21 Eki 2019
BT Content Showcase - модуль joomla Книги

Berlin

Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzur getirmek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) başlatılan Barış Pınarı Harekatı'nın başlangıcından bu yana Almanya'da, Türklere yönelik 17 saldırı gerçekleştirildi ve bu saldırılarda 15 kişi yaralandı.

Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın, Berlin'de görev yapan Türk gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Terör örgütü yandaşlarının şiddet eylemlerini kınadıklarını belirten Aydın, Alman güvenlik makamlarından Türk kurum ve iş yerlerinin güvenliğinin sağlanmasını istediklerini söyledi.

Aydın, bu çerçevede Almanya Dışişleri Bakanlığına bir nota ilettiklerini vurgulayarak, "Hem temsilciliklerimizin hem de Türk toplumunun ve kuruluşlarının korunması yönünde tedbirin alınmasını talep ettik." diye konuştu.

Terör yanlısı yayın organları ve terör yanlıların kullandığı sosyal medya hesaplarında, Türklerin ve iş yerlerinin hedef gösterildiğine dikkati çeken Aydın, "Beklentimiz, federal ve eyalet güvenlik makamlarının toplumun huzuru, barışı için daha fazla tedbir almalarıdır." dedi.

"Şiddet eylemine karışanlar, yargı karşısına çıkarılmalıdır"

Aydın, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer'in, Almanya'daki Türklerin güvenliği konusunda telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini aktararak, gelecek günlerde bakan yardımcıları nezdinde bir görüşme daha öngörüldüğünü kaydetti.

Terör örgütü yandaşlarının şu ana kadar 100 kadar gösteri düzenlediklerini belirten Aydın, Alman makamlarından temel beklentilerinin bu tedbirlerin alınmasının yanında, şiddet eylemine karışan faillerin yakalanıp yargı karşısına çıkarılmaları olduğunu vurguladı.

Aydın, Alman makamlarından bu gösterilerde PKK/YPG terör örgütüne ait yasaklı sembollerin kullanılmasına izin verilmemesini de talep ettiklerini bildirdi.

Almanya'daki saldırılara karşın Türk toplumunun serin kanlılığını muhafaza ettiğinin altını çizen Aydın, "Türk toplumu, bu saldırılara karşı kışkırtmalara gelmemiştir. Toplumumuzun bu vakur tutumunu sürdüreceğine inanıyorum. Ancak şiddet ve saldırı olayına maruz kalanlar, süratle ilgili emniyet birimlerine bildirmelerini rica ediyorum." ifadelerini kullandı.

Alman basınında, "manipülasyon" ve "propaganda" kampanyası

Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Aydın, harekat başlangıcından bu yana Alman medyasının tutumunu manidar bulduğuna da işaret ederek, şunları kaydetti:

"Harekat ile Almanya'da basında çok sayıda yalan haber, manipülasyon hatta propaganda kampanyasıyla karşı karşıyayız. Bu hem buradaki insanlarımızın duygularını derinden yaralamakta hem de dostluk ve müttefiklik ilişkisi içinde bulunduğumuz Almanya'ya güvenin sarsılmasına yol açmaktadır. Tek yanlı haber ve yorumların yanında, Alman siyasetçilerin harekatla ilgili yaptıkları açıklamaları kabul etmiyor, reddediyoruz."

Türkiye'nin Almanya ile aynı askeri ittifak içinde bulunduğunu ve Almanya ile tarihi derinliklere sahip ilişkisinin olduğuna dikkati çeken Aydın, bu ilişkilerin önemli unsurlarının görmezden gelindiğini ve bunu üzüntüyle gördüklerini söyledi.

Aydın, başlatılan harekatın gerekçelerinin Alman kamuoyu ve siyasetçileri tarafından daha iyi anlaşılmasını ve değerlendirilmesini, bu konuda daha fazla destek ve anlayış beklediklerini belirtti.

Almanya'nın, Türkiye'ye silah ihracatında kısıtlamalara gitmesinin ve Avrupa Birliği (AB) çerçevesinde birtakım yaptırım kararına katılmasını üzüntüyle ve hayal kırıklığıyla karşıladığını ifade eden Aydın, "Bu tür adımların ülkemizin başlattığı harekat üzerinde hiçbir etkisi olmayacağını vurgulamak isterim." dedi.

Türkiye'de tekvando sporu ile uğraşırken 1987'de gittiği Almanya'da iş kuran Hasan Babur, bugün ülkenin "en istikrarlı" döner fabrikatörü olarak üretimini sürdürüyor.
Hasan Babur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tekvando sporunda ilerlemek amacıyla 1987'de Almanya'ya geldiğini ancak kaderin kendisini iş insanı yaptığını söyledi. Döner alanında çalıştıktan sonra 1990'da kendi şirketini kurduğunu ve üretime başladığını anlatan Babur, "Avrupa'da Almanya hariç Hollanda, Polonya, Çekya, Belçika ve İsveç'e üretim yapmaktayım. 70 çalışanım var." diye konuştu.
Babur, dönerin Avrupa'da büyük bir sektör olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "300 binden fazla kişiye istihdam sağlayan sektör, 5 milyardan fazla ciro yapıyor. Bu sektörde uluslararası gıda şirketlerinin gözü var. Fakat biz kalitemizi yükselterek bu sektördeki üstünlüğümüzü kaptırmayacağız. Bu nedenle Avrupa'nın en modern tesisini kurduk. Avrupa'nın en modern tesislerine sahibiz. Amacımız, sürekli gelişerek kaliteli ve sağlıklı ürün üretmeye devam etmek." 

"Gençlerimiz, bizlerin başarısını daha yukarılara taşıyacaklardır"

Hasan Babur, Avrupa'daki Türkiye kökenli iş insanlarının başarısına ilişkin, "Almanya'da 1980'den sonra iş yapabilme hakkına kavuşmuşuz. Şu anda bir iş yapma ekosistemi oluşmuş durumda. Gençlerimiz daha girişimci ve atılgan. Bizlerin başarısını daha yukarılara taşıyacaklardır. Eskiden Türkler genelde gıda sektöründe iş yapıyordu. Bugün ise otomobilden inşaata, biyoteknolojiye kadar her sektörde..." ifadelerini kullandı.

Bir iş insanı olarak devamlı yatırım fırsatlarını kolladığını, buna Türkiye'nin de dahil olduğunu belirten Babur, gençlere tavsiyelerde bulunurken, "Bulundukları ülkenin kanunlarını öğrensinler, mutlaka yüksek öğrenimlerini tamamlasınlar." dedi.

Almanya İkinci Futbol Ligi takımlarından St. Pauli'de forma giyen Türk futbolcu Enver Cenk Şahin, Barış Pınarı Harekatı'na destek verdiği paylaşımdan sonra kadro dışı bırakıldı.

St. Pauli Kulübünden yapılan açıklamada, Türk Ordusunun Suriye’deki harekatına ilişkin Enver Cenk Şahin'in Instagram hesabından yaptığı paylaşımla ilgili iç değerlendirmenin tamamlandığı belirtilerek, kulübün yetkileriyle ve futbolcuyla yapılan görüşmelerden sonra Cenk Şahin’in antrenmanda yer almayacağı ve maçlarda oynamayacağı belirtildi.

Açıklamada, bu kararın alınma gerekçesiyle ilgili olarak, özellikle kulübün değerlerine aykırı davranışın olması ve oyuncunun korunması gösterildi.

Futbolcuyla yapılan sözleşmenin geçerliliğinin sürdüğü ifade edilen açıklamada, tüm tarafları korumak için St. Pauli kulübünün Enver Cenk Şahin'e başka takımda antrenman yapma ve takım aramasına izin verildiği kaydedildi.

Enver Cenk Şahin, Instagram hesabından cuma günü, "Kahraman Mehmetçiğimizin ve ordumuzun yanındayız. Dualarımız sizinle." şeklinde bir paylaşımda bulunarak Barış Pınarı Harekatına desteğini bildirmişti.

Bakan Kasapoğlu'ndan Enver Cenk Şahin'e destek

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Barış Pınarı Harekatı'na destek veren mesajından sonra Almanya İkinci Futbol Ligi ekibi St. Pauli'de kadro dışı bırakılan Türk futbolcu Enver Cenk Şahin'e destek verdi. 

Türkiye'nin, Fransa ile oynayacağı karşılaşma için Fransa'da olan Bakan Kasapoğlu, Enver Cenk'i telefonla arayarak milli duruşundan dolayı tebrik etti.

Sosyal medya hesaplarından da tepki gösteren Bakan Kasapoğlu, Twitter hesabından, "St. Pauli forması giyen Enver Cenk Şahin'in #BarışPınarıHarekatı'na destek veren paylaşımı sonrası karşı karşıya kaldığı tutumu kınıyorum. Futbolcumuzu arayarak milli duruşundan dolayı tebrik ettim ve Türkiye Cumhuriyeti olarak arkasında olduğumuzu bir kez daha ifade ettim." mesajını paylaştı.

Milli maç sonrası Türkiye’ye dönecek olan Bakan Kasapoğlu, Enver Cenk Şahin'i yarın makamında da kabul edeceğini belirtti. 

Medipol Başakşehir'den Enver Cenk Şahin'e destek

Süper Lig ekiplerinden Medipol Başakşehir, Barış Pınarı Harekatı'na destek veren mesajından sonra Almanya İkinci Futbol Ligi ekibi St. Pauli'de kadro dışı bırakılan Türk futbolcu Enver Cenk Şahin'e sahip çıktı. 

Turuncu-lacivertli kulübün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, eski futbolcusu için, Türk Bayrağı ile " #ComeBackHome (Evine geri dön) #EnverCenkŞahin" mesajı paylaşıldı. 

Eski adı İstanbul Büyükşehir Belediyespor olan Medipol Başakşehir'de 2010 yılında profesyonel kariyerine başlayan Enver Cenk Şahin, 2016-2017 sezonu başında İstanbul ekibinden, St. Pauli'ye transfer olmuştu. 

Aytemiz Alanyaspor'dan Enver Cenk Şahin için mesaj

Süper Lig ekiplerinden Aytemiz Alanyaspor, Barış Pınarı Harekatı'na destek veren mesajından sonra Almanya İkinci Futbol Ligi ekibi St. Pauli'de kadro dışı bırakılan Türk futbolcu Enver Cenk Şahin'e sahip çıktı. 

Turuncu-yeşillilerin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Enver Cenk Şahin'in milli formalı fotoğrafına ve Alanyaspor Kulübü Başkanı Hasan Çavuşoğlu'nun açıklamasına yer verildi.

 

"Enver Cenk Şahin'in yanındayız"

Başkanımız Hasan Çavuşoğlu, Barış Pınarı Harekatı'na verdiği destek sonrası, kulübü St. Pauli tarafından kadro dışı bırakılan Enver Cenk Şahin'in yalnız olmadığını belirterek, "Oyuncumuzun yanındayız ve destekçisiyiz" dedi.

View image on Twitter
 
245 people are talking about this
 
 

Paylaşımda "Enver Cenk Şahin'in yanındayız. Başkanımız Hasan Çavuşoğlu, Barış Pınarı Harekatı'na verdiği destek sonrası kulübü St. Pauli tarafından kadro dışı bırakılan Enver Cenk Şahin'in yalnız olmadığını belirterek 'Oyuncumuzun yanındayız ve destekçisiyiz' dedi." ifadelerine yer verildi.

Barış Pınarı Harekatı'na desteği Almanya'da rahatsızlık uyandıran Enver Cenk Şahin'e daha önce Türkiye'deki farklı kulüpler de desteklerini açıklamış ve futbolcuyu takımlarında forma giymeye davet etmişti.

Terör örgütü YPG/PKK yandaşları, Almanya'nın Villingen-Schweningen kentinde Türk işçilerin bulunduğu derneğe ve Nürnberg'de Türk marketine saldırdı. Saldırılarda 3 Türk vatandaşı yaralandı. Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla yürütülen Barış Pınarı Harekatı'nı protesto etmek için Villingen Türk İşçileri Derneğinin bulunduğu caddede yürüyüş yapan terör örgütü yandaşları, lokalin önünde duran ve protestoculara tepki gösteren iki kişiye saldırdı. Polis, derneği kordon altına alarak terör örgütü yandaşlarının saldırılarından korumaya çalıştı. Saldırının sosyal medyada paylaşılan görüntülerinde ise polisin yetersiz kaldığı ve dernekte bulunanların destek talebine ''işimi bana öğretme'' karşılığının verildiği görülüyor. Villingen Türk İşçileri Derneği Başkanı Ziya Karakuşçu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Bu saldırılardan yılmadık, yılmayacağız da. Burada dik duracağız. Devletimizin ilgili tüm yetkilileri aradı. Gücümüze güç kattılar, moralimiz şu an iyi.'' dedi. Nürnberg'de markete saldırı Terör örgütü yandaşları Nürnberg'de de bir Türk'e ait markete saldırdı. Saldırı nedeniyle bir kişinin yaralandığı ifade edildi. Türkiye'nin Nürnberg Başkonsolosu Serdar Deniz, saldırının ardından markete gelerek iş yeri sahibine geçmiş olsun dileğinde bulundu. Deniz'in Alman polisiyle irtibata geçerek izahat istediği öğrenildi.

Berlin

Almanya'da camilere, parti ve medya merkezlerine gönderilen ırkçı tehdit mektupları nedeniyle polis 4 eyalette operasyon gerçekleştirdi.

Bavyera İçişleri Bakanı Joachim Herrmann, operasyon kapsamında sabahın erken saatlerinde Bavyera, Baden Württemberg, Saksonya-Anhalt ve Thüringen eyaletlerinde düzenlenen baskınlarda 6 kişinin gözaltına alındığı ardından serbest bırakıldığı bilgisini paylaştı.

Yaklaşık 120 polisin katıldığı baskınlarda ele geçirilen bazı materyaller, incelenmek üzere emniyete götürüldü.

Aşırı sağcılar tarafından temmuzdan bu yana Almanya'nın farklı yerlerindeki cami, parti ve medya merkezlerine 23 tehdit mektubu gönderildi.

Gönderilen tehdit mektuplarındaki imzalar, Almanya'da ırkçı örgütler olarak bilinen "Volksfront", "Combat 18" ve "Blood and Honour" imzası taşıyordu.

Brüksel

Volkswagen (VW) Denetim Kurulu, Almanya'daki savcılık suçlamasına rağmen şirketin üst düzey yöneticilerinin görevlerini sürdürmeleri kararını aldı.

Almanya'da dün Braunschweig Başsavcılığı'nın Volkswagen'in üst düzey yöneticilerini emisyon skandalında piyasayı manipüle etmekle suçlaması üzerine şirketin denetim kurulu olağanüstü toplantı gerçekleştirdi.

Toplantının ardından Volkswagen'den yapılan açıklamada, "Denetim Kurulu, oy birliğiyle Volkswagen AG'nin Yönetim Kurulu Başkanı Herbert Diess ve Denetim Kurulu Başkanı Hans Dieter Pötsch'ün görevde kalmasına karar verdi." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, Denetim Kurulu'nun emisyon skandalı sürecinde sermaye piyasasının bilinçli olarak bilgilendirilmediği görüşünü taşımadığı belirtildi.

Almanya'da Braunschweig Başsavcılığı dün, egzoz değerlerinin manipülasyonu ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Volkswagen CEO'su Diess'i, Pötsch'ü ve eski CEO Martin Winterkorn'u piyasayı manipüle etmekle suçlamıştı.

Savcılık, söz konusu yöneticilerin emisyon skandalının finansal etkileri konusunda yatırımcıları hızlı biçimde bilgilendirmediğini iddia etmişti.

ABD Çevre Koruma Ajansı 2015 yılının eylül ayında Volkswagen'in emisyon testlerini manipüle ettiğini ve şirketin dizel araçlarının normal seviyenin üzerinde çevreyi kirlettiğini duyurmuştu.

Dünya genelinde yaklaşık 11 milyon dizel motorlu aracın emisyon testlerinde yanıltıcı yazılım kullanıldığını kabul eden Volkswagen, ABD'deki mahkemece yüksek miktarda para cezasına çarptırılmış, milyonlarca aracını geri çağırmak zorunda kalmıştı.

Bununla ilgili Almanya'da Braunschweig Savcılığı da şirket ve çok sayıda çalışan hakkında soruşturma başlatmıştı.

Berlin,Köln

Almanya'nın 2060 yılına kadar her yıl en az 260 bin kalifiye iş gücüne ihtiyacı olduğu ortaya çıktı.

Alman Bertelsmann Vakfı’nın yaptığı araştırma, gittikçe yaşlanan Alman toplumunda kalifiye iş gücü açığının yalnızca Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden gelecek kişilerle kapanmayacağını gösterdi.

Araştırmaya göre her yıl 114 bin kişilik kalifiye iş gücü açığının AB ülkelerinden, 146 binlik kısmının ise AB üyesi olmayan ülkelerden karşılanması gerekiyor.

Nitelikli iş gücü açığı artıyor

Almanya ekonomisindeki büyüme ve nüfusundaki yaşlanma nitelikli iş gücü açığını her geçen gün artırıyor.

Federal Çalışma Bakanlığı raporlarına göre, ülkede şu an 1 milyon 250 binden fazla iş gücü açığı mevcut. Alman Ekonomi Enstitüsü, kalifiye eleman açığından dolayı Alman ekonomisinin yılda yaklaşık 30 milyar avro kayba uğradığını belirtti.

Uzmanlar, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda Almanya’daki 20 ile 64 yaş arası çalışan sayısının 2030 yılı itibarıyla 3,9 milyon düşerek 45,9 milyona ineceğini hesaplıyor. 2060 yılında ise çalışan sayısının 10,2 milyon kişi azalacağı belirtiliyor.

Yine uzmanlara göre, Almanya'nın yaşlı bakım sektörü, düşük ücretler, fazla iş yükü, çalışanlara ve hastalara kötü muamele haberleri nedeniyle birçok Alman tarafından çalışmak için cazip bir sektör olarak görülmüyor. Kalifiye eleman açığıyla birlikte sektör işgücü açığını yabancı işçilerle gidermek zorunda kalıyor.

Almanya Sağlık Bakanlığına göre, şu anda bakım merkezlerinde ve hastanelerde 50 bin ve 80 bin arası iş gücü açığı mevcut. Bakanlık, ülkede bakıma ihtiyaç duyan insan sayısının önümüzdeki yıllarda çarpıcı bir şekilde artmasını bekliyor.

"İş yükü ağır, çalışma saatleri yoğun"

Almanya'nın Köln kentinde sosyal hizmetlere bağlı bir yaşlı bakım evinde çalışan ve göçmen kökenli yaşlılar için çeşitli projeler yürüten Fatma Dik-Thiel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gerek hasta bakımı gerekse huzur evlerinde yeterli bakıcı olmamasından dolayı bazı aksaklıkların yaşandığını söyledi.

Dik-Thiel, "Her yıl artan hasta bakıcı açığı sistemin olması gerektiği gibi yürümediğini gösteriyor. Ayrıca iş yükünün ağır olduğunu, çalışma saatlerinin yoğunluğundan dolayı ruhsal ve bedensel yönden yorucu bir meslek. Bu yoğun iş yüküne oranla aldıkları maaşlar da insanları tatmin etmiyor." dedi.

Almanya'daki bakım evlerinin en büyük sorununun personel bulamamak olduğunu ifade eden Dik-Thiel, "Almanya'ya göçmen olarak gelen birinci nesil artık yaşlı ve bir kısmı bakım evlerinde yaşıyor. Türkiye'de diplomalı bakıcı, hemşire, uzman ve teknikerler var, onlar getirilip burada istihdam edilebilir. Çünkü yaşlılar kendi dilini konuşan ve kültürünü tanıyan insanlar tarafından bakılmayı istiyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Şu anki şartlarda bu mesleklerin insanlara artık cazip gelmediğini vurgulayan Dik-Thiel, "Her geçen gün bu sektörde çalışan insanların ve bakım evlerinin yükü artıyor. Dışarıdan getirilecek uzmanlar bu yükü azaltacaktır ama bence Almanya'da yaşayan gençleri bu işe dahil etmek, meslek şartlarını iyileştirip bu alana yönlendirmeleri gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Almanya'da bakıma muhtaç kişi sayısı 2017’de 3,3 milyon iken, bu sayının 2030’da 4 milyona ve 2050’de ise 5,3 milyona çıkması öngörülüyor

Berlin

Alman Haber Ajansının (DPA) bir hükümet sözcüsüne dayandırdığı haberde, Almanya hükümetinin Suudi Arabistan’a uyguladığı silah ihracatını durdurma kararını 31 Mart 2020 tarihine kadar 6 ay daha uzattığı ifade edildi.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti nedeniyle geçen kasımda Suudi Arabistan'a silah ihracatını askıya alan Alman hükümeti, bu kararı en son 31 Mart'ta 30 Eylül’e kadar uzatmıştı.

Öte yandan iktidarda bulunan Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında yapılan koalisyon protokolünde "Yemen'deki savaşta taraf olanlara silah satışı yapılamaz." maddesi yer alıyor.

Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn, ülkede sağlık sektöründe halihazırda 80 bin bakıcı personel açığı olduğunu 2030'a kadar bu rakamın 200 bini bulacağını söyledi.

Sağlık Bakanı Spahn, konuya ilişkin görüşmelerde bulunmak üzere gittiği Meksika'da ilgili kurumlarla iyi niyet anlaşması imzaladı.

ZDF kanalına açıklamalarda bulunan Spahn, yurt dışından bakıcı personel ihtiyacının hiç olmadığı kadar büyük olduğuna dikkati çekerek, ''Yurt dışından bakıcı personel gelmeden bu işi çözülemez. Halihazırda 80 bin açığımız var. Bremen Üniversitesinin yaptığı araştırmaya göre bu eksik her yıl on binlerce artarak devam ediyor. 2030 yılına kadar bakım hizmeti sunacak 200 bin sağlık personeline ihtiyacımız olacak." diye konuştu.

Almanya'nın dünyanın ikinci yaşlı ülkesi olduğuna vurgu yapan Spahn, özellikle nüfusu genç ülkelerle iş birliği yapmak istediklerini bildirdi.

Bakıcı personel açığının Meksika ve Filipinler gibi genç nüfuslu ülkelerden gelecek iş gücüyle karşılanacağı tahmin ediliyor.

 

Berlin

Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzur getirmek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) başlatılan Barış Pınarı Harekatı'nın başlangıcından bu yana Almanya'da, Türklere yönelik 17 saldırı gerçekleştirildi ve bu saldırılarda 15 kişi yaralandı.

Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın, Berlin'de görev yapan Türk gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Terör örgütü yandaşlarının şiddet eylemlerini kınadıklarını belirten Aydın, Alman güvenlik makamlarından Türk kurum ve iş yerlerinin güvenliğinin sağlanmasını istediklerini söyledi.

Aydın, bu çerçevede Almanya Dışişleri Bakanlığına bir nota ilettiklerini vurgulayarak, "Hem temsilciliklerimizin hem de Türk toplumunun ve kuruluşlarının korunması yönünde tedbirin alınmasını talep ettik." diye konuştu.

Terör yanlısı yayın organları ve terör yanlıların kullandığı sosyal medya hesaplarında, Türklerin ve iş yerlerinin hedef gösterildiğine dikkati çeken Aydın, "Beklentimiz, federal ve eyalet güvenlik makamlarının toplumun huzuru, barışı için daha fazla tedbir almalarıdır." dedi.

"Şiddet eylemine karışanlar, yargı karşısına çıkarılmalıdır"

Aydın, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer'in, Almanya'daki Türklerin güvenliği konusunda telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini aktararak, gelecek günlerde bakan yardımcıları nezdinde bir görüşme daha öngörüldüğünü kaydetti.

Terör örgütü yandaşlarının şu ana kadar 100 kadar gösteri düzenlediklerini belirten Aydın, Alman makamlarından temel beklentilerinin bu tedbirlerin alınmasının yanında, şiddet eylemine karışan faillerin yakalanıp yargı karşısına çıkarılmaları olduğunu vurguladı.

Aydın, Alman makamlarından bu gösterilerde PKK/YPG terör örgütüne ait yasaklı sembollerin kullanılmasına izin verilmemesini de talep ettiklerini bildirdi.

Almanya'daki saldırılara karşın Türk toplumunun serin kanlılığını muhafaza ettiğinin altını çizen Aydın, "Türk toplumu, bu saldırılara karşı kışkırtmalara gelmemiştir. Toplumumuzun bu vakur tutumunu sürdüreceğine inanıyorum. Ancak şiddet ve saldırı olayına maruz kalanlar, süratle ilgili emniyet birimlerine bildirmelerini rica ediyorum." ifadelerini kullandı.

Alman basınında, "manipülasyon" ve "propaganda" kampanyası

Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Aydın, harekat başlangıcından bu yana Alman medyasının tutumunu manidar bulduğuna da işaret ederek, şunları kaydetti:

"Harekat ile Almanya'da basında çok sayıda yalan haber, manipülasyon hatta propaganda kampanyasıyla karşı karşıyayız. Bu hem buradaki insanlarımızın duygularını derinden yaralamakta hem de dostluk ve müttefiklik ilişkisi içinde bulunduğumuz Almanya'ya güvenin sarsılmasına yol açmaktadır. Tek yanlı haber ve yorumların yanında, Alman siyasetçilerin harekatla ilgili yaptıkları açıklamaları kabul etmiyor, reddediyoruz."

Türkiye'nin Almanya ile aynı askeri ittifak içinde bulunduğunu ve Almanya ile tarihi derinliklere sahip ilişkisinin olduğuna dikkati çeken Aydın, bu ilişkilerin önemli unsurlarının görmezden gelindiğini ve bunu üzüntüyle gördüklerini söyledi.

Aydın, başlatılan harekatın gerekçelerinin Alman kamuoyu ve siyasetçileri tarafından daha iyi anlaşılmasını ve değerlendirilmesini, bu konuda daha fazla destek ve anlayış beklediklerini belirtti.

Almanya'nın, Türkiye'ye silah ihracatında kısıtlamalara gitmesinin ve Avrupa Birliği (AB) çerçevesinde birtakım yaptırım kararına katılmasını üzüntüyle ve hayal kırıklığıyla karşıladığını ifade eden Aydın, "Bu tür adımların ülkemizin başlattığı harekat üzerinde hiçbir etkisi olmayacağını vurgulamak isterim." dedi.

Türkiye'de tekvando sporu ile uğraşırken 1987'de gittiği Almanya'da iş kuran Hasan Babur, bugün ülkenin "en istikrarlı" döner fabrikatörü olarak üretimini sürdürüyor.
Hasan Babur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tekvando sporunda ilerlemek amacıyla 1987'de Almanya'ya geldiğini ancak kaderin kendisini iş insanı yaptığını söyledi. Döner alanında çalıştıktan sonra 1990'da kendi şirketini kurduğunu ve üretime başladığını anlatan Babur, "Avrupa'da Almanya hariç Hollanda, Polonya, Çekya, Belçika ve İsveç'e üretim yapmaktayım. 70 çalışanım var." diye konuştu.
Babur, dönerin Avrupa'da büyük bir sektör olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "300 binden fazla kişiye istihdam sağlayan sektör, 5 milyardan fazla ciro yapıyor. Bu sektörde uluslararası gıda şirketlerinin gözü var. Fakat biz kalitemizi yükselterek bu sektördeki üstünlüğümüzü kaptırmayacağız. Bu nedenle Avrupa'nın en modern tesisini kurduk. Avrupa'nın en modern tesislerine sahibiz. Amacımız, sürekli gelişerek kaliteli ve sağlıklı ürün üretmeye devam etmek." 

"Gençlerimiz, bizlerin başarısını daha yukarılara taşıyacaklardır"

Hasan Babur, Avrupa'daki Türkiye kökenli iş insanlarının başarısına ilişkin, "Almanya'da 1980'den sonra iş yapabilme hakkına kavuşmuşuz. Şu anda bir iş yapma ekosistemi oluşmuş durumda. Gençlerimiz daha girişimci ve atılgan. Bizlerin başarısını daha yukarılara taşıyacaklardır. Eskiden Türkler genelde gıda sektöründe iş yapıyordu. Bugün ise otomobilden inşaata, biyoteknolojiye kadar her sektörde..." ifadelerini kullandı.

Bir iş insanı olarak devamlı yatırım fırsatlarını kolladığını, buna Türkiye'nin de dahil olduğunu belirten Babur, gençlere tavsiyelerde bulunurken, "Bulundukları ülkenin kanunlarını öğrensinler, mutlaka yüksek öğrenimlerini tamamlasınlar." dedi.

Almanya İkinci Futbol Ligi takımlarından St. Pauli'de forma giyen Türk futbolcu Enver Cenk Şahin, Barış Pınarı Harekatı'na destek verdiği paylaşımdan sonra kadro dışı bırakıldı.

St. Pauli Kulübünden yapılan açıklamada, Türk Ordusunun Suriye’deki harekatına ilişkin Enver Cenk Şahin'in Instagram hesabından yaptığı paylaşımla ilgili iç değerlendirmenin tamamlandığı belirtilerek, kulübün yetkileriyle ve futbolcuyla yapılan görüşmelerden sonra Cenk Şahin’in antrenmanda yer almayacağı ve maçlarda oynamayacağı belirtildi.

Açıklamada, bu kararın alınma gerekçesiyle ilgili olarak, özellikle kulübün değerlerine aykırı davranışın olması ve oyuncunun korunması gösterildi.

Futbolcuyla yapılan sözleşmenin geçerliliğinin sürdüğü ifade edilen açıklamada, tüm tarafları korumak için St. Pauli kulübünün Enver Cenk Şahin'e başka takımda antrenman yapma ve takım aramasına izin verildiği kaydedildi.

Enver Cenk Şahin, Instagram hesabından cuma günü, "Kahraman Mehmetçiğimizin ve ordumuzun yanındayız. Dualarımız sizinle." şeklinde bir paylaşımda bulunarak Barış Pınarı Harekatına desteğini bildirmişti.

Bakan Kasapoğlu'ndan Enver Cenk Şahin'e destek

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Barış Pınarı Harekatı'na destek veren mesajından sonra Almanya İkinci Futbol Ligi ekibi St. Pauli'de kadro dışı bırakılan Türk futbolcu Enver Cenk Şahin'e destek verdi. 

Türkiye'nin, Fransa ile oynayacağı karşılaşma için Fransa'da olan Bakan Kasapoğlu, Enver Cenk'i telefonla arayarak milli duruşundan dolayı tebrik etti.

Sosyal medya hesaplarından da tepki gösteren Bakan Kasapoğlu, Twitter hesabından, "St. Pauli forması giyen Enver Cenk Şahin'in #BarışPınarıHarekatı'na destek veren paylaşımı sonrası karşı karşıya kaldığı tutumu kınıyorum. Futbolcumuzu arayarak milli duruşundan dolayı tebrik ettim ve Türkiye Cumhuriyeti olarak arkasında olduğumuzu bir kez daha ifade ettim." mesajını paylaştı.

Milli maç sonrası Türkiye’ye dönecek olan Bakan Kasapoğlu, Enver Cenk Şahin'i yarın makamında da kabul edeceğini belirtti. 

Medipol Başakşehir'den Enver Cenk Şahin'e destek

Süper Lig ekiplerinden Medipol Başakşehir, Barış Pınarı Harekatı'na destek veren mesajından sonra Almanya İkinci Futbol Ligi ekibi St. Pauli'de kadro dışı bırakılan Türk futbolcu Enver Cenk Şahin'e sahip çıktı. 

Turuncu-lacivertli kulübün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, eski futbolcusu için, Türk Bayrağı ile " #ComeBackHome (Evine geri dön) #EnverCenkŞahin" mesajı paylaşıldı. 

Eski adı İstanbul Büyükşehir Belediyespor olan Medipol Başakşehir'de 2010 yılında profesyonel kariyerine başlayan Enver Cenk Şahin, 2016-2017 sezonu başında İstanbul ekibinden, St. Pauli'ye transfer olmuştu. 

Aytemiz Alanyaspor'dan Enver Cenk Şahin için mesaj

Süper Lig ekiplerinden Aytemiz Alanyaspor, Barış Pınarı Harekatı'na destek veren mesajından sonra Almanya İkinci Futbol Ligi ekibi St. Pauli'de kadro dışı bırakılan Türk futbolcu Enver Cenk Şahin'e sahip çıktı. 

Turuncu-yeşillilerin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Enver Cenk Şahin'in milli formalı fotoğrafına ve Alanyaspor Kulübü Başkanı Hasan Çavuşoğlu'nun açıklamasına yer verildi.

 

"Enver Cenk Şahin'in yanındayız"

Başkanımız Hasan Çavuşoğlu, Barış Pınarı Harekatı'na verdiği destek sonrası, kulübü St. Pauli tarafından kadro dışı bırakılan Enver Cenk Şahin'in yalnız olmadığını belirterek, "Oyuncumuzun yanındayız ve destekçisiyiz" dedi.

View image on Twitter
 
245 people are talking about this
 
 

Paylaşımda "Enver Cenk Şahin'in yanındayız. Başkanımız Hasan Çavuşoğlu, Barış Pınarı Harekatı'na verdiği destek sonrası kulübü St. Pauli tarafından kadro dışı bırakılan Enver Cenk Şahin'in yalnız olmadığını belirterek 'Oyuncumuzun yanındayız ve destekçisiyiz' dedi." ifadelerine yer verildi.

Barış Pınarı Harekatı'na desteği Almanya'da rahatsızlık uyandıran Enver Cenk Şahin'e daha önce Türkiye'deki farklı kulüpler de desteklerini açıklamış ve futbolcuyu takımlarında forma giymeye davet etmişti.

Terör örgütü YPG/PKK yandaşları, Almanya'nın Villingen-Schweningen kentinde Türk işçilerin bulunduğu derneğe ve Nürnberg'de Türk marketine saldırdı. Saldırılarda 3 Türk vatandaşı yaralandı. Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla yürütülen Barış Pınarı Harekatı'nı protesto etmek için Villingen Türk İşçileri Derneğinin bulunduğu caddede yürüyüş yapan terör örgütü yandaşları, lokalin önünde duran ve protestoculara tepki gösteren iki kişiye saldırdı. Polis, derneği kordon altına alarak terör örgütü yandaşlarının saldırılarından korumaya çalıştı. Saldırının sosyal medyada paylaşılan görüntülerinde ise polisin yetersiz kaldığı ve dernekte bulunanların destek talebine ''işimi bana öğretme'' karşılığının verildiği görülüyor. Villingen Türk İşçileri Derneği Başkanı Ziya Karakuşçu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Bu saldırılardan yılmadık, yılmayacağız da. Burada dik duracağız. Devletimizin ilgili tüm yetkilileri aradı. Gücümüze güç kattılar, moralimiz şu an iyi.'' dedi. Nürnberg'de markete saldırı Terör örgütü yandaşları Nürnberg'de de bir Türk'e ait markete saldırdı. Saldırı nedeniyle bir kişinin yaralandığı ifade edildi. Türkiye'nin Nürnberg Başkonsolosu Serdar Deniz, saldırının ardından markete gelerek iş yeri sahibine geçmiş olsun dileğinde bulundu. Deniz'in Alman polisiyle irtibata geçerek izahat istediği öğrenildi.

Berlin

Almanya'da camilere, parti ve medya merkezlerine gönderilen ırkçı tehdit mektupları nedeniyle polis 4 eyalette operasyon gerçekleştirdi.

Bavyera İçişleri Bakanı Joachim Herrmann, operasyon kapsamında sabahın erken saatlerinde Bavyera, Baden Württemberg, Saksonya-Anhalt ve Thüringen eyaletlerinde düzenlenen baskınlarda 6 kişinin gözaltına alındığı ardından serbest bırakıldığı bilgisini paylaştı.

Yaklaşık 120 polisin katıldığı baskınlarda ele geçirilen bazı materyaller, incelenmek üzere emniyete götürüldü.

Aşırı sağcılar tarafından temmuzdan bu yana Almanya'nın farklı yerlerindeki cami, parti ve medya merkezlerine 23 tehdit mektubu gönderildi.

Gönderilen tehdit mektuplarındaki imzalar, Almanya'da ırkçı örgütler olarak bilinen "Volksfront", "Combat 18" ve "Blood and Honour" imzası taşıyordu.

Brüksel

Volkswagen (VW) Denetim Kurulu, Almanya'daki savcılık suçlamasına rağmen şirketin üst düzey yöneticilerinin görevlerini sürdürmeleri kararını aldı.

Almanya'da dün Braunschweig Başsavcılığı'nın Volkswagen'in üst düzey yöneticilerini emisyon skandalında piyasayı manipüle etmekle suçlaması üzerine şirketin denetim kurulu olağanüstü toplantı gerçekleştirdi.

Toplantının ardından Volkswagen'den yapılan açıklamada, "Denetim Kurulu, oy birliğiyle Volkswagen AG'nin Yönetim Kurulu Başkanı Herbert Diess ve Denetim Kurulu Başkanı Hans Dieter Pötsch'ün görevde kalmasına karar verdi." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, Denetim Kurulu'nun emisyon skandalı sürecinde sermaye piyasasının bilinçli olarak bilgilendirilmediği görüşünü taşımadığı belirtildi.

Almanya'da Braunschweig Başsavcılığı dün, egzoz değerlerinin manipülasyonu ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Volkswagen CEO'su Diess'i, Pötsch'ü ve eski CEO Martin Winterkorn'u piyasayı manipüle etmekle suçlamıştı.

Savcılık, söz konusu yöneticilerin emisyon skandalının finansal etkileri konusunda yatırımcıları hızlı biçimde bilgilendirmediğini iddia etmişti.

ABD Çevre Koruma Ajansı 2015 yılının eylül ayında Volkswagen'in emisyon testlerini manipüle ettiğini ve şirketin dizel araçlarının normal seviyenin üzerinde çevreyi kirlettiğini duyurmuştu.

Dünya genelinde yaklaşık 11 milyon dizel motorlu aracın emisyon testlerinde yanıltıcı yazılım kullanıldığını kabul eden Volkswagen, ABD'deki mahkemece yüksek miktarda para cezasına çarptırılmış, milyonlarca aracını geri çağırmak zorunda kalmıştı.

Bununla ilgili Almanya'da Braunschweig Savcılığı da şirket ve çok sayıda çalışan hakkında soruşturma başlatmıştı.

Berlin,Köln

Almanya'nın 2060 yılına kadar her yıl en az 260 bin kalifiye iş gücüne ihtiyacı olduğu ortaya çıktı.

Alman Bertelsmann Vakfı’nın yaptığı araştırma, gittikçe yaşlanan Alman toplumunda kalifiye iş gücü açığının yalnızca Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden gelecek kişilerle kapanmayacağını gösterdi.

Araştırmaya göre her yıl 114 bin kişilik kalifiye iş gücü açığının AB ülkelerinden, 146 binlik kısmının ise AB üyesi olmayan ülkelerden karşılanması gerekiyor.

Nitelikli iş gücü açığı artıyor

Almanya ekonomisindeki büyüme ve nüfusundaki yaşlanma nitelikli iş gücü açığını her geçen gün artırıyor.

Federal Çalışma Bakanlığı raporlarına göre, ülkede şu an 1 milyon 250 binden fazla iş gücü açığı mevcut. Alman Ekonomi Enstitüsü, kalifiye eleman açığından dolayı Alman ekonomisinin yılda yaklaşık 30 milyar avro kayba uğradığını belirtti.

Uzmanlar, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda Almanya’daki 20 ile 64 yaş arası çalışan sayısının 2030 yılı itibarıyla 3,9 milyon düşerek 45,9 milyona ineceğini hesaplıyor. 2060 yılında ise çalışan sayısının 10,2 milyon kişi azalacağı belirtiliyor.

Yine uzmanlara göre, Almanya'nın yaşlı bakım sektörü, düşük ücretler, fazla iş yükü, çalışanlara ve hastalara kötü muamele haberleri nedeniyle birçok Alman tarafından çalışmak için cazip bir sektör olarak görülmüyor. Kalifiye eleman açığıyla birlikte sektör işgücü açığını yabancı işçilerle gidermek zorunda kalıyor.

Almanya Sağlık Bakanlığına göre, şu anda bakım merkezlerinde ve hastanelerde 50 bin ve 80 bin arası iş gücü açığı mevcut. Bakanlık, ülkede bakıma ihtiyaç duyan insan sayısının önümüzdeki yıllarda çarpıcı bir şekilde artmasını bekliyor.

"İş yükü ağır, çalışma saatleri yoğun"

Almanya'nın Köln kentinde sosyal hizmetlere bağlı bir yaşlı bakım evinde çalışan ve göçmen kökenli yaşlılar için çeşitli projeler yürüten Fatma Dik-Thiel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gerek hasta bakımı gerekse huzur evlerinde yeterli bakıcı olmamasından dolayı bazı aksaklıkların yaşandığını söyledi.

Dik-Thiel, "Her yıl artan hasta bakıcı açığı sistemin olması gerektiği gibi yürümediğini gösteriyor. Ayrıca iş yükünün ağır olduğunu, çalışma saatlerinin yoğunluğundan dolayı ruhsal ve bedensel yönden yorucu bir meslek. Bu yoğun iş yüküne oranla aldıkları maaşlar da insanları tatmin etmiyor." dedi.

Almanya'daki bakım evlerinin en büyük sorununun personel bulamamak olduğunu ifade eden Dik-Thiel, "Almanya'ya göçmen olarak gelen birinci nesil artık yaşlı ve bir kısmı bakım evlerinde yaşıyor. Türkiye'de diplomalı bakıcı, hemşire, uzman ve teknikerler var, onlar getirilip burada istihdam edilebilir. Çünkü yaşlılar kendi dilini konuşan ve kültürünü tanıyan insanlar tarafından bakılmayı istiyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Şu anki şartlarda bu mesleklerin insanlara artık cazip gelmediğini vurgulayan Dik-Thiel, "Her geçen gün bu sektörde çalışan insanların ve bakım evlerinin yükü artıyor. Dışarıdan getirilecek uzmanlar bu yükü azaltacaktır ama bence Almanya'da yaşayan gençleri bu işe dahil etmek, meslek şartlarını iyileştirip bu alana yönlendirmeleri gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Almanya'da bakıma muhtaç kişi sayısı 2017’de 3,3 milyon iken, bu sayının 2030’da 4 milyona ve 2050’de ise 5,3 milyona çıkması öngörülüyor

Berlin

Alman Haber Ajansının (DPA) bir hükümet sözcüsüne dayandırdığı haberde, Almanya hükümetinin Suudi Arabistan’a uyguladığı silah ihracatını durdurma kararını 31 Mart 2020 tarihine kadar 6 ay daha uzattığı ifade edildi.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti nedeniyle geçen kasımda Suudi Arabistan'a silah ihracatını askıya alan Alman hükümeti, bu kararı en son 31 Mart'ta 30 Eylül’e kadar uzatmıştı.

Öte yandan iktidarda bulunan Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında yapılan koalisyon protokolünde "Yemen'deki savaşta taraf olanlara silah satışı yapılamaz." maddesi yer alıyor.

Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn, ülkede sağlık sektöründe halihazırda 80 bin bakıcı personel açığı olduğunu 2030'a kadar bu rakamın 200 bini bulacağını söyledi.

Sağlık Bakanı Spahn, konuya ilişkin görüşmelerde bulunmak üzere gittiği Meksika'da ilgili kurumlarla iyi niyet anlaşması imzaladı.

ZDF kanalına açıklamalarda bulunan Spahn, yurt dışından bakıcı personel ihtiyacının hiç olmadığı kadar büyük olduğuna dikkati çekerek, ''Yurt dışından bakıcı personel gelmeden bu işi çözülemez. Halihazırda 80 bin açığımız var. Bremen Üniversitesinin yaptığı araştırmaya göre bu eksik her yıl on binlerce artarak devam ediyor. 2030 yılına kadar bakım hizmeti sunacak 200 bin sağlık personeline ihtiyacımız olacak." diye konuştu.

Almanya'nın dünyanın ikinci yaşlı ülkesi olduğuna vurgu yapan Spahn, özellikle nüfusu genç ülkelerle iş birliği yapmak istediklerini bildirdi.

Bakıcı personel açığının Meksika ve Filipinler gibi genç nüfuslu ülkelerden gelecek iş gücüyle karşılanacağı tahmin ediliyor.