27 Haz 2019
BT Content Showcase - модуль joomla Книги

Başarı Timsali Bir Portre: Karlsruhe Başkonsolosu Sayın Nevzat Arslan

ALMANYA
Typography

Söyleşi: Özlem Sarıca

Baden Haber ekibi olarak Haziran ayında Karlsruhe Başkonsolosu Sayın Nevzat Arslan ile makamında keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Etkileyici özgeçmişi, ilham verici kişiliği ve mütevazı yapısıyla ön plana çıkan başkonsolosumuza misafirperverliği için tekrar çok teşekkür ediyoruz.

 
Öncelikle özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz? Nerede doğdunuz, çocukluğunuz nerede geçti?
 
Iğdır’da doğdum. Biliyorsunuz Iğdır Türkiye’nin en doğusunda, Nahçıvan (Azerbaycan), Ermenistan ve İran’la sınıra sahip, tarıma elverişli, verimli ve sulanabilir topraklara sahip müstesna bir yer. Üç ülkeye sınır olması nedeniyle de stratejik önemde bir şehir. Liseye kadar Iğdır’da okudum. Sonra ablamın memuriyeti nedeniyle ablamla birlikte 16 yaşında Ankara’ya gittim. Liseyi Ankara’da okudum.    
 
Üniversite eğitiminizi nerede aldınız? 
 
1992-1996 yılları arasında Ankara’da Gazi Üniversitesinde uluslararası ilişkiler okudum. Uluslararası ilişkiler biliyorsunuz yabancı dil bilmeden okunacak bir bölüm değil. Üniversite yıllarımda iki kere Fransa’ya giderek yaz kurslarına katılmak suretiyle Fransızca öğrendim. Daha sonra Belçika’nın Liège Üniversitesinde yaptığım yüksek lisans eğitimim sırasında daha da geliştirdim Fransızcamı ve bu sayede Dışişleri Bakanlığının giriş sınavını kazandım. Dışişleri Bakanlığında 1998 yılında Meslek Memuru olarak başladım. 2011 yılında da Liege üniversitesinde siyaset bilimi doktorası yaptım. 
  
Fransızcam meslek hayatımda çok kapı açtı bana. Bazen Fransızcamın nereden olduğunu sorarlar. Bu sorulara karşı esprili bir yanıt veririm: “Fransızcayı Türkiye’de bir Galatasaraylılar, bir de Iğdırlılar konuşur !” 
   
Başkonsolosluk yolculuğunuzdan biraz bahsedebilir misiniz? Başkonsolos olmadan ve yurtdışı görevlerine atanmadan önce ne tür görevlerde bulundunuz? 
 
Diplomatlar uluslararası ilişkileri yürüten yetişmiş uzman görevlilerdir. Meslek olarak diplomasinin genelde kabul edilen tanımında “Uluslararası anlaşmazlıkları barışçı yollarla çözmek için müzakere sanatı” nitelemesi yer alır. Diplomatın görevleri arasında, bulunduğu yabancı ülkede ülkesini temsil etmek ve tanıtmak, vatandaşlarının haklarını korumak gibi unsurlar da vardır. 
 
Konsolosluk işleri esasen aşina olduğum bir konu. Daha önce Brüksel ve Cenevre’de Başkonsolosluklarda çalıştım. Görev yaptığım Cezayir ve Kahire Büyükelçiliklerinde de siyasi işlerin yanı sıra Konsolosluk şubelerini tedvir ettim. Bildiğim ve severek yaptığım işler. Bugüne kadar hep çözüm odaklı, işlemleri kolaylaştırmaya yönelik bir anlayışla çalıştım, bu sayede de hep başarılı sonuçlar aldım.     
 
Bundan önceki görevinizde Paris Büyükelçiliği’ndeydiniz. Fransa’dan ve özellikle Paris gibi büyük bir şehirden sonra Almanya’nın bu bölgesindeki atmosfer özellikle buradaki vatandaşlarımız ve faaliyetleri açısından nasıl bir izlenim uyandırdı? Ne gibi farklılıklarla karşılaştınız?
 
Fransa ve Almanya köklü ve çok çeşitli ilişkilere sahip olduğumuz Avrupa Birliğinin en önemli iki ülkesi ve aynı zamanda NATO müttefiklerimiz. Hem Paris’te hem de Almanya’da görev yapmış ve yapıyor olmak benim için önemli bir fırsat. Paris’te siyasi görevler üstlendim burada da Türkiye-Almanya ilişkilerinin en önemli unsurunu oluşturan vatandaşlarımızla ilgili olarak çalışıyorum. 
 
Almanya’daki Türk toplumunu başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Toplumumuzu, göçün ilk yıllarındaki sorunları geride bırakmış, Alman toplumuyla uyum içinde bir arada yaşayan, kanunlara saygılı, hemen her meslekte çalışan, birçok sektörde faaliyet gösteren, farklılıklarıyla da Alman toplumuna çeşitlilik ve zenginlik katan bir toplum olarak görüyorum.  
 
Hepimizin bildiği gibi Almanya’da çok sayıda Türk vatandaşı veya Türk kökenli Alman vatandaşı var. Geçtiğimiz 10-20 yılda buradaki göçmen vatandaşlarımızın eğitim alanında ve çeşitli meslek alanlarında gelişim gösterdiğini düşünüyor musunuz? Sizce buradaki nüfusta bu yönde önemli gelişmeler oldu mu?
 
Eğitim alanında göçün ilk yıllarına kıyasla çok önemli gelişmeler kaydetmişler. Tüm zorluklara rağmen hayata tutunmuşlar ve bir saat gibi işleyen Alman sistemine entegre olmuşlar. İnsanlarımız çok çalışkan. Meslek okulları güçlü Alman ekonomisini ayakta tutan en önemli dinamiklerden biri. Almanya’da 350’den çok meslek bulunmaktadır. Gençlerimize meslek seçimlerini daha da çeşitlendirmelerini tavsiye ediyorum. Biz de Başkonsolosluk olarak gençlerimizin meslek seçimlerine yönelik olarak Karlsruhe/Rastatt İş Ajansı (Agentur für Arbeit Karlsruhe/Rastatt)  ve Ticaret Odası (IHK) ile işbirliği içinde çalışıyoruz. Gençlerimiz meslek seçimleri konusunda yardım almak için Çalışma Ataşeliğimize başvurabilirler. 
    
Başkonsoloslukta dersler veriyorsunuz. Bu tür projelerden beklentiniz nedir, katılım nasıl? Genel olarak eğitim ve diğer alanlarda planlanan yeni projeleriniz varsa, bunlardan bahsedebilirseniz seviniriz. 
 
Eğitim, üzerinde durduğumuz en öncelikli iki konudan biri. Çocuklarımızın okul derslerinde başarılı olarak iyi yerlere gelmelerini istiyoruz. Bunu yaparken Türkçeyi de iyi konuşup, yazmaları önemli. Rahatlıkla iki dilli olabilecekken, Türkçeyi ihmal ettikleri için ana dillerinden oluyorlar. Ana dillerini öğrenmeleri için devletimiz öğretmenler gönderiyor. Vatandaşlarımızın gerek çocuklarının okul başarılarının artırılması gerekse Türkçe eğitimi konusunda daha hassas olmalarını ve daha çok fedakârlıkta bulunmalarını bekliyoruz. Bu vesileyle Türkçe’nin ana dil dersi olarak Alman okullarında resmi müfredatın bir parçası olarak okul geçmeyi de etkileyecek şekilde okutulması önemli bir ihtiyaç ve temel bir hak olduğunu vurgulamak isterim.
Biz de insanlarımızın eğitimine katkı sunmak amacıyla Başkonsolosluk binamızda Türkçe, Almanca ve okuma-yazma kursları düzenliyoruz. Kadınlara yönelik rehberlik dersleri de koyduk ama öğrenci bulamadık! 
 
İleri yaş grubundan 20’e yakın kadınımız okuma-yazma kurslarımıza geliyor. Bu insanlarımıza adeta ışık olmak bizi mutlu ediyor. Eğitim Ataşeliğimizle birlikte Baden bölgesinde öğretmenlerimizin bulunduğu her şehirde benzer okuma-yazma kursları düzenlemeye çalışıyoruz. Almanca kursları keza Türkiye’den buraya gelmiş ve Almanca sorunu yaşayan vatandaşlarımıza yönelik. Türkçe derslerimiz de Alman okullarında Türkçe derslerine gidemeyen çocuklarımız için. Bu tarz projeleri artırarak sürdüreceğiz.   
   
Okuyucularımız ve takipçilerimiz konsolosluğun projelerinden ve etkinliklerinden en iyi şekilde nasıl haberdar olabilirler?
 
Sosyal medya hesaplarından Başkonsolosluğumuzu takip etsinler. Her türlü duyuruyu Facebook hesabımızdan yapıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı Facebook sayfamızı takip etmeye davet ediyorum. Facebook üzerinden veya e-posta ile bize ulaşmaları bazen çok daha kolay olabiliyor.  
 
Baden Haber okurlarından birçoğu da üniversite öğrencisi. Yüksek öğrenim görüp başarılı olmuş ve çok kıymetli bir pozisyona atanmış biri olarak genç okurlarımıza verebileceğiniz bir tavsiye var mı?
 
Kendilerine öncelikle bir hedef koysunlar. Rotası belli olmayan bir geminin yanaşacağı bir liman yoktur. İkinci olarak hangi mesleği yaparlarsa yapsınlar yabancı dil, hatta diller öğrensinler. Almanca biliyorlarsa yanına kesinlikle İngilizce, hatta Fransızca koysunlar. Seyahat etsinler, farklı kültürleri tanısınlar. Yüksek lisans yapacaklarsa mümkün olabiliyorsa başka bir ülkede yapsınlar. Türkiye’de son zamanlarda çok sayıda staj ve kurs programları düzenleniyor. Bunlara katılsınlar. Spor ve sanatla ilgilensinler. Farklı sporları denesinler. Bir müzik aleti çalsınlar.
 
Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz.
 

Bir Kitap, Bir Film, Bir Albüm

Balkonunuzu Şehirde Bir Vahaya Dönüştürün: Balkon

Stuttgart Başkonsolosu Sayın Mehmet Erkan Öner ile

"Almanya'da aşırı sağ yeni bir dinamizm kazandı"

"Adalı bir öykücü: Sait Faik Abasıyanık"