17 Haz 2019
BT Content Showcase - модуль joomla Книги

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Almanya'nın Köln kentindeki Maritim Hotel'de Alman Kiracılar Birliğinin düzenlediği üç günlük etkinliğin ikinci gününde konuştu.

Başbakan Merkel, Almanya'da özellikle büyük şehirlerde yaşanan konut sıkıntısı ve kira artışlarına dikkati çekerek, bu sorunun aşılabilmesi için hükümet olarak çalıştıklarını söyledi.

Yeni konut yapmak için hükümetin çeşitli teşvik programları olduğunu hatırlatan Merkel, "Yeni konut inşa etmek için müracaat edenleri boş çevirmeyecek uygulama ve teşviklerimiz mevcut. Yeter ki vatandaşlarımız ev yapmak istesin, hükümet olarak onların yanındayız." diye konuştu.

Vatandaşların özellikle büyük şehirlerde uygun fiyata konut bulunamaması ve yüksek kiralardan şikayetçi olduğunu dile getiren Merkel, "Avrupa konut sıkıntısı yaşıyor. Bizim görevimiz bu sorunu çözmek. Sosyal konut yapmaya devam ediyoruz. Bizim arzumuz herkesin kendi oturabileceği bir konuta sahip olması. Hükümet olarak bunu hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.

Konut ihtiyacı olan vatandaşların emlak yatırımcılarına muhtaç olmasını istemediklerine vurgu yapan Başbakan Merkel, konut sıkıntısını suistimal edenlerin de takipçisi olduklarını söyledi.

Merkel, yeni hazırlanan emlak vergisi reformunun çarşamba günü Bakanlar Kurulunda, önümüzdeki hafta ise Federal Mecliste görüşülmeye başlanacağını hatırlattı.

Emisyon oranlarını çevre dostu sınırlara çekmenin önemine de dikkati çeken Merkel, elektrikli ve gazlı otomobillerin yaygınlaştırılmasına yönelik köklü adımlar attıklarını ifade etti.

Avrupa Birliği (AB) Konseyivize başvuru ücretlerinin 60 avrodan 80 avroya çıkartılmasını onayladı.

AB Konseyi, vize ücretlerinin yükseltilmesine ilişkin düzenlemenin kabul edildiğini açıkladı.

Buna göre, AB'nin 100'ün üzerinde ülke vatandaşlarına uygulamakta olduğu seyahat vizesi ücretlerinde değişiklik olacak. Bu kapsamda AB ülkelerine vize başvurularında alınan 60 avroluk ücret, 80 avroya çıkarılacak.

Öte yandan, vize başvuruları seyahatten 6 ay öncesine kadar yapılabilecek.

Dana önce Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından onaylanan düzenleme, AB Resmi Gazetesinde yayınlandıktan 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

Yunanistan, Birinci ve İkinci Dünya savaşlarındaki işgaller sebebiyle Almanya'ya savaş tazminatı talebine ilişkin sözlü nota verdi.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, notanın Yunanistan'ın Berlin Büyükelçisi tarafından Alman Dışişleri Bakanlığına iletildiği belirtildi.

Notada, Almanya'dan, "Yunan halkı için büyük öneme sahip maddi ve manevi bu mesele için" müzakerelere başlanılması talep edildi.

Birinci ve İkinci Dünya savaşlarındaki işgallerde Yunan halkının büyük zarar ve kayıplar yaşadığı belirtilen notada, "Taleplerimiz, kurbanlar, kurbanların nesilleri için Alman işgali, faizsiz işgal kredisinin geri ödenmesi, yağmalanmış ve yasa dışı yollarla yerinden alınmış arkeolojik ve kültür hazinelerinin iadesini içermektedir." ifadelerine yer verildi.

Yunan Meclisi, nisan ayında görüştüğü Almanya'dan savaş tazminatı talep edilmesine yönelik önergeyi onaylamıştı.

Tazminat tartışmaları

Yunanistan Meclisinin, Nazi işgali döneminde hayatını kaybedenler ve zararların tespitine yönelik oluşturduğu komisyonun 2016'da tamamladığı rapor, Ekim 2018'de yayımlanmıştı.

Buna göre Yunanistan, hayatını kaybedenlerin yakınlarına tazminat, verilen maddi zarar ve Merkez Bankasından Naziler tarafından zorla alınan faizsiz işgal kredisi dahil Almanya'dan yaklaşık 300 milyar avro talep ediyor. Ayrıca, işgal döneminde ülkeden götürülen tarihi eserler de geri isteniyor.

Alman tarafı ise 1960'da 115 milyon Alman markı ödeme yapıldığını belirterek, üzerinden 70 yıldan fazla süre geçen savaş için yeni bir tazminat ödemeyi reddediyor.

Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Yunan Meclisindeki oylama öncesi yaptığı açıklamada, ülkesinin konuya ilişkin duruşunun değişmediğini, meselenin hukuki ve siyasi açıdan kapandığını dile getirmişti.

Türkiye'nin Avrupa genelinde en fazla çocuklu hane sayısına sahip ülke olduğu tespit edildi.

Avrupa İstatistik Ofisinin (Eurostat) çocuklu hane sayısına ilişkin yayımladığı en güncel verilere göre Türkiye kıta genelinde çocuklu hane sayısında Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerini geride bıraktı.

Verilere göre, Türkiye'deki hanelerin yüzde 51'inde çocuk bulunurken, Türkiye'yi İrlanda (yüzde 39), Polonya ve Slovakya (yüzde 36), Romanya (yüzde 35) ve İspanya (yüzde 34) izledi.

En düşük çocuklu hane sayısı olan ülkeler sıralamasında yüzde 22 ile Almanya ve Finlandiya olarak ön plana çıkarken, bu ülkeleri İsveç (yüzde 23) ve Avusturya (yüzde 25) takip etti.

ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri hakkında, "Önümüzdeki süreçte, Vize Serbestisi Diyaloğu sürecinin tamamlanması esas önceliğimizdir." dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Reform Eylem Grubu Toplantısı'nın ardından basın toplantısı düzenledi.

Çavuşoğlu, 6. Reform Eylem Grubu Toplantısı'nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yapılan ilk Reform Eylem Grubu Toplantısı olması açısından önem taşıdığını vurguladı.

Türkiye'nin önüne çıkarılan tüm engellere rağmen AB'ye üyelik hedefinden hiç şaşmadığını belirten Çavuşoğlu, katılım müzakere süreci siyasi olarak engellense de AB standartları uyum çalışmalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.

Çavuşoğlu, bugünkü toplantıda AB'ye katılım sürecinde atılacak adımların değerlendirildiğine işaret ederek, "Önümüzdeki süreçte Vize Serbestisi Diyaloğu sürecinin tamamlanması esas önceliğimizdir. Bu çerçevede, kalan kriterlerin yerine getirilmesine yönelik çalışmalarımızı Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hızlandıracağız." diye konuştu.

- "AB'ye aday diğer ülkelerle eşit muamele görmek istiyoruz"

Bakan Çavuşoğlu, Adalet Bakanlığının üzerinde yoğun şekilde çalıştığı yargı reformu stratejisi ve insan hakları eylem planı sayesinde, yargı ve temel haklar faslının iki önemli açılış kriterinin yerine getirileceğini ve reform sürecinin hız kazanacağını söyledi.

Konuşmasında, başta Avrupa Parlamentosu (AP) olmak üzere AB kurumlarının da yeniden şekillenme sürecini yakından takip ettiklerini belirten Çavuşoğlu, bu şekillenmenin Türkiye'ye ve AB'ye yansımasını çok yakından takip ederek değerlendirdiklerinin altını çizdi.

Çavuşoğlu, "Yeni AB kurumlarının ülkemizle özellikle katılım sürecini teknik bir zeminde yürütmesini bekliyoruz. Bizim AB'den beklentimiz aslında gayet basit. Diğer aday ülkelerle eşit muamele görmek istiyoruz. AB ülkelerinin üyeliğimizi iç siyasete alet etmekten vazgeçmeleri lazım." ifadelerini kullandı.

Vize Serbestisi başta olmak üzere Türk vatandaşlarının temel hak ve hürriyetlerinin genişletilmesi çalışmalarına devam edeceklerinin altını çizen Çavuşoğlu, "AB'nin de bu sıkıntılı dönemde şunu çok iyi anlaması gerekiyor; güçlü Avrupa'nın yolu Türkiye'nin AB üyeliğinden geçiyor." diye konuştu.

Çavuşoğlu, AB'nin sadece Türkiye değil, diğer başka ülkelere yönelik aldığı bazı kararlara uymadığı için güvenilirliğinin biraz sarsıldığını anlatarak, "Sonuçta Vize Serbestisi sadece bizim için değil, AB için de önemlidir." şeklinde konuştu.

Vize Serbestisi sürecinde geriye kalan 6 kriterin yerine getirilmesi konusunda her kriter için bir çalışma grubu oluşturduklarını hatırlatan Çavuşoğlu, AB ile her biri üzerinde müzakere yürüttüklerini dile getirdi.

Bakan Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Bu müzakereler sürecinde her bir kriter için yakınlaşmalar olduğunu söyleyebilirim. Kriterlerin içerisindeki birçok konu bakımından esasen yakınlaşmamız var ama bazı kriterler üzerinde halen çalışıyoruz. Müzakere etmemiz gereken alanlar var. Farklı anlamadığımız kelimeler ya da cümleler var. Bunun üzerinde de müzakereleri sürdürüyoruz. Kendi içimizde de diğer bakanlıklarla da bunları koordine ediyoruz."

- "Sonuçta halkı cezalandırıyoruz"

Çavuşoğlu, İran'a yönelik yaptırımlar konusunda Türkiye'nin tutumunun sorulması üzerine, "Sadece İran'a yönelik değil, Rusya'ya ve diğer ülkelere yönelik yaptırımlar konusunda Türkiye'nin ilkesel tutumu ortada. Biz yaptırımlara karşıyız. Yaptırımlar yoluyla da herhangi bir ülkeden bir netice alınamayacağını sürekli vurguluyoruz." dedi.

Yaptırımların insanlara zarar verdiğine işaret eden Çavuşoğlu, "Burada hedef yönetim olabilir, rejim olabilir. Kim olursa olsun sonuçta halkı cezalandırıyoruz." ifadesini kullandı.

- "Resmi bir açıklama ABD tarafından henüz gelmedi"

Çavuşoğlu, Türkiye'nin daha önce İran ile özellikle petrol ithalatı konusunda istisnaya tabi tutulduğunu hatırlatarak, "2 Mayıs geçti. Şu anda resmi bir açıklama ABD tarafından henüz gelmedi." şeklinde konuştu.

Öte yandan, ABD'nin diğer ürünleri de yaptırımlara eklediğine işaret eden Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Avrupa Birliği ülkeleri, İran ile en çok ticaret yapan ülkeler de bir çözüm bulmaya çalışıyor. Kurulan INSTEX mekanizması henüz hayata geçmedi, bu çözüm arayışlarının bir sonucudur. Biz, INSTEX'e katılma ya da buna benzer bir mekanizmanın oluşturulması konusunda İran ve diğer ülkelerle de görüşüyoruz."

Çavuşoğlu, İran'ın Türkiye'nin sınır komşusu olduğunu ve iki ülkenin birbirine ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, "Bu tür yaptırımlar sadece İran'ı etkilemez, sadece komşu ülkeleri değil, bölgeyi ve ötesini de ekonomi ve güvenlik bakımından etkiler." dedi.

İran'ın istikrarının herkes için önemli olduğu değerlendirmesinde bulunan Çavuşoğlu, ABD nezdinde bu konudaki telkinlerini sürdüreceklerinin altını çizdi.

 


Muhabir Zuhal Demirci
Redaktör Meltem Bulur
Yayınlayan Emine Dalfidan

BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB), genç çiftçilere düşük faizli kredi imkanı sağlayacak 1 milyar avroluk destekleme programı başlattı.

AB Komisyonu, Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ile özellikle genç çiftçileri desteklemeye yönelik 1 milyar avroluk kredi programı başlatıldığını açıkladı.

Buna göre, üye ülkelerdeki bankalar AB'nin vereceği mali destekleme miktarına eşit oranda katkı sağlayacak ve 40 yaşın altındaki çiftçilere uygun kredi imkanı sunacak.

Söz konusu kredilerin faizleri düşük tutulacak, ilk 5 yıl geri ödemeleri olmayacak ve vadeleri 15 yıla kadar uzatılabilecek.

Tarım sektöründeki fiyat oynaklıkları veya yaşanabilecek sıkıntılar göz önünde bulundurulacak ve zor dönemlerde kredilerin geri ödemeleri ertelenebilecek.

Verilere göre, AB üyesi ülkelerde çiftçilerin yaş ortalaması yüksek seyrediyor. Tarım sektöründe çalışanların sadece yüzde 11'i 40 yaşının altında bulunuyor.

Söz konusu desteklemeyle tarım sektörüne gençlerin katılımını arttırmak ve özellikle zor kredi alan genç çiftçileri desteklemek amaçlanıyor.

 


Muhabir Ata Ufuk Şeker
Redaktör Barış Seçkin
Yayınlayan Murat Kaban

BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) ülkelerine geçen yıl 20 bin refakatsiz çocuk sığınmacı uluslararası koruma için başvurdu.

Avrupa İstatistik Ofisinin (Eurostat) verilerine göre, AB'ye sığınma talebinde bulunan refakatsiz çocuk sayısı, geçen yıl 2017'e göre üçte bir oranında düştü.

Buna göre, AB'ye 2017'de 31 bin 400 çocuk sığınmacı uluslararası koruma başvurusu yaparken, bu rakam 2018'de 20 bine geriledi. Başvuruların, 2015'te patlak veren "göç krizi" dönemi öncesine gerilediği, 2014'te üye ülkelere başvuru yapan sığınmacı çocuk sayısının 23 bin 100 olduğu kaydedildi.

Diğer yandan, başvuru yapanların yüzde 86'sının erkek olduğu tespit edilirken, yüzde 16'sının Afgan, yüzde 10'unun Eritreli, yüzde 7'sinin Pakistan ve Suriyeli, yüzde 6'sının da Gine ve Iraklı olduğu belirtildi.

- En fazla başvuru Almanya ve İtalya

Almanya yüzde 21'lik bir oranla en fazla refakatsiz çocuk sığınmacı başvurusu alan ülke olarak ön plana çıkarken bunu İtalya (yüzde 20), İngiltere (yüzde 15) ve Yunanistan (yüzde 13) takip etti.


Muhabir Şerife Çetin
Redaktör Ayşe Sarıoğlu
Yayınlayan Feyzullah Yarımbaş

PARİS (AA) - Fransa'nın başkenti Paris'in yakınlarındaki Bobigny Müslüman Mezarlığı'nda Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid Han'ın oğulları Şehzade Ahmed Nureddin Efendi ile Şehzade Abdürrahim Hayri Efendi'nin kabirleri Devlet-i Aliyye Ocaklarının temsilcileri ve üyeleri tarafından ziyaret edildi.

Türkiye'de Genel Başkanlığını II. Abdülhamid Han'ın torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu'nun yaptığı Devlet-i Aliyye Ocakları Avrupa Genel Başkanı Kemal Ekici, ziyarete ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Buraya gelmemizin amacı şehzadelerimizi ziyaret etmektir. Fransa'da sürgün edilmiş şehzadelerimizi yad etmek istedik. Bugün bunu da gerçekleştirdik." diye konuştu.

Buraya Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden geldiklerini belirten Ekici, Osmanlı kültürünü gelecek nesillere aktarmak istediklerini söyledi. 

Ekici, Osmanlı Hanedan üyelerinin bulunduğu Avrupa ve Asya ülkelerine de ziyaretlerde bulunacaklarını kaydetti. 

Program İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlandı, ardından Şehzade Ahmed Nureddin Efendi ile Şehzade Abdürrahim Hayri Efendi'nin kabirleri başında Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi.

Şehzadelerin kabirlerinin mezar taşları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yaptırılmıştı. Restorasyon çalışmaları geçen ay tamamlanmıştı.

 

Muhabir Yusuf Özcan
Redaktör Sultan Çoğalan
Yayınlayan Fatma Can

VİYANA (AA) - Sri Lanka'da kilise ve otelleri hedef alan terör saldırılarına tepki gösteren Avrupalı liderler kınama ve başsağlığı mesajı yayımladı.

Avrupa'da başta Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Franciscus olmak üzere Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Theresa May gibi liderler, terör saldırılarını sert şekilde kınayarak, din ve ibadet özgürlüğüne yönelik bu tür barbarca saldırıların önlenmesi için birlik çağrısında bulundu.

Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Franciscus, Vatikan'da düzenlenen Paskalya ayininin sonunda şunları kaydetti:

"Tam da Paskalya gününde, Sri Lanka'da bulunan bazı kilise ve diğer yerlere acı ve yas getiren ciddi saldırıların haberini üzüntü ve acıyla öğrendim. Dua ederken vurulan ve bu şekilde acımasız bir şiddete maruz kalan diğer tüm kurbanlara, Hristiyan toplumuna samimi yakınlığımı ifade etmek istiyorum. Trajik şekilde hayatını kaybedenler için Tanrı'dan rahmet diliyorum ve bu dramatik olayda acı çeken ve yaralanan herkes için dua ediyorum."

- "Tüm inanç ve ibadet özgürlüğüne yapılmış saldırı"

Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, yaptığı yazılı açıklamada, "Dünya ve Sri Lanka için gerçekten üzgün bir gün." ifadesini kullandı.

Yaralılara acil şifa, hayatını kaybedenlere ise başsağlığı dileyen Mogherini, "(Hristiyanlar için) Kutsal olan bir günde gerçekleşen bu gibi şiddet olayları, tüm inançlara ve ibadet özgürlüğüne karşı yapılmış sayılmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Mogherini ayrıca AB'nin bu ülkeye yardıma hazır olduğunu belirtti.

- Almanya'dan taziye mesajı

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Sri Lanka Devlet Başkanı Maithripala Sirisena'ya gönderdiği taziye mesajında, üzüntü ve dehşet içinde Sri Lanka'da kiliseler ve otellere yapılan saldırılarda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini öğrendiğini belirterek, Paskalya Bayramı'nı kutlamak için bir araya gelen insanların bu sinsi saldırıların bilinçli hedefi olmasının şok edici olduğunu kaydetti.

"Bugün korkunç şekilde açığa çıkan dini nefret ve hoşgörüsüzlük galip gelmemeli." ifadesini kullanan Merkel, geride kalanlarla birlikte yas tuttuklarını ve yaralıların acil şifa bulması için dua ettiklerini bildirdi.

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Sirisena'ya gönderdiği taziye mesajında, çok sayıda masum insanın öldürüldüğü ve yaralandığı korkakça ve korkunç terör saldırısının haberini şaşkınlık ve dehşet içinde takip ettiğini ifade etti.

Steinmeier, ülkesinin insanlık dışı teröre kararlılıkla karşı çıkma konusunda Sri Lanka'nın yanında olduğunun altını çizdi.

Almanya İslam Konseyi Başkanı Burhan Kesici, Sri Lanka'daki saldırıları kınayarak, "Teröristler sürekli şekilde dua edenlere saldırıyor, onları öldürüyor ve insanları bölüyor. Terör ve şiddetin bizi bölmesine izin vermemeliyiz." ifadesini kullandı.

Sri Lanka'daki insanların duyduğu acının büyük olduğunu belirten Kesici, sadece saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına değil, tüm Hristiyanlara başsağlığı dilediğini bildirdi.

- "İğrenç saldırıları şiddetle kırıyoruz”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Sri Lanka'da otel ve kiliselere düzenlenen terör saldırılarından derin üzüntü duyuyorum. Bu iğrenç saldırıları şiddetle kınıyoruz. Sri Lanka halkıyla dayanışma içerisindeyiz ve Paskalya'da düşüncelerim hayatını kaybedenlerle beraber." ifadesine yer verdi.

İngiltere Başbakanı Theresa May, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, kilise ve otelleri hedef alan saldırıların "tamamen dehşet verici" olduğunu vurgulayarak, "Bir daha hiç kimsenin inancını korku içinde yaşamak zorunda kalmamasını temin etmek için birlikte durmalıyız." mesajını verdi.

- "Barbarca bir eylem"

Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Sri Lanka'da barış içinde ibadet eden, dini bayramlarını kutlayan ve otellerde bulunan insanlara yönelik saldırılar ürkütücü ve barbarca bir eylemdir. Bu en sert şekilde kınanmalıdır." ifadesini kullandı.

Van der Bellen, saldırılarda yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı dileyerek, "Duygu ve düşüncelerimiz saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınlarıyla birlikte." mesajını paylaştı.

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz da saldırıların kendisini derinden sarstığını belirterek, "Aşırıcılar, Hristiyanları bilinçli olarak Paskalya'nın Pazar gününde hedef aldı. Düşüncelerim yaralı ve ölülerin yakınlarıyla birlikte." ifadesini kullandı.

İspanya hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, terör saldırıları şiddetle kınanarak, terörün her türü ile mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiği çağrısında bulunuldu.

- Hollanda ve Balkanlar'dan kınama

Hollanda Başbakanı Mark Rutte sosyal medya hesabından, "Bu birinci Paskalya gününde kiliselere ve otellere yapılan kanlı saldırı ile ilgili Sri Lanka'dan korkunç haberler geliyor. Dışişleri Bakanlığı durumu yakından takip ediyor ve saldırıya maruz kalan Hollandalıların olup olmadığını araştırıyor. Düşüncelerimiz kurbanlarla ve geride kalanlarla birlikte." mesajını paylaştı.

Kral Willem Alexander ve Kraliçe Maxima da sosyal medya hesabından yaptıkları açıklamada, "Sri Lanka'da yapılan saldırılar çok sayıda kişinin hayatına mal oldu. Kurbanların arasında birlikte barışçıl şekilde Paskalya'yı kutlayan çok sayıda kilise ziyaretçisi vardı. Bu acımasız şiddetten dolayı şoke olduk. Dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da kurbanlar ve geride kalanlar için dua ediyoruz." ifadesini kullandı.

Karadağ Cumhurbaşkanı Milo Djukanovic, Sri Lanka'da kilise ve otellere yapılan terör saldırılarını şiddetle kınadığını kayderek, "Hristiyanların en büyük bayramlarından biri olan Paskalya gününde yapılan bu akılsız saldırılar paylaştığımız din özgürlüğü, farklı etnik yapılar ve medeniyet değerlerine yönelik bir şiddettir. Karadağ olarak kurban yakınlarının acılarını paylaşıyor ve dayanışma mesajı gönderiyoruz." açıklamasında bulundu.

- Sri Lanka'da kilise ve otellere saldırılar

Sri Lanka'da kilise ve otelleri hedef alan saldırılarda 207 kişi öldü, 400 kişi yaralandı.

Ülkede sabah saatlerinde Kochchikade'de St. Anthony's, Katana'da St.Sebastian ve Batticaloa'da bir kilise ile başkent Colombo'da beş yıldızlı Shangri-La, Cinnamon Grand ve Kingsbury otellerine saldırılar düzenlendi.

Bu saldırıların ardından başkent Colombo'nun banliyösü Dehiwala'da hayvanat bahçesi yakınında, yine Colombo'nun Dematogoda banliyösünde patlamalar meydana geldi.

Sri Lanka Dışişleri Bakanlığı, saldırılarda hayatını kaybedenlerin 27'sinin yabancı uyruklu kişiler olduğunu bildirdi.

Saldırılarda Türk vatandaşı mühendisler Serhan Selçuk Nariçi ve Yiğit Ali Çavuş yaşamını yitirdi.


Muhabir Ekip
Redaktör Ayşe Sarıoğlu
Yayınlayan Tamer Toğanaş

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Almanya'nın Köln kentindeki Maritim Hotel'de Alman Kiracılar Birliğinin düzenlediği üç günlük etkinliğin ikinci gününde konuştu.

Başbakan Merkel, Almanya'da özellikle büyük şehirlerde yaşanan konut sıkıntısı ve kira artışlarına dikkati çekerek, bu sorunun aşılabilmesi için hükümet olarak çalıştıklarını söyledi.

Yeni konut yapmak için hükümetin çeşitli teşvik programları olduğunu hatırlatan Merkel, "Yeni konut inşa etmek için müracaat edenleri boş çevirmeyecek uygulama ve teşviklerimiz mevcut. Yeter ki vatandaşlarımız ev yapmak istesin, hükümet olarak onların yanındayız." diye konuştu.

Vatandaşların özellikle büyük şehirlerde uygun fiyata konut bulunamaması ve yüksek kiralardan şikayetçi olduğunu dile getiren Merkel, "Avrupa konut sıkıntısı yaşıyor. Bizim görevimiz bu sorunu çözmek. Sosyal konut yapmaya devam ediyoruz. Bizim arzumuz herkesin kendi oturabileceği bir konuta sahip olması. Hükümet olarak bunu hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.

Konut ihtiyacı olan vatandaşların emlak yatırımcılarına muhtaç olmasını istemediklerine vurgu yapan Başbakan Merkel, konut sıkıntısını suistimal edenlerin de takipçisi olduklarını söyledi.

Merkel, yeni hazırlanan emlak vergisi reformunun çarşamba günü Bakanlar Kurulunda, önümüzdeki hafta ise Federal Mecliste görüşülmeye başlanacağını hatırlattı.

Emisyon oranlarını çevre dostu sınırlara çekmenin önemine de dikkati çeken Merkel, elektrikli ve gazlı otomobillerin yaygınlaştırılmasına yönelik köklü adımlar attıklarını ifade etti.

Avrupa Birliği (AB) Konseyivize başvuru ücretlerinin 60 avrodan 80 avroya çıkartılmasını onayladı.

AB Konseyi, vize ücretlerinin yükseltilmesine ilişkin düzenlemenin kabul edildiğini açıkladı.

Buna göre, AB'nin 100'ün üzerinde ülke vatandaşlarına uygulamakta olduğu seyahat vizesi ücretlerinde değişiklik olacak. Bu kapsamda AB ülkelerine vize başvurularında alınan 60 avroluk ücret, 80 avroya çıkarılacak.

Öte yandan, vize başvuruları seyahatten 6 ay öncesine kadar yapılabilecek.

Dana önce Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından onaylanan düzenleme, AB Resmi Gazetesinde yayınlandıktan 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

Yunanistan, Birinci ve İkinci Dünya savaşlarındaki işgaller sebebiyle Almanya'ya savaş tazminatı talebine ilişkin sözlü nota verdi.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, notanın Yunanistan'ın Berlin Büyükelçisi tarafından Alman Dışişleri Bakanlığına iletildiği belirtildi.

Notada, Almanya'dan, "Yunan halkı için büyük öneme sahip maddi ve manevi bu mesele için" müzakerelere başlanılması talep edildi.

Birinci ve İkinci Dünya savaşlarındaki işgallerde Yunan halkının büyük zarar ve kayıplar yaşadığı belirtilen notada, "Taleplerimiz, kurbanlar, kurbanların nesilleri için Alman işgali, faizsiz işgal kredisinin geri ödenmesi, yağmalanmış ve yasa dışı yollarla yerinden alınmış arkeolojik ve kültür hazinelerinin iadesini içermektedir." ifadelerine yer verildi.

Yunan Meclisi, nisan ayında görüştüğü Almanya'dan savaş tazminatı talep edilmesine yönelik önergeyi onaylamıştı.

Tazminat tartışmaları

Yunanistan Meclisinin, Nazi işgali döneminde hayatını kaybedenler ve zararların tespitine yönelik oluşturduğu komisyonun 2016'da tamamladığı rapor, Ekim 2018'de yayımlanmıştı.

Buna göre Yunanistan, hayatını kaybedenlerin yakınlarına tazminat, verilen maddi zarar ve Merkez Bankasından Naziler tarafından zorla alınan faizsiz işgal kredisi dahil Almanya'dan yaklaşık 300 milyar avro talep ediyor. Ayrıca, işgal döneminde ülkeden götürülen tarihi eserler de geri isteniyor.

Alman tarafı ise 1960'da 115 milyon Alman markı ödeme yapıldığını belirterek, üzerinden 70 yıldan fazla süre geçen savaş için yeni bir tazminat ödemeyi reddediyor.

Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Yunan Meclisindeki oylama öncesi yaptığı açıklamada, ülkesinin konuya ilişkin duruşunun değişmediğini, meselenin hukuki ve siyasi açıdan kapandığını dile getirmişti.

Türkiye'nin Avrupa genelinde en fazla çocuklu hane sayısına sahip ülke olduğu tespit edildi.

Avrupa İstatistik Ofisinin (Eurostat) çocuklu hane sayısına ilişkin yayımladığı en güncel verilere göre Türkiye kıta genelinde çocuklu hane sayısında Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerini geride bıraktı.

Verilere göre, Türkiye'deki hanelerin yüzde 51'inde çocuk bulunurken, Türkiye'yi İrlanda (yüzde 39), Polonya ve Slovakya (yüzde 36), Romanya (yüzde 35) ve İspanya (yüzde 34) izledi.

En düşük çocuklu hane sayısı olan ülkeler sıralamasında yüzde 22 ile Almanya ve Finlandiya olarak ön plana çıkarken, bu ülkeleri İsveç (yüzde 23) ve Avusturya (yüzde 25) takip etti.

ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri hakkında, "Önümüzdeki süreçte, Vize Serbestisi Diyaloğu sürecinin tamamlanması esas önceliğimizdir." dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Reform Eylem Grubu Toplantısı'nın ardından basın toplantısı düzenledi.

Çavuşoğlu, 6. Reform Eylem Grubu Toplantısı'nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yapılan ilk Reform Eylem Grubu Toplantısı olması açısından önem taşıdığını vurguladı.

Türkiye'nin önüne çıkarılan tüm engellere rağmen AB'ye üyelik hedefinden hiç şaşmadığını belirten Çavuşoğlu, katılım müzakere süreci siyasi olarak engellense de AB standartları uyum çalışmalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.

Çavuşoğlu, bugünkü toplantıda AB'ye katılım sürecinde atılacak adımların değerlendirildiğine işaret ederek, "Önümüzdeki süreçte Vize Serbestisi Diyaloğu sürecinin tamamlanması esas önceliğimizdir. Bu çerçevede, kalan kriterlerin yerine getirilmesine yönelik çalışmalarımızı Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hızlandıracağız." diye konuştu.

- "AB'ye aday diğer ülkelerle eşit muamele görmek istiyoruz"

Bakan Çavuşoğlu, Adalet Bakanlığının üzerinde yoğun şekilde çalıştığı yargı reformu stratejisi ve insan hakları eylem planı sayesinde, yargı ve temel haklar faslının iki önemli açılış kriterinin yerine getirileceğini ve reform sürecinin hız kazanacağını söyledi.

Konuşmasında, başta Avrupa Parlamentosu (AP) olmak üzere AB kurumlarının da yeniden şekillenme sürecini yakından takip ettiklerini belirten Çavuşoğlu, bu şekillenmenin Türkiye'ye ve AB'ye yansımasını çok yakından takip ederek değerlendirdiklerinin altını çizdi.

Çavuşoğlu, "Yeni AB kurumlarının ülkemizle özellikle katılım sürecini teknik bir zeminde yürütmesini bekliyoruz. Bizim AB'den beklentimiz aslında gayet basit. Diğer aday ülkelerle eşit muamele görmek istiyoruz. AB ülkelerinin üyeliğimizi iç siyasete alet etmekten vazgeçmeleri lazım." ifadelerini kullandı.

Vize Serbestisi başta olmak üzere Türk vatandaşlarının temel hak ve hürriyetlerinin genişletilmesi çalışmalarına devam edeceklerinin altını çizen Çavuşoğlu, "AB'nin de bu sıkıntılı dönemde şunu çok iyi anlaması gerekiyor; güçlü Avrupa'nın yolu Türkiye'nin AB üyeliğinden geçiyor." diye konuştu.

Çavuşoğlu, AB'nin sadece Türkiye değil, diğer başka ülkelere yönelik aldığı bazı kararlara uymadığı için güvenilirliğinin biraz sarsıldığını anlatarak, "Sonuçta Vize Serbestisi sadece bizim için değil, AB için de önemlidir." şeklinde konuştu.

Vize Serbestisi sürecinde geriye kalan 6 kriterin yerine getirilmesi konusunda her kriter için bir çalışma grubu oluşturduklarını hatırlatan Çavuşoğlu, AB ile her biri üzerinde müzakere yürüttüklerini dile getirdi.

Bakan Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Bu müzakereler sürecinde her bir kriter için yakınlaşmalar olduğunu söyleyebilirim. Kriterlerin içerisindeki birçok konu bakımından esasen yakınlaşmamız var ama bazı kriterler üzerinde halen çalışıyoruz. Müzakere etmemiz gereken alanlar var. Farklı anlamadığımız kelimeler ya da cümleler var. Bunun üzerinde de müzakereleri sürdürüyoruz. Kendi içimizde de diğer bakanlıklarla da bunları koordine ediyoruz."

- "Sonuçta halkı cezalandırıyoruz"

Çavuşoğlu, İran'a yönelik yaptırımlar konusunda Türkiye'nin tutumunun sorulması üzerine, "Sadece İran'a yönelik değil, Rusya'ya ve diğer ülkelere yönelik yaptırımlar konusunda Türkiye'nin ilkesel tutumu ortada. Biz yaptırımlara karşıyız. Yaptırımlar yoluyla da herhangi bir ülkeden bir netice alınamayacağını sürekli vurguluyoruz." dedi.

Yaptırımların insanlara zarar verdiğine işaret eden Çavuşoğlu, "Burada hedef yönetim olabilir, rejim olabilir. Kim olursa olsun sonuçta halkı cezalandırıyoruz." ifadesini kullandı.

- "Resmi bir açıklama ABD tarafından henüz gelmedi"

Çavuşoğlu, Türkiye'nin daha önce İran ile özellikle petrol ithalatı konusunda istisnaya tabi tutulduğunu hatırlatarak, "2 Mayıs geçti. Şu anda resmi bir açıklama ABD tarafından henüz gelmedi." şeklinde konuştu.

Öte yandan, ABD'nin diğer ürünleri de yaptırımlara eklediğine işaret eden Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Avrupa Birliği ülkeleri, İran ile en çok ticaret yapan ülkeler de bir çözüm bulmaya çalışıyor. Kurulan INSTEX mekanizması henüz hayata geçmedi, bu çözüm arayışlarının bir sonucudur. Biz, INSTEX'e katılma ya da buna benzer bir mekanizmanın oluşturulması konusunda İran ve diğer ülkelerle de görüşüyoruz."

Çavuşoğlu, İran'ın Türkiye'nin sınır komşusu olduğunu ve iki ülkenin birbirine ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, "Bu tür yaptırımlar sadece İran'ı etkilemez, sadece komşu ülkeleri değil, bölgeyi ve ötesini de ekonomi ve güvenlik bakımından etkiler." dedi.

İran'ın istikrarının herkes için önemli olduğu değerlendirmesinde bulunan Çavuşoğlu, ABD nezdinde bu konudaki telkinlerini sürdüreceklerinin altını çizdi.

 


Muhabir Zuhal Demirci
Redaktör Meltem Bulur
Yayınlayan Emine Dalfidan

BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB), genç çiftçilere düşük faizli kredi imkanı sağlayacak 1 milyar avroluk destekleme programı başlattı.

AB Komisyonu, Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ile özellikle genç çiftçileri desteklemeye yönelik 1 milyar avroluk kredi programı başlatıldığını açıkladı.

Buna göre, üye ülkelerdeki bankalar AB'nin vereceği mali destekleme miktarına eşit oranda katkı sağlayacak ve 40 yaşın altındaki çiftçilere uygun kredi imkanı sunacak.

Söz konusu kredilerin faizleri düşük tutulacak, ilk 5 yıl geri ödemeleri olmayacak ve vadeleri 15 yıla kadar uzatılabilecek.

Tarım sektöründeki fiyat oynaklıkları veya yaşanabilecek sıkıntılar göz önünde bulundurulacak ve zor dönemlerde kredilerin geri ödemeleri ertelenebilecek.

Verilere göre, AB üyesi ülkelerde çiftçilerin yaş ortalaması yüksek seyrediyor. Tarım sektöründe çalışanların sadece yüzde 11'i 40 yaşının altında bulunuyor.

Söz konusu desteklemeyle tarım sektörüne gençlerin katılımını arttırmak ve özellikle zor kredi alan genç çiftçileri desteklemek amaçlanıyor.

 


Muhabir Ata Ufuk Şeker
Redaktör Barış Seçkin
Yayınlayan Murat Kaban

BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) ülkelerine geçen yıl 20 bin refakatsiz çocuk sığınmacı uluslararası koruma için başvurdu.

Avrupa İstatistik Ofisinin (Eurostat) verilerine göre, AB'ye sığınma talebinde bulunan refakatsiz çocuk sayısı, geçen yıl 2017'e göre üçte bir oranında düştü.

Buna göre, AB'ye 2017'de 31 bin 400 çocuk sığınmacı uluslararası koruma başvurusu yaparken, bu rakam 2018'de 20 bine geriledi. Başvuruların, 2015'te patlak veren "göç krizi" dönemi öncesine gerilediği, 2014'te üye ülkelere başvuru yapan sığınmacı çocuk sayısının 23 bin 100 olduğu kaydedildi.

Diğer yandan, başvuru yapanların yüzde 86'sının erkek olduğu tespit edilirken, yüzde 16'sının Afgan, yüzde 10'unun Eritreli, yüzde 7'sinin Pakistan ve Suriyeli, yüzde 6'sının da Gine ve Iraklı olduğu belirtildi.

- En fazla başvuru Almanya ve İtalya

Almanya yüzde 21'lik bir oranla en fazla refakatsiz çocuk sığınmacı başvurusu alan ülke olarak ön plana çıkarken bunu İtalya (yüzde 20), İngiltere (yüzde 15) ve Yunanistan (yüzde 13) takip etti.


Muhabir Şerife Çetin
Redaktör Ayşe Sarıoğlu
Yayınlayan Feyzullah Yarımbaş

PARİS (AA) - Fransa'nın başkenti Paris'in yakınlarındaki Bobigny Müslüman Mezarlığı'nda Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid Han'ın oğulları Şehzade Ahmed Nureddin Efendi ile Şehzade Abdürrahim Hayri Efendi'nin kabirleri Devlet-i Aliyye Ocaklarının temsilcileri ve üyeleri tarafından ziyaret edildi.

Türkiye'de Genel Başkanlığını II. Abdülhamid Han'ın torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu'nun yaptığı Devlet-i Aliyye Ocakları Avrupa Genel Başkanı Kemal Ekici, ziyarete ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Buraya gelmemizin amacı şehzadelerimizi ziyaret etmektir. Fransa'da sürgün edilmiş şehzadelerimizi yad etmek istedik. Bugün bunu da gerçekleştirdik." diye konuştu.

Buraya Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden geldiklerini belirten Ekici, Osmanlı kültürünü gelecek nesillere aktarmak istediklerini söyledi. 

Ekici, Osmanlı Hanedan üyelerinin bulunduğu Avrupa ve Asya ülkelerine de ziyaretlerde bulunacaklarını kaydetti. 

Program İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlandı, ardından Şehzade Ahmed Nureddin Efendi ile Şehzade Abdürrahim Hayri Efendi'nin kabirleri başında Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi.

Şehzadelerin kabirlerinin mezar taşları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yaptırılmıştı. Restorasyon çalışmaları geçen ay tamamlanmıştı.

 

Muhabir Yusuf Özcan
Redaktör Sultan Çoğalan
Yayınlayan Fatma Can

VİYANA (AA) - Sri Lanka'da kilise ve otelleri hedef alan terör saldırılarına tepki gösteren Avrupalı liderler kınama ve başsağlığı mesajı yayımladı.

Avrupa'da başta Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Franciscus olmak üzere Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Theresa May gibi liderler, terör saldırılarını sert şekilde kınayarak, din ve ibadet özgürlüğüne yönelik bu tür barbarca saldırıların önlenmesi için birlik çağrısında bulundu.

Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Franciscus, Vatikan'da düzenlenen Paskalya ayininin sonunda şunları kaydetti:

"Tam da Paskalya gününde, Sri Lanka'da bulunan bazı kilise ve diğer yerlere acı ve yas getiren ciddi saldırıların haberini üzüntü ve acıyla öğrendim. Dua ederken vurulan ve bu şekilde acımasız bir şiddete maruz kalan diğer tüm kurbanlara, Hristiyan toplumuna samimi yakınlığımı ifade etmek istiyorum. Trajik şekilde hayatını kaybedenler için Tanrı'dan rahmet diliyorum ve bu dramatik olayda acı çeken ve yaralanan herkes için dua ediyorum."

- "Tüm inanç ve ibadet özgürlüğüne yapılmış saldırı"

Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, yaptığı yazılı açıklamada, "Dünya ve Sri Lanka için gerçekten üzgün bir gün." ifadesini kullandı.

Yaralılara acil şifa, hayatını kaybedenlere ise başsağlığı dileyen Mogherini, "(Hristiyanlar için) Kutsal olan bir günde gerçekleşen bu gibi şiddet olayları, tüm inançlara ve ibadet özgürlüğüne karşı yapılmış sayılmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Mogherini ayrıca AB'nin bu ülkeye yardıma hazır olduğunu belirtti.

- Almanya'dan taziye mesajı

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Sri Lanka Devlet Başkanı Maithripala Sirisena'ya gönderdiği taziye mesajında, üzüntü ve dehşet içinde Sri Lanka'da kiliseler ve otellere yapılan saldırılarda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini öğrendiğini belirterek, Paskalya Bayramı'nı kutlamak için bir araya gelen insanların bu sinsi saldırıların bilinçli hedefi olmasının şok edici olduğunu kaydetti.

"Bugün korkunç şekilde açığa çıkan dini nefret ve hoşgörüsüzlük galip gelmemeli." ifadesini kullanan Merkel, geride kalanlarla birlikte yas tuttuklarını ve yaralıların acil şifa bulması için dua ettiklerini bildirdi.

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Sirisena'ya gönderdiği taziye mesajında, çok sayıda masum insanın öldürüldüğü ve yaralandığı korkakça ve korkunç terör saldırısının haberini şaşkınlık ve dehşet içinde takip ettiğini ifade etti.

Steinmeier, ülkesinin insanlık dışı teröre kararlılıkla karşı çıkma konusunda Sri Lanka'nın yanında olduğunun altını çizdi.

Almanya İslam Konseyi Başkanı Burhan Kesici, Sri Lanka'daki saldırıları kınayarak, "Teröristler sürekli şekilde dua edenlere saldırıyor, onları öldürüyor ve insanları bölüyor. Terör ve şiddetin bizi bölmesine izin vermemeliyiz." ifadesini kullandı.

Sri Lanka'daki insanların duyduğu acının büyük olduğunu belirten Kesici, sadece saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına değil, tüm Hristiyanlara başsağlığı dilediğini bildirdi.

- "İğrenç saldırıları şiddetle kırıyoruz”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Sri Lanka'da otel ve kiliselere düzenlenen terör saldırılarından derin üzüntü duyuyorum. Bu iğrenç saldırıları şiddetle kınıyoruz. Sri Lanka halkıyla dayanışma içerisindeyiz ve Paskalya'da düşüncelerim hayatını kaybedenlerle beraber." ifadesine yer verdi.

İngiltere Başbakanı Theresa May, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, kilise ve otelleri hedef alan saldırıların "tamamen dehşet verici" olduğunu vurgulayarak, "Bir daha hiç kimsenin inancını korku içinde yaşamak zorunda kalmamasını temin etmek için birlikte durmalıyız." mesajını verdi.

- "Barbarca bir eylem"

Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Sri Lanka'da barış içinde ibadet eden, dini bayramlarını kutlayan ve otellerde bulunan insanlara yönelik saldırılar ürkütücü ve barbarca bir eylemdir. Bu en sert şekilde kınanmalıdır." ifadesini kullandı.

Van der Bellen, saldırılarda yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı dileyerek, "Duygu ve düşüncelerimiz saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınlarıyla birlikte." mesajını paylaştı.

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz da saldırıların kendisini derinden sarstığını belirterek, "Aşırıcılar, Hristiyanları bilinçli olarak Paskalya'nın Pazar gününde hedef aldı. Düşüncelerim yaralı ve ölülerin yakınlarıyla birlikte." ifadesini kullandı.

İspanya hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, terör saldırıları şiddetle kınanarak, terörün her türü ile mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiği çağrısında bulunuldu.

- Hollanda ve Balkanlar'dan kınama

Hollanda Başbakanı Mark Rutte sosyal medya hesabından, "Bu birinci Paskalya gününde kiliselere ve otellere yapılan kanlı saldırı ile ilgili Sri Lanka'dan korkunç haberler geliyor. Dışişleri Bakanlığı durumu yakından takip ediyor ve saldırıya maruz kalan Hollandalıların olup olmadığını araştırıyor. Düşüncelerimiz kurbanlarla ve geride kalanlarla birlikte." mesajını paylaştı.

Kral Willem Alexander ve Kraliçe Maxima da sosyal medya hesabından yaptıkları açıklamada, "Sri Lanka'da yapılan saldırılar çok sayıda kişinin hayatına mal oldu. Kurbanların arasında birlikte barışçıl şekilde Paskalya'yı kutlayan çok sayıda kilise ziyaretçisi vardı. Bu acımasız şiddetten dolayı şoke olduk. Dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da kurbanlar ve geride kalanlar için dua ediyoruz." ifadesini kullandı.

Karadağ Cumhurbaşkanı Milo Djukanovic, Sri Lanka'da kilise ve otellere yapılan terör saldırılarını şiddetle kınadığını kayderek, "Hristiyanların en büyük bayramlarından biri olan Paskalya gününde yapılan bu akılsız saldırılar paylaştığımız din özgürlüğü, farklı etnik yapılar ve medeniyet değerlerine yönelik bir şiddettir. Karadağ olarak kurban yakınlarının acılarını paylaşıyor ve dayanışma mesajı gönderiyoruz." açıklamasında bulundu.

- Sri Lanka'da kilise ve otellere saldırılar

Sri Lanka'da kilise ve otelleri hedef alan saldırılarda 207 kişi öldü, 400 kişi yaralandı.

Ülkede sabah saatlerinde Kochchikade'de St. Anthony's, Katana'da St.Sebastian ve Batticaloa'da bir kilise ile başkent Colombo'da beş yıldızlı Shangri-La, Cinnamon Grand ve Kingsbury otellerine saldırılar düzenlendi.

Bu saldırıların ardından başkent Colombo'nun banliyösü Dehiwala'da hayvanat bahçesi yakınında, yine Colombo'nun Dematogoda banliyösünde patlamalar meydana geldi.

Sri Lanka Dışişleri Bakanlığı, saldırılarda hayatını kaybedenlerin 27'sinin yabancı uyruklu kişiler olduğunu bildirdi.

Saldırılarda Türk vatandaşı mühendisler Serhan Selçuk Nariçi ve Yiğit Ali Çavuş yaşamını yitirdi.


Muhabir Ekip
Redaktör Ayşe Sarıoğlu
Yayınlayan Tamer Toğanaş