın teşvikinin cezasız bırakılması, İsrailli haydutların Filistin'de Müslümanlara hakaret etmek için camiye girmesine ve Yeni Zelanda'daki teröristlerin 49 Müslüman'ı canlı yayında öldürmesine yol açıyor. Müslümanların şeytanlaştırılmasını 'ifade özgürlüğü' kisvesi altında savunan Batı'nın ikiyüzlülüğü sona ermelidir."

Zarif ayrıca paylaşımına, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir televizyon röportajı sırasında, "İslam'ın bizden nefret ettiğini düşünüyorum." şeklindeki ifadelerinin yer aldığı ekran görüntüsünü ekledi.

Rusya

Rusya Müftüler Konseyi Başkanlığı, Yeni Zelanda'nın Christchurch şehrinde iki camiye yapılan saldırıyı şiddetle kınadı.

Müftüler Konseyi Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Yeni Zelanda'daki saldırılarının korkunç trajedi olduğu belirtildi.

Söz konusu saldırılarda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı kaydedilen açıklamada, "Müslümanlara bu kutsal günde yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Camide dua eden masum insanlara saldıran terörist ve katiller, Yüce Allah'ın korkunç cezasını görecek." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, saldırılarda hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilendi ve yaralıların bir an önce iyileşmesi için dua edildiği belirtildi.

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında 2 camiye düzenlenen terör saldırısında 49 kişinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu.

Avustralya İslam Birliği Federasyonu terör saldırısını kınadı

Avustralya İslam Birliği Federasyonu (AFIC), Yeni Zelanda’da iki camiye yapılan terör saldırısını kınadı.

Avustralya’da yaklaşık 200 İslami kurumun çatı kuruluşu AFIC, Yeni Zelanda’daki Al Noor ve Linwoodcamilerinde 49 kişinin hayatını kaybettiği katliamı kınayan bir açıklama yayınladı.

AFIC Başkanı Rateb Jneid imzasıyla yayımlanan yazılı açıklamada, "Dualarımızı ve düşüncelerimizi bu korkunç zaman zarfında mağdurlar ve hayatını kaybedenler, aileleri ve Yeni Zelanda halkına gönderiyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Bu katliamın, gittikçe artan İslamofobinin bir ürünü olduğunu vurgulayan Jneid, “Masum cemaate yönelik bu terör eylemi bir vahşettir, mağdurların ve ailelerin yanındayız. Yeni Zelanda'daki vatandaşlarımıza ulaşacağız ve elimizden gelen her türlü desteği ve yardımı sunacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Avustralya’daki Müslümanlara güvenlik uyarısı

Jneid, Avustralya’daki tüm camiler ve ibadet yerleri için önümüzdeki günlerde çok daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Hükümetin "Müslüman karşıtlığı ve aşırıların yükselişine dikkat etmeleri gerektiğini" hatırlatan Jneid, siyasetçilerden "Müslüman toplumun kaygılarını gerçekten duymaları ve bunlara cevap vermelerini" istedi.

ISESCO: İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç

İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu (ISESCO), Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısını insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak nitelendirdi.

ISESCO'dan yapılan yazılı açıklamada, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısının uluslararası alanda kınanması ve saldırganların cezalandırılması istenerek, Yeni Zelanda'daki Müslümanlara dayanışma çağrısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca Yeni Zelanda yönetiminin saldırıyı gerçekleştiren teröristleri cezalandıracağı ve topraklarındaki camiler ile Müslümanları koruyacağına olan inancın tam olduğu ifade edildi.

El-Ezher: İslamofobinin yükselişinin tehlikeli bir göstergesi

Mısır'daki El-Ezher Kurumu, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısını kınadı. 

Ezher'den yapılan yazılı açıklamada, Yeni Zelanda'daki saldırı, "nefret söylemi ile İslamofobinin ve yabancılara karşı düşmanlığın yükselişinin tehlikeli bir göstergesi" olarak nitelendirildi.

Açıklamada, "Allah'ın evlerinin (camilerin) saygınlığının çiğnendiği ve masum insanların kanının akıtıldığı söz konusu terör saldırısı, bu tür iğrenç davranışlarda bulunan akımlara ve ırkçı gruplara müsamaha göstermememiz gerektiğini bildiren bir uyarı zili olmalı." ifadelerine yer verildi.

Ezher'in açıklamasında, dinleri ve kültürlerine bakmaksızın toplum içinde bir arada yaşama, hoşgörü ve entegrasyonu desteklemek için daha fazla çaba gösterilmesi istendi.

Sırbistan

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Yeni Zelanda'da iki camiye yapılan terör saldırısına ilişkin, "Yeni Zelanda'daki trajedi, terörün acımasızlığı karşısında dünyanın birlik olması gerektiği mesajını veriyor." dedi.

Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Vucic, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye cuma namazı sırasında yapılan terör saldırısı ile ilgili Yeni Zelanda Genel Valisi Patsy Reddy'e taziye mesajı gönderdi.

Mesajında saldırıyı şiddetle kınadığını vurgulayan Sırp lider, "Yeni Zelanda'daki trajedi, terörün acımasızlığı karşısında dünyanın birlik olması gerektiği mesajını veriyor." ifadelerini kullandı.

İnsanları korkutarak hükmetmeye çalışan terörün, sınır tanımadığını ve insani değerlere saygı duymadığını kaydeden Vucic, mesajında ayrıca şu ifadelere de yer verdi:

"Bizim üzerimize düşen görev, ortak değerlerimize ve dünyada özgürce yaşama hakkına daha güçlü bir şekilde sahip çıkmak. Sırbistan, her zaman hak ve adaletin yanında yer alacak, tüm milletlerin, tüm dinlerin eşit haklara sahip olması için mücadele edecek."

Kosova'dan tepkiler

Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda'daki iki camiye yapılan terör eylemlerini sert bir şekilde kınadığını ifade etti.

Kosova halkının, "dost" olarak nitelendirdiği Yeni Zelanda ve saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarının acısını paylaştığını kaydeden Thaçi, "Bu tür eylemler, dünyada her türlü aşırıcılık ve teröre karşı mücadeleye devam edilmesi gerektiğinin kanıtıdır." dedi.

Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj da onlarca masum insanın hayatını kaybettiği terör eyleminin, özgür bir ülkenin değerlerini tehdit ettiğini ve herkesi etkilediğini vurguladı.

Yeni Zelanda devletine ve hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyen Haradinaj, "Terör, nereden geldiğine bakılmaksızın, en büyük kötülüktür ve buna hep beraber karşı çıkmalıyız." dedi.

Bosna Hersek ve Karadağ'dan kınama

Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Hırvat üyesi Zeljko Komsic de Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern ve terör saldırısında hayatını kaybedenlerin ailelerine gönderdiği taziye mesajında, iki camiye yapılan terör saldırısını sert bir şekilde kınadığını bildirdi.

Terör saldırısını düzenleyen ve planlayanların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini kaydeden Komsic, "Aşırıcı ideolojiler ve korkakça yapılmış eylemler, en sert biçimde kınanmalıdır. Biz de Bosna Hersek olarak terörle mücadeleye katkıda bulunacağız." ifadelerini kullandı.

Karadağ Cumhurbaşkanı Milo Djukanovic de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Karadağ, Yeni Zelanda'daki terör eylemini şiddetle kınıyor. Ülkemiz şiddet, aşırıcılık, nefret ve hoşgörüsüzlüğün her türlüsüne karşı mücadelede kararlı olmaya devam edecek." dedi.

Kuzey Makedonya'dan tepki

Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Nikola Dimitrov ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda'daki korkunç terör saldırısı haberini duyduğunda sarsıldığını belirterek, "Şiddet ve nefrete karşı Yeni Zelanda halkıyla dayanışma içerisindeyiz. Derin başsağlığı diliyoruz." ifadesini kullandı.

Lübnan

Lübnan, Yeni Zelanda'da camilere düzenlenen 2 terör saldırısını şiddetle kınadı.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki 2 camiye cuma namazı sırasında yapılan saldırı "korkunç bir terör suçu" olarak nitelenerek kınandı.

"Aşırılığın eli, en korkunç eylemleriyle inançlı insanların ibadet ve hoşgörü için güvenli gördüğü camilere uzandı." denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Dışişleri Bakanı Cibran Basil, daha önce birçok sebepten ötürü Batı toplumlarındaki aşırı sağa karşı uyarıda bulunmuştu. Bugün ise buna tepki olarak toplumları büyük tehlikelerle karşı karşıya bırakacak aşırı sola karşı uyarıyor."

Radikal düşüncelerin yayıldığı günümüz dünyasında Lübnan'ın hoşgörü ve itidal konusunda örnek ülke olarak kalacağı ifade edilen açıklamada, farklı dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşama özelliğini koruma vurgusu yapıldı.

Öte yandan eski Lübnan Başbakanı Necib Mikati, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda'da camilere düzenlenen ve onlarca kişinin şehit düşmesi ve yaralanmasına yol açan 2 terör saldırısını kınadı.

Mikati'nin açıklamasında, "Kutsal Mescid-i Aksa'ya yönelik son saldırıdan sonra yaşananlar, terörün dini ve kimliği olmadığını teyit ediyor. Bütün semavi dinlerin birinci düşmanı olan terörle her yerde mücadele için çabaların yoğunlaştırılarak birleştirilmesi gerekiyor." denildi.

Lübnan Telekominikasyon Bakanı Muhammed Şukayr da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Yeni Zelanda'da cuma namazı sırasında iki camiye düzenlenen ve 40'tan fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açan terör saldırısını şiddetle kınıyoruz." ifadelerini kullandı.

Başbakan Saad el-Hariri'nin partisi Müstakbel Hareketi Genel Sekreteri Ahmed el-Hariri ise, Yeni Zelanda'da Müslümanların namaz sırasında terör saldırısına uğramasını lanetledi.

Hayatını kaybedenlere rahmet ve ailelerine başsağlığı dileğinde bulunan Hariri, Yeni Zelanda'da bulunan Lübnanlıları, saldırı kurbanlarının yanında durmaya davet etti.

Yeni Zelanda toplumundaki ortak yaşamı hedef alan terör saldırısının gönülleri sarstığının altını çizen Hariri, bölgede istikrarın koruma faktörlerinden biri olan Müslümanlara yönelik şiddet eylemlerinin önüne geçilmesi çağrısında bulundu.

Kuveyt

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, iki camiye düzenlenen terör saldırısı kınanarak, Kuveyt'in vatandaşlarını ve ülkenin güvenliğini korumak için aldığı her önlemde Yeni Zelanda'nın yanında olduğu ifade edildi.

Açıklamada, uluslararası topluma "dünyanın güvenliğini, istikrarını ve bütünlüğünü hedef alan şiddet ve terörizmle mücadele için daha fazla çaba gösterilmesi" çağrısında bulunuldu.

Umman

Umman Dışişleri Bakanlığı da söz konusu terör saldırısını kınadığı yazılı açıklamasında "Masum insanlara yönelik her türlü şiddet, terörizm, nefret ve ırkçılığı her zaman ve her yerde reddediyoruz." ifadelerine yer verdi.

Ürdün

Ürdün Hükümet Sözcüsü Cumane Guneymat, yayımladığı yazılı açıklamada, masumlara yönelik saldırıların terörün en çirkin şekli olduğunu ifade etti.

Yeni Zelanda'daki saldırıyı "katliam" olarak nitelendiren Guneymat, terörle mücadelede uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı.

Ürdün Vakıflar Bakanı Abdunnasır Ebu Basal da yazılı açıklamasında, İslam'a ve Müslümanlara yönelik nefret söyleminin durdurulması gerektiğini belirtti.

Bahreyn

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada ise, "Tüm dini, ahlaki ve insani değerlere aykırı olan bu korkakça terör saldırısını şiddetle kınıyoruz." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, Yeni Zelanda'nın terörle mücadele ve güvenliği temin etme çabasına Bahreyn'in destek verdiği kaydedildi.

Mahmut Abbas: Suçsuz sivillere karşı terörün her türlüsünü lanetliyoruz

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısını kınayarak uluslararası topluma dayanışma çağrısı yaptı.

Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, Abbas yayımladığı kınama mesajında, "Kaynağı ve uyruğu ne olursa olsun suçsuz sivillere karşı terörün her türlüsünü şiddetle kınadığımızı ve lanetlediğimizi vurguluyoruz." ifadelerini kullandı.

Şiddeti teşvik eden ırkçı gruplara karşı yumuşak davranılmaması gerektiğini belirten Abbas, tüm dünya ülkelerini terörle mücadelede iş birliğine çağırdı. 

Irak'tan kınama 

Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi de yazılı açıklamasında, Yeni Zelanda'da cuma namazı sırasında Müslümanları hedef alan terör saldırısını şiddetle kınadıklarını belirtti.

Teröre karşı birlik çağrısı yapan Abdulmehdi, "Dünya ülkelerini, tüm insanlığı hedef alan her türlü terör ve aşırıcılığa karşı durmaya ve bunun oluşturduğu tehlike karşısında birleşmeye çağırıyorum." ifadelerine yer verdi.

 

Nijerya

Nijerya Devlet Başkanı Muhammadu Buhari'nin sözcüsü Garba Shehu, AA muhabirine, "Bu sabah Yeni Zelanda'da iki camiye yapılan terör saldırısında çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığını üzüntüyle öğrendik. Bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz." dedi.

Shehu, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve Yeni Zelanda hükümetine başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diledi.

Sudan

Sudan Alimler Birliği Başkanı Muhammed Osman Salih, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda'daki iki camiye düzenlenen kanlı terör saldırısını kınadıklarını söyledi.

Salih, Yeni Zelanda hükümetinden adil bir soruşturma yürütmesini ve faillerin yargılamasını istedi. Sudan Alimler Birliği Başkanı, uluslararası örgütleri saldırıyı kınamaları, nefret ve aşırılık yanlısı taraflara müsamaha göstermemeleri çağrısında bulundu.

Güney Afrika merkezli Awqaf Vakfı tarafından yapılan yazılı açıklamada da "Yeni Zelanda'da bir camiye düzenlenen ve masum insanların hayatını kaybetmesine neden olan korkunç terör saldırısını şiddetli bir şekilde kınıyoruz." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, "Biz Kuran'ın emirleri ve Hz. Muhammed'in hayatına göre yaşıyoruz. Bir masum insanın hayatını kaybetmesi tüm insanlığın kaybetmesine eşittir." ifadesi kullanıldı.

Etiyopya

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nebiat Getachew, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saldırıların üzücü olduğunu dile getirerek, "Dünyanın neresinde olursa olsun bu tür terör saldırılarını kınıyoruz." dedi.

"Dünya liderleri aynı şeyi şimdi de yapmalı"

Etiyopya'da Müslüman aktivist Ebubekir Ahmed ise ibadet halindeki masum Müslümanlara karşı yapılan bu saldırı nedeniyle derinden sarsıldıklarını ve üzüntü duyduklarını belirtti.

Saldırının "adice ve aşağılıkça" olduğunu dile getiren Ahmed, "Mağdurlar hiçbir şiddet eylemi göstermedi ve kimseye saldırmadı sadece ibadet ediyorlardı." ifadelerini kullandı.

Fransa'da yaşanan terör saldırıları sonrasında dünya liderlerinin Paris'te toplanarak buna ortak tepki gösterdiğini hatırlatan Ahmed, "Dünya liderleri aynı şeyi şimdi de yapmalı." diye konuştu.

Ahmed, batı dünyasında oluşturulan çok kültürlü sistemde bir çatlak olduğuna işaret ederek, bu sistemin arkasında ciddi bir İslamofobinin yer aldığını dile getirdi. 

Aliyev: Acımasız terör eyleminden öfke duyduk

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, saldırılarda 49 kişinin hayatını kaybetmesi dolayısıyla Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern'e taziye mesajı gönderdi. 

Aliyev, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığının resmi internet sitesinde yayımlanan mesajında, camilere düzenlenen saldırılarda çok sayıda insanın hayatını kaybetmesi ve yaralanması haberinin kendisini son derece kederlendirdiğini belirtti. 

Ardern'e ve Yeni Zelanda halkına kendi ve Azerbaycan halkı adına taziye dileklerinde bulunan Aliyev, mesajında, "Bu acımasız terör eyleminden son derece öfke duyduk. Uluslararası toplumun terörün her türlüsüne karşı çabalarını kararlılıkla destekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Afganistan

Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani, "insanlık dışı" olarak nitelediği saldırıyı kınadı. 

Gani, yaptığı yazılı açıklamada, teröristlerin tüm insanlığın düşmanı olduğunu ve onlara karşı savaşılması gerektiğini kaydetti. 

Terör örgütlerine yönelik ortak çalışma yapılması gerektiğini vurgulayan Gani, ''Teröristler camilere saldırılar düzenleyerek hiçbir dine mensup olmadıklarını, insanlığın düşmanı olduklarını gösterdi.'' görüşünü dile getirdi. 

Başkan Gani, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifa temennisinde bulundu. 

Öte yandan, Afganistan İcra Kurulu Başkanı Abdullah Abdullah da yaptığı açıklamada, saldırıyı şiddetle kınayarak, bu saldırının vahşice olduğunu vurguladı.

Kazakistan

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev de saldırılara ilişkin, "Küresel güvenliğe ve barışa karşı olan terörizm ve aşırılığın tüm tezahürlerini şiddetle kınıyoruz." dedi. 

Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosunun açıklamasına göre, Cumhurbaşkanı Nazarbayev, terör saldırısı nedeniyle Yeni Zelanda Genel Valisi Patsy Reddy’ye başsağlığı mesajı gönderdi. 

Mesajında terör saldırısında çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği haberini derin üzüntüyle karşıladığını belirten Nazarbayev, "Küresel güvenliğe ve barışa karşı olan terörizm ve aşırılığın tüm tezahürlerini şiddetle kınıyoruz." ifadesine yer verdi. 

Nazarbayev, hayatını kaybedenlerin aile ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileyerek, "Kazakistan, ülkelerin güvenliğinin sağlanması ve barış uğruna tehditlerle mücadelede iş birliğini sürdürmeye hazır." değerlendirmesinde bulundu.

Japonya

Japonya Başbakanı Şinzo Abe de terör saldırılarını şiddetle kınadı. 

Abe, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda, sebebi ne olursa olsun terörün asla tasvip edilemeyeceğini vurguladı. 

Japon halkının Yeni Zelanda halkına taziyelerini bildirdiğini kaydeden Abe, mesajında şunları kaydetti: 

"Sevgili Başbakan Ardern, Christchurch'de bugün meydana gelen menfur terör saldırısını Japonya şiddetle kınamaktadır. Japonya hükümeti ve Japon halkı adına hayatını kaybedenlerin yakınlarına samimi taziyelerimi, yaralılara ve yas tutanlara da acılarını paylaştığımı bildiririm. Yeni Zelanda toplumu bu zorluğun üstesinden gelecektir. Kalpten dayanışmalarımızı bildiririz. Sebebi ne olursa olsun, terör asla tasvip edilemez. Yeni Zelanda ile yakın iş birliği halinde Japonya, uluslararası toplumla el ele vererek, teröre karşı azimle savaşmaya kararlıdır."

Almanya'da tepkiler

Avrupa'daki Türk ve Müslüman sivil toplum kuruluşları tarafından kınandı.

Almanya'nın Köln kentinde merkezi bulunan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Genel Merkezi Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, iki camiye düzenlenen terör saldırılarının kara bir gün olarak hatırlanacağı belirtildi.

Yeni Zelanda'daki terör saldırılarının kendilerini derinden sarstığı belirtilen açıklamada, saldırılar en güçlü şekilde kınanarak, bu terör eyleminin faillerin en kısa sürede bulunup, camilerin güvenliğinin yetkililer tarafından sağlanması gerektiği belirtildi.

İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Başkanı Kemal Ergün de 15 Mart 2019'un artık hafızalara kazındığını dile getirerek, "Christchurch şehrindeki akıl almaz terör saldırısı vahşette ve insanlık düşmanlığının ne raddeye varılabileceğini göstermektedir. Bu saldırılar, insanın nefretle hareket ettiğinde ne derece alçalabileceğini göstermesi açısından oldukça manidardır. Bu saldırıyı mümkün olan en sert biçimde kınıyoruz. Katliamda şehit edilen kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyor, yakınlarına ve geride kalanlara sabr-ı cemil niyaz ediyoruz." ifadelerini kullandı. 

Bu alçak saldırıların hedefinin daha fazla nefret tohumu ekmek ve toplumları bölmek olduğunu ifade eden Ergün, güvenlik birimlerinin camilerle iş birliği içerisinde olması gerektiğini belirtti. 

"Terörün ve teröristin dini yoktur"

Avrupa Türk İslam Birliği (ATİB) Genel Başkanı Durmuş Yıldırım da Müslümanlara yönelik düzenlenen bu terör saldırısını kınadı.

Durmuş, "Özellikle son yıllarda Batı dünyasında çok tehlikeli ideolojik bir boyuta varan İslam düşmanlığının bir tezahürü olarak, Yeni Zelanda’da olduğu gibi, Müslümanlara karşı terör saldırıları giderek artıyor. Almanya ve benzeri Avrupa ülkelerinde de camilere ve Müslümanlara karşı yapılan saldırılar maalesef ardı arkası kesilmeden devam ediyor." diye konuştu. 

Onlarca Müslüman'ı katledenleri "Hıristiyan terörist" olarak değil, sadece eli kanlı, insanlıktan nasibini almamış, Müslümanlara olan kinini mübarek cuma gününde silahlı eyleme dönüştüren teröristler olarak gördüklerine dikkati çeken Durmuş, "Çünkü, terörün ve teröristin dini yoktur." ifadesini kullandı.

"Vahşet şok edici"

Müslüman sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Almanya Müslümanlar Koordinasyon Konseyi (KRM) Dönem Başkanı Erol Pürlü de "Bu korkunç eylem, İslam düşmanlığının ve Müslüman karşıtı ırkçılığın ne kadar yayıldığını, hangi boyutlara ulaştığını gösteriyor. Teröristler mümkün olduğunca çok fazla Müslüman öldürmek istedi. Özellikle buradaki vahşet şok edicidir." diye konuştu. 

Bu saldırının başkaları tarafından taklit edilmesinden endişe ettiklerini belirten Pürlü, Müslümanları dikkatli olmaya davet etti.

Suudi Arabistan ve Fas

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Fas Kralı 6. Muhammed, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısını kınadı. 

Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'da yer alan habere göre Kral Selman, Yeni Zelanda Devlet Başkanı Dame Patsy Reddy'ye taziye mesajı gönderdi. 

Terör eylemini şiddetle kınayan Kral Selman, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve Yeni Zelanda halkına başsağlığı diledi. 

Selman, ülkesinin, tüm din, gelenek, görenek ve uluslararası kanunların kınadığı bu saldırı karşısında Yeni Zelanda'nın yanında olduğunu aktardı. 

Fas resmi ajansı MAP'te yer alan habere göre Kral 6. Muhammed, Yeni Zelanda Devlet Başkanı Reddy'ye taziye mesajı göndererek, Christchurch şehrindeki 2 camiye düzenlenen ırkçı terör saldırısını şiddetle kınadığını belirtti.

"Irkçılık, dayandığımız her şeye aykırıdır"

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Yeni Zelanda'daki iki camiye yapılan saldırının İslamofobik, terörist ve ırkçı bir saldırı olduğunu söyledi. 

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki iki camiye, cuma namazı sırasında düzenlenen silahlı terör saldırısına ilişkin BM'den ilk açıklama geldi.

BM İnsan Hakları Konseyi'nin 40. oturumunda, terör saldırısında hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunuldu. 

Burada konseye hitap eden BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Bachelet, konseyin ırkçılığa, hoşgörüsüzlüğe, yabancı düşmanlığına ve her türlü ayrımcılığa son verilmesine karşı bir yapı olduğunu vurgulayarak, "Irkçılık, dayandığımız her şeye aykırıdır." dedi.

Yeni Zelanda'daki iki camiye yapılan saldırıyı kınayan Bachelet, şunları kaydetti: 

"Yeni Zelanda'da sadece saatler önce iki camiye yapılan ölüm saçan İslamofobik ve terörist saldırı, ırkçılığın can almasına korkunç başka bir örnektir. Şimdi ve 21 Mart Uluslararası Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Günü'nde, dünya halklarına, kurbanların, onların acılarının ve adalet taleplerinin yanında olacağımıza dair sözümüzü yineliyoruz. Irkçılığın her çeşidine karşı yılın her günü mücadelemiz devam edecek."

"Tüm insanlık olarak karşı durmalıyız"

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında iki camiye düzenlenen terör saldırılarını kınadı.

Akıncı, terör saldırılarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Yeni Zelanda'da iki camide yaşanan vahşi katliamı lanetliyorum. 49 masum insanın canını alan terör eylemine tüm insanlık olarak karşı durmalıyız." ifadesini kullandı. 

KKTC Cumhurbaşkanı, terör saldırılarında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dilerken, kurbanların yakınlarının ve Yeni Zelanda'nın acısını paylaştığını kaydetti.