19 Nis 2019
BT Content Showcase - модуль joomla Книги

BERLİN (AA) - EBRU ŞENGÜL - Almanya Ekonomi ve Enerji Bakan Yardımcısı Thomas Bareiss, enerji alanında Türkiye'yle iş birliğinin geliştirilmesi için dört çalışma grubu oluşturulduğunu belirterek, "Türkiye ve Almanya, yenilenebilir enerji, enerji depolama gibi yeni etkinleştirici teknolojiler ve enerji verimliliği gibi alanlarda iş birliğininin daha da artırılmasını hedefliyor." dedi.

Türkiye ve Almanya arasında ekonomi ve enerji alanındaki ilişkiler hakkında, AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Bareiss, Türk-Alman enerji ortaklığı için özel temsilci olarak görevlendirildiğini ve 5'inci Berlin Enerji Dönüşüm Diyaloğu Konferansı kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar ile görüştüğünü söyledi.

Bareiss, Bayraktar ile iki ülke arasında enerji alanındaki güçlü ortaklığı teyit ettiklerini ifade ederek, Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret hacminin artırılması gerektiğini vurguladı.

Almanya'nın Türkiye'nin en önemli ticaret partnerlerinden biri olduğunu kaydeden Bareiss, son 4 yılda ticaret hacminin arttığını ancak bu hacmin daha da artırılması için tarife dışı engellerin azaltılmasının önemli olduğunu belirtti.

Bareiss, enerji alanında ilişkilerin geliştirilmesi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier'in geçen yıl Ekim'de Ankara'da yapılan 2'inci Türk-Alman Enerji Forumu kapsamında bir niyet mektubu imzaladığını anımsattı.

Türk-Alman Enerji Forumu'nun yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, enerji altyapısı ve düzenlemeler alanlarında diyalog ve iş birliği için bir platform sağladığını aktaran Bareiss, "Sektör eşleşmesi de iş birliğimiz de başka bir hedef alanıdır. Sektör eşleşmesi, yenilenebilirden elde edilen elektrik üretiminin, elektrik sektörü dışındaki, örneğin binalar, sanayi ve ulaşım sektörleri gibi farklı alanlara da aktarılması anlamına geliyor." dedi.

Bareiss, bu alanlarda iş birliğinin artırılması için yeni adımlar atıldığına işaret ederek, şöyle devam etti:

"İş birliğinin geliştirilmesi için dört çalışma grubu oluşturuldu. İki ülkenin birbirinin tecrübelerinden faydalanabilmesi için özel sektör ve diğer paydaşları da bu gruplara dahil ettik. İş birliğimizin somut başlıklarını, örneğin deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisi piyasasının teşvik edilmesi, enerji depolama gibi yeni etkinleştirici teknolojiler ve enerji verimliliği gibi alanlar oluşturuyor. Ben aynı zamanda kömür santralleri gibi konvansiyonel elektrik santralleri alanında know-how aktarımı veya nükleer enerji alanında güvenliğin artırılması gibi alanlarda da çok fazla potansiyel görüyorum. Çalışma gruplarında da gerek altyapı gerek enerji verimliliği gerekse yenilenebilir enerji alanlarında ortak projeler yapılması konusunda görüşmeler yapıyoruz. Türkiye, başta rüzgar ve güneş olmak üzere yenilenebilir enerji konusunda çok iyi şartlara sahip. Türkiye'de Almanya'dan daha iyi koşullar bulunuyor. Dolayısıyla Alman şirketleri için Türkiye'de yatırım yapmak faydalı oluyor. Türkiye ve Almanya, yenilenebilir enerji, enerji depolama gibi yeni etkinleştirici teknolojiler ve enerji verimliliği gibi alanlarda iş birliğininin daha da artırılmasını hedefliyor." diye konuştu.

EnBW ve RWE gibi Alman enerji şirketlerinin son yıllarda Türkiye'de önemli yatırımlar yaptıklarını hatırlatan Bareiss, Türkiye'nin artan enerji ihtiyacının karşılanmasında da destek olabileceklerini, güneş ve enerji ile birlikte hidroelektrik enerjisi alanında yatırım yapabileceklerini belirtti.

- "LNG alarak enerji kaynak çeşitliliğimizi artırmaya çalışıyoruz"

Almanya'nın enerji güvenliği konusuna da çok önem verdiğine değinen Bareiss, hem farklı ülkelerden, farklı rotalardan enerji arzlarını çeşitlendirdiklerini, bunun için de altyapı yatırımları yaptıklarını kaydetti.

Bareiss, Avrupa'da pek çok sıvılaştırılmış doğal gaz terminali (LNG) bulunduğunu ancak bunların tam kapasite çalışmadığını ifade ederek, " Bu nedenle yatırımcı ve şirketlere teşvikler vererek Almanya'da da LNG terminali kurulmasına uğraşıyoruz. Böylelikle, ABD, Katar veya Rusya gibi ülkelerden LNG alarak enerji kaynak çeşitliliğimizi artırmaya çalışıyoruz. Henüz başlangıç aşamasındayız. Şu an bu LNG terminallerinin nereye kurulacağı, hangi altyapı yatırımlarını gerektireceği ve hangi yönetmeliklerin hazırlanması gerektiği üzerinde çalışıyoruz." dedi.

Danimarka Enerji Ajansının Kuzey Akım 2 projesinde farklı bir rota izlenmesi talebinin ardından projenin işleticisi Nord Stream 2 AG şirketi ile Danimarka'nın sorunun çözülmesi için uğraştıklarını kaydeden Bareiss, "Günün sonunda bu problemlerin çözüleceğine inanıyorum. Diğer ülkelerin endişelerinin giderilmesi için bir çözüm bulunacaktır. Bizim için doğu Avrupa ülkelerinin de bu sürece katkıda bulunması çok önemli." diye konuştu.

Bareiss, Almanya'nın nükleer enerji ve kömür kullanımını durdurmasıyla kapasitesinin yüzde 75'ini kaybedeceğini anımsatarak, bu nedenle yeni, güvenli, temiz ve ucuz enerji tedarikinin kendileri için önemli olduğunu ve bu açıdan doğal gazın iyi bir seçenek olduğunu ve gelecek yıllarda bu alana ciddi yatırımlar yapılacağını sözlerine ekledi.


Muhabir Ebru Şengül
Redaktör Barış Sağlam
Yayınlayan Tamer Toğanaş

BERLİN (AA) - Almanya'da haklarında tutuklama kararı bulunan 467 Neonazi'nin arandığı bildirildi.

Federal Suç Dairesi'nin, Alman Haber Ajansı DPA'nın sorusuna verdiği cevapta, söz konusu aşırı sağcılar bulunamadığı için tutuklama emrinin infaz edilemediği ifade edildi.

467 kişi hakkında 600 tutuklama kararının bulunduğu; izini kaybettiren Neonazilerin şiddet eylemlerine kalkışabilecekleri belirtildi.

Söz konusu kişilerin 12'si hakkında aşırı sağ saiklerle gerçekleştirilen şiddet eylemleri, 98'i hakkında ise siyasi suçlar nedeniyle tutuklama emri bulunduğu bildirildi. Geri kalan tutuklama kararlarının ise dolandırıcılık, hırsızlık ve hakaret sebebiyle alındığı kaydedildi.

Almanya'da dört yıl önce aranan aşırı sağcı sayısının 253 olduğu, geçen yıl ise bu rakamın 467'ye ulaştığı bildirildi.

Federal Suç Dairesi'nin gelecek ay son 6 aya ait yeni verileri açıklanmasının beklendiği ifade edildi.


Muhabir Cüneyt Karadağ
Redaktör Barış Seçkin
Yayınlayan Ülkü P. Karakuş

BERLİN (AA) - Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) milletvekilleri ve Solingen teşkilatı, Notre Dame katedralinde çıkan yangın sonrası sosyal medya hesaplarında yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı içeren kışkırtıcı mesajlar paylaştı.

AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel, Twitterda, ''Paskalya haftasında Notre Dame yandı. Mart ayında Paris'in ikinci büyük kilisesi Saint-Sulpice yandı. Şubat ayında Fransa'da 47 saldırı gerçekleşti. Avrupa'daki Hristiyanlara karşı Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılık Gözlemevi de, saldırılarda gözle görülür artış olduğunu belirtiyor'' paylaşımını yaparak, yangını Müslümanların çıkarttığı imasında bulundu.

Fransız yetkililerin, yangının restorasyon çalışmaları sırasında çıktığını açıklamasına rağmen Weidel'in, Müslümanları hedef alan imalarının ardından "Fransa'da Katolik kiliseleri saygısızlığa uğruyor" başlıklı bir haberi paylaşması dikkati çekti.

AfD milletvekili Anton Friesen de sosyal medya hesabından, "Notre Dame yangını bir felakettir. Esas kötüsü dinimizi ve kültürümüzü İslam'a bırakmak olur. Notre Dame camisi, tahmin edebileceğinden daha hızlı bir şekilde gerçek olabilir.'' ifadelerini paylaştı.

AfD Solingen Teşkilatı'nın Twitter hesabından da ''Bunun arkasında İslamcı bir saldırı çıkarsa şaşırmamak gerekir. Hristiyanlığın geleneksel sembollerine karşı saldırılar gelecek yıllarda önemli ölçüde artacaktır ve nedenini hepimiz biliyoruz.'' paylaşımı yapıldı ancak bu paylaşım daha sonra silindi.

Paris Savcılığı, yangını kundaklama ya da terör bağlantılı bir eylemle ilişkilendirmediklerini duyurmuştu.

- 856 yıllık tarih yandı

Yangına teslim olan Notre Dame Katedrali, 850 yılı aşkın tarihiyle Hristiyanlığın bu ülkedeki sembolü olarak gösteriliyor. Temeli 1163'te dönemin papası tarafından atılan yapı, Seine Nehri'nin kıyısındaki Ille de la Cite Adası'nda bulunuyor.

Meryem Ana'ya ithafen isimlendirilen Gotik yapıdaki Notre Dame Katedrali, işlemeli camları, heykelcikleri ve kemerli payandasıyla en çok turist ağırlayan mekanlardan biri.

Her yıl yaklaşık 13 milyon kişinin ziyaret ettiği katedralde "Meryem Ana" heykelinin yanı sıra "Gül Pencereler", çeşitli sanat eserleri, dev çanlar, kalıntılar ve Orta Çağ'dan kalma mobilyalar bulunuyor.


Muhabir Cüneyt Karadağ
Redaktör Gamze Türkoğlu Oğuz
Yayınlayan İlknur Yurdakul

BERLİN (AA) - Alman sanatçı Jan Böhmermann'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret içeren şiiri hakkında yaptığı olumsuz değerlendirmeden dolayı Almanya Başbakanı Angela Merkel'e açtığı dava reddedildi.

Berlin İdari Mahkemesi, Böhermann'ın, Merkel'in söylediği sözleri geri alması için açtığı davayı, gereksiz bularak reddetti.

Böhmermann, Merkel'in, şiir hakkında sarf ettiği, "Şiir bilinçli olarak kırıcı bir metin" ifadelerini geri almasını istiyordu.

Alman İkinci Televizyonu'nda (ZDF) yayınlanan "Neo Magazin Royale" adlı komedi programında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret içeren şiirini okuyan Böhmermann hakkında Erdoğan da dava açmış, Hamburg Eyalet Mahkemesi de şiirin hakaret içerikli ve onur kırıcı olduğuna hükmederek bazı bölümlerini yasaklamıştı.

Şiir, Almanya ile Türkiye arasında diplomatik gerginliğe yol açmıştı.

 

Muhabir Cüneyt Karadağ
Redaktör Barış Seçkin
Yayınlayan İlknur Yurdakul

BERLİN (AA) - Almanya'da toplam servetin yüzde 55'inin yüzde 10'luk en zengin kesimin elinde toplandığı bildirildi.

Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), her üç yılda bir yaptığı Almanya’da özel servet dağılımına ilişkin 2017 yılı araştırma sonuçlarını yayınladı.

Buna göre, ülkede 2014 yılında 58 bin 764 avro olan "medyan hane net serveti" 2017 yılı itibarıyla yüzde 17 artarak 70 bin 800 avroya yükseldi.

Ülkede emlak fiyatlarındaki yükseliş, bu artışta önemli bir rol oynarken servetin son derece adaletsiz dağılımı da dikkati çekti.

Bankanın raporu, ülkedeki toplam servetin yüzde 55'inin yüzde 10'luk en zengin kesimin elinde toplanmış durumda olduğunu ortaya çıkardı. Bu oran 2014’te yüzde 60 olarak kayıtlara geçmişti.

Avrupa Merkez Bankasının düşük faiz politikası ve Alman ekonomisinin büyümeye devam etmesi, Alman halkının ortalama servetinin artmasını da sağladı. Almanya'da 2014 yılında 214 bin 500 avro olan hanehalkının ortalama net serveti (borçlar düştükten sonra) yüzde 8,5 artarak 2017'de 233 bin avroya ulaştı.

Bankanın çalışması 2017 yılında Alman hanehalkının yüzde 44'ünün kendi evinde oturduğunu da ortaya koydu.

Almanya
Muhabir Bahattin Gönültaş
Yayınlayan Cevat Kışlalı

BERLİN (AA) - Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı (İç İstihbarat Servisi) Başkanı Thomas Haldenwang, farklı aşırı sağcı grupların birbiriyle yoğun bir ağ kurduklarını gözlemlediklerini belirtti.

Haldenwang, Welt am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, son yıllardaki gelişmelerin aşırı sağcı oluşumlara daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini gösterdiğini ifade etti.

Aşırı sağ tehlikesine işaret eden Haldenwang, "Çeşitli aşırı sağcı grupların birbirleriyle yoğun bir ağ kurduklarını gözlemliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Haldenwang, aşırı sağcı çevreler ile mevcut siyasi gidişattan memnun olmayan popülist "protestocu vatandaşlar" arasındaki sınırın da giderek belirsizleştiğini kaydetti.

Terör örgütü DEAŞ konusunda da uyarılarda bulunan Haldenwang, örgütün Suriye ve Irak'ta yeraltında varlığına devam ettiğini belirterek "DEAŞ ile ilgili tehlikenin geçtiğini söyleyemeyiz. Hala saldırı planlandığına dair çok sayıda ipucumuz var. Almanya'da her zaman bir saldırı olabileceğini hesaba katmamız gerekiyor." dedi.

Aşırıcıların ve teröristlerin dikkat çekmeden birbiriyle nasıl iletişim kurabileceklerini iyi bildiğini vurgulayan Haldenwang, internet ile bu kişilerin iletişim imkanlarının çok arttığının, bundan dolayı yasaların modern iletişim dünyasına uyarlanması gerektiğinin altını çizdi.

 


Muhabir Erbil Başay Redaktör Meltem Bulur
Yayınlayan Şermin Coşkun

ANKARA (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, telefonla görüştüğü Almanya Başbakanı Angela Merkel'e, annesinin yaşamını yitirmesi dolayısıyla taziyede bulundu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan, Merkel'le bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek, annesinin yaşamını yitirmesi dolayısıyla taziyelerini iletti.

Görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki ilişkilerle ilgili görüş alışverişinde de bulunuldu.


Muhabir Yıldız Nevin Gündoğmuş
Redaktör Nevzat Demirkol
Yayınlayan Hüseyin Gazi Kaykı

BERLİN (AA) - Almanya’nın, Avusturya sınırında uyguladığı kontrolleri 6 ay daha uzatacağı bildirildi.

Alman Haber Ajansı’nın (DPA) İçişleri Bakanlığına dayandırdığı haberde, hala daha yüksek sayıda yasa dışı sınır geçişlerinin olduğu gerekçesiyle Almanya ile Avusturya arasındaki sınır kontrollerini 11 Kasım 2019 tarihine kadar uzatma kararının alındığı belirtildi.

Haberde, Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer'in Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans’a bir mektup yazarak sınır kontrollerinin uzatılmasına ilişkin bilgi verdiği ifade edildi.

Seehofer, Timmermans'a gönderdiği mektupta, 2018’in Kasım ayından 2019’un Şubat ayına kadar her ay yaklaşık 950 düzensiz sınır geçişinin tespit edildiğini belirtti.

Akdeniz’in doğusunda ve Balkan yolu üzerinde "göç potansiyelinin" arttığına işaret eden Seehofer, bundan dolayı Almanya’nın sınır kontrollerinden vazgeçemeyeceğini kaydetti.

Avrupa’da serbest dolaşımı öngören Schengen Bölgesi’nde yer alan Almanya ve Avusturya arasındaki sınırda, AB'de düzensiz göçmen krizinin patlak verdiği 2015'ten sonra kontroller başlatılmıştı.

Almanya son olarak geçen yılın sonbaharında Avusturya sınırındaki kontrolleri 11 Mayıs'a kadar uzatmıştı.


Muhabir Erbil Başay Redaktör Sultan Çoğalan
Yayınlayan Murat Aslan

BERLİN (AA) - Almanya'da ekonominin daha az dinamik ancak hala yükseliş eğilimde olduğu bildirildi.

Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, Alman ekonomisine yönelik aylık raporunu yayınladı. Buna göre, Alman ekonomisi karışık seyir göstermeye devam ediyor.

Bakanlığın raporunda, hizmet ve inşaat sektörünün iyi performans göstermeye devam ettiği belirtilerek, “Sanayi sektörü yavaşlayan küresel ekonomisi nedeniyle zayıf bir dönemden geçiyor." ifadesine yer verildi.

Hem küresel sanayi üretimi hem de küresel ticaretin geçen yılın sonunda düşüşe geçtiğinin hatırlatıldığı raporda, sanayi üretiminde düşüşün bu yılın ocak ayında devam ettiği kaydedildi.

Raporda, ocak ayında küresel ticarette hafif bir toparlanma olmasına rağmen geçen yılki seviyenin altında kaldığına vurgu yapılarak küresel İmalat Sanayi PMI’sinin bu yılın mart ayında haziran 2016’dan bu yana en düşük düzeyde gerçekleştiği hatırlatıldı.

Almanya’da mali politikaların desteklediği hane halkı gelirlerin arttığı, bunun da ülkede tüketim harcamalarını desteklediğinin aktarıldığı raporda, "İstihdam artmaya devam ederken işsizlik azalıyor. İstihdam oluşturmada ivme, vasıflı işçi açığının artması nedeniyle biraz yavaşlaması da ihtimal dahilinde.” değerlendirmesine yer verildi.

Öte yandan Der Spiegel dergisi, bugün yayınladığı bir haberde, Alman hükümetinin, küresel ticaret ihtilafları sonrasında yaşanan zayıf ihracat nedeniyle, ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 1'den 0,5'e düşüreceğini iddia etti. Alman hükümetinin büyümeye yönelik yeni tahminini çarşamba günü açıklaması bekleniyor.

Daha önce, Almanya'nın önde gelen beş ekonomik düşünce kuruluşu, ülkede bu yıla ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla büyüme tahminini, Brexit ve küresel politik risklerin artmasından dolayı düşürerek yüzde 1,9'dan 0,8’ye revize etmişti.

Alman hükümetine ekonomik danışmanlık yapan Ekonomi Bilirkişi Kurulu da (SVR), zayıflayan küresel ekonomik büyüme göz önüne alındığında, ticarette korumacı önlemlerin artarak karmaşıklaşmasının Almanya'yı resesyona itme potansiyeline sahip olduğu uyarısını yapmıştı.

Brexit belirsizliği, ABD-Çin ticaret ilişkileri, otomobil sektöründeki yavaşlama ve yumuşak küresel talep ihracata dayalı Alman ekonomisini etkilemeye devam ediyor.

 

Muhabir Bahattin Gönültaş
Yayınlayan Cevat Kışlalı

BERLİN (AA) - EBRU ŞENGÜL - Almanya Ekonomi ve Enerji Bakan Yardımcısı Thomas Bareiss, enerji alanında Türkiye'yle iş birliğinin geliştirilmesi için dört çalışma grubu oluşturulduğunu belirterek, "Türkiye ve Almanya, yenilenebilir enerji, enerji depolama gibi yeni etkinleştirici teknolojiler ve enerji verimliliği gibi alanlarda iş birliğininin daha da artırılmasını hedefliyor." dedi.

Türkiye ve Almanya arasında ekonomi ve enerji alanındaki ilişkiler hakkında, AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Bareiss, Türk-Alman enerji ortaklığı için özel temsilci olarak görevlendirildiğini ve 5'inci Berlin Enerji Dönüşüm Diyaloğu Konferansı kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar ile görüştüğünü söyledi.

Bareiss, Bayraktar ile iki ülke arasında enerji alanındaki güçlü ortaklığı teyit ettiklerini ifade ederek, Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret hacminin artırılması gerektiğini vurguladı.

Almanya'nın Türkiye'nin en önemli ticaret partnerlerinden biri olduğunu kaydeden Bareiss, son 4 yılda ticaret hacminin arttığını ancak bu hacmin daha da artırılması için tarife dışı engellerin azaltılmasının önemli olduğunu belirtti.

Bareiss, enerji alanında ilişkilerin geliştirilmesi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier'in geçen yıl Ekim'de Ankara'da yapılan 2'inci Türk-Alman Enerji Forumu kapsamında bir niyet mektubu imzaladığını anımsattı.

Türk-Alman Enerji Forumu'nun yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, enerji altyapısı ve düzenlemeler alanlarında diyalog ve iş birliği için bir platform sağladığını aktaran Bareiss, "Sektör eşleşmesi de iş birliğimiz de başka bir hedef alanıdır. Sektör eşleşmesi, yenilenebilirden elde edilen elektrik üretiminin, elektrik sektörü dışındaki, örneğin binalar, sanayi ve ulaşım sektörleri gibi farklı alanlara da aktarılması anlamına geliyor." dedi.

Bareiss, bu alanlarda iş birliğinin artırılması için yeni adımlar atıldığına işaret ederek, şöyle devam etti:

"İş birliğinin geliştirilmesi için dört çalışma grubu oluşturuldu. İki ülkenin birbirinin tecrübelerinden faydalanabilmesi için özel sektör ve diğer paydaşları da bu gruplara dahil ettik. İş birliğimizin somut başlıklarını, örneğin deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisi piyasasının teşvik edilmesi, enerji depolama gibi yeni etkinleştirici teknolojiler ve enerji verimliliği gibi alanlar oluşturuyor. Ben aynı zamanda kömür santralleri gibi konvansiyonel elektrik santralleri alanında know-how aktarımı veya nükleer enerji alanında güvenliğin artırılması gibi alanlarda da çok fazla potansiyel görüyorum. Çalışma gruplarında da gerek altyapı gerek enerji verimliliği gerekse yenilenebilir enerji alanlarında ortak projeler yapılması konusunda görüşmeler yapıyoruz. Türkiye, başta rüzgar ve güneş olmak üzere yenilenebilir enerji konusunda çok iyi şartlara sahip. Türkiye'de Almanya'dan daha iyi koşullar bulunuyor. Dolayısıyla Alman şirketleri için Türkiye'de yatırım yapmak faydalı oluyor. Türkiye ve Almanya, yenilenebilir enerji, enerji depolama gibi yeni etkinleştirici teknolojiler ve enerji verimliliği gibi alanlarda iş birliğininin daha da artırılmasını hedefliyor." diye konuştu.

EnBW ve RWE gibi Alman enerji şirketlerinin son yıllarda Türkiye'de önemli yatırımlar yaptıklarını hatırlatan Bareiss, Türkiye'nin artan enerji ihtiyacının karşılanmasında da destek olabileceklerini, güneş ve enerji ile birlikte hidroelektrik enerjisi alanında yatırım yapabileceklerini belirtti.

- "LNG alarak enerji kaynak çeşitliliğimizi artırmaya çalışıyoruz"

Almanya'nın enerji güvenliği konusuna da çok önem verdiğine değinen Bareiss, hem farklı ülkelerden, farklı rotalardan enerji arzlarını çeşitlendirdiklerini, bunun için de altyapı yatırımları yaptıklarını kaydetti.

Bareiss, Avrupa'da pek çok sıvılaştırılmış doğal gaz terminali (LNG) bulunduğunu ancak bunların tam kapasite çalışmadığını ifade ederek, " Bu nedenle yatırımcı ve şirketlere teşvikler vererek Almanya'da da LNG terminali kurulmasına uğraşıyoruz. Böylelikle, ABD, Katar veya Rusya gibi ülkelerden LNG alarak enerji kaynak çeşitliliğimizi artırmaya çalışıyoruz. Henüz başlangıç aşamasındayız. Şu an bu LNG terminallerinin nereye kurulacağı, hangi altyapı yatırımlarını gerektireceği ve hangi yönetmeliklerin hazırlanması gerektiği üzerinde çalışıyoruz." dedi.

Danimarka Enerji Ajansının Kuzey Akım 2 projesinde farklı bir rota izlenmesi talebinin ardından projenin işleticisi Nord Stream 2 AG şirketi ile Danimarka'nın sorunun çözülmesi için uğraştıklarını kaydeden Bareiss, "Günün sonunda bu problemlerin çözüleceğine inanıyorum. Diğer ülkelerin endişelerinin giderilmesi için bir çözüm bulunacaktır. Bizim için doğu Avrupa ülkelerinin de bu sürece katkıda bulunması çok önemli." diye konuştu.

Bareiss, Almanya'nın nükleer enerji ve kömür kullanımını durdurmasıyla kapasitesinin yüzde 75'ini kaybedeceğini anımsatarak, bu nedenle yeni, güvenli, temiz ve ucuz enerji tedarikinin kendileri için önemli olduğunu ve bu açıdan doğal gazın iyi bir seçenek olduğunu ve gelecek yıllarda bu alana ciddi yatırımlar yapılacağını sözlerine ekledi.


Muhabir Ebru Şengül
Redaktör Barış Sağlam
Yayınlayan Tamer Toğanaş

BERLİN (AA) - Almanya'da haklarında tutuklama kararı bulunan 467 Neonazi'nin arandığı bildirildi.

Federal Suç Dairesi'nin, Alman Haber Ajansı DPA'nın sorusuna verdiği cevapta, söz konusu aşırı sağcılar bulunamadığı için tutuklama emrinin infaz edilemediği ifade edildi.

467 kişi hakkında 600 tutuklama kararının bulunduğu; izini kaybettiren Neonazilerin şiddet eylemlerine kalkışabilecekleri belirtildi.

Söz konusu kişilerin 12'si hakkında aşırı sağ saiklerle gerçekleştirilen şiddet eylemleri, 98'i hakkında ise siyasi suçlar nedeniyle tutuklama emri bulunduğu bildirildi. Geri kalan tutuklama kararlarının ise dolandırıcılık, hırsızlık ve hakaret sebebiyle alındığı kaydedildi.

Almanya'da dört yıl önce aranan aşırı sağcı sayısının 253 olduğu, geçen yıl ise bu rakamın 467'ye ulaştığı bildirildi.

Federal Suç Dairesi'nin gelecek ay son 6 aya ait yeni verileri açıklanmasının beklendiği ifade edildi.


Muhabir Cüneyt Karadağ
Redaktör Barış Seçkin
Yayınlayan Ülkü P. Karakuş

BERLİN (AA) - Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) milletvekilleri ve Solingen teşkilatı, Notre Dame katedralinde çıkan yangın sonrası sosyal medya hesaplarında yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı içeren kışkırtıcı mesajlar paylaştı.

AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel, Twitterda, ''Paskalya haftasında Notre Dame yandı. Mart ayında Paris'in ikinci büyük kilisesi Saint-Sulpice yandı. Şubat ayında Fransa'da 47 saldırı gerçekleşti. Avrupa'daki Hristiyanlara karşı Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılık Gözlemevi de, saldırılarda gözle görülür artış olduğunu belirtiyor'' paylaşımını yaparak, yangını Müslümanların çıkarttığı imasında bulundu.

Fransız yetkililerin, yangının restorasyon çalışmaları sırasında çıktığını açıklamasına rağmen Weidel'in, Müslümanları hedef alan imalarının ardından "Fransa'da Katolik kiliseleri saygısızlığa uğruyor" başlıklı bir haberi paylaşması dikkati çekti.

AfD milletvekili Anton Friesen de sosyal medya hesabından, "Notre Dame yangını bir felakettir. Esas kötüsü dinimizi ve kültürümüzü İslam'a bırakmak olur. Notre Dame camisi, tahmin edebileceğinden daha hızlı bir şekilde gerçek olabilir.'' ifadelerini paylaştı.

AfD Solingen Teşkilatı'nın Twitter hesabından da ''Bunun arkasında İslamcı bir saldırı çıkarsa şaşırmamak gerekir. Hristiyanlığın geleneksel sembollerine karşı saldırılar gelecek yıllarda önemli ölçüde artacaktır ve nedenini hepimiz biliyoruz.'' paylaşımı yapıldı ancak bu paylaşım daha sonra silindi.

Paris Savcılığı, yangını kundaklama ya da terör bağlantılı bir eylemle ilişkilendirmediklerini duyurmuştu.

- 856 yıllık tarih yandı

Yangına teslim olan Notre Dame Katedrali, 850 yılı aşkın tarihiyle Hristiyanlığın bu ülkedeki sembolü olarak gösteriliyor. Temeli 1163'te dönemin papası tarafından atılan yapı, Seine Nehri'nin kıyısındaki Ille de la Cite Adası'nda bulunuyor.

Meryem Ana'ya ithafen isimlendirilen Gotik yapıdaki Notre Dame Katedrali, işlemeli camları, heykelcikleri ve kemerli payandasıyla en çok turist ağırlayan mekanlardan biri.

Her yıl yaklaşık 13 milyon kişinin ziyaret ettiği katedralde "Meryem Ana" heykelinin yanı sıra "Gül Pencereler", çeşitli sanat eserleri, dev çanlar, kalıntılar ve Orta Çağ'dan kalma mobilyalar bulunuyor.


Muhabir Cüneyt Karadağ
Redaktör Gamze Türkoğlu Oğuz
Yayınlayan İlknur Yurdakul

BERLİN (AA) - Alman sanatçı Jan Böhmermann'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret içeren şiiri hakkında yaptığı olumsuz değerlendirmeden dolayı Almanya Başbakanı Angela Merkel'e açtığı dava reddedildi.

Berlin İdari Mahkemesi, Böhermann'ın, Merkel'in söylediği sözleri geri alması için açtığı davayı, gereksiz bularak reddetti.

Böhmermann, Merkel'in, şiir hakkında sarf ettiği, "Şiir bilinçli olarak kırıcı bir metin" ifadelerini geri almasını istiyordu.

Alman İkinci Televizyonu'nda (ZDF) yayınlanan "Neo Magazin Royale" adlı komedi programında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret içeren şiirini okuyan Böhmermann hakkında Erdoğan da dava açmış, Hamburg Eyalet Mahkemesi de şiirin hakaret içerikli ve onur kırıcı olduğuna hükmederek bazı bölümlerini yasaklamıştı.

Şiir, Almanya ile Türkiye arasında diplomatik gerginliğe yol açmıştı.

 

Muhabir Cüneyt Karadağ
Redaktör Barış Seçkin
Yayınlayan İlknur Yurdakul

BERLİN (AA) - Almanya'da toplam servetin yüzde 55'inin yüzde 10'luk en zengin kesimin elinde toplandığı bildirildi.

Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), her üç yılda bir yaptığı Almanya’da özel servet dağılımına ilişkin 2017 yılı araştırma sonuçlarını yayınladı.

Buna göre, ülkede 2014 yılında 58 bin 764 avro olan "medyan hane net serveti" 2017 yılı itibarıyla yüzde 17 artarak 70 bin 800 avroya yükseldi.

Ülkede emlak fiyatlarındaki yükseliş, bu artışta önemli bir rol oynarken servetin son derece adaletsiz dağılımı da dikkati çekti.

Bankanın raporu, ülkedeki toplam servetin yüzde 55'inin yüzde 10'luk en zengin kesimin elinde toplanmış durumda olduğunu ortaya çıkardı. Bu oran 2014’te yüzde 60 olarak kayıtlara geçmişti.

Avrupa Merkez Bankasının düşük faiz politikası ve Alman ekonomisinin büyümeye devam etmesi, Alman halkının ortalama servetinin artmasını da sağladı. Almanya'da 2014 yılında 214 bin 500 avro olan hanehalkının ortalama net serveti (borçlar düştükten sonra) yüzde 8,5 artarak 2017'de 233 bin avroya ulaştı.

Bankanın çalışması 2017 yılında Alman hanehalkının yüzde 44'ünün kendi evinde oturduğunu da ortaya koydu.

Almanya
Muhabir Bahattin Gönültaş
Yayınlayan Cevat Kışlalı

BERLİN (AA) - Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı (İç İstihbarat Servisi) Başkanı Thomas Haldenwang, farklı aşırı sağcı grupların birbiriyle yoğun bir ağ kurduklarını gözlemlediklerini belirtti.

Haldenwang, Welt am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, son yıllardaki gelişmelerin aşırı sağcı oluşumlara daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini gösterdiğini ifade etti.

Aşırı sağ tehlikesine işaret eden Haldenwang, "Çeşitli aşırı sağcı grupların birbirleriyle yoğun bir ağ kurduklarını gözlemliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Haldenwang, aşırı sağcı çevreler ile mevcut siyasi gidişattan memnun olmayan popülist "protestocu vatandaşlar" arasındaki sınırın da giderek belirsizleştiğini kaydetti.

Terör örgütü DEAŞ konusunda da uyarılarda bulunan Haldenwang, örgütün Suriye ve Irak'ta yeraltında varlığına devam ettiğini belirterek "DEAŞ ile ilgili tehlikenin geçtiğini söyleyemeyiz. Hala saldırı planlandığına dair çok sayıda ipucumuz var. Almanya'da her zaman bir saldırı olabileceğini hesaba katmamız gerekiyor." dedi.

Aşırıcıların ve teröristlerin dikkat çekmeden birbiriyle nasıl iletişim kurabileceklerini iyi bildiğini vurgulayan Haldenwang, internet ile bu kişilerin iletişim imkanlarının çok arttığının, bundan dolayı yasaların modern iletişim dünyasına uyarlanması gerektiğinin altını çizdi.

 


Muhabir Erbil Başay Redaktör Meltem Bulur
Yayınlayan Şermin Coşkun

ANKARA (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, telefonla görüştüğü Almanya Başbakanı Angela Merkel'e, annesinin yaşamını yitirmesi dolayısıyla taziyede bulundu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan, Merkel'le bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek, annesinin yaşamını yitirmesi dolayısıyla taziyelerini iletti.

Görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki ilişkilerle ilgili görüş alışverişinde de bulunuldu.


Muhabir Yıldız Nevin Gündoğmuş
Redaktör Nevzat Demirkol
Yayınlayan Hüseyin Gazi Kaykı

BERLİN (AA) - Almanya’nın, Avusturya sınırında uyguladığı kontrolleri 6 ay daha uzatacağı bildirildi.

Alman Haber Ajansı’nın (DPA) İçişleri Bakanlığına dayandırdığı haberde, hala daha yüksek sayıda yasa dışı sınır geçişlerinin olduğu gerekçesiyle Almanya ile Avusturya arasındaki sınır kontrollerini 11 Kasım 2019 tarihine kadar uzatma kararının alındığı belirtildi.

Haberde, Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer'in Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans’a bir mektup yazarak sınır kontrollerinin uzatılmasına ilişkin bilgi verdiği ifade edildi.

Seehofer, Timmermans'a gönderdiği mektupta, 2018’in Kasım ayından 2019’un Şubat ayına kadar her ay yaklaşık 950 düzensiz sınır geçişinin tespit edildiğini belirtti.

Akdeniz’in doğusunda ve Balkan yolu üzerinde "göç potansiyelinin" arttığına işaret eden Seehofer, bundan dolayı Almanya’nın sınır kontrollerinden vazgeçemeyeceğini kaydetti.

Avrupa’da serbest dolaşımı öngören Schengen Bölgesi’nde yer alan Almanya ve Avusturya arasındaki sınırda, AB'de düzensiz göçmen krizinin patlak verdiği 2015'ten sonra kontroller başlatılmıştı.

Almanya son olarak geçen yılın sonbaharında Avusturya sınırındaki kontrolleri 11 Mayıs'a kadar uzatmıştı.


Muhabir Erbil Başay Redaktör Sultan Çoğalan
Yayınlayan Murat Aslan

BERLİN (AA) - Almanya'da ekonominin daha az dinamik ancak hala yükseliş eğilimde olduğu bildirildi.

Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, Alman ekonomisine yönelik aylık raporunu yayınladı. Buna göre, Alman ekonomisi karışık seyir göstermeye devam ediyor.

Bakanlığın raporunda, hizmet ve inşaat sektörünün iyi performans göstermeye devam ettiği belirtilerek, “Sanayi sektörü yavaşlayan küresel ekonomisi nedeniyle zayıf bir dönemden geçiyor." ifadesine yer verildi.

Hem küresel sanayi üretimi hem de küresel ticaretin geçen yılın sonunda düşüşe geçtiğinin hatırlatıldığı raporda, sanayi üretiminde düşüşün bu yılın ocak ayında devam ettiği kaydedildi.

Raporda, ocak ayında küresel ticarette hafif bir toparlanma olmasına rağmen geçen yılki seviyenin altında kaldığına vurgu yapılarak küresel İmalat Sanayi PMI’sinin bu yılın mart ayında haziran 2016’dan bu yana en düşük düzeyde gerçekleştiği hatırlatıldı.

Almanya’da mali politikaların desteklediği hane halkı gelirlerin arttığı, bunun da ülkede tüketim harcamalarını desteklediğinin aktarıldığı raporda, "İstihdam artmaya devam ederken işsizlik azalıyor. İstihdam oluşturmada ivme, vasıflı işçi açığının artması nedeniyle biraz yavaşlaması da ihtimal dahilinde.” değerlendirmesine yer verildi.

Öte yandan Der Spiegel dergisi, bugün yayınladığı bir haberde, Alman hükümetinin, küresel ticaret ihtilafları sonrasında yaşanan zayıf ihracat nedeniyle, ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 1'den 0,5'e düşüreceğini iddia etti. Alman hükümetinin büyümeye yönelik yeni tahminini çarşamba günü açıklaması bekleniyor.

Daha önce, Almanya'nın önde gelen beş ekonomik düşünce kuruluşu, ülkede bu yıla ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla büyüme tahminini, Brexit ve küresel politik risklerin artmasından dolayı düşürerek yüzde 1,9'dan 0,8’ye revize etmişti.

Alman hükümetine ekonomik danışmanlık yapan Ekonomi Bilirkişi Kurulu da (SVR), zayıflayan küresel ekonomik büyüme göz önüne alındığında, ticarette korumacı önlemlerin artarak karmaşıklaşmasının Almanya'yı resesyona itme potansiyeline sahip olduğu uyarısını yapmıştı.

Brexit belirsizliği, ABD-Çin ticaret ilişkileri, otomobil sektöründeki yavaşlama ve yumuşak küresel talep ihracata dayalı Alman ekonomisini etkilemeye devam ediyor.

 

Muhabir Bahattin Gönültaş
Yayınlayan Cevat Kışlalı